bugün
- gün tabağı6
- ekonomi kötüyse neden ekonomimiz büyüyor8
- sözlükte fosilleşmek6
- türklerin en sevdiğiniz yönü6
- imf den borç almayı zenginlik sanan malum zihniyet4
- motorine 8 24 tl zam gelmesi13
- çocuğunuzun olduğunu hayal edebiliyor musunuz5
- mantı12
- özel mesajları ifşa edecek kadar ucuz olmak6
- asılacak olsanız son sözünüz ne olurdu9
- doların sadece türkiye de yükseldiğini sanan solcu4
- niğde de restorana girip dayak yemek5
- keloğlanın sultanın kızına kafayı takması4
- oğlunuza bedelli yaptırır mısınız5
- apo piçtir piç kalacak8
- kısa ve vurucu yazmak2
- saraca095
- sözlük yazarlarının kudurtan kombinleri28
- dürüst olun sözlükte kaç hesabınız var7
- orospu çocuğu abdullah öcalan2
- yazdıkları okunmayan efsane yazar3
- filenin sultanları yarı finalde8
- masklavi ile yeni parti mitingine gitmek38
- pornonun zararları4
- herkesin fakir olmasını dileyen fakir2
- skoda fabia alınır mı5
- istanbul ve bütün türkiye ev kiraları ne olacak5
- sadece yemek konuşan erkek3
- habire1221
- süper yapay zeka üretildi ve aramızda dolaşıyor6
- and the oscar goes to7
- seri eksici tayfa2
- sözlüğe hiç ara vermemiş yazarlar2
- hep kaybeden tarafı savunmak5
- devlet bahçeli8
- 11 aydır yazmayan flört ne yapıyordur sorunsalı9
- akrabalardan nefret etme sebepleri3
- bir bela geliyor8
- ellerim bos gonlum hos29
- sarapci koala64
- yazarların gizli gizli dinlediği şarkılar4
- sözlükte en çok kıskandığınız yazar12
- sarapci koala'nın radikalkemalist'e aktroll demesi4
- uçan adam sabri'ye ne oldu5
- arif kocabıyık16
- lahmacun9
- batının ahlaksızlığı safsatası3
- hoşlandığın kızın komünist çıkması9
- kolları façalı bir kıza aşık olmak4
- suşiyi sadece kadınların çok sevmesi5
Özellikle ''Merdiven'' isimli şiiriyle edebiyat derslerinde son dönem türk geçliğinin mutlaka karşılaştığı, dolayısıyla hüsn-ü tahlil edebi tarzını kullanması ile değişik bi o kadar melankolik tad veren şair.
Merdiven / Ahmet Haşim
Ağır, ağır çıkacaksın bu merdivenlerden,
Eteklerinde güneş rengi bir yığın yaprak,
Ve bir zaman bakacaksın semaya ağlayarak...
Sular sarardı... yüzün perde perde solmakta,
Kızıl havaları seyret ki akşam olmakta...
Eğilmiş arza, kanar, muttasıl kanar güller;
Durur alev gibi dallarda kanlı bülbüller,
Sular mI yandı? Neden tunca benziyor mermer?
Bu bir lisan-ı hafidir ki ruha dolmakta,
Kızıl havaları seyret ki akşam olmakta...
Merdiven / Ahmet Haşim
Ağır, ağır çıkacaksın bu merdivenlerden,
Eteklerinde güneş rengi bir yığın yaprak,
Ve bir zaman bakacaksın semaya ağlayarak...
Sular sarardı... yüzün perde perde solmakta,
Kızıl havaları seyret ki akşam olmakta...
Eğilmiş arza, kanar, muttasıl kanar güller;
Durur alev gibi dallarda kanlı bülbüller,
Sular mI yandı? Neden tunca benziyor mermer?
Bu bir lisan-ı hafidir ki ruha dolmakta,
Kızıl havaları seyret ki akşam olmakta...
arap kökenli olduğu için öğrenciliği sırasında galatasaray lisesinin* öğrencilerince., daha sonraları, edebi hayatında ise edebiyatın tatlı su levantenleri tarafından dışlanan büyük şair.
fecr-i ati dönemi şairlerindendir... eserlerinde sembolizm üslubunu kullandığı müşahede edilir...
merdiven, o belde, karanfil ve hazan sevilen şiirlerinden birkaçıdır.
cins-i latif'e karşı önyargılara sahip oluşu ve bu yargılarını mantıklı bir şekilde izah edebilme yeteneği de dikkat çekicidir. bu önyargıların kendisinin fiziksel çirkinliğinden kaynaklandığı söylenir.
fecr-i ati dönemi şairlerindendir... eserlerinde sembolizm üslubunu kullandığı müşahede edilir...
merdiven, o belde, karanfil ve hazan sevilen şiirlerinden birkaçıdır.
cins-i latif'e karşı önyargılara sahip oluşu ve bu yargılarını mantıklı bir şekilde izah edebilme yeteneği de dikkat çekicidir. bu önyargıların kendisinin fiziksel çirkinliğinden kaynaklandığı söylenir.
modern Türk edebiyatının en etkili yazarlarından biridir. Mektebi Sultani'de okumuş (Galatasaray Lisesi). 1844 yılında Bağdat'ta doğan Haşim, askerliğini yedeksubay olarak yapmış. 4 Haziran 1933 yılında hayata gözlerini yumdu. Böbrek yetmezliğinden hayatını kaybettiği rivayet edilmekte.
ahmet haşim in şiirleri sözden çok musikiye yakındır. sembolist ve empresyonist akımların etkisi altındadır. şiirlerinde yalnız aruzu kullanmıştır. eserleri : piyale , göl saatleri (şiir) , bize göre , gurabahane-i laklakan , frankfurt seyahatnamesi (nesir). *
Şafakta
Dönsek mi bu aşkın şafağından
Gitsek mi ekaalîm-i leyâle?
Bizden daha evvel erişenler
Ağlar bugün evvelki hayâle.
Dönmek mi? Ne mümkün geri dönmek
Düştüyse gönüller bu melâle?
Bir eldir ufuklardan uzanmış
Zulmet bizi çekmekte visale...
Dönsek mi bu aşkın şafağından
Gitsek mi ekaalîm-i leyâle?
Bizden daha evvel erişenler
Ağlar bugün evvelki hayâle.
Dönmek mi? Ne mümkün geri dönmek
Düştüyse gönüller bu melâle?
Bir eldir ufuklardan uzanmış
Zulmet bizi çekmekte visale...
bu gün bir siiriyle aklıma gelmis olan,baslıgıyla bir degisik duygu hissettiren sairdir.genelde kendisinden icine kapanıkmıs,geceleri daha bir sever geceleri yasarmıs diye bahsedilendir.
hep aksamları şiirleri aklıma gelen kişi.
çirkin olduğunu iddia ettiğinden yarasalık eğilimleri gözlenmiş, gündüzleri evinde oturup uyuyan, geceleri ise gezen dolaşan şair.. şiirlerinde de bu isyanı ve de şikayeti bolca görülmüş tabi.. sağlamca bir şair abimizmiş işte kendisi..
Şiire serbest müstezat'ı getirmiş her dizesinde farklı ölçü kullanmıştır.
akşam yine toplandı derinde...
canan gülüyor eski yerinde
canan ki gündüzleri gelmez
akşam görünür havz üzerinde,
mehtab kemer taze belinde
üstünde sema gizli bir örtü
yıldızlar onun güldür elinde...
akşam yine toplandı derinde...
canan gülüyor eski yerinde
canan ki gündüzleri gelmez
akşam görünür havz üzerinde,
mehtab kemer taze belinde
üstünde sema gizli bir örtü
yıldızlar onun güldür elinde...
PARILTI
Âteş gibi bir nehr akıyordu
Rûhumla o rûhun arasından,
Bahsetti derinden ona hâlim
Aşkın bu unulmaz yarasından.
Vurdukça bu nehrin ona aksi
Kaçtım o bakıştan, o dudaktan
Baktım ona sessizce uzaktan
Vurdukça bu aşkın ona aksi..
şiirinin sahibi büyük şair.
Âteş gibi bir nehr akıyordu
Rûhumla o rûhun arasından,
Bahsetti derinden ona hâlim
Aşkın bu unulmaz yarasından.
Vurdukça bu nehrin ona aksi
Kaçtım o bakıştan, o dudaktan
Baktım ona sessizce uzaktan
Vurdukça bu aşkın ona aksi..
şiirinin sahibi büyük şair.
fiziksel görünümünün neticesi olan sosyal fobi sebebiyle halk arasına karışmamaya özen gösteren egsantirik,
aynalara düşman, gecelere dost şair.
aksam,yine aksam,yine aksam
bir sirma kemerdir suya baksam
üstümde sema kavs-i mutalasam!
aksam,yine aksam,yine aksam
göllerde bu dem bir kamis olsam.
aynalara düşman, gecelere dost şair.
aksam,yine aksam,yine aksam
bir sirma kemerdir suya baksam
üstümde sema kavs-i mutalasam!
aksam,yine aksam,yine aksam
göllerde bu dem bir kamis olsam.
gölgeler şairi. yüzünün çok çirkin olduğunu düşündüğü için geceleri gezen, gittiği meyhanelerde kafasında şapkayla meyhanenin en karanlık köşesinde oturan birisiymiş diye öğretildi bize.
(1884-1933) Bağdat'ta doğdu. Fizan Mutasarrıfı Arif Hikmet Bey'in oğludur. Çocukluğu Bağdat'ta geçti. 7 yaşında annesinin ölümü üzerine babasıyla birlikte istanbul'a geldi. Galatasaray Lisesini bitirdi. Öğretmenlik yaptı. Çeşitli devlet memurluklarında bulundu. Fecr-i Âti topluluğuna katıldı. Şiirleri, Servet-i Fünûn, Âşiyan, Muhit ve Dergâh gibi ünlü dergilerde yayımlandı. Sembolist ve empresyonist etki ve izler taşıyan şiirler yazdı. "Akşam şairi" olarak tanındı.
ESERLERi
Şiirleri: Göl Saatleri, Piyale.
Fıkra ve Sohbet: Bize Göre, Gurabahane-i Laklakan
Gezi:Frankfurt Seyahatnamesi
ESERLERi
Şiirleri: Göl Saatleri, Piyale.
Fıkra ve Sohbet: Bize Göre, Gurabahane-i Laklakan
Gezi:Frankfurt Seyahatnamesi
ilk poetika sahibi şairdir.
hatun kısmısına olan nefretiyle de dikkat çeken önemli şair. bu özelliğine binayen türk edebiyatında bir kofti schopenhauer benzetmesi yapılabilir. çünkü ahmed haşim'in kadınlarla ilgili fikirlerini mantıksal zemine oturtma çabasında onun fikirlerinden esinlenmiş olma olasılığı çok yüksektir.
yahya kemal adlı bir edebiyat ziyanıyla yapmış olduğu tartışmalarda oldukça haklıdır ve bu yönüyle gerçekten takdire şayandır.
yahya kemal adlı bir edebiyat ziyanıyla yapmış olduğu tartışmalarda oldukça haklıdır ve bu yönüyle gerçekten takdire şayandır.
bir günün sonunda arzu
yorgun gözlerimin halkalarında
güller gibi fecr oldu nümayan
güller sonsuz iri güller
güller ki kamıştan daha nalan
gün doğdu yazık arkalarında
altın kulelerde yine kuşlar
tekrarını ömrüm eder ilan
kuşlar mıdır ki her akşam
alemlerimizden sefer eyler
akşam yine akşam yine akşam
sırma bir kemerdir suya baksam
akşam yine akşam yine akşam
göllerde bu dem bir kamış olsam
ahmet haşim ( piyale)
yorgun gözlerimin halkalarında
güller gibi fecr oldu nümayan
güller sonsuz iri güller
güller ki kamıştan daha nalan
gün doğdu yazık arkalarında
altın kulelerde yine kuşlar
tekrarını ömrüm eder ilan
kuşlar mıdır ki her akşam
alemlerimizden sefer eyler
akşam yine akşam yine akşam
sırma bir kemerdir suya baksam
akşam yine akşam yine akşam
göllerde bu dem bir kamış olsam
ahmet haşim ( piyale)
şair kimliğinden ziyade dönemine göre yalın bir uslüpla kaleme aldığı makaleleri ve denemeleri de bulunan, türk edebiyatında sembolist akım'ın en büyük öncülerinden biri olan yazar/şair.
arapça tek bir satır, tek bir dize yazmamış olmasına rağmen bağdat doğumlu olduğu için arap kimliğiyle ilgili bir hayli sıkıntılar yaşamıştır.
1918 yılında askerlikten terhis edildikten sonraki günlerde türkçülükle ilgili bir toplantıya, arap olduğunu ileri sürülerek alınmayınca, "muharebe ol du mu türksün. buyur cepheye derler. barış olup ta bir yerden iş ve memurluk istedin mi, haydi ordan arap, derler." diyerek üzüntüsünü belirtmiştir.
arapça tek bir satır, tek bir dize yazmamış olmasına rağmen bağdat doğumlu olduğu için arap kimliğiyle ilgili bir hayli sıkıntılar yaşamıştır.
1918 yılında askerlikten terhis edildikten sonraki günlerde türkçülükle ilgili bir toplantıya, arap olduğunu ileri sürülerek alınmayınca, "muharebe ol du mu türksün. buyur cepheye derler. barış olup ta bir yerden iş ve memurluk istedin mi, haydi ordan arap, derler." diyerek üzüntüsünü belirtmiştir.
öss ye hazırlanan arkadaşların bilmesi gereken "göl saatleri ve piyale" adlı iki önemli eseri de mevcuttur.
8 yaşından sonra türkçeyi öğrenen, bağdat doğumlu şair.
Bir tm öğrencisi olarak türk edebiyatında beni en çok etkilemiş şairdir.O sonbahar havasını,sararan yaprakları,sen olduğun yerde beklerken çevrendeki herşeyi silip süpüren rüzgarı,yüzünün çirkinliklerini saklayan akşamı,yıldızların ışığını yansıtan durgun gölü mükemmel tasvir etmiştir.Döneminde gerçekleşen siyasi ve askeri yoğunluğa çanakkale savaşına katılarak dahil olsa da şiirlerine bunu hiç yansıtmamıştır.Aruzdan başka ölçü kullanmamış,şiirlerinde ağır bir üslup kullanmıştır.Bu dil üslubu düzyazıda oldukça rahatlar ve kolaylaşır.Musiki her yerde hakimdir.Musikiden kasıt şudur:
Akşam, yine akşam, yine akşam,
Bir sırma kemerdir suya baksam,
Akşam, yine akşam, yine akşam,
Göllerde bu dem bir kamış olsam!
Ahmet Haşim.
Akşam, yine akşam, yine akşam,
Bir sırma kemerdir suya baksam,
Akşam, yine akşam, yine akşam,
Göllerde bu dem bir kamış olsam!
Ahmet Haşim.
insanın okudukça okuyası gelen bir güzel şair. bir yerde okuduğuma göre çok çirkin olduğunu düşündüğü için, insanlar gün ışığında görmesin diye gündüzleri dışarı çıkmazmış.
1884'te Bağdat'ta doğdu, 1933'te istanbul'da yaşamını yitirdi. Fizan Mutasarrıfı Arif Hikmet Bey'in oğlu. Çocukluğu Bağdat'ta geçti. 12 yaşında annesinin ölümü üzerine babasıyla birlikte istanbul'a geldi. Mektebe-i Sultani'de (Galatasaray Lisesi) yatılı okudu. Tevfik Fikret ve Ahmed Hikmet Müftüoğlu'nun öğrencisiydi. 1907'de mezun oldu. Bir süre Reji idaresi'nde çalıştı. Bir yandan da Hukuk Mektebi'ne devam etmeye başladı. izmir Sultanisi Fransızca öğretmenliğine atandı. Hukuk eğitimini bırakıp izmir'e gitti. 1912-1914 arasında Maliye Nezareti'nde çevirmenlik yaptı. 1. Dünya Savaşı yıllarını Çanakkale ve izmir'de yedeksubay olarak geçirdi. Mütareke'den sonra istanbul'a döndü. Devlet Güzel Sanatlar Akademisi'nde estetik ve mitoloji öğretmenliği yaptı. Harp Akademisi ve Mülkiye Mektebi'nde Fransızca dersleri verdi. Düyun-u Umumiye idaresi'nde, Osmanlı Bankası'nda çalıştı. Akşam ve ikdam gazetelerinde köşe yazıları yazdı. 1928'de böbrek rahaksızlığının tedavisi için yurtdışına gitti ama iyileşemeden döndü. Şiire lise öğrenciliği yıllarında başladı. ilk şiirlerinde Abdülhak Hamid, Cenap Şahabettin, özellikle de Tevfik Fikret etkileri görülür.
hayatını anne kuzusu olarak geçirmiş, afedersiniz ama biraz ezik/asosyal,ama şiir alanında da inanılmaz devleşmiş bir insandır. belki de karşı cinsle çok çok az temas kurması karşı cinsi çok daha fazla kutsamasına ve birçok harika şiirini yazmasına neden olmuştur.
akşam üzerlerini pek seven, şiirlerinde de bol bol kullanan melankolik şair.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar