bugün
- istanbul un çok pahalı olması14
- en sevilmeyen ev işleri4
- fenerbahçe gornik zabrze maçı3
- herkes yatsın iyi geceler9
- 19 temmuz 2026 ispanya arjantin maçı61
- neden okula gitmek zorundayız2
- ölmeyi dilemek2
- beyaz ekmek yiyen vatan hainleri4
- 1 saatte 10 bira içmek19
- tembel ve çalışmayan insan16
- sözlük kızlarının kombinleri20
- velvet vs nervio19
- erkeklerin giderek feminenleşmesi11
- the merich13
- kabataş olayı görüntüleri8
- cips olsa da yesek7
- oğlum çok güzel lan6
- kuveyt ve bahreyn de hava savunma sistemleri2
- nick vermeden bir yazara ağır hakaret etmek13
- oğuzhan uğur12
- sözlükte yazışılan kızın true çıkması14
- kasiyer kızdan hoşlanmak17
- magnum dondurmasının eskiden daha pahalı olması8
- uzaylı görünce söylenecek ilk şey10
- eşeği alıp kafa iznine çıkmak7
- slavko vincic15
- velvet13
- matbaanın gecikmesine sebep5
- 50 tl ile rolling yapmak6
- ispanya20
- nervio11
- horoz hayası çorbası5
- aklını yitirmek4
- benzini dolarla mı alıyoruz diyen tip6
- kadınlar nasıl erkeklerden hoşlanırlar6
- otobüste kitap okuyan insanlara bakmak3
- 2026 dünya kupası25
- bira cips6
- atatürk e din düşmanı diyenler6
- lale devrinde deliler gibi eğlenmek4
- arkadaşlar beni gammazlayın5
- tememda kenka nalaka10
- uludağ sözlük yazarlar yüzünden bitti6
- manyak olmaya karar verdim9
- laptop5
- kadim kültürler4
- ona bir şey söyle9
- futbol14
- sözlük kimsenin tekelinde değildir9
- dünya19
Şehir geceleri ve karanlığı sevmez.
Bu yüzdendir uykularımızı gecelere saklamamız.
Güneşin de dinlenmesi bittikten sonra, başlar yeniden karanlığı aydınlatmaya.
Işığın kokusunu alan herkes bir bir uyanır.
Yattıkları yer onları farklı bireyler haline getirmez.
Terk edilmiş kuytu bir sokağın bankında da yatılsa, üstünde kuş tüyü yastıkların bulunduğu kocaman bir yatakta da yatılsa, karanlık ve sessizlik çöktüğü vakit başlar rüyalar.
Şehir geceleri ve karanlığı sevmez.
O vakit son sigaralar içilip, günün ilk sevişmeleri başlar.
Sevişmelere heyecanı ne sevgi ne de şartlar katar.
Karanlık ve sessizliktir sevişmeleri böylesine güzel ve gizemli kılan.
Bundandır insanların geceleri ya çok sevmesi ya da böylesine nefret etmesi.
Onlar, yalnız başlarına yataklarında hayalleriyle yatarken, bilirler başkalarının her gece hayallerindeki partnerle deliler gibi seviştiğini.
Onlardır gecelerin efendileri.
Başkaları karanlıkta rüyalarını görürken, onlar hayallerini yaşarlarlar.
Bundandır dualarımızı ve sitemlerimizi gecelere bırakmamız.
Şehir sevmez böyle yakarışları.
Kapatır perdelerini, uykusuna bakar.
Yıldızlar neden geceleri ortaya çıkar sanıyordunuz?
Gece, karanlık ve sessizlikle fısıldayarak yapacakları koyu bir sohbet için tabii.
Işıkları, güneşi ve sevişmeleri bir kenara bırakırsak, duyabiliriz gecelerin melodilerini.
Şehir bu yüzden sevmez geceleri.
Kıskanır yıldızların, karanlıkla yaptıkları sohbeti...
Bu yüzdendir uykularımızı gecelere saklamamız.
Güneşin de dinlenmesi bittikten sonra, başlar yeniden karanlığı aydınlatmaya.
Işığın kokusunu alan herkes bir bir uyanır.
Yattıkları yer onları farklı bireyler haline getirmez.
Terk edilmiş kuytu bir sokağın bankında da yatılsa, üstünde kuş tüyü yastıkların bulunduğu kocaman bir yatakta da yatılsa, karanlık ve sessizlik çöktüğü vakit başlar rüyalar.
Şehir geceleri ve karanlığı sevmez.
O vakit son sigaralar içilip, günün ilk sevişmeleri başlar.
Sevişmelere heyecanı ne sevgi ne de şartlar katar.
Karanlık ve sessizliktir sevişmeleri böylesine güzel ve gizemli kılan.
Bundandır insanların geceleri ya çok sevmesi ya da böylesine nefret etmesi.
Onlar, yalnız başlarına yataklarında hayalleriyle yatarken, bilirler başkalarının her gece hayallerindeki partnerle deliler gibi seviştiğini.
Onlardır gecelerin efendileri.
Başkaları karanlıkta rüyalarını görürken, onlar hayallerini yaşarlarlar.
Bundandır dualarımızı ve sitemlerimizi gecelere bırakmamız.
Şehir sevmez böyle yakarışları.
Kapatır perdelerini, uykusuna bakar.
Yıldızlar neden geceleri ortaya çıkar sanıyordunuz?
Gece, karanlık ve sessizlikle fısıldayarak yapacakları koyu bir sohbet için tabii.
Işıkları, güneşi ve sevişmeleri bir kenara bırakırsak, duyabiliriz gecelerin melodilerini.
Şehir bu yüzden sevmez geceleri.
Kıskanır yıldızların, karanlıkla yaptıkları sohbeti...
Gece
Titreyen ellerimle penceremi
Actim afaki leyle karsi... Yine
Gecenin gölgeden manazirina
Imtizac eylemis nücumü bahar...
Sihri eb`at icinde simdi gümüs
Bir sehap andiran miyah uyumus..
Kalbi seydayi leyl olan rüzgar
Esiyor gölgelerde velvelekar...
Ah o bir aski bi-tenahi mi
Geceden, tudei manazirdan
Yükselen rasei humarü buhar?
Sanki hulyayi vasla müstagrak
Sebi bir itri hisle doldurarak
Dolasan, titresen kadinlardi...
Sanki bir savti gaibü mühtez
Kalbe bir aski bi-vefa yetmez
'Seviniz, muttasil sevin! ' derdi
(bkz: Ahmet Haşim)
Titreyen ellerimle penceremi
Actim afaki leyle karsi... Yine
Gecenin gölgeden manazirina
Imtizac eylemis nücumü bahar...
Sihri eb`at icinde simdi gümüs
Bir sehap andiran miyah uyumus..
Kalbi seydayi leyl olan rüzgar
Esiyor gölgelerde velvelekar...
Ah o bir aski bi-tenahi mi
Geceden, tudei manazirdan
Yükselen rasei humarü buhar?
Sanki hulyayi vasla müstagrak
Sebi bir itri hisle doldurarak
Dolasan, titresen kadinlardi...
Sanki bir savti gaibü mühtez
Kalbe bir aski bi-vefa yetmez
'Seviniz, muttasil sevin! ' derdi
(bkz: Ahmet Haşim)
akustik hali de tadından yenmeyen mor ve ötesi şarkısıdır. bazı şeyleri, uzun süre yalandan yaşandığının farkına varan bireyin isyanı niteliğindedir. ek olarak, mustafa hakkında herşey'de çalan şarkılar arasındadır.
bıktım artık susmaktan
bunca yıl seninle geçti
bir çift lafa muhtacız
iki yabancı gibi
saat gece üç olmuş
kapında ben, ben yokum sanki
şimdi gerçeği söyle
sonra yap istediğini
yeter artık, hiçbir şey eskisi gibi değil
yeter artık, aslında sen hiç sevmedin
yoruldum suçlanmaktan
yanında hiç olmadım sanki
yüzün her şeyi söylerdi
ama bakmıyor şimdi
bıktım artık susmaktan
bunca yıl seninle geçti
şimdi gerçeği söyle
sonra yap istediğini
zaman geçer, büyürüz
sertleşir dünya
bıktım artık susmaktan
bunca yıl seninle geçti
bir çift lafa muhtacız
iki yabancı gibi
saat gece üç olmuş
kapında ben, ben yokum sanki
şimdi gerçeği söyle
sonra yap istediğini
yeter artık, hiçbir şey eskisi gibi değil
yeter artık, aslında sen hiç sevmedin
yoruldum suçlanmaktan
yanında hiç olmadım sanki
yüzün her şeyi söylerdi
ama bakmıyor şimdi
bıktım artık susmaktan
bunca yıl seninle geçti
şimdi gerçeği söyle
sonra yap istediğini
zaman geçer, büyürüz
sertleşir dünya
gece;
saklanmıstır, onu saklandıgı yerden cıkarabilecek yurekli biri gelene kadar,
efsunludur, o efsun da bogulmayı bilene,
asktır, kafası sevdalıdır, o aska cevap verene,
sessizliktir, o sessizlikte atılan cıglıgı duyana,
yalnızdır, yalnızlıgı paylasan biri cıkana kadar.
saklanmıstır, onu saklandıgı yerden cıkarabilecek yurekli biri gelene kadar,
efsunludur, o efsun da bogulmayı bilene,
asktır, kafası sevdalıdır, o aska cevap verene,
sessizliktir, o sessizlikte atılan cıglıgı duyana,
yalnızdır, yalnızlıgı paylasan biri cıkana kadar.
kimilerine göre çalışmak için gündüzün üstüne eklenen zaman parçası.
ne mavi anlatabilir, ne karanlık, ne sessizlik, ne sokaklar, ne ay, ne de başka bir şey geceyi, bir çocuğun yorgan altındaki gözyaşları kadar korkudan uyuyamazken...
kafa dinlemek için iyi bir vakit, düşünmek için iyi bir zaman, huzur dolu bir ortam.
gündüzün ardından gelir, karanlık yoksa bile sağlanır, ışık varsa kapatın yolu bu ,karanlık oldu mu ,oldu dimi, bilgisayar ışığı ve sigarayı içinize çektikçe oluşan o ışık olsun ,tadı öyle çıkar gecenin, hafif bir müzik ,sigaranız, biraz özlem, hafif hayal, bir yemek kaşığı kadar efkar, bir de hayat, yaşanmışlıklar dolu bir hayat ,şimdi oturun işte geceyi yaşayabilirsiniz..
ankaralı Rock Grubu.Sarkılarıda Güzel Bakalım Pesi Gelecek mi
gece;
teslimiyete bir hece...
mecralarını açar arsızca, o bir utanmaz kahpe.
soysuz bir döl, unufak eden girdiği döl yolunu!
kelimeleri bir araya getiren kâfirdir kendisi;
münafıklığın esir edici albenisine tutsak eden.
üretkenliğe diş bileyen, umutsuzluğa gözlerini deviren.
gece;
sözcüklerin tek hükümdarı,
ilhamın en koyu yandaşı...
bir orospu cilvesi kadar kan kırmızı, bir uykuya direnmek kadar asil kendisinin anlamı.
siyahın asaletiyle birleşen, ruha hüznü yükleyen bir sonbahar sarısı...
gece;
hayat anlamına gelen süt beyazı ya da sperm akı,
var olmanın tek kanıtı,
ve meydan okuyan yalnızlığın sultanı.
tarumar olmuş yatakların içinde hayallerin son durağı.
durmayan,
yatağınca coşkuyla çağlayan.
hayata en ilanihayesinden anlam katan.
gece;
bebesinin yanı başında günaha bedenini satan orospu.
bir sergüzeştin sessiz serzenişleri, tahammülsüz gezintileri.
maceralarında hikayeler yaratan kirli dünya.
ölüp ölüp dirilen kabus dolu rüya.
bedeni girizgâh kefelere koyup dirhem dirhem satan acuze.
gece;
ilhamların kaynak pınarı,
sözlerin tükenmez deryası.
yalnızlığın hüsrevane yoldaşı;
başımızdan hiç eksik olmayacası...
teslimiyete bir hece...
mecralarını açar arsızca, o bir utanmaz kahpe.
soysuz bir döl, unufak eden girdiği döl yolunu!
kelimeleri bir araya getiren kâfirdir kendisi;
münafıklığın esir edici albenisine tutsak eden.
üretkenliğe diş bileyen, umutsuzluğa gözlerini deviren.
gece;
sözcüklerin tek hükümdarı,
ilhamın en koyu yandaşı...
bir orospu cilvesi kadar kan kırmızı, bir uykuya direnmek kadar asil kendisinin anlamı.
siyahın asaletiyle birleşen, ruha hüznü yükleyen bir sonbahar sarısı...
gece;
hayat anlamına gelen süt beyazı ya da sperm akı,
var olmanın tek kanıtı,
ve meydan okuyan yalnızlığın sultanı.
tarumar olmuş yatakların içinde hayallerin son durağı.
durmayan,
yatağınca coşkuyla çağlayan.
hayata en ilanihayesinden anlam katan.
gece;
bebesinin yanı başında günaha bedenini satan orospu.
bir sergüzeştin sessiz serzenişleri, tahammülsüz gezintileri.
maceralarında hikayeler yaratan kirli dünya.
ölüp ölüp dirilen kabus dolu rüya.
bedeni girizgâh kefelere koyup dirhem dirhem satan acuze.
gece;
ilhamların kaynak pınarı,
sözlerin tükenmez deryası.
yalnızlığın hüsrevane yoldaşı;
başımızdan hiç eksik olmayacası...
kum saati gibi bir bir tarafa bir bir tarafa dolan.
bir gece,
gecede bir uyku...
uykunun içinde ben...
uyuyorum,
uykudayım,
yanımda sen...
uykunun içinde bir rüya,
rüyamda bir gece,
gecede ben...
bir yere gidiyorum,
delice...
aklımda sen...
ben seni seviyorum,
gizlice...
el-pençe duruyorum,
yüzüne bakıyorum,
söylemeden,
tek hece...
seni yitiriyorum,
çok karanlık bir anda...
birden uyanıyorum.
bakıyorum aydınlık,
uyuyorsun yanımda...
güzelce...
özdemir asaf
gecede bir uyku...
uykunun içinde ben...
uyuyorum,
uykudayım,
yanımda sen...
uykunun içinde bir rüya,
rüyamda bir gece,
gecede ben...
bir yere gidiyorum,
delice...
aklımda sen...
ben seni seviyorum,
gizlice...
el-pençe duruyorum,
yüzüne bakıyorum,
söylemeden,
tek hece...
seni yitiriyorum,
çok karanlık bir anda...
birden uyanıyorum.
bakıyorum aydınlık,
uyuyorsun yanımda...
güzelce...
özdemir asaf
(bkz: gece ırmaklar)
(bkz: nyks)
(bkz: karanlık)
(bkz: yalnızlık)
(bkz: bunalım)
(bkz: yatak)
(bkz: tavan)
(bkz: sessizlik)
(bkz: düşünce)
(bkz: rüya)
(bkz: hayal)
(bkz: istirahat)
(bkz: uyku)
(bkz: kabus)
(bkz: pijama)
(bkz: uykusuzluk)
(bkz: gece lambası)
(bkz: sokak lambası)
(bkz: köpek havlaması)
(bkz: yıldız)
(bkz: ay)
(bkz: dolunay)
(bkz: mehtap)
(bkz: yakamoz)
(bkz: cırcır böcekleri)
(bkz: gökyüzü)
(bkz: çoban yıldızı)
(bkz: hüzün)
(bkz: perde)
(bkz: lamba)
(bkz: sigara)
(bkz: sahur)
(bkz: korku)
(bkz: huzur)
(bkz: bekçi)
(bkz: bekçi düdüğü)
(bkz: sarhoş)
(bkz: deniz feneri)
(bkz: far)
(bkz: sır)
(bkz: abiye)
(bkz: kitap)
(bkz: şiir)
(bkz: yalnızlık)
(bkz: bunalım)
(bkz: yatak)
(bkz: tavan)
(bkz: sessizlik)
(bkz: düşünce)
(bkz: rüya)
(bkz: hayal)
(bkz: istirahat)
(bkz: uyku)
(bkz: kabus)
(bkz: pijama)
(bkz: uykusuzluk)
(bkz: gece lambası)
(bkz: sokak lambası)
(bkz: köpek havlaması)
(bkz: yıldız)
(bkz: ay)
(bkz: dolunay)
(bkz: mehtap)
(bkz: yakamoz)
(bkz: cırcır böcekleri)
(bkz: gökyüzü)
(bkz: çoban yıldızı)
(bkz: hüzün)
(bkz: perde)
(bkz: lamba)
(bkz: sigara)
(bkz: sahur)
(bkz: korku)
(bkz: huzur)
(bkz: bekçi)
(bkz: bekçi düdüğü)
(bkz: sarhoş)
(bkz: deniz feneri)
(bkz: far)
(bkz: sır)
(bkz: abiye)
(bkz: kitap)
(bkz: şiir)
1991 yılında bilge karasu'ya pegasus ödülünü kazandıran kitap. edebiyatın bütün olanaklarından azami derecede yararlanan bununla da yetinmeyip yazına, yazıma yeni olanaklar yeni açılımlar getiren, yazınsal türler arasındaki sınırları olabildiğine yumuşatan bir metin gece. kapalı olmaktan öte karanlık bir metin. el yordamıyla ucundan kıyısından tutulan, yakalanan bir anlam tam bir şeyleri yerine oturtmaya yardımcı olacakken, metin bambaşka bir yöne bambaşka bir ağıza kayıyor, akıyor. buna karşın, bölük pörçük durumların, bir iki saniyelik görüntülerin biraradalığıymış gibi duran metin, temelinde büyük bir düşünceyi, taşıyor. ne var ki belirgin, ha diyince dile gelebilecek bir anlam değil bu büyük düşünce. devinen, sürekli bir şeylerin etrafında dönen bir anlam bu. hepsi olmasa bile kişi, kişilik, kişiliğin içinde bulunduğu dünya hali belki de gece, bu büyük anlamın önemli bir kısmını oluşturuyor. karasu'nun metnin başında hegel'den alıntıladığı şu tümce de bu düşünceyi destekler nitelikte: "kendini kuran bireyliğin devinimi....gerçek dünyanın oluşumudur." çetin bir metin diyor kitaba bir önsöz yazan akşit göktürk. çetin, zor okunan, hatta okuyucuyu çoğu yerde yıldıran bir metin gece. ama metnin ikinci yazarı olan okuyucunun bütün düğümleri çözecek, bütün geceleri aydınlatacak güçte olduğu da unutulmasın. okunsun velhasıl. dememiş miydi zaten edip cansever: "kapalı şiir yoktur, şiire kapalı insan vardır."
biz bu siyahın içinde beyaz çiçekler aramıştık
kenarı sarı
ve hüznün damgasını yemiştik daha en baştan
bu yollar bizim değil demiştik evvela
sonra çıkılmamış yol bizim hiç değil deyip
kaptırdık kendimizi bildik yada bilinmedik
bir yörüngeye
şaşkın bakışlarımızın arasında sıkışıp kalmış
bir hengameye...
yolumuza çıkan her neyse biz ona takıldık
engellerine çarptığımız kendimizdik aslında
duygu sağanağının altında bilincimizi yitirdiğimiz
kendimiz
hep çıkmakta olan kuyularımızın duvarlarına tutunmaya çalışırken
incindi bileklerimiz...
"yaşanmamış şeylere kırılır insan" diyordu şair
biz yaşayamadıklarımızı büyüttük hep içimizde
yaşayamadıklarımızın hesabını sorduğumuz kimselerden
almak istedik intikamımızı
yaşamadıkça yaşamı bekler olduk
yaşayamadıkça küser olduk herkese
olur olmaz düşler
olur olmaz ülkeler
olur olmaz hüzünler yarattık
çok değil az kalan ömrümüzün günlerini
bir hiç uğruna savurduk
çok değil az kalan zamanlarımızın en güzel anlarını
tozlu raflara kaldırdık
ertelenmiş her şeyi bir başka bahara sarmalayıp sakladık
biz sakladıkça saklandık...
artık görünmez bedenlerimizle dolaşırken
bir değil, bir çok şehrin birbirine benzeyen yanlarında
hep aynı hikayeleri yarattık
bir kenara yazılmış gözden kaçırılmış
aslında görmezden geldiğimiz duyguları anlatan sözcükleri
hep müsvette yaptık...
biz yol deyip çıktığımız yolculuklarda
adını bilmediğimiz duraklar aradık
aradıkça çıkmaz yollar, çıkmaz sokaklar
biz hep birilerini ararken
kendimize çarptık
bu çarpmalar rastgele kazalardı
çok yara bere aldık
şimdi mevsim gece
şimdi penrecelerde çiçeksiz saksılar
çünkü mevsim kış
biriktirdiğimiz tohumlara gebe susmuş topraklar
çünkü gece
adı gece
adımız gece
siyahın içinde bir sarı alev
yüzümüz gibi...
haydi yak ışıkları sönsün
nasılsa yüzümüzde
hep o sisli
hüzünlü gölge...
kenarı sarı
ve hüznün damgasını yemiştik daha en baştan
bu yollar bizim değil demiştik evvela
sonra çıkılmamış yol bizim hiç değil deyip
kaptırdık kendimizi bildik yada bilinmedik
bir yörüngeye
şaşkın bakışlarımızın arasında sıkışıp kalmış
bir hengameye...
yolumuza çıkan her neyse biz ona takıldık
engellerine çarptığımız kendimizdik aslında
duygu sağanağının altında bilincimizi yitirdiğimiz
kendimiz
hep çıkmakta olan kuyularımızın duvarlarına tutunmaya çalışırken
incindi bileklerimiz...
"yaşanmamış şeylere kırılır insan" diyordu şair
biz yaşayamadıklarımızı büyüttük hep içimizde
yaşayamadıklarımızın hesabını sorduğumuz kimselerden
almak istedik intikamımızı
yaşamadıkça yaşamı bekler olduk
yaşayamadıkça küser olduk herkese
olur olmaz düşler
olur olmaz ülkeler
olur olmaz hüzünler yarattık
çok değil az kalan ömrümüzün günlerini
bir hiç uğruna savurduk
çok değil az kalan zamanlarımızın en güzel anlarını
tozlu raflara kaldırdık
ertelenmiş her şeyi bir başka bahara sarmalayıp sakladık
biz sakladıkça saklandık...
artık görünmez bedenlerimizle dolaşırken
bir değil, bir çok şehrin birbirine benzeyen yanlarında
hep aynı hikayeleri yarattık
bir kenara yazılmış gözden kaçırılmış
aslında görmezden geldiğimiz duyguları anlatan sözcükleri
hep müsvette yaptık...
biz yol deyip çıktığımız yolculuklarda
adını bilmediğimiz duraklar aradık
aradıkça çıkmaz yollar, çıkmaz sokaklar
biz hep birilerini ararken
kendimize çarptık
bu çarpmalar rastgele kazalardı
çok yara bere aldık
şimdi mevsim gece
şimdi penrecelerde çiçeksiz saksılar
çünkü mevsim kış
biriktirdiğimiz tohumlara gebe susmuş topraklar
çünkü gece
adı gece
adımız gece
siyahın içinde bir sarı alev
yüzümüz gibi...
haydi yak ışıkları sönsün
nasılsa yüzümüzde
hep o sisli
hüzünlü gölge...
Klibini izleyince üyeleri 17-18 yasında gosteren Ancak Cogunun 25 yasında oldugunu gorunce sasırdıgım Rock Grubu.
Aşık mıyız isimli şarkıyla çıkış yapan yeni rock grubu.
yenilenme.
karanlık, sessizlik, korku, yalnızlık...
Titreyen ellerimle penceremi
Açtım afaki leyle karşı... Yine
Gecenin gölgeden manazırına
imtizac eylemiş nücumü bahar...
Sihri eb`at içinde şimdi gümüş
Bir sehap andıran miyah uyumuş..
Kalbi seydayı leyl olan rüzgar
Esiyor gölgelerde velvelekar...
Ah o bir aşkı bi-tenahi mi
Geceden, tudei manazırdan
Yükselen rasei humarü buhar?
Sanki hulyayı vasla müstağrak
Sebi bir itri hisle doldurarak
Dolaşan, titreşen kadınlardı...
Sanki bir savti gaibü mühtez
Kalbe bir aşkı bi-vefa yetmez
'Seviniz, muttasıl sevin! ' derdi *
Açtım afaki leyle karşı... Yine
Gecenin gölgeden manazırına
imtizac eylemiş nücumü bahar...
Sihri eb`at içinde şimdi gümüş
Bir sehap andıran miyah uyumuş..
Kalbi seydayı leyl olan rüzgar
Esiyor gölgelerde velvelekar...
Ah o bir aşkı bi-tenahi mi
Geceden, tudei manazırdan
Yükselen rasei humarü buhar?
Sanki hulyayı vasla müstağrak
Sebi bir itri hisle doldurarak
Dolaşan, titreşen kadınlardı...
Sanki bir savti gaibü mühtez
Kalbe bir aşkı bi-vefa yetmez
'Seviniz, muttasıl sevin! ' derdi *
insanın kendini dinleyebildiği, karanlık, günün size genelde kimsenin karışmadığı saatlerini içeren zaman dilimidir. bu zamanlarda genelde kendinizi sorgularsınız. bazen en iyi dosttur gece.
günün en güzel dilimi.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar