bugün
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle17
- yoran insanların ortak özellikleri6
- coca cola zero gerçekten zararlı mı10
- tekstil sektörü ve esnaf sorunları2
- biz olduğumuz sürece manifest çorum'a giremez21
- türkiye de çalışmak3
- basit bir insan olmak4
- en çaresiz hissettiğinde kime gidersin8
- arkadaşlar uyudunuz mu7
- gece denize girmek20
- erkeklerin evlenmek istememe nedenleri17
- nükleer santralin süper bir şey olduğu gerçeği18
- film izlerken sevişmek2
- yeni parti51
- almanya7
- manifest grubu vs tarkan16
- hikayeyi devam ettir52
- özel hayat2
- mehdiye inanıyor musunuz10
- içi ve dışı farklı olan insan7
- 30 temmuz 20262
- danimarka5
- islam düşmanlarına bir soru9
- duygusal olarak var olan bir babaya sahip olmak4
- yazarların 3 dilek hakkı olsa dileyecekleri 3 şey3
- luks araba almak6
- sibel can3
- nickten isim tahmini yapmak72
- bir insanın arkasından konuşmak6
- bik bik'in mutfağına konuk olmak15
- z kuşağı3
- japon arabaları iyi arabalar mıdır sorunsalı8
- ekmeleddin ihsanoğluna oy vermiş olmak18
- bugün farklı bi gün değil aslında4
- sözlük kızlarının bugünkü kombinleri13
- sözlük kızlarının kekleri11
- eren kaşıkçı6
- kılıçdaroğlu'nun rozet töreni figüran iddiası39
- sözlük kızlarıyla tekne turuna çıkmak20
- liyakat nedir ve liyakatsızlık sonuçları nelerdir8
- everest e çıkıp leğenle aşağı kaymak11
- kızların sürekli laf sokmaya çalışması3
- cennetten düşerken canın yandı mı6
- ismet gurbuz'u tek yumrukla bayıltmak9
- dolunayı seyretmek4
- trakya'nın çok süper bir yer olması3
- sözlük uygulamasında gizli hesapların görünmesi5
- 29 temmuz 2026 gornik zarbze fenerbahçe maçı5
- gelecek partisi4
- çorumda konser için müzik grubu öner7
30+1'deki bir. Onca meziyeti varken 31'le ünlenmek de Bi tuhaf amk.
Hani marjinal bizdik diye ortada geziyor Hatay.
Hani marjinal bizdik diye ortada geziyor Hatay.
Haftalardır holosko muamelesi gören şehir.
30 Büyükşehirin yanında, hayatımıza küçük enişte gibi girmiş şehirdir.
corona virüsü vaka sayısı 463 olan il.
yeterince nüfusu olmadığı için teknik olarak büyükşehir sayılmayan ilimiz.
Çatalağız tarafına yüklü Kamyonla geçmek harbi sakat Bi yer o rampalar ne amk türkiyede böyle yer kaldı mı diyor insan.
meslek hastalıklarıyla nam yapmış, emekçi şehir.
daha dün döndüm ben bu gözü yaşlı şehirden. havasıyla, yapısıyla, kararmış duvarları ve binalarıyla, merdivenleriyle, anıtları ve heykelleriyle, varagel tüneli'yle, şehrin orta yerindeki kömür madenleriyle, tüm gürültüsü ve ihtişamıyla çalışan bantların üstünde bir o yana bir bu yana savrulan kara elmaslarıyla, hepsinden ziyade gözlerinden yorgunluk ve cefa akan yurttaşlarıyla çok duygulandırdı beni bu şehir. vaktiyle kara elması yüzünden fransız işgaline uğramış ve bu sebeple fener yolu ya da fener olarak anılan bölgedeki fransız yapılanmalarıyla da ekstra ilgimi çekmiş bir şehir.
çok yoğun hislerle döndüm istanbul'a. şehrin nostaljisi, unutulacak cinsten değil. belki de birçok kişi bu şehrin kasvetine bakınca bir an önce gitmek istemiş olabilir; haklılar da. ama şehrin ruhunu hissedince ve bu şehirde doğup büyümüş kişilerden şehri dinleyince, sempati beslemek pek tabii mümkün oluyor.
yitip giden onca emekçisiyle, grizu yüzünden pörsümüş ciğerleriyle köşe başlarında dalgın dalgın duran omuzları çökük emekli madencileriyle, göz yaşartıyor bu güzel yurdum şehri.
yapılanması da çok acayip bir şehir.
denizi bıçak gibi kesen kayalıklarıyla, semaya uzanan dağları ve tepeleriyle, yeşiliyle, müştemilat yapılarıyla, ocaklardaki tarihi çelik konstrüksiyonlarıyla, her bir noktasını saran demir ağlarıyla, vagonlarıyla, lokalleriyle, merkezdeki enteresan formdaki üç-beş noktaya dağılan köprüsüyle, kozlu'daki beş farklı akaryakıt firmasına ait istasyonlarının tek bir beton zemin üstünde birbirine bitişik olmasıyla, çok acayip bu şehir.
daha önce de zogundak'a gitmiş, ama mevcut aklımla ve hevesimle şehri daha bir idrak etmiş ben, zonguldak'ı çok sevdim. en çok da, şu heykeli sevdim.
görsel
o kadar anlamlı ki..
yerin altında bir emekçi ve bin bir emekle elleriyle yeryüzüne çıkardığı kara elmas..
velhasıl, gidin ve görün. bu şehri, hissedin. yurttaşlarının gözlerinin içine bakarak, ikram ettikleri çayı için.
dipnot: zonguldak'ın havasıyla büyümüş arkadaşımın söylemi ile: "yerli gotham"
(kasvetine binaen böyle söylüyor)
daha dün döndüm ben bu gözü yaşlı şehirden. havasıyla, yapısıyla, kararmış duvarları ve binalarıyla, merdivenleriyle, anıtları ve heykelleriyle, varagel tüneli'yle, şehrin orta yerindeki kömür madenleriyle, tüm gürültüsü ve ihtişamıyla çalışan bantların üstünde bir o yana bir bu yana savrulan kara elmaslarıyla, hepsinden ziyade gözlerinden yorgunluk ve cefa akan yurttaşlarıyla çok duygulandırdı beni bu şehir. vaktiyle kara elması yüzünden fransız işgaline uğramış ve bu sebeple fener yolu ya da fener olarak anılan bölgedeki fransız yapılanmalarıyla da ekstra ilgimi çekmiş bir şehir.
çok yoğun hislerle döndüm istanbul'a. şehrin nostaljisi, unutulacak cinsten değil. belki de birçok kişi bu şehrin kasvetine bakınca bir an önce gitmek istemiş olabilir; haklılar da. ama şehrin ruhunu hissedince ve bu şehirde doğup büyümüş kişilerden şehri dinleyince, sempati beslemek pek tabii mümkün oluyor.
yitip giden onca emekçisiyle, grizu yüzünden pörsümüş ciğerleriyle köşe başlarında dalgın dalgın duran omuzları çökük emekli madencileriyle, göz yaşartıyor bu güzel yurdum şehri.
yapılanması da çok acayip bir şehir.
denizi bıçak gibi kesen kayalıklarıyla, semaya uzanan dağları ve tepeleriyle, yeşiliyle, müştemilat yapılarıyla, ocaklardaki tarihi çelik konstrüksiyonlarıyla, her bir noktasını saran demir ağlarıyla, vagonlarıyla, lokalleriyle, merkezdeki enteresan formdaki üç-beş noktaya dağılan köprüsüyle, kozlu'daki beş farklı akaryakıt firmasına ait istasyonlarının tek bir beton zemin üstünde birbirine bitişik olmasıyla, çok acayip bu şehir.
daha önce de zogundak'a gitmiş, ama mevcut aklımla ve hevesimle şehri daha bir idrak etmiş ben, zonguldak'ı çok sevdim. en çok da, şu heykeli sevdim.
görsel
o kadar anlamlı ki..
yerin altında bir emekçi ve bin bir emekle elleriyle yeryüzüne çıkardığı kara elmas..
velhasıl, gidin ve görün. bu şehri, hissedin. yurttaşlarının gözlerinin içine bakarak, ikram ettikleri çayı için.
dipnot: zonguldak'ın havasıyla büyümüş arkadaşımın söylemi ile: "yerli gotham"
(kasvetine binaen böyle söylüyor)
Böylesine sikko bir şehir hiç görmemiştim amk. O nasıl bir coğrafya ya.
Kahtalı Mıçı'nın, yıllar önce Çarkıfelek yarışmasında "Zonguldak'ın zo'su" diyerek, hafızamda gereksiz yer işgal eden il adı...
doktorlar lokali diye bir yere gittim 35'lik rakı deniz levreğinden ucuz.
şehir bir kaç yer dışında iğrenç..
şehir bir kaç yer dışında iğrenç..
kültürel özelliği olmayan şehir.
Ulan zonguldak. Geçen geldiğimde anneannemin vefat haberini aldım, şimdi de tat alamıyorum yediklerimden. Ne uğursuz şehir oldun sen. Yoksa covid mi oldum...
aynı bartın gibi 2010 dan sonra tamamen yoz bir yere dönmüştür. daha önce ne mi vardı? kafeler, birahaneler,canlı müzikli barları vardı. çeşit çeşit dükkan bulunurdu. ortamlar daha şenlikli olurdu hiç yoktan. en son gittim tamamen büyük köy olmuş.
Özlenen şehir.
Son nüfus sayımında da erimeye devam eden şehir merkezi.
5 yıl içinde neredeyse her sene kademe kademe nüfus kaybederek 125 binden, 120 bine dek inmiştir.
Ve erime sürekli devam etmektedir.
il genelini Karadeniz Ereğli taşıyor desek yeridir.
Bu arada aynı bölgede istikrarlı bir büyümeye sahip olmayan Karabük merkezin de nüfusu azalmış ve 133 binden 131 bine düşmüştür.
5 yıl içinde neredeyse her sene kademe kademe nüfus kaybederek 125 binden, 120 bine dek inmiştir.
Ve erime sürekli devam etmektedir.
il genelini Karadeniz Ereğli taşıyor desek yeridir.
Bu arada aynı bölgede istikrarlı bir büyümeye sahip olmayan Karabük merkezin de nüfusu azalmış ve 133 binden 131 bine düşmüştür.
Kırk yıllık memleketim. Baklavayı da bir günden bir güne ayranla yemişliğimiz yoktur. Yanlış bilgi tirrek hemşerim.
Nefret ediyorum. Defalarca gittim -maalesef- böyle iğrenç bir yer olamaz.
sevilecek bir şeyi olmayan şehir. çok kasvetli.
Koronavirüs döneminin " +1 " kenti. koronavirüsle mücadele kapsamında hayata geçirilen kısıtlamalar sırasında "30+1" ya da " 30 büyükşehir ve Zonguldak " anonsu ile hafızalara kazındı. ve ben ilk bu şekilde tanıştım bu şehirle. Sonrası eski bir dostu darmadağan eden şehir olarak gelir aklıma.
Karaelmas üniversitesi burada bulunur.
kimse kusura bakmasın merkezden ötesi kozlu, ereğli vs. kızları kaşar olan memleket. kolunda kızla yürüyorsun karılar utanmasa içine düşecek.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar