bugün

/887
aynı sezonda iki kez fenerbahçe'yi öpmüş kulüp.

bu şampiyonluğumuz 'ilahi adalet' diyen sevgili fenerbahçeli kardeşlerimize gelsin. adalet sonunda tecelli eder demiştik biz size. yok öyle bedavadan çifte kupa vaadleri. bildik bir son yaşadık yine... vakitsiz öten kanaryanın kafasını aslan kopardı. neyse başka baharlara şampiyonluğunuz minik kuşlar.

teşekkürler galatasaray'ım seni sevenleri, sana güvenenleri utandırmadığın için.
goydu şimdi eğleniyor klubü.
yıldırım demirören, namı diğer tüpçünün bütün planları alt üst eden klüp.
şampiyonluğuna değil de 3 5 ergen fener taraftarını bir süreliğine susturduğuna daha çok sevindiğim takımım. yoksa biz bu ligde daha önce hocasız bile şampiyon olduk, evet kadıköy' de kupa kaldırmak çok güzel, en güzel şampiyonluklardan biri oldu bu ama benim için uefa zaferinin yarısı bile değil belki de. o yüzden;

yetmez bize bu kupa şimdi hedef avrupa!
taraftarına büyük bir sorumluluk düşmektedir. bunları konuşmanın şimdi tam sırasıdır bence.

şampiyonluk doyasıya kutlanmalıdır ama ben çoktan doydum mesela. genç kardeşlerimizin heyecanını ve bu sözlükteki 3 5 tane fenerbahçeliye kızıp deliren, onlara cevap veren arkadaşlarımızı anlıyorum, ama onlar galatasaray' ın büyüklüğüne yakışır bir şekilde davranarak, metin oktay' ı örnek alarak sadece kendi takımlarıyla ilgilenmeli, hem bu 3 5 adet trolle prim yaptırmamalı hem de bu genç kardeşlerimize örnek olmalıdırlar. fenerbahçe forması, fenerbahçe arması, fenerbahçe tarihi biz galatasaraylılar için de değerlidir. değerli olmak zorundadır. metin oktay' ın sözünü hatırlamak gerek tam burada ''benim ağları delen golümü o kadar değerli yapan fenerbahçe' nin büyüklüğüdür.'' fenerbahçe çok büyük olduğu için bizim ezeli rakibimizdir. elbetteki taşlamalar, sataşmalar olacaktır, elbetteki -olmasını istemesem de- yönetici, taraftar, futbolcu, yorumcu gibi kişilerin söylem ve eylemleri yüzünden sert atışmalar da olacaktır ama bunlar olurken fenerbahçe armasına, değerlerine saygısızlık edilmemelidir. genç galatasaraylı arkadaşlarım bilmez belki ama bizim ilk kuruluş rengimiz kırmızı beyazdır ve sonrasında da sarı lacivert düşünülmüştür. ben de çok kızıyorum bazı fenerbahçe yöneticilerine, ben de cevap veriyorum onlara sosyal medya aracılığı ile; ama bunu yaparken söylemlerimin o yöneticiyle, o yorumcuyla sınırlı kalmasına dikkat ediyorum. yazının bundan sonrası ise salt galatasarayla ilgili.
biz bu ligde daha önce de 17 kez şampiyon olduk. evet ezeli rakibin sahasında kupayı aldığımız düşünüldüğünde en anlamlı ilk 3 şampiyonluktan biri hatta belki de ilkiydi bu kuşkuşuz. yine de benim açımdan büyütülecek bir şey değil çok fazla. uefa kupası zaferini izleyen arkadaşlar için de böyle olduğunu tahmin ediyorum. belki o zaferin yarısı kadar filandır bu şampiyonluğun hazzı. dolayısıyla bizi bu zaferlere alıştıran galatasaray ve imparator fatih terim2 den daha fazlasını istemek hakkımız ve istiyoruz. bu ligde elbette şampiyon olamadığımız sezonlar olacak. şampiyon olmamayı başarısızlık olarak görmemeliyiz artık. önemli olan her sene şampiyonluk mücadelesinde olmak ve her sene düzenli olarak üzerine koyarak avrupa' da başarılar yakalamaktır. bunun için de istikrar şarttır. fatih terim ve ekibine inanılmalı, arkalarında durulmalı ve neticeler ne olursa olsun sahadaki mücadele ve futbol iyi olduğu sürece bu takım alkışlanmalıdır. bu ligde elbette tekrar fenerbahçe, beşiktaş şampiyonluklar yaşayacaktır. şampiyon olamadık diye takımı başarısız saymak, terim ile yolları ayırmak aptallıktır. bizim ilk hedefimiz artık avrupa olmalı ve bu ligde avrupa için sadece bir araç olarak görülmelidir. biz bu ligin sınırlarını çoktan aştık galatasaraylılar. özellikle genç kardeşlerimize söylüyorum; lütfen bunu bilin ve buna göre davranın.
elbette fenerbahçe bizim ilelebet ezeli rakibimiz olarak kalacak ama şu da bir gerçek ki 2000' den beri bizim fenerbahçe ile aramızda büyük bir fark var. fenerbahçe bunu kabul etse de etmese de var bu fark. fenerbahçe' nin en büyük rakibi biz olabiliriz ama benim için ise fenerbahçe hala en özel rakip olmakla birlikte fenerbahçe' ye karşı alınan başarılar beni en mutlu eden başarılar değil artık. uefa zaferini tatmış, real madrid' den finalde kupayı almış biri olarak daha büyük mutlulukların ne olduğunu biliyorum çünkü.
galatasaray camiası ve galatasray taraftarı; biz daha büyük heyecanların takımıyız. şampiyonluğu kutladık ve bitti şimdi gerçek hedeflere yürüme zamanı. takıma destek olma zamanı. elbette hata görürsek bizce doğru olanları söyleyelim, elbette eleştirelim ama artık başarı ya da başarısızlığı türkiye ligine endekslemeyelim.

son olarak; yetmez bize bu kupa, şimdi hedef avrupa!
18. şampiyonluğunu alarak milyonlarca taraftarını sevindiren kulüp. bireysel bazda değil, takım oyunuyla önce çıkarak, güzel oyunu saha yansıtan ve tüm icatlara rağmen şampiyonluğu kazanan tek aşkımız.

şimdi, ölü fenerbahçe, bitik beşiktaş laflarına katılmıyorum. bireysel bazda oyunculara bakacak olursak;

fenerbahçe: volkan demirel, joseph yobo, gökhan gönül, mehmet topuz, emre belözoğlu, alex de souza, miroslav stoch ve moussa sow.

beşiktaş: tomas sivok, manuel fernandes, fabian ernst, q7, almeida, simao sabrosa.

ve galatasaray: nestor fernando muslera micol, tomas ujfalusi, emmanuel eboue, selçuk inan, felipe melo, johan elmander.

bireysel bazda karşılaştırıldığında hiç birinin galatasaray'dan aşağı kalır bir tarafı yok ama galatasaray'da öyle bir adam var ki, tüm dengeleri alt üst ediyor. kim o zat;

tabii ki fatih terim.

bu adam geliyor. semih kaya gibi oynuyor. hakan balta'lıktan sıyrılıyor, herkesin nefret ettiği engin baytar mücadeleci bir kimliğe bürünüyor, yeri geliyor takımın ofans gücü oluyor. hiç hesapta olmayan emre çolak yıldızlaşır, devre arasında gelen necati ateş'iyle içimizi ısıtıyor.

aykut kocaman ve tayfur havutçu iyi insanlar olabilirler ancak bu iki büyük takımı yönetecek kapasitede değiller kanımca. fenerbahçe 1-0 önce geçince geriye yaslanıp, skor koruyacak bir nitelikte takım değil zaten olmaması da lazım. fenerbahçe lan o. attı mı 1'i, 2'yi isteyecek. beşiktaş'ta q7 çetesi ise maç seçiyor, onları kontrol altında tutacak bir isim lazım, ya hoca ya onlar gidecek. başka düzelmez o takım.

Şimdi futbolcu bazında oyuncularımızı değerlendirelim;

nestor fernando muslera micol: copa america'dan sonra gelişiyle heyecanlandırmış, mondragon'dan sonra bir türlü düzen tutturalamayan kaleye geçmişti. ilk birkaç maç yürekleri ağızlara getirse de, kulüp tarihinin rekoru olan 34 maçta 16 clean sheet ile sezonu kapattı. bir gün gideceksin eminim ama olabildiğince geç gelsin o gün. ellerine sağlık nando.

emmanuel eboue: afrika kupasına gidince çektiğimiz sıkıntılardan ne kadar önemli olduğunu anlıyoruz. yokluğunda puan kayıpları yaşadık, varlığında yobo'yu çay demlemeye yolladık. hem ofansta hem defansta takım için çok önemli. iyi varsın afrika aslanı.

tomas ujfalusi: eboue gelmeden sağbek oynadı, maşallah 18'lik delikanlı gibi gitti gitti geldi. eboue geldi göbeğe geçti, takımın embiyet sübapı oldu. partnerleri değişti ama genç aslan semih'le çok iyi bir ikil oldular. kaptanlık pazubandı da çok yakıştı. reyes'in bonusu diyenlere inat liderlik vasfını sahaya yansıttı. emeğine sağlık ujfa.

semih kaya: benim de tribünde olduğum bir kayseri deplasmanında geçirdi sırtına 26 numaralı formasını. herkeste bir endişe bu 20'lik delikanlı burada oynar mı diye. ama haftalar geçtikçe büyük kaptan bülent'i hatırlattı. top kesti oyun kurdu. samsun'daki geri dönüşün başlangıcı olan golü attı. efendi kişiliği ile göz doldurdu. birkaç sene sonra kaptanlık pazubandı sana da çok yakışacak buna eminim. sarı saçına kurban semih.

hakan kadir balta: fatih terim'le birlikte çıkışa geçen topçu. geçen seneki sönük halinde eser yok. takım savunmasında başarılı kademeye girişlerde de bulundu. kadıköy'deki golü ise milyonları coşturmaya yetti. yüreğine sağlık hakan.

felipe melo: yılın bidonu olarak geldl, yılın kapağı oldu. kendine emin duruşu, soğukkanlılığı, nokta pasları, golleri ve pitbull sevinci ile taraftarın sevgilisi oldu. giydiği 10 numara'nın hakkını verdi. kuvvetli defansif yönü ile selçuk'un yükünü hafifletti. riera ile kavgası bizleri üzse de, özür dilemesini bildi, gollerde riera ile sevindi. şampiyonluk melodisi onunla başladı. gider, kalır bilemem ama gönüllerde yer edeceği kesin. sevincine kurban pitbull.

selçuk inan: geldi yüzümüzü güldürdü, attı yüzümüzü güldürdü, attırdı yüzümüzü güldürdü. duran topları emanet edip, keyifle gollerini, asistlerini izlettirdi. orkestra şefi gibi takımı yönetti, yeri geldi arkadaşlarına fırça attı, istediği pası alamayınca, yeri geldi saçını başını yoldu istediği şutu çekemeyince. şampiyonluğa seninle inandık. saçlarına kurban, selçuk inan.

emre çolak: sezon başında hiç hesapta yoktu, arda var diye culio gitti, arda yok diye riera geldi. ama bekleneni veremedi ispanyol. sonra emre çıktı, kıpır kıpır ufak tefek bir oğlan, hem de fenerbahçe karşısında. ama yüreği kendi gibi değil, cesur, soğukkanlı. alıyor, veriyor, şut çekiyor, orta açıyor. hem bizim hem imparatorun beklentilerine fazla sı ile karşılıyor. önümüzdeki sezon fiziğini biraz daha kuvvetlendirip, yeni ardamız olmaya aday. ondan çok şey bekliyoruz. sakalına kurban emre.

johan elmander: sezon başında takıma geldiğinde iyi bir alternatiften öteye gidemeyeciğini düşünüyorduk, tek düşünen biz değil yöneticilerdi, bangır bangır forvet arandı ancak kalite-maliyet dengesine uygun bir adam bulunamayınca baros'la beraber takımın ofans yükünü çekti. tek forvet oynadığı dönemde sıkıntı yaşadı ama 2 forvete dönünce çehresi değişti. defansı rakip kaleden başlattı, pres yaptı, orta saha geldi. bir maç ondan fazla koşan biri olunca, acaba sakat mı düşündürdü. sempatikliği, efendiliği, insanlığı taraftarın sevgilisi oldu. derbilerde attığı gollerle coşturdu. 4 tane akciğerine sağlık golmander.

görsel

necati ateş: 32 yaşında 250 bin euro geldi. millete malzeme oldu, en güzel cevabı deplasmanda verdi. özletmişti kendini, gollerini mücadelesini. tekrar yüreğimizdeki ateşi yaktı. tekrar hoşgeldin, necati, örümcekleri almaya devam.

ve bu sene forma giyip ellerinden geleni yapan öncelikle reyiz sabri sarıoğlu sonra da milan baros, aydın yılmaz, albert riera, gökhan zan, ceyhun gülselam, ayhan akman, yekta kurtuluş, çağlar birinci, aykut erçetin, ufuk ceylan, servet çetin, sercan yıldırım, serkan kurtuluş, yiğit gökoğlan'a sonsuz teşekkürler.

futbola veda eden ayhan akman'a hizmetlerinden ötürü teşekkür ederiz. yeni hayatında başarılar dileriz.

nice başarılara hep beraber inşallah.

Kazanacaksınız. Kazanmak için uğraşacaksınız ama netice ne olursa olsun, siz benim gönlümde hep kazandınız, hep şampiyonsunuz ve öyle kalacaksınız. Allah yardımcınız olsun.

oldu da, çok şükür kazandık;

görsel

görsel
kötü bir ligde kılpayı şampiyonluğa sevinen kulüp fakat şampiyonlar liginde böyle bir durum yok türkiyedeki hakemlerde yok neyse gününüzü gösterirler size orada.
şampiyonlar ligi ile ilgili bu ülkedeki herkese ders verebilecek tecrübeye sahip takımımdır. sizden öğrenmeyeceğiz neyin ne kadar zor olduğunu liseli ergenler.
normal sezonda fenere 9 puan, uzatmalarda da ağbilerine (federasyon vb) 1 puan takan süper duble şampiyon takım. Kadıköy'ü, fenerliler için mezar olsa yatılmaz bir hale getirdiler. Onların sayesinde Kadıköy gerçek şampiyonlar gördü ve yanlışlıkla bile olsa sevinemediler.
avrupa'da kaldığı yerden devam edecek olan kulübüm.

yeni yönetimin ve fatih terim hocamızın göreve geldiğinden beri dile getirdikleri konu hep avrupa'ydı. tabi avrupa için iyi bir kadro kalitesi ve derinliğinin sağlanması gerekiyor. bu bir gerçek.

dolayısıyla öncelikle kaliteli yerli oyuncalara ağırlık verilmesi gerekir. hamit altıntop ve nuri şahin kesinlikle ama kesinlikle alınmalıdır. zira, galatasaray kulübü'nün real madrid ile sıcak ilişkisini, fatih terim'in jose mourinho ile olan dostluğunu bilmeyen yoktur; o halde iyi kullanmak gerek.

elmander'in yanına baros gönderilse de gönderilmese de muhakkak iyi bir yabancı forvet alınmalı. bunun yanında riera'dan beklenen verimi alamadığımız için gönderilip yerine iyi bir yabancı sol kanat oyuncusu alınmalı.

velhasıl...

(bkz: kavga daha büyük idealler zaten büyük galatasaray tek büyük)

görsel
türkiyedir galatasaray.
12 mayıs 2012 günü kadıköy'deki şampiyonluk sırasında "aşkım, ışıkları söndürelim, utanıyorum" diyen rakibe sahip türkiye'nin en büyük kulübü. *
şike şike değil sike sike şampiyon olmuş canım takımım, kız evinde sağolsun ışıkları kapatıp romantik bir ortam yaratmışlardı..
2010-2011 sezonunu sekizincilikle bitirmiştir. yaşanan bu kötü sezondan sonra takımın başını 'imparator' fatih terim getirilmiştir ve yerinde transferler yapılmıştır yeni başkan ünal aysal tarafından. sonuç olarak 2011-2012 sezonunu bileğinin hakkıyla şampiyon olarak tamamlamıştır. bu takım yönetimiyle, oyuncularıyla, taraftarıyla bir bütündür. yaşadıkları şampiyonlukla sevindirmişlerdir hepimizi...
ben de bu muhteşem şampiyon takımın ligdeki 1 maçını izlemekten mutluluk duyuyorum. daha önce hiç futbol maçı izlemeye gitmemiştim. ilk gittiğim maç oldu tt arena'ki ankaragücü maçı, 4-0 kazanarak bitirdik. o atmasferi yaşadığım için ve takıma bir nebze olsun katkıda bulunabildiğim için kendimle gurur duyuyorum. gerçi o maça ankaragücü'nün kötü gidişatı sebebiyle yedek ağırlıklı kadroyla çıkmıştık ama olsun, dedim ya bu takım bütündür. mali kriz geçiren ankaragücü takımına destek için 'dayan ankaragücü' pankartı açmış olmak ve o takımı tribünlere çağırmak güzel anılar oldular.
tebrik ediyorum tüm taraftar arkadaşlarımı, tüm futbolcuları, tüm yönetim kurulunu...
objektif bir gözle değerlendirmeye çalışayım tüm takımı;

muslera: refleksleri inanılmaz iyi, yan toplarda benim hayal ettiğim kadar iyi değil lakin kesinlikle bir çizgi kalecisi de değil. galatasaray' a tek başına 4 5 puanlık katkı yaptı diyebilirim. yaşı da genç, daha iyi olacaktır. hep bizimle olması dileğiyle.

eboue: arsen wenger' e elindeki şu şişesini fırlattırabilen tek oyuncudur belki de kendisi. güçlü, yetenekli, sağlam. lakin takım içinde iyi bir lidere ihtiyaç var bu adamı oyunda tutabilmek için zira çok çabuk konsantrasyonu bozulabilen biri. bu sezon iyiydi, bazı maçlarda rakibin solunu koridora çevirdi ama her zaman diken üstünde tutulmalı bu adam sahada. samsa demişti dersiniz. müthiş yetenekli ama ciddi konsantrasyon sorunu olan bir adam. özetle bu sezon iyiydi.

semih kaya: bence muhteşem bir sezon geçirdi. pozisyon alma ile ilgili sorunları var ki bunun ilacı tecrübe. onun dışıdna müthiş cesur, çevik ve hızlı. bu ligin bu sezon en iyi kesicisiydi egemen ile birlikte. eksiği var ama şampiyon takımın stoperi olarak da nasıl bir potansiyele sahip olduğunu gösterdi.

ujfalusi: sezonun en iyilerindendi, hep güven verdi, tecrübesi yetti. hakeme çok itiraz etti sadece sezon boyu. önümüzdeki sene takımda kalmalı ama 35 yaşında olduğu düşünülürse o bölgeye mutlaka sağlam bir adam alınmalı.

hakan balta: bu sezon kariyerinin en iyi sezonlarından birini geçirdi belki de. ondan eboue kadar efektif bir bek olmasını bekleyemezsiniz. bu donanıma sahip değil zaten kendisi. ama gerçekten üst sınırında oynadı. hücuma da katıldı, savunmada da iyiydi.

felipe melo: yetenekleri üzerine konuşmak yersiz. bölgesinin en yetenekli 10 oyuncusundan biri benim için dünyada. altın bidon seçilmesinin nedeni de bu zaten. o kadar büyük beklentilerle gitmişti ki juventus' a sonucunda çok büyük hayal kırıklığı oldu. güçlü, savaşçı, teknik. o bölge için aranan her türlü özelliğe sahip. sadece bazı anlarda kendisine duyduğu aşırı güvenden ötürü basit toplar kaybetti. o kadar4 kusur kadı kızında da olur diyemeyeceğim zira avrupa bu hataları affetmez. daha dikkatli olmalı saha içinde. 29 yaşında ve 13 milyon euro bonservis artı senelik 3.3 milyon euro garanti paraya oynayacaksa gönderilmeli kesinlikle. yok o indirime gider, bonservisinde de bir şeyler yapılırsa alınmalı.

selçuk inan: sezonun mvp' si. attı, attırdı, duran toplarda seneler sonra bize heyecan yaşattı.

engin baytar: hiç beklemediğim şekilde oynadı. takımın en çok mücadele eden adamlarındandı. zaman zaman bal yapmayan arı tabirini üzerine cuk diye oturtsa da yine de hırsıyla, adam eksiltme özelliğiyle beklenenden fazla katkı verdi.

emre çolak: abartıldığı kadar iyi oynamadı. iyi oynadığı maçlar vardı evet ama galatasaray' ın bankosu olmak istiyorsa üzerine koyması lazım. beklemediğimiz kadar fazla katkı verdiğini ise inkar edemeyiz. daha iyi olacağına inanıyorum.

albert riera: hep söyledim yine söylüyorum takım içinde oyunu en iyi okuyan, en iyi saha görüşüne sahip oyuncu belki de selçukla beraber. yetenekli olduğu da çok açık lakin o kadar temposuz, o kadar ruhsuz oynadı ki çıldırttı bizleri zaman zaman. ben yolların ayrılması gerektiğini düşünüyorum.

sabri sarıoğlu: kariyerinin en şanssız sezonunu geçirdi. açıkçası her oynadığı maçta neredeyse puan kaybettik. bazılarında doğrudan sonuca etki eden hatalar yaptı. ama en çıldırtıcı özelliği çok basit pas hataları yapması. her şeye rağmen her zaman bu takımda olmalı. en iyi 6. adam tabirinin futboldaki versiyonu yalnız bir farkla. en iyi 12. adam rolüne soyunmamalı, en iyi 15. 16. adam filan.

necati: devre arasında geldiğinde kimse ondan bu kadar katkı beklemiyordu. evet gol kaçırdı, evet kötü oynadı bazen ama 2. yarıda gelip takımın en golcü oyuncularından biri oldu. maliyetini ve galatasaraylılığını da düşündüğümüzde muhteşem bir transfer oldu.

milan baros: bir dönem harika bir ikili oldular elmander ile. bunu inkar edemem ama hep söylediğim gibi sezon başı yollar ayrılmalıydı ve yerine daha genç, daha etkili bir forvet alınmalıydı. evet ben de çok seviyorum kralı ama kimse babasının hatırına oynamıyor burada. takımın en çok kazananlarından biri. sezon sonu yollar kesinlikle ayrılmalı ama yaptıklarını ve onu asla unutmayacağız.

elmander: onu tanımayanlar -galatasaraylıalr dahil- geldiğinde anlamsız yorumlarda bulundular. özel ilgi duyduğum adamlardan biriydi gelmeden de. keşke 4 5 sene önce gelseydi. çok uzatmak istemiyorum onun başlığı altına defalarca yazdım düşündüklerimi. seneye de bizle. adamın dibidir kendisi.

sercan yıldırım: kendisi bursalıdır. daha geçenlerde bursa' da bir mekanda görüp masasına gitmişliğimiz de vardır. açıkçası hiç katkı vermedi. inanılmaz da yüksek bir maliyeti var. geldiğinden beri sadece twitterdan 'kampta' filan yazdı. güzel kızlar ve gezmeler onun daha çok ilgisini çekiyor futbola kıyasla. gezsin, eğlensin zerre lafım yok ama galatasaray formasının hakkı da sadece twitterdan bir iki cümleyle verilemez. sürati dışında hiçbir ekstra özelliği de yok, neden aldık anlamadım zaten. sezon sonu satılabiliyorsa satılmalı yoksa kiralanmalı.

yiğit gökoğlan: yine hayalkırıklığı oldu benim için kendisi. oldukça yüksek bir maliyete alındı ama hiç katkı veremedi. bir potansiyelini de göremedim açıkçası. sadece süratli hepsi o. umarım önümüzdeki sezon daha farklı bir yiğit olur.

aydın yılmaz: nihayet iyi diyebileceğimiz bir sezon geçirdi. asla banko olamaz ama bu sezon gibi oynarsa her zaman takımda kalır. her girdiği maçta bir hareket getirdi takıma.

çağlar birinci: beklentim çok daha fazla kendisinden. tempolu ve güçlü bir oyuncu olduğuna inanıyorum ama sakatlıklar çok geri götürdü onu, hakan' a bu sezon iyi olduğundan forma şansı bulamadı. seneye daha güçlü ve hazır olması gerekiyor. banko kalır takımda çünkü sol bek yok zaten ülkede.

ceyhun gülselam: benim için boş transferlerden birisi de kendisi. ne ekstra bir performansı oldu bu zamana kadar ne de ekstra bir özelliği. uzaktan şutu var diyorlar kariyerine baksan 4 5 tane ancak atmıştır. uzaktan şut özelliği oaln adam bir sezonda 4 5 gol atmalı ki özelliği var densin. sene de 1 golün ne özelliği var. uzaktan şut özelliği olan adam 2 3 gol atar 2 3 karambol ya da korner yaratır filan. umarım seneye daha iyi olur. gönderilmez, kalır takımda kendisi. çok eleştiriyorum ama 1 milyon euro almasını da kabul edemiyorum. ya hiç mi melo2 yu izlemedin? hücumda yoksun bari savunmaya yaklaş, top al da pas alternatifi yarat stoperlere.

yekta kurtuluş: çok büyük beklentilerim var ondan. sakatlanması çok kötü oldu. melo selçuk ikilisine alternatif olabilecek, oyunun iki yönünü oynayabilen tek oyuncu kadroda. ne ceyhun, ne ayhan selçuk ya da melo' ya bir şey olsa dolduramazdı yerini. allah' tan engin çok mücadele etti de melo' nun olmadığı maçlarda idare ettik.

gökhan zan: futbolu bu forma ile bırakmalı. bugün anadolu takımında sivrilen bir stoper için 5 milyon eurodan kapı açarlar. bence asla galatasaray' ın bankosu olamaz ama bir transfer daha geldiğinde ujfa ile birlikte rotasyonun parçası olur her zaman.

ufuk ceylan: taffarel' den sonra innaılmaz bir gelişim gösterdi. zaten manisaspor' da iyi olduğundan alınmıştı kendisi. yetenekleri var, taffarel ile de form tutu ama asıl gelişim gösterdiği özellik topu oyuna sokma biçimiydi.

ayhan akman: tüm emeklerin için teşekkürler kaptan. bazen kızdık, bazen kırıldık ama en kötü günde de hiç kaçmadın, hep oradaydın. yolun açık olsun, varsa hakkımız bin kere helal olsun.

serkan kurtuluş: hala ona şans verilmesi gerektiğine inanıyorum. sezon sonu kesin yolcu ama

mehmet batdal: umudumuz vardı, fizik var, teknik var ama zerre yıpratıcılığı, mücadelesi yok. yolu açık olsun, kesin yolcu bence

aykut erçetin: üçüncü kaleci olmayı kabul ederse kalmalı ama etmiyorsa yolu açık olsun.

kazım: potansiyelini hiçbir zaman sahaya yansıtamayan biri oldu hep. eboue gibi konsantrasyon sorunu yaşayan, melo gibi her zaman patlamaya hazır bir oyuncunun olduğu yerde kendisi çok tehlikelidir. umarım kalır yunanistan' da.

servet çetin: kutlamar için podyuma gelirken sana uzatılan kaşkolu reddederek hepimizin gözünde bittin zaten. yine de sakat sakat oynadığın günlerin hatrına varsa eğer hakkımız helal olsun, yolun açık olsun.

özet olarak; riera, baros, mehmet batdal, aykut erçetin, serkan kurtuluş, servet çetin, sercan yıldırım yollanmalı, kazım kesinlikle geri alınmamalı.

hepsi yabancı ve hepsi çok kaliteli olmak kaydıyla mutlaka bir stoper, bir orta saha, bir kanat ve bir forvet alınmalı.
Şampiyonluğu haketmiş takım.
"bir sezonda haksızlıklara karşı 2 kere nasıl şampiyon olunur" adlı efsanesinin tüm okullarda ders olarak okutturulması gereken kulüp,kulübüm.
şikecilerin baş belasıdır.
kadıköyde şampiyonluk kupasını kaldırarak şikecilere tarihin en sağlam kapaklarından birini takmış olan güzide kulübüm.
savunma yaparak , şampiyonluğunu kadıköy'de ilan eden takım.
şampiyon olsunda ekonomisi düzelsin stadın parasını ödesin diye şampiyon yapılan takım.
son on yılda sevenlerine cehennem azabı yaşatan fakat terimin yeniden gelmesiyle ümitleri yeniden canlandıran türk futbol tarihinin en büyük takımı. galatasaray aslında insanlığı en büyük haykırışlarından biri olmuştur 17 mayıs 2000 gibi. umudunu, hedefini ve sahiciliğini gerçek ve onurlu mücadelesiyle göstermiştir. bu tutku adamı öldürmektedir...
kadıköyde tıpayı takmıştır

gerisini onlar düşünsün..
içinde (bkz: sabri sarıoğlu)nunda bulunduğu güzide takım.
3 buyuk spor kulubu içinde türk spor tarihinin her dalda gelmiş geçmiş en başarılı spor kulübü..

14 sene şampiyonluk göremediği halde şampiyonluk sayılarında ezeli rakıbınden fazla ise şampiyonluk sayısı bence utanması gereken kendsi değildir..

100. yılında fenerbahçe'ye 5 tane atıp kupa almış takımdır..

6-0 yenip o sene altıncı olup babayı almamıştır..

ayrıca 6-0 yenıp 6. olmak yerıne tarıhının en anlamlı maçında galıp gelmeyi yeğelerdi..

ezeli rakıbının sahasında şampiyonluk turu atmış takımdır.. tarihe geçmiştir..

6-0 da videolarla belge gösterip, powerpointleri ti ye alanlar, zalad'ın satın alındıgını powerpointle ispatlasınlar yarın feenrbahçe'liyim bu kadar net..

ne bir itiraf ne bır belgesiz para çıkışı, ne bır yönetıcının maçtan önce, sonra, 20 yıl sonra bıle zalad ile fotografı bulunmamaktadır..

bir hazırlık maçında başka formayla oyuncu oynatıp cezasını ceken kulüptür..

şike yaptıgı tescillendiği halde cezalandırılmayanlardan değildir.

her sene kadıköyde her şeyı sahaya atıp kan akıtanlar ama devletın takımı olup kayırılan bır kulup gibi değildir..

sahaya açık çakı atanları da hatırlar .. kemal dinçer bilir nasıl sakladığını çakı'yı..

2010-11 sezonununda utanacagı hiç bir şey yoktur.. serefı ıle 8. olmuştur..

utanması, sokağa çıkmaması gerekenler şikesi tescillenen, şerefsiz şampiyonluklarına sevinenlerdir..
© copyright 2005 - 2026