bugün
- yazarların başarılı olduğu konular8
- mesajlaşırken btw yazmak5
- anın görüntüsü17
- türklerin başarılı olduğu konular8
- kürtlerin başarılı olduğu konular7
- fatma betül sayan kaya'nın tıp eğitimi2
- pazar günü saat 17 00 ten sonra nereye gidilir3
- yazarların sıkıldıklarında yaptıkları şeyler4
- tevratta anlatılan ensest ilişki13
- bekir bozdağ4
- 60 kilo üzeri kızlar sözlükten çıksın8
- ellerim bos gonlum hos neyin kafasını yaşıyor4
- hasan mutlucan2
- fatma betül sayan kaya37
- google hizmetlerini kullanan yahudi sevici vex4
- yunanlıların başarılı olduğu konular3
- arapların iyi olduğu konular4
- tavuk şiş4
- ispanyolların başarılı olduğu konular4
- hamsili cilt kremi8
- araba4
- cyberpunk 20772
- s'i l v'e r m'i s t'in mutfağına konuk olmak7
- yemek yapmayı bilen yazarlar bakabilir mi7
- akp seçmeni12
- seni bir daha ne zaman görebilirim mesajına cevap2
- menemen2
- italyanların başarılı olduğu konular4
- gandalf2
- şeriatçıların başarılı olduğu şeyler3
- 4 ekim 2026 azerbaycan litvanya maçı3
- israil de özelleştirilen f35 adir ler3
- from gold from dust28
- karıcığım mini etek sana çok yakışıyor2
- yahudilerin en iyi olduğu konu teknoloji3
- tayvanın iyi olduğu konular3
- zorba arkadaşlar4
- sözlükte kimsenin kalmadığını hissetmek2
- bahtı değil iştahı açık olan kız4
- roboski3
- sobayla konuşan adama dahi demek3
- kız silkmek2
- rize de kar yağması2
- yahudilerin en iyi olduğu konular3
- ellerim bos gonlum hos vs vexillarius the slayer2
- plaza kadınları3
- ebemin iyi olduğu konu2
- ağrı kesici kullanamamak3
- 4 ekim 2026 kosova avusturya maçı2
- akp li kadınlar3
Hiç tanımama rağmen kendime çok yakın hissettiğim, eksikliğini hep içimde yaşadığım sinemamızın yetişdiği en büyük oyuncu. Gerçek bir sanatçı.
eğer onun oynadığı filmde, dindar rolünü oynayan karakter varsa, mutlaka üçkağıtçı, karı-kız düşkünü, faizci, düzenbaz ve nefret uyandıran biridir...istisnasız ama!
kral oyuncudur o ayrı! saf birini ondan daha iyi oynayacak yoktur herhalde.
kral oyuncudur o ayrı! saf birini ondan daha iyi oynayacak yoktur herhalde.
sinemaya ertem eğilmezin tatlı dillim filmiyle adım atan, özellikle canlandırdığı inek şaban tiplemesiyle türk halkının sevgisini kazanmış büyük oyuncu.
türk sinemasının yetiştirdiği en büyük komedyenlerden, aktörlerdenden biri. o kadar büyük bir değerdir, öyle bir fenomendir ki üniversitede bitirme tezini bile tv ve sinemada kendi güldürüsü üzerine yapmıştır.
Hala filmlerini, özel televizyonlar yayınlayacak bir şey bulamadıkları yüzünden yayınlayıp duruyorlar. Ve kendime ait bir duvar yazımı anımsıyorum. '' incecikten bir yazar geçer/ Gezer TELiF TELiF diye..'' Yazarın yerine Kemal Sunal'ı koyabilirsiniz tabii ki!...
kanalların hala daha büyük bir iştahla filmlerini yayımladıkları ve hatrı sayılır derecede reyting elde ettikleri lakin ailesinin, adına yapmak istedikleri belgesel için gram zahmet sarfedilmeyen, haksızlığa ve hatta ihanete uğradığını düşündüğüm ustadır.
adı her geçtiğinde gülümsetendir.
hala daha aramızda hissetiğimdir.
'recep ivedik' denilen idük belirsizi ile karşılaştırılmasına ise ağzı bırakıp kç ile gülünesidir.
adı her geçtiğinde gülümsetendir.
hala daha aramızda hissetiğimdir.
'recep ivedik' denilen idük belirsizi ile karşılaştırılmasına ise ağzı bırakıp kç ile gülünesidir.
türkiye nin gelmiş geçmiş en iyi oyuncularından ali sunal gibi gerçek bir sanatçının babası sanırım!
komedyen olarak hiç kimsenin şimdiye kadar kalitesine ulaşamadığı adam. tarzı harika. yaş ilerledikçe onlarca defa görülen filmlerinden bile yeni tatlar alınabiliyor. daha önce farkedilmemiş bazı ince espriler yakalanabiliyor.
türk sinemasının usta ve unutulmaz oyuncusu.
şuan dahi olsa o kaç senelik filmlerini izlerken, 10 kere, 20 kere, 30 kere izlemiş olsak bile bizi güldürebilen rahmetli türk sineması ustamız.
şuan dahi olsa o kaç senelik filmlerini izlerken, 10 kere, 20 kere, 30 kere izlemiş olsak bile bizi güldürebilen rahmetli türk sineması ustamız.
yükseklisans yaptığım üniversiteyi gecikmeli de olsa bitiren, hatta orada "tv ve Sinemada kemal sunal güldürüsü" adlı yükseklisans tezini veren türk sinemasının komedi ve drama dalının piri. zamanında tootsie ve mike hammer'ın türk versiyonlarını sırasıyla şabaniye ve bay kamber olarak yapmışlığı da vardır.
bugün aramızdan ayrılışının 8. yılında rahmetle andığımız, her birimizin çocukluğunda kendine apayrı bir yer edinen güzel insan...
ölümünün 8. yılında gerçekten unutulmuş büyük sanatçı.
8 yıldır tahtını boş bırakan, kimsenin yerini dolduramadığı ve dolduramayacağı usta sanatçı.
inek şabanseni seviyoruz....
inek şabanseni seviyoruz....
allah rahmet eylesin. yetmişten sonra kafalardaki imam profilini çizen aDAMdı.
Kibar Feyzo Kemal Sunal'ın en unutulmaz karakteriydi. Sinemanın "Şaban"ı Kemal Sunal'ı ölümünün 8. yılında ailesi ve birkaç dostu dışında hatırlayan çıkmadı.
Ölümünün sekizinci yılında, dün, sade bir aile töreniyle anılan Sunal'ın oğlu tiyatro oyuncusu Ali Sunal, anma törenine katılımın az olması konusunda, "her sene böyle anıyoruz. Vefasızlık olup olmadığı konusunda bir şey demeyeceğim. Yaz zamanıdır" dedi. 3 Temmuz 2000'de, "Balalayka" filminin çekimleri için Trabzon'a gitmek üzere uçağa binen ünlü komedyen, havalanmadan kısa süre önce geçirdiği kalp krizi nedeniyle hayatını kaybetmişti.
Televizyon kanallarının, neredeyse her gün yayınladıkları filmlerini bir reyting aracı haline getirdiği Kemal Sunal, canlandırdığı unutulmaz karakterleri ve sinemaya katkıları nedeniyle, her yıl standart kısa bir biyografik hatırlatmayla anılmaktan daha fazlasını hak ediyor.
şarlo ekolündendi...
1944 yılında Malatya'nın Doğanyol ilçesinde doğan Sunal, Vefa Lisesi'nden mezun oldu. Sanat hayatına, "Zoraki Tabip" adlı tiyatro oyunuyla başladı. Bir yıl kadar Kenterler Tiyatrosu'nda çalıştıktan sonra Devekuşu Kabare Tiyatrosu'nda görev aldı. 1973 yılında Ertem Eğilmez'in yönettiği "Tatlı Dillim" filmiyle sinemaya adımını atan Sunal, adını Türkiye sinema tarihine en başarılı komedyen olarak yazdırmayı başardı. Hatırımızda en çok kalmış örnekleriyle sinemanın "inek Şaban"ı, "Kibar Feyzo"su ve "Zübük"ü Kemal Sunal'ın komedyenlik öyküsü, güldürürken düşündürme eyleminin en başarılı örneklerindendir.
Kemal Sunal der ki..
Kalabalık kadrolu filmlerinde, diğer karakterlerin etkisini kırmadan kendi rolünün hakkını fazlasıyla veren Sunal, "Süt Kardeşler", "Hababam Sınıfı" ve "Tosun Paşa" filmlerinde farklı "Şaban" kimlikleriyle, saf, içten, sıkça kandırılan ama kandırmayı da bilen, sevimli bir karakteri oynuyordu. "Kibar Feyzo", "Salako" ve "Köyden indim şehre" filmleri ise dönemi gereği Sunal'ın toplumsal sorunlara daha çok yaklaştığı rolleri içeren filmlerinden oldu. Bu anlamda "Kibar Feyzo" filmi ve karakterin kendisi, düzen eleştirisi açısından oldukça başarılı bir örnektir.
"Şaban"lı filmleri başta olmak üzere, duruşu, konuşmaları ve şaşırtan çıkışlarıyla, aslında "olmak istediğimiz" karakter özelliklerini anlatan Sunal, bu anlamıyla yönetmenin mesajını en iyi ileten oyunculardan biridir. Bazen bir ağa, bazen bir patron, ama genelde hep egemen iktidar onu kandırmaktadır. Sunal ise senaryonun gidişatına göre bazen başında, bazen ortasında, "duruma uyanıp başkaldırır." Haksızlıklara boyun eğmemek gerektiğinin altını çizen bu rollerle Sunal, sevgiyi, paylaşmayı ve hakkını aramayı ön planda tutar. Yıllar geçtikçe, her filminde, biraz daha "mücadeleye" doğru yaklaşmaktadır.
70'ler ve sınıf mücadelesi
Kibar Feyzo, ağa kızını sevince, başlık parasını biriktirmek için kente çalışmaya gitmek zorunda kalır. Kentte farklı bir düzenle karşılaşır. Orada öğrendiklerini köyde uygulamaya kalkışınca, ağayla karşı karşıya gelir ve aslında kentteki yaşamla köyün, egemenin baskısı açısından hiçbir farkı olmadığını anlar.
Ağa-patron, köylü-işçi ve köy-kent karşılaştırmasından, ortaya toprak reformunu ve feodal sistemin çarpıklıklarını eleştiren güzel bir örnek çıkar. "işçi kardeş, patron kalleş", "faşo ağa", "topu topu 141-142 başsınız" gibi unutulmaz replikler, filmin yönetmeninin oldukça siyasal bir mesaj kaygısı güttüğünün de işaretidir. Bu anlamda, Kemal Sunal filmlerinin yönetmenlerinin (Ertem Eğilmez ve Atıf Yılmaz başta olmak üzere) dönemin toplumsal ve siyasal yapısı ile bunlara dair eleştirilerini ortaya koymaktaki başarılarının hakkı verilmelidir.
1976-77 yıllarındaki "Kapıcılar Kralı" ve "Çöpçüler Kralı" ile 1978'deki "Köşeyi Dönen Adam" filmleriyle Sunal, giderek işçi sınıfına yaklaşan rollerin oyuncusu olur. "Köşeyi Dönen Adam"daki 1 Mayıs mitingi sahnesi, televizyon kanallarındaki versiyonlarında daima sansürlenmiştir. işçi sınıfının 1 Mayıs kutlamasını engellemek için her yolu deneyen iktidar, Sunal'ın ve yönetmen Atıf Yılmaz'ın "Kibar Feyzo"daki repliklerle verdikleri mesajı okumayı sanırız ki becerememişlerdir.
12 Eylül ve sonrası, hep aynı son
80'li yıllarda "Katmadeğer Şaban", "Ortadirek Şaban", "Zübük", "Tokatçı" ve "Çarıklı Milyoner" ile Sunal'ın karakterleri, artık serbest piyasa ekonomisinin içindeki öznelerdendir. Ülkenin içinde bulunduğu duruma paralel olarak gelişen senaryolarda Sunal, bu kez işçi ve köylü yerine küçük burjuva veya patron olarak güldürmekte ve eleştirmektedir. 90'lı yıllara gelindiğinde mücadelede görülen zayıflama, sanattaki dönüşümün bir yansıması olarak Kemal Sunal filmlerinin eski gücünü yitirmesine de neden olmuştur. Sunal artık çok az filmde oynamakta, birkaç televizyon dizisiyle yetinmektedir.
Geride bıraktıkları..
12 Eylül 1980 darbesinden önce yarım bıraktığı üniversiteyi, Marmara Üniversitesi iletişim Fakültesi Radyo Televizyon ve Sinema Bölümünü'nden mezun olarak 1995 yılında bitirdi ve yüksek lisans yapmaya başladı. Yüksek Lisans tezi, komedyen kimliği ile Kemal Sunal'ın ve filmlerinin incelenmesidir ve ölümünden sonra ailesi tarafından yayınlanmıştır.
1977'de "Kapıcılar Kralı" ile Altın Portakal Film Festivali'nde, 1989'da 2. Ankara Film Festivali'nde "Düttürü Dünya" ile En iyi Erkek Oyuncu ve 1998'de 35. Antalya Film Festivali'nde yine "Kapıcılar Kralı" ile Yaşam Boyu Onur Ödülü aldı.
Dünya sinema tarihinde sanırız çok az oyuncunun filmografisi sayısız tekrar edildiği halde bıkmadan seyredilen türden olmuştur. Bir düşünün, bugün bir televizyon kanalında "Kibar Feyzo" oynasa izlemez misiniz? * *
Ölümünün sekizinci yılında, dün, sade bir aile töreniyle anılan Sunal'ın oğlu tiyatro oyuncusu Ali Sunal, anma törenine katılımın az olması konusunda, "her sene böyle anıyoruz. Vefasızlık olup olmadığı konusunda bir şey demeyeceğim. Yaz zamanıdır" dedi. 3 Temmuz 2000'de, "Balalayka" filminin çekimleri için Trabzon'a gitmek üzere uçağa binen ünlü komedyen, havalanmadan kısa süre önce geçirdiği kalp krizi nedeniyle hayatını kaybetmişti.
Televizyon kanallarının, neredeyse her gün yayınladıkları filmlerini bir reyting aracı haline getirdiği Kemal Sunal, canlandırdığı unutulmaz karakterleri ve sinemaya katkıları nedeniyle, her yıl standart kısa bir biyografik hatırlatmayla anılmaktan daha fazlasını hak ediyor.
şarlo ekolündendi...
1944 yılında Malatya'nın Doğanyol ilçesinde doğan Sunal, Vefa Lisesi'nden mezun oldu. Sanat hayatına, "Zoraki Tabip" adlı tiyatro oyunuyla başladı. Bir yıl kadar Kenterler Tiyatrosu'nda çalıştıktan sonra Devekuşu Kabare Tiyatrosu'nda görev aldı. 1973 yılında Ertem Eğilmez'in yönettiği "Tatlı Dillim" filmiyle sinemaya adımını atan Sunal, adını Türkiye sinema tarihine en başarılı komedyen olarak yazdırmayı başardı. Hatırımızda en çok kalmış örnekleriyle sinemanın "inek Şaban"ı, "Kibar Feyzo"su ve "Zübük"ü Kemal Sunal'ın komedyenlik öyküsü, güldürürken düşündürme eyleminin en başarılı örneklerindendir.
Kemal Sunal der ki..
Kalabalık kadrolu filmlerinde, diğer karakterlerin etkisini kırmadan kendi rolünün hakkını fazlasıyla veren Sunal, "Süt Kardeşler", "Hababam Sınıfı" ve "Tosun Paşa" filmlerinde farklı "Şaban" kimlikleriyle, saf, içten, sıkça kandırılan ama kandırmayı da bilen, sevimli bir karakteri oynuyordu. "Kibar Feyzo", "Salako" ve "Köyden indim şehre" filmleri ise dönemi gereği Sunal'ın toplumsal sorunlara daha çok yaklaştığı rolleri içeren filmlerinden oldu. Bu anlamda "Kibar Feyzo" filmi ve karakterin kendisi, düzen eleştirisi açısından oldukça başarılı bir örnektir.
"Şaban"lı filmleri başta olmak üzere, duruşu, konuşmaları ve şaşırtan çıkışlarıyla, aslında "olmak istediğimiz" karakter özelliklerini anlatan Sunal, bu anlamıyla yönetmenin mesajını en iyi ileten oyunculardan biridir. Bazen bir ağa, bazen bir patron, ama genelde hep egemen iktidar onu kandırmaktadır. Sunal ise senaryonun gidişatına göre bazen başında, bazen ortasında, "duruma uyanıp başkaldırır." Haksızlıklara boyun eğmemek gerektiğinin altını çizen bu rollerle Sunal, sevgiyi, paylaşmayı ve hakkını aramayı ön planda tutar. Yıllar geçtikçe, her filminde, biraz daha "mücadeleye" doğru yaklaşmaktadır.
70'ler ve sınıf mücadelesi
Kibar Feyzo, ağa kızını sevince, başlık parasını biriktirmek için kente çalışmaya gitmek zorunda kalır. Kentte farklı bir düzenle karşılaşır. Orada öğrendiklerini köyde uygulamaya kalkışınca, ağayla karşı karşıya gelir ve aslında kentteki yaşamla köyün, egemenin baskısı açısından hiçbir farkı olmadığını anlar.
Ağa-patron, köylü-işçi ve köy-kent karşılaştırmasından, ortaya toprak reformunu ve feodal sistemin çarpıklıklarını eleştiren güzel bir örnek çıkar. "işçi kardeş, patron kalleş", "faşo ağa", "topu topu 141-142 başsınız" gibi unutulmaz replikler, filmin yönetmeninin oldukça siyasal bir mesaj kaygısı güttüğünün de işaretidir. Bu anlamda, Kemal Sunal filmlerinin yönetmenlerinin (Ertem Eğilmez ve Atıf Yılmaz başta olmak üzere) dönemin toplumsal ve siyasal yapısı ile bunlara dair eleştirilerini ortaya koymaktaki başarılarının hakkı verilmelidir.
1976-77 yıllarındaki "Kapıcılar Kralı" ve "Çöpçüler Kralı" ile 1978'deki "Köşeyi Dönen Adam" filmleriyle Sunal, giderek işçi sınıfına yaklaşan rollerin oyuncusu olur. "Köşeyi Dönen Adam"daki 1 Mayıs mitingi sahnesi, televizyon kanallarındaki versiyonlarında daima sansürlenmiştir. işçi sınıfının 1 Mayıs kutlamasını engellemek için her yolu deneyen iktidar, Sunal'ın ve yönetmen Atıf Yılmaz'ın "Kibar Feyzo"daki repliklerle verdikleri mesajı okumayı sanırız ki becerememişlerdir.
12 Eylül ve sonrası, hep aynı son
80'li yıllarda "Katmadeğer Şaban", "Ortadirek Şaban", "Zübük", "Tokatçı" ve "Çarıklı Milyoner" ile Sunal'ın karakterleri, artık serbest piyasa ekonomisinin içindeki öznelerdendir. Ülkenin içinde bulunduğu duruma paralel olarak gelişen senaryolarda Sunal, bu kez işçi ve köylü yerine küçük burjuva veya patron olarak güldürmekte ve eleştirmektedir. 90'lı yıllara gelindiğinde mücadelede görülen zayıflama, sanattaki dönüşümün bir yansıması olarak Kemal Sunal filmlerinin eski gücünü yitirmesine de neden olmuştur. Sunal artık çok az filmde oynamakta, birkaç televizyon dizisiyle yetinmektedir.
Geride bıraktıkları..
12 Eylül 1980 darbesinden önce yarım bıraktığı üniversiteyi, Marmara Üniversitesi iletişim Fakültesi Radyo Televizyon ve Sinema Bölümünü'nden mezun olarak 1995 yılında bitirdi ve yüksek lisans yapmaya başladı. Yüksek Lisans tezi, komedyen kimliği ile Kemal Sunal'ın ve filmlerinin incelenmesidir ve ölümünden sonra ailesi tarafından yayınlanmıştır.
1977'de "Kapıcılar Kralı" ile Altın Portakal Film Festivali'nde, 1989'da 2. Ankara Film Festivali'nde "Düttürü Dünya" ile En iyi Erkek Oyuncu ve 1998'de 35. Antalya Film Festivali'nde yine "Kapıcılar Kralı" ile Yaşam Boyu Onur Ödülü aldı.
Dünya sinema tarihinde sanırız çok az oyuncunun filmografisi sayısız tekrar edildiği halde bıkmadan seyredilen türden olmuştur. Bir düşünün, bugün bir televizyon kanalında "Kibar Feyzo" oynasa izlemez misiniz? * *
oyunculuk ve insanlığı birarada üzerinde taşıyabilmiş, gidişine bir türlü inanamadığım eşsiz sinema oyuncusu.mekanın cennet olsun kemal sunal.
hüznü insanın içini acıtan gülümsemesi seyircinin kakırdamasını sağlayan muhtekalade sanatçıdır kendisi, kemal sunal hüznüfilmlerinde çokça kullanılmasada komedi içindeki hüzün en büyük acıdır sanki.
8 sene oldu aramızdan ayrılalı...
+şaban?
-neaa?
+şaban?
-neaa?
en güzel gülen adamdır.
eli öpülecek şahsiyet. saygıyla anıyoruz.
çocukluğumun kahramanı. onun için ne söylesek az. keşke yaşasaydı ve onun karşısına geçip seni çok sevdim be abi diyebilseydim. en son kareler var aklımda kültürsüz bir futbolcuya gönderme yapar gibi hayatının ikinci baharında diplomasını alışı var , annemin ders çalışma ödülüm olarak bana hababam sınıfını izletişi var , yarınlarda yarınlarda seni sevmek var. ben senin 32 dişini de sevdim abi.
yaşasaydı bugün 64 yaşında olacaktı. özlenmektedir kendisi, gülüşü.
gerçek kişiliği olmayan, olsa da bilmediğimiz bir sinema oyuncusu. 80 küsür film yapıyorsun "salako", "ben eşşeğim değil mi?" gibi ilkel esprilerle türk köylüsüne alışkanlık yapıyorsun. almanya'da senin yüzünden bir inek şaban nesli oluşuyor.
hıçbir filmini sonuna kadar izleyemediğim ender insan. toprağı bol olsun.
hıçbir filmini sonuna kadar izleyemediğim ender insan. toprağı bol olsun.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar