bugün
- televizyonun sesini tekli sayılarda bırakamamak5
- zihni göktay7
- yeni yazar taklidi yapan eski yazar fake leri3
- günün şiiri20
- gandalf'ın toplu taşımaya ücretsiz binmesi2
- deniz göktaş37
- otobüste yere oturan kızlara bağıran adam4
- kısa parmaklı erkek3
- yeni yazarlara öneriler3
- dünyayı ele geçirme planı yaparken kpss çalışmak2
- evde bornozla dolaşmak2
- hava sıcak üstünü örtme gerek yok diyen sivrisinek3
- ragnar rockefeller38
- sözlük tipsizlerinin fotoğrafları28
- en gıcık olunan insan davranışı9
- insanların neden böyle olması6
- arkadaşlar bakar mısınız bi4
- türk insanının paraya acımadığı harcamalar3
- velvet34
- sevilen kadının orasını burasını yalamak5
- uysaljakoben4
- evlenilmeyecek kız tipi2
- ilk buluşmada evden kek getiren kız19
- true'nun 2052 gündür yakındığı durum2
- 5 temmuz 2026 brezilya norveç maçı6
- humiliation2
- sözlük yazarlarının trileçeleri18
- viski içen erkek seksiliği5
- true nickli yazar7
- kocaman kelebek girdi dışarıdan4
- mert hakan yandaş2
- diamond bosphoruss denen yazar2
- 15 mayıs 2026 uludağ sözlüğün huzura ermesi6
- sorumluluk denen yanılsama2
- cennet mahallesi göttingenli ethem3
- spinoza nın derdi ontolojik değil miydi sorunsalı3
- 3 temmuz 2026 iü rektörü konuşması2
- hakim savcı ve avukatlar eşittir diyen avukat2
- erkeklerin mental olarak daha güçlü olması11
- diamond bosphorus15
- 1 lira depozito verilecek diye suya zam yapmak2
- uzun yol araba yolculuğunu çekilir yapacak şey7
- ciddi ciddi aşure seven insan30
- evde kalmış 30 yaş üstü kadın yazarlar18
- ilk buluşmada masa altından aleti yoklayan kız12
- bir ilişkiyi kim yönetir22
- lahmacunun yanında ne içilir10
- arkadaşlar derin şeyler düşünüyorum6
- babalarımız gibi erkeklerin yetişmemesi13
- ona bir şey söyle12
entry'ler (103)
http://youtu.be/tyvA6lFdiWc
Yağmurlu havada, özellikle birinden nefret de ediyorsanız iyi gider...
Yağmurlu havada, özellikle birinden nefret de ediyorsanız iyi gider...
(bkz: her şey bitmiştir artık)
Çok da gerekli değil. yalnızca günün anlam ve hissiyatını belirtiyor gibi geldi.
ihtiyaç anlarında ulaşmak için;
http://www.youtube.com/watch?v=r0QQSKWc5Ug
(bkz: basima gelenler)
http://www.youtube.com/watch?v=2M7sTFTHxIw
Çok da gerekli değil. yalnızca günün anlam ve hissiyatını belirtiyor gibi geldi.
ihtiyaç anlarında ulaşmak için;
http://www.youtube.com/watch?v=r0QQSKWc5Ug
(bkz: basima gelenler)
http://www.youtube.com/watch?v=2M7sTFTHxIw
tam da, bilmem kaç tane film indirdiğim sırada karşıma çıkan ekrandır. 15 sn durup düşünüp, olayı anca idrak edebildiğimden, 15 sn'lik bir "n'oluyoruz !?" şaşkın ördek bakışı atmama vesile olmuştur. yönlendirdiği bu sayfayla da beni benden almıştır.
(bkz: https://www.cia.gov/about...raqi-rewards-program.html) * * *
(bkz: https://www.cia.gov/about...raqi-rewards-program.html) * * *
"her zaman başı dik, her zaman başı havada, sessiz, gururlu mu gururlu
ama kimse bilemezdi ki sebebini, bilmezlerdi ki gecelerini
bu sessizliğin altında bir şeyler gizli olmalıydı, geceleri saklanan
belki de beklediği bir şeyler vardı, görülme ihtimali sadece gündüz olan... belki de unutmaya çalıştığı bir şeyler vardı, gittiği vakit gece olan
nefes alırken geceleri zorlanan kimdi, niyeydi ?
alması gerekmiyor muydu, gündüz verdiği oksijenlerin bir kısmını geri..? ki en çok güneşe bakan da oydu, en çok o veriyordu kendinden bir şeyler anlatamazdı ki nefes alamayışının sebebini, askının geceleri gidişini hem o bu şekilde de yapabilirdi, ona sadece gündüzleri de yetebilirdi, onun oksijene olan ihtiyaciı bir hayvandan farkıydı, aşık da olabilmeliydi o
olmuştu da... belki aşkına bakarken canı yanıyordu, ama onun icin bu aşk acısıydı, belki ileri de daha fazla bakamayacaktı ona, ama olsun aşkın gözü kördü belki bu aşk imkansızdı ama olsun sebebi yoktu ama yine de olsun
sebebi yok muydu, yoksa yok mu sanıyordu? bu cevabı bilen sadece güneşti...
biliyordu ki ona daha fazla yaklaşırsa yakacağını, yapabileceği tek şeyin ona uzaktan bakmak olacağınıi ve her imkansız aşk gibi içinin asla boş kalmayacağını..."
nefes alırken geceleri zorlanan kimdi, niyeydi ?
alması gerekmiyor muydu, gündüz verdiği oksijenlerin bir kısmını geri..? ki en çok güneşe bakan da oydu, en çok o veriyordu kendinden bir şeyler anlatamazdı ki nefes alamayışının sebebini, askının geceleri gidişini hem o bu şekilde de yapabilirdi, ona sadece gündüzleri de yetebilirdi, onun oksijene olan ihtiyaciı bir hayvandan farkıydı, aşık da olabilmeliydi o
olmuştu da... belki aşkına bakarken canı yanıyordu, ama onun icin bu aşk acısıydı, belki ileri de daha fazla bakamayacaktı ona, ama olsun aşkın gözü kördü belki bu aşk imkansızdı ama olsun sebebi yoktu ama yine de olsun
sebebi yok muydu, yoksa yok mu sanıyordu? bu cevabı bilen sadece güneşti...
biliyordu ki ona daha fazla yaklaşırsa yakacağını, yapabileceği tek şeyin ona uzaktan bakmak olacağınıi ve her imkansız aşk gibi içinin asla boş kalmayacağını..."
maçı * sunan spikerin şom ağzıyla bozulmuş rekordur.
bir insan güzel bulduğunu mu sever, yoksa sevdiğini mi güzel bulur? sorusunun cevabını bulmuş kişi davranışıdır... sevdiğini güzel bulmuştur...
reklamda saçmalamanın sınırı olmadığını göstermiş taraflardan diğeri...
itici, değersiz bir o kadar da bencilce düşünülmüş reklam kampanyasına alet olmuş sitedir... kendi adıma hiç dert etmem. girdiğim entry sayısı belli ve kalitesi yok denecek kadar az ama bu sözlüğün adam gibi yazan/okunan diğer yazarlarına yapılmış saygısızlıktır...
yardım kampanyası diye bahane de bulundu... madem öyleydi, daha önce gelişmeler butonu neden kullanılmadı ?
itici, değersiz bir o kadar da bencilce düşünülmüş reklam kampanyasına alet olmuş sitedir... kendi adıma hiç dert etmem. girdiğim entry sayısı belli ve kalitesi yok denecek kadar az ama bu sözlüğün adam gibi yazan/okunan diğer yazarlarına yapılmış saygısızlıktır...
yardım kampanyası diye bahane de bulundu... madem öyleydi, daha önce gelişmeler butonu neden kullanılmadı ?
ilk gördüğümden beri kullanıcı adını "bifin cancay" olarak okuyup duruyordum. meğer "bi fincan çay" mış. algılama yetime hayranım...
ama bu ilk değil tabii. montajelemani nı da "monta jelemani" diye okumuştum epey bir süre...
bu arada sevgilerimi iletiyorum kendisine...
nick altını yapılmış en aptalca dalgınlık kısmına çevirmek istemezdim.*
ama bu ilk değil tabii. montajelemani nı da "monta jelemani" diye okumuştum epey bir süre...
bu arada sevgilerimi iletiyorum kendisine...
nick altını yapılmış en aptalca dalgınlık kısmına çevirmek istemezdim.*
1982 yılında diyarbakırda doğan mehmet sina demiral; ilk, orta ve lise eğitimini diyarbakırda tamamladıktan sonra 2000 yılında itü işletme mühendisliğini kazandı ve istanbulda yaşamaya başladı. 2004 yılında üniversiteyi bitirmesi ile fotoğrafla tanışan mehmet sina demiral, istanbul sevgisini çektiği istanbul fotoğraflarıyla süslemeye başladı. istanbul fotoğrafları ve sevgisi onu 9 ay gibi bir dönem "istanbul.com" ve in istanbul dergisinde fotoğraf editörü olarak çalışmaya yöneltti. şu an beymen'de mali işler ve denetim uzmanı olarak çalışmakla beraber fotoğrafçılığı serbest ve kişisel çekimleri için sürdürmektedir.
daha önce fotofanclubın düzenlediği karma sergilerine ve istanbulu düşünüyorum karma sergisine katıldı. ayrıca; foreign policy, popüler tarih, chica, go-girl, ekonometri dergisinde ve çeşitli istanbul kataloglarında fotoğrafları yayınlandı.
sina demiral ve özgür çakır, 2007 yılında açtıkları istanbul'da sergisinden sonra 2008 eylül'nde melankolistanbul fotoğraf sergisiyle fotoğraflarını izleyicileriyle buluşturdu.
fotoğrafta dijital müdahelelere karşı olmadığını, çağın bir gereksinimi olarak eğer doğru yerde doğru fotoğrafa uygulandığında sanatsal değerini artıracaksa yapılması gerektiğine de inanan göze hitap eden istanbul aşığı fotoğrafçılardan...
kendisi hakkında açıklama ve detaylar için:
(bkz: http://sinademiral.deviantart.com/)
***********
yalnız şu sıralar, çekim ortaklığı yaptığı kişiyle yaşadığı problem nedeniyle, aslı astarı olmayan ithamlarla taklitçi ve hırsız yerine konulmaktan hayli muzdarip.
(bkz: çamur at izi kalsın)
daha önce fotofanclubın düzenlediği karma sergilerine ve istanbulu düşünüyorum karma sergisine katıldı. ayrıca; foreign policy, popüler tarih, chica, go-girl, ekonometri dergisinde ve çeşitli istanbul kataloglarında fotoğrafları yayınlandı.
sina demiral ve özgür çakır, 2007 yılında açtıkları istanbul'da sergisinden sonra 2008 eylül'nde melankolistanbul fotoğraf sergisiyle fotoğraflarını izleyicileriyle buluşturdu.
fotoğrafta dijital müdahelelere karşı olmadığını, çağın bir gereksinimi olarak eğer doğru yerde doğru fotoğrafa uygulandığında sanatsal değerini artıracaksa yapılması gerektiğine de inanan göze hitap eden istanbul aşığı fotoğrafçılardan...
kendisi hakkında açıklama ve detaylar için:
(bkz: http://sinademiral.deviantart.com/)
***********
yalnız şu sıralar, çekim ortaklığı yaptığı kişiyle yaşadığı problem nedeniyle, aslı astarı olmayan ithamlarla taklitçi ve hırsız yerine konulmaktan hayli muzdarip.
(bkz: çamur at izi kalsın)
listede belirtilen çoğu okul müdürünün olaydan habersiz olduğu fakat gerekli bilgileri kendilerine ulaşarak alabileceğiniz faydalı bir oluşum...
biraz önce seçtiğim öğrencinin okul müdürünü arayıp kendisi hakkında bilgi aldım. olaydan habersiz olduğunu fakat seçmiş olduğum öğrencinin gerçekten ihtiyaçlı ve gelecek vaadeden bir çocuk olduğundan bahsetti. bir de nakdi yardımın daha iyi olacağından... çünkü kırtasiye v.b giderlerin vakıflar ve diğer kurumlar tarafından karşılandığını, bunun ötesinde de çoğu ailenin kız çocuklarını bir süre sonra okutmadığından da bahsetti.
nakdi olarak yardım gönderilmemesi belirtiliyor fakat bir oyuncak ya da boyalarla da ihtiyaçları tükenmiyor ne yazık ki...
biraz önce seçtiğim öğrencinin okul müdürünü arayıp kendisi hakkında bilgi aldım. olaydan habersiz olduğunu fakat seçmiş olduğum öğrencinin gerçekten ihtiyaçlı ve gelecek vaadeden bir çocuk olduğundan bahsetti. bir de nakdi yardımın daha iyi olacağından... çünkü kırtasiye v.b giderlerin vakıflar ve diğer kurumlar tarafından karşılandığını, bunun ötesinde de çoğu ailenin kız çocuklarını bir süre sonra okutmadığından da bahsetti.
nakdi olarak yardım gönderilmemesi belirtiliyor fakat bir oyuncak ya da boyalarla da ihtiyaçları tükenmiyor ne yazık ki...
*trafikte ön araçtaki camdan dışarıya tüküren sürücüye, arkadan gelen trafik polisinin verdiği ayardır.
"şiii... metropol laması, evinde de böyle mi yapıyorsun?????"
"şiii... metropol laması, evinde de böyle mi yapıyorsun?????"
üye girişi yapılırken sağ üst tarafta yer alan küçük fotoğrafların arada bir değiştirilmesine olanak sağlayan buton.
moderatör arkadaş ilgilenmiş sağolsun...
beş fotoğrafımın beşi de yayında...
moderatör arkadaş ilgilenmiş sağolsun...
beş fotoğrafımın beşi de yayında...
arada bir f5 yaparak kendisini güncellemesi gereken radyocudur...
evet o sadece radyocudur öyle de kalacaktır.
onlarca kez yapmış olduğu kendi kitaplarından derleme esprileri, recep ivedik tarzı küfürlerle doldurup gösteri diye sunan bir radyocu...
kaldı ki zekirdek isimli sitesinde kendisi ve gösteri hakkında olumsuz görüşlerini yazanların yorumlarını anında silip banlıyorlar.
sanırım kendisi pohpohlanmayı çok seviyor.
yapalım hemen;
"aman hanimişte hanimiş...yürü be kim tutar seni guduuu."
evet o sadece radyocudur öyle de kalacaktır.
onlarca kez yapmış olduğu kendi kitaplarından derleme esprileri, recep ivedik tarzı küfürlerle doldurup gösteri diye sunan bir radyocu...
kaldı ki zekirdek isimli sitesinde kendisi ve gösteri hakkında olumsuz görüşlerini yazanların yorumlarını anında silip banlıyorlar.
sanırım kendisi pohpohlanmayı çok seviyor.
yapalım hemen;
"aman hanimişte hanimiş...yürü be kim tutar seni guduuu."
bozuk olan zımbırtıdır evet... hatta bir derdim var deyip düzeltilmesini talep ettiğimde;
no: #9221
üye: sokratesla
tarih: 25.11.2008 14:48
durumu: kapali - kapatildi.
şikayet: merhaba
galiba tematik modum bozulmuş (:
'on'konumunda olduğu halde başlıklarımın sol frame de gözüktüğünü keşfettim... hayır saçmalayacağımdan değil de, gözüksün istemiyorum. madem yapmışsınız kullanalım di mi?
moderator -tamam, kontrol edeceğiz.
gibi, pek de yabancı olmadığımız bu baştan savma cümlesiyle savmışlardır. ama olsundur zaten yazacak vakit bulamadığımdan şimdilik bozuk kalmasında problem de yoktur. bilsinler yeter*
no: #9221
üye: sokratesla
tarih: 25.11.2008 14:48
durumu: kapali - kapatildi.
şikayet: merhaba
galiba tematik modum bozulmuş (:
'on'konumunda olduğu halde başlıklarımın sol frame de gözüktüğünü keşfettim... hayır saçmalayacağımdan değil de, gözüksün istemiyorum. madem yapmışsınız kullanalım di mi?
moderator -tamam, kontrol edeceğiz.
gibi, pek de yabancı olmadığımız bu baştan savma cümlesiyle savmışlardır. ama olsundur zaten yazacak vakit bulamadığımdan şimdilik bozuk kalmasında problem de yoktur. bilsinler yeter*
daracık cips poşetinin dibine kadar kafasını sokarak etrafta dolanması. *
müslüman olduktan sonra "abdullah biraderler" olarak tanınan Kevork, Hovsep ve Viken adında üç Ermeni kardeş, osmanlı'da fotoğraf sanatının gelişmesinde öncülük ederek, Abdülaziz ve 2 nci Abdülhamit tarafından "ressam-ı hazreti şehriyari" (padişah hazretlerinin ressamı) unvanıyla ödüllendirilmişlerdir.