bugün
- benkimki6
- arkadaşlar artık kombinlerinizi görmek istemiyoruz9
- sözlük kızlarının bugünkü kombinleri23
- sözlük erkeklerinin bugünkü kombinleri11
- anın fotoğrafı6
- humus3
- sözlüğe fotoğrafımı atacağım9
- sinirlenince yaptığınız şeyler9
- sözlüğün en yakışıklı erkek listesi6
- tuğralı doblo3
- yazarların 80 lerde nasıl göründüğü36
- mit'e girmek için gereken şartlar sıralı tam liste2
- yaşar dinleyen erkek8
- dedem abdülhamid gah gah2
- seyyid kutub4
- psikolojik danışmanlık ve rehberlik2
- gocu28
- günün en güzel kızı3
- avm gezme kültürü7
- gocu kaç yaşında7
- ince belli kızlar bakar mısınız6
- kendin gibi biriyle olmak4
- mazot 100 tl olacak2
- yaşlandıkça ölüme yaklaşmak5
- göbeklitepe de dikilen ilk sütunlar4
- ak partililerin apoya villa yaptırması3
- gokyuzunun silinen rengi2
- sevilmek3
- öcalan için imralı da ev inşa edilmesi10
- sözlüğe elini atan erkeğin namusu27
- ezginin günlüğü açıp tek başına uzun yola çıkmak6
- tabağındaki yemeği bitiremeyen erkek5
- nakit para taşımamak4
- 2 maça evi arabayı basmak2
- boya teknolojisi2
- tavuk döner sırasında hayatının aşkına rastlamak6
- kahvaltı9
- moğol cb'nın 100 kg ağırlıkla 20 tekrar yapması3
- sözlük yazarlarına güvenmek19
- atatürk diyor ki3
- yeni parti tüzüğü5
- her şeyin mizahı yapılmalı mı18
- boyumun 2 cm kısalması22
- claude'un savaş ve casuslukta kullanılması5
- masterchef türkiye2
- balık etli kızlar bakar mısınız3
- öcalan için bahçeli ve konforlu bir ev yapılması6
- muhafazakar eşcinsel4
- küpe takan adama kız vermem diyen baba10
- regl ağrısı çeken sevgiliye yapılacaklar12
ikinci yeni şairlerinin en önemlilerinden biridir.
subay şair.
yazar tomris uyar'ın eşi. ikinci yeni'nin kendine özgü bir dil-üslup yaratan şairlerindendir. cemal süreya bir şiirinde, 'öldüğü gün hepimizi işten attılar' demiştir uyar için. dünyanın en güzel arabistanı, divan, kayayı delen incir gibi yapıtları vardır. son olarak çıkan bütün şiirleri adı altında külliyatını bulmak mümkündür.
edit: bunu kötü oylayan mal çok karmaşık duygular içinde sanırım.
edit: bunu kötü oylayan mal çok karmaşık duygular içinde sanırım.
yaza girmeden yazda, sibernetik, adın, göğe bakma durağı...Turgut uyar, cemal süreyya, edip cansever ve tomris uyar arkadaşlığı; en az orhan veli, oktay rıfat ve melih cevdet arkadaşlığı kadar kıskandıracak türden sıkı bağlar ve çatışmalar içeren efsanevi ilişkilerdir; keşke o zamanlarda yaşasaydım, keşke onlarla oturup sohbet etme olanağım olsaydı dedirtir insana..
sakinim bütün gece boyunca,başımı değişmeyen düşüne koyunca..okuduğumda vurulduğum söz,şair..şiirleri büyük saat adli kitapta toplanmıştır..herkes sevmez,seven bırakamaz kitabını!
Sibernetik
üç kere üç dokuz eder, bilirsin.
Birin karesi birdir,
karekökü de
bilirsin " mutlu aşk yoktur"
bilirsin
ama baharda ya da dışarda
sonsuz göğün altında
aşkın aşkla çarpımı
nedendir bilinmez
hep sonsuzdur
üç kere üç dokuz eder, bilirsin.
Birin karesi birdir,
karekökü de
bilirsin " mutlu aşk yoktur"
bilirsin
ama baharda ya da dışarda
sonsuz göğün altında
aşkın aşkla çarpımı
nedendir bilinmez
hep sonsuzdur
(bkz: çok üşümek)
(bkz: geyikli gece)
(bkz: bir gün sabah sabah)
(bkz: akşamüstü rüyası)
(bkz: senfoni)
(bkz: geyikli gece)
(bkz: bir gün sabah sabah)
(bkz: akşamüstü rüyası)
(bkz: senfoni)
büyüleyici şiirlerin sahibi şair. müthiş bir söyleyiş tarzı vardır. bu söyleyiş tarzı 'müthiş'liğini doğallığından alır.
çok özel bir şairdir turgut uyar, benzersiz.
ve işte şiir
ilkin
Bunu kimse söylemedi belki düşündü
çünkü vardır insanın yaşamasında
uyku ve öfke gibi vardır
kimse söylemedi
tuzunu çoğaltan bir denizde
nasıl batarsa güneş öyle
ben de kaçırdım
ki gözüm bütün gün
günboyu lekelerde
kaçırdım ama şöyle de söylenebilir
şiirin bütün geçmişinin dışında
önceden açıklanan her şeyin dışında
örneğin en sıcak ülkelerin yazında
en soğukların kışında
yanarım üşürüm berbat olurum
hiçbir şeye yaramam
ama yine de seni severim
o zaman sen de beni sev
evet
çok özel bir şairdir turgut uyar, benzersiz.
ve işte şiir
ilkin
Bunu kimse söylemedi belki düşündü
çünkü vardır insanın yaşamasında
uyku ve öfke gibi vardır
kimse söylemedi
tuzunu çoğaltan bir denizde
nasıl batarsa güneş öyle
ben de kaçırdım
ki gözüm bütün gün
günboyu lekelerde
kaçırdım ama şöyle de söylenebilir
şiirin bütün geçmişinin dışında
önceden açıklanan her şeyin dışında
örneğin en sıcak ülkelerin yazında
en soğukların kışında
yanarım üşürüm berbat olurum
hiçbir şeye yaramam
ama yine de seni severim
o zaman sen de beni sev
evet
can yücel, ece ayhan, edip cansever ve cemal süreya gibi şairlerin çok yakın dostuymuş.
can babanın bir şiiri:
ben turgut'la okuşup konuştuğumda
yaşamın umman soluğunu soluduğumda
denize açılır olurdum hep
fethe çıkarcasına
"dünyanın en güzel arabistanı"nı
şiirimizin o en kızıl saçlı levendiyle.
can babanın bir şiiri:
ben turgut'la okuşup konuştuğumda
yaşamın umman soluğunu soluduğumda
denize açılır olurdum hep
fethe çıkarcasına
"dünyanın en güzel arabistanı"nı
şiirimizin o en kızıl saçlı levendiyle.
(bkz: yokuş yola)
Tütünler Islak kitabı ile 1963 Yeditepe Şiir Armağanını, Kayayı Delen incir ile 1982 Behçet Necatiğil Şiir Ödülünü, ve Büyük Saat (1994) ile Sedat Simavi Vakfı Edebiyat Ödülünü almış usta şair. *
Kadınlarla yattığım yetse ya
Birde kadınlarla yattığıma inanmam gerekiyor
Hoşlanmıyorum
Kadınlarla yattığım yetse ya
Birde kadınlarla yattığıma inanmam gerekiyor
Hoşlanmıyorum
ikinci yenilerde anlamadığım tomris uyar kime aitti sorusuna çoğu kişinin cevaben diyeceği kişidir...
turgut uyar,
içimdeki charles milles manson..
küçükparmakkapı sokak'ın önünde bir arkada$ımı bekliyordum.
parmakları kesilmi$ eldivenlerin sigara içenlere kolaylık sağladığını öğrendiğim ya$taydım. meftun olmaya alı$maya ba$ladığım zamanlardan biri olduğunu dü$ündüğümdendir ki, önümden geçen ve rüzgarın darbesiyle ka$kolu boğazının soluna doğru dü$mü$ olan kumral kızın gözbebeklerine doğru deruni bir glans yolladım ancak o, reaksiyon vermemeyi tercih etti. takmadım elbet. hani bazen insan a$ık olmak ister ya, kalbini pır pır ettirecek minik heyecanların pençesine dü$mek için kasar; susar ya en konu$acağı yerde, tam o ya$taydım. saate baktım. 45 dakika gecikmi$ti. poetika cafe'nin aurası beni çağırdı o ân. girdim. uzun beyaz saçlarını yele olarak nitelendirebileceğim heybetli bir adam yakınıma geldi ve bana, " çay içer misin dostum? " dedi. tırstım ama kabul ettim. sonrası malum edebiyat payla$ımları : yazarlar, $airler, ele$tirmenler, muharrirler derken konu her zamanki gibi benim ve kar$ımdaki efsunlu adamın favorilerine geldi.
ben,
nazım hikmet ran, edip cansever, sunay akın, küçük iskender, paul eluard, rabindranath tagore, cemal süreya, can yücel, nevzat çelik, yılmaz odaba$ı, murathan mungan, akgün akova falan derken adamın söylediği isimle irkilmem ve daha sonra ona, " evet ben bu ismi bir yerden hatırlıyorum! " demem ve ardından o isim hakkında uzun uzun konu$an adamın göğe bakma durağı demesi ile dudaklarımdan çıkan harbi bir "hassiktir" ile doğrulmam, yani bu bahsettiğim olay örgüsü ile aklıma kazınan ismin turgut uyar olu$u ile kendime küfretmem, sığlığıma rücu etmem, komplekslerimden arındırdı beni..
göğe bakma durağı demi$ bir adamın, kaçak ya$ama yergisi gibi bir $iiri yazabilmi$ bir adamın, hızla geli$ecek kalbimiz diyebilmi$ birinin varlığını geç farkettiğim için kendimi asla affetmedim.
munis bir kedi gibi hayalbaz, gözya$larından ta$an akvaryumunun zemininde yoga yapan japon balığı kadar mazo$ist, kulağını kesen van gogh'un siklameni kadar da betimlenmeye müsait bir canlı formu halinde, yağmur yemi$ ortancalarına baktım bahçemizdeki.. yeat s grave çalıyordu, odamda hüzün değil de hınç ve öfke vardı. evet kendimi affetmeyecektim, evet salak olacak ya$taydım, evet akd i mebhusünanh'a sadıktım ama yine de geç kalmı$ sayılmam diyerek turgut babanın $iirlerinin içine attım kendimi. tuzlu bir yutkunma, buruk bir tad hissediyordum ama;
bahçeye çıktım. bulduğum tüm çiçekleri yaktım.
içimdeki charles milles manson..
küçükparmakkapı sokak'ın önünde bir arkada$ımı bekliyordum.
parmakları kesilmi$ eldivenlerin sigara içenlere kolaylık sağladığını öğrendiğim ya$taydım. meftun olmaya alı$maya ba$ladığım zamanlardan biri olduğunu dü$ündüğümdendir ki, önümden geçen ve rüzgarın darbesiyle ka$kolu boğazının soluna doğru dü$mü$ olan kumral kızın gözbebeklerine doğru deruni bir glans yolladım ancak o, reaksiyon vermemeyi tercih etti. takmadım elbet. hani bazen insan a$ık olmak ister ya, kalbini pır pır ettirecek minik heyecanların pençesine dü$mek için kasar; susar ya en konu$acağı yerde, tam o ya$taydım. saate baktım. 45 dakika gecikmi$ti. poetika cafe'nin aurası beni çağırdı o ân. girdim. uzun beyaz saçlarını yele olarak nitelendirebileceğim heybetli bir adam yakınıma geldi ve bana, " çay içer misin dostum? " dedi. tırstım ama kabul ettim. sonrası malum edebiyat payla$ımları : yazarlar, $airler, ele$tirmenler, muharrirler derken konu her zamanki gibi benim ve kar$ımdaki efsunlu adamın favorilerine geldi.
ben,
nazım hikmet ran, edip cansever, sunay akın, küçük iskender, paul eluard, rabindranath tagore, cemal süreya, can yücel, nevzat çelik, yılmaz odaba$ı, murathan mungan, akgün akova falan derken adamın söylediği isimle irkilmem ve daha sonra ona, " evet ben bu ismi bir yerden hatırlıyorum! " demem ve ardından o isim hakkında uzun uzun konu$an adamın göğe bakma durağı demesi ile dudaklarımdan çıkan harbi bir "hassiktir" ile doğrulmam, yani bu bahsettiğim olay örgüsü ile aklıma kazınan ismin turgut uyar olu$u ile kendime küfretmem, sığlığıma rücu etmem, komplekslerimden arındırdı beni..
göğe bakma durağı demi$ bir adamın, kaçak ya$ama yergisi gibi bir $iiri yazabilmi$ bir adamın, hızla geli$ecek kalbimiz diyebilmi$ birinin varlığını geç farkettiğim için kendimi asla affetmedim.
munis bir kedi gibi hayalbaz, gözya$larından ta$an akvaryumunun zemininde yoga yapan japon balığı kadar mazo$ist, kulağını kesen van gogh'un siklameni kadar da betimlenmeye müsait bir canlı formu halinde, yağmur yemi$ ortancalarına baktım bahçemizdeki.. yeat s grave çalıyordu, odamda hüzün değil de hınç ve öfke vardı. evet kendimi affetmeyecektim, evet salak olacak ya$taydım, evet akd i mebhusünanh'a sadıktım ama yine de geç kalmı$ sayılmam diyerek turgut babanın $iirlerinin içine attım kendimi. tuzlu bir yutkunma, buruk bir tad hissediyordum ama;
bahçeye çıktım. bulduğum tüm çiçekleri yaktım.
cemal süreya şiiri.
ak odada oturur
kapısı penceresinden çok
gözlerinde yıldızlar
serin yerde durur
bir elinde kadeh
öbürünü yarasına bastırır
inşaattan ses gelir
bir şeyi okşar gibidir
uzanıp durmuş mahçup
ışığagöçerin şarkısı
dönülmez dizeler içinde
onunkiler gülaçılır
öldüğü gün
hepimizi işten attılar
ak odada oturur
kapısı penceresinden çok
gözlerinde yıldızlar
serin yerde durur
bir elinde kadeh
öbürünü yarasına bastırır
inşaattan ses gelir
bir şeyi okşar gibidir
uzanıp durmuş mahçup
ışığagöçerin şarkısı
dönülmez dizeler içinde
onunkiler gülaçılır
öldüğü gün
hepimizi işten attılar
düş ve aşk denilen şeyin tarifini yapmadan (?) yediren adam..
sibernetik
üç kere üç dokuz eder
bilirsin
birin karesi birdir
kare kökü de
bilirsin
"mutlu aşk yoktur"
bilirsin
ama baharda ya da dışarda
sonsuz göğün altında
aşkın aşkla çarpımı
nedendir bilinmez
garip bir biçimde
hep sonsuzdur
sibernetik
üç kere üç dokuz eder
bilirsin
birin karesi birdir
kare kökü de
bilirsin
"mutlu aşk yoktur"
bilirsin
ama baharda ya da dışarda
sonsuz göğün altında
aşkın aşkla çarpımı
nedendir bilinmez
garip bir biçimde
hep sonsuzdur
ankarali bir sair...
Tavrım bir çok şeyi bulup coşmaktır
Sonbahar geldi hüzün
ilkbahar geldi kara hüzün
Ey en akıllı kişisi dünyanın
Bazen yaz ortasında gündüzün
sevgim acıyor
Kimi sevsem
Kim beni sevse
demiş, ne de güzel demiş şairdir..
Sonbahar geldi hüzün
ilkbahar geldi kara hüzün
Ey en akıllı kişisi dünyanın
Bazen yaz ortasında gündüzün
sevgim acıyor
Kimi sevsem
Kim beni sevse
demiş, ne de güzel demiş şairdir..
sakin, bütün, gece, boyunca, baş, değişmek, düş ve koymak sözcüklerini;
sakinim bütün gece boyunca
başımı değişmeyen düşüme koyunca... dizelerinde azad edip uçurmuş büyük şair!
sakinim bütün gece boyunca
başımı değişmeyen düşüme koyunca... dizelerinde azad edip uçurmuş büyük şair!
oglu istanbul teknik üniversitesinde bilgisayar muhendisliginde ogretim üyesidir. Oğlunun ismi de turgut uyar'dır.
(bkz: h turgut uyar)
(bkz: h turgut uyar)
Yapı Kredi Kültür Sanat ve Yayıncılık a.ş.'nin isteğiyle bir çok internet sitesinde şiirleri erişime kapatılmış şairdir.
örnek;
http://www.siir.gen.tr/
örnek;
http://www.siir.gen.tr/
'insan hatırlamıyor dün ne yediğini
zaten yediğimiz ne ki hatırda kalsın'
diyerek baba büyüksün dedirten şair. (arz-ı hal).
edit: bu entry kötülendi ya, helal olsun.
zaten yediğimiz ne ki hatırda kalsın'
diyerek baba büyüksün dedirten şair. (arz-ı hal).
edit: bu entry kötülendi ya, helal olsun.
türk şiirinde kürdistan sözcügünü kullanan ilk şair.
güllerin bedeninden dikenlerini teker teker koparırsan
dikenleri kopardığın yerler teker teker kanar
dikenleri kopardığın yerleri bir bahar filan sanırsan
kürdistan'da ve muş - tatvan yolunda bir yer kanar
muş - tatvan yolunda güllere ve devlete inanırsan
eşkıyalar kanar kötü donatımlı askerler kanar
sen bir yaz güzelisin, yaprakların ekşi, suda yıkanırsan
portakal incinir, tütün utanır, incirler kanar
bir yolda el ele gideriz, o yolda bir gün usanırsan
padişahlar ve muşlar kanar, darülbedayiler kanar
muş - tatvan yolunda bir gün senin akşamın ne ki
orada her zaman otlar otlar ergenlikler kanar
el ele gittiğimiz bir yolda sen git gide büyürsen
benim içimde çok beklemiş, çok eski bir yer kanar
güllerin bedeninden dikenlerini teker teker koparırsan
dikenleri kopardığın yerler teker teker kanar
dikenleri kopardığın yerleri bir bahar filan sanırsan
kürdistan'da ve muş - tatvan yolunda bir yer kanar
muş - tatvan yolunda güllere ve devlete inanırsan
eşkıyalar kanar kötü donatımlı askerler kanar
sen bir yaz güzelisin, yaprakların ekşi, suda yıkanırsan
portakal incinir, tütün utanır, incirler kanar
bir yolda el ele gideriz, o yolda bir gün usanırsan
padişahlar ve muşlar kanar, darülbedayiler kanar
muş - tatvan yolunda bir gün senin akşamın ne ki
orada her zaman otlar otlar ergenlikler kanar
el ele gittiğimiz bir yolda sen git gide büyürsen
benim içimde çok beklemiş, çok eski bir yer kanar
aşkım da değişebilir gerçeklerim de
pırıl pırıl dalgalı bir denize karşı
yan gelmişim dizboyu sulara
hepinize iyiniyetle gülümsüyorum
hiçbirinizle dövüşemem
siz ne derseniz deyiniz
benim bir gizli bildiğim var.
pırıl pırıl dalgalı bir denize karşı
yan gelmişim dizboyu sulara
hepinize iyiniyetle gülümsüyorum
hiçbirinizle dövüşemem
siz ne derseniz deyiniz
benim bir gizli bildiğim var.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar