bugün
- karton toplayan prenses ve yedi penisler8
- hem ahmet kayacı hem atatürkçü olmak4
- laikliğin halka sorulmadan getirilmesi25
- evlilik masrafları17
- kendi değerini başkalarının gözünden ölçen insan9
- kadınların aradığı erkek modeli11
- mokv geldi mi7
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle31
- bu ülkede pezevenkler kemalisttir18
- özel'in talebiyle zeyrek'e 950 bin euro verdim15
- bakir yazarlar3
- 5 haziran 2026 san marino bangladeş maçı3
- deniz görmeden yaşayamam insanı3
- gül gibi kız olma kriterleri9
- penis deliğinden içeri giren kene10
- güne iyi başlatan şeyler3
- üniversite hayatı8
- haça gerilmek3
- her gün mastürbasyon yapmak hastalıklı mıdır7
- en gey özelliğiniz10
- emlak katılım'ın halka arzı ve banka birleşmesi2
- mesai bittiği gibi çıkmanın ayıp sayılması8
- 7 haziran 2026 venezuela türkiye maçı6
- sözlükte kaos2
- feyza civelek2
- kürtlerin vatan haini olmakla haklı olması4
- muhtemel aşk dizisi2
- göt deliği yalatmak11
- memurların asgari ücret alması5
- sevgilinin en yakın arkadaşı ile yatmak5
- bir hatunu kıvama getirip yatağa atmak7
- tatile çıkılmayacak arkadaş tipleri4
- 30 30 1502
- otomatik vites araba kullanan erkek3
- ilk buluşmada sakso çekmeye yeltenen kız7
- bu dünyaya çocuk getirmek17
- yakışıklı olmanın zararları5
- ali cabbar5
- nivea caring beauty3
- anın görüntüsü27
- tinder'dan hatun düşürmek4
- 50 bin dolara götünü açarak çarşıda koşar mısın4
- admin de insan3
- ilişkilerin flörte dönüşememe sebebi3
- günü gününe uymamak5
- gelmiş geçmiş en iyi stoper7
- bütün davranışların şaklabanlık olması2
- chp'nin en kötü genel başkanı6
- gocu ve ktç'yi üst üste koymak4
- sokakta kedi görünce akla nervio'nun gelmesi3
biz bu siyahın içinde beyaz çiçekler aramıştık
kenarı sarı
ve hüznün damgasını yemiştik daha en baştan
bu yollar bizim değil demiştik evvela
sonra çıkılmamış yol bizim hiç değil deyip
kaptırdık kendimizi bildik yada bilinmedik
bir yörüngeye
şaşkın bakışlarımızın arasında sıkışıp kalmış
bir hengameye...
yolumuza çıkan her neyse biz ona takıldık
engellerine çarptığımız kendimizdik aslında
duygu sağanağının altında bilincimizi yitirdiğimiz
kendimiz
hep çıkmakta olan kuyularımızın duvarlarına tutunmaya çalışırken
incindi bileklerimiz...
"yaşanmamış şeylere kırılır insan" diyordu şair
biz yaşayamadıklarımızı büyüttük hep içimizde
yaşayamadıklarımızın hesabını sorduğumuz kimselerden
almak istedik intikamımızı
yaşamadıkça yaşamı bekler olduk
yaşayamadıkça küser olduk herkese
olur olmaz düşler
olur olmaz ülkeler
olur olmaz hüzünler yarattık
çok değil az kalan ömrümüzün günlerini
bir hiç uğruna savurduk
çok değil az kalan zamanlarımızın en güzel anlarını
tozlu raflara kaldırdık
ertelenmiş her şeyi bir başka bahara sarmalayıp sakladık
biz sakladıkça saklandık...
artık görünmez bedenlerimizle dolaşırken
bir değil, bir çok şehrin birbirine benzeyen yanlarında
hep aynı hikayeleri yarattık
bir kenara yazılmış gözden kaçırılmış
aslında görmezden geldiğimiz duyguları anlatan sözcükleri
hep müsvette yaptık...
biz yol deyip çıktığımız yolculuklarda
adını bilmediğimiz duraklar aradık
aradıkça çıkmaz yollar, çıkmaz sokaklar
biz hep birilerini ararken
kendimize çarptık
bu çarpmalar rastgele kazalardı
çok yara bere aldık
şimdi mevsim gece
şimdi penrecelerde çiçeksiz saksılar
çünkü mevsim kış
biriktirdiğimiz tohumlara gebe susmuş topraklar
çünkü gece
adı gece
adımız gece
siyahın içinde bir sarı alev
yüzümüz gibi...
haydi yak ışıkları sönsün
nasılsa yüzümüzde
hep o sisli
hüzünlü gölge...
kenarı sarı
ve hüznün damgasını yemiştik daha en baştan
bu yollar bizim değil demiştik evvela
sonra çıkılmamış yol bizim hiç değil deyip
kaptırdık kendimizi bildik yada bilinmedik
bir yörüngeye
şaşkın bakışlarımızın arasında sıkışıp kalmış
bir hengameye...
yolumuza çıkan her neyse biz ona takıldık
engellerine çarptığımız kendimizdik aslında
duygu sağanağının altında bilincimizi yitirdiğimiz
kendimiz
hep çıkmakta olan kuyularımızın duvarlarına tutunmaya çalışırken
incindi bileklerimiz...
"yaşanmamış şeylere kırılır insan" diyordu şair
biz yaşayamadıklarımızı büyüttük hep içimizde
yaşayamadıklarımızın hesabını sorduğumuz kimselerden
almak istedik intikamımızı
yaşamadıkça yaşamı bekler olduk
yaşayamadıkça küser olduk herkese
olur olmaz düşler
olur olmaz ülkeler
olur olmaz hüzünler yarattık
çok değil az kalan ömrümüzün günlerini
bir hiç uğruna savurduk
çok değil az kalan zamanlarımızın en güzel anlarını
tozlu raflara kaldırdık
ertelenmiş her şeyi bir başka bahara sarmalayıp sakladık
biz sakladıkça saklandık...
artık görünmez bedenlerimizle dolaşırken
bir değil, bir çok şehrin birbirine benzeyen yanlarında
hep aynı hikayeleri yarattık
bir kenara yazılmış gözden kaçırılmış
aslında görmezden geldiğimiz duyguları anlatan sözcükleri
hep müsvette yaptık...
biz yol deyip çıktığımız yolculuklarda
adını bilmediğimiz duraklar aradık
aradıkça çıkmaz yollar, çıkmaz sokaklar
biz hep birilerini ararken
kendimize çarptık
bu çarpmalar rastgele kazalardı
çok yara bere aldık
şimdi mevsim gece
şimdi penrecelerde çiçeksiz saksılar
çünkü mevsim kış
biriktirdiğimiz tohumlara gebe susmuş topraklar
çünkü gece
adı gece
adımız gece
siyahın içinde bir sarı alev
yüzümüz gibi...
haydi yak ışıkları sönsün
nasılsa yüzümüzde
hep o sisli
hüzünlü gölge...
Gündemdeki Haberler
güncel Önemli Başlıklar
