• lan sen gerizekalı mısın? özürlü müsün?
    beyinsiz.

    ben çok cahil gördüm ama sen içlerinde en nadide olanısın. şu başlık altında seni her rezil edişim müzelik bir eser adeta.

    ingiliz kraliyet ailesinin yılda 40 milyar euro katkı yaptığını yazan sensin.
    baris hemen simdi

    ben de bu rakamın çok fazla olduğunu söyleyip forbes'in 2019 yılında yazdığı şeyi sundum.
    ingiliz kraliyet ailesi 40 milyar euro değil, 2 milyar euro kazandırıyor diye.
    baris hemen simdi

    hatta kaynağın linkini de verdim sana;
    https://www.forbes.com/si...-88-billion/#11e7b7a629c8

    40 milyar nerede, 2 milyar nerede arada 38 milyar euro fark var.

    ama hala kalkmış link verdim ıspatladım diyor gerizekalı.
    yazdığı şey de şu;
    (bkz: #43568069)

    ulan yazının sonunda verdiğin linkte bile "404" uyarısı veriyor. yani ölü link, yok herhangi bir içerik.
    sen daha link vermeyi bilmiyorsun, kalkmış bir de benle polemiğe giriyorsun rezil.

    sana bin defa söyledim.
    kaynak ver, link ver.

    sen ingiliz kraliyet ailesinin 40 milyar euro yıllık katkı sağladığını iddia ettin, bense senin götünden salladığını ispat ettim.

    şayet götünden sallamadıysan çıkarır kaynak sunarsın. yerli yabancı farketmez.

    lan oğlum ben iktisatçıyım, öyle bir para yok lan.
    yemişler seni cahil herif...
    10 5 ...
  • danıştay'ın ayasofya'nın ibadete açılması konusunu görüştüğü davada, danıştay savcısı'nın görüşüdür.

    danıştay savcısı "kral çıplak" diyerek; "ayasofya'yı açmak cumhurbaşkanlığının takdirindedir" şeklinde görüş bildirmiş.
    https://tr.euronews.com/2...si-davanin-reddini-istedi

    --- spoiler ---
    söz konusu bakanlar kurulu kararının verildiği tarih itibarıyla hukuka uygun olduğunu bildiren danıştay savcısı, görüşünde, "ayasofya hakkındaki karar geçmişte bakanlar kurulu tarafından alınmıştır. ayasofya'yı açmak bakanlar kurulu'nun yani cumhurbaşkanlığının takdirindedir, bu nedenle davanın reddi gerekir." ifadesine yer verdi.
    --- spoiler ---

    bakınız bu ayasofya konusunda ilk mahkeme değil, belli ki son mahkeme de olmayacak.
    bunlar sıkıştıkça ayasofya'yı gündeme getirecekler.

    ilk olarak 2005'te danıştay'a dava açmışlar. reddedilmiş.
    ardından 2008'de yine reddedilmiş.
    2016'da yeniden dava açmışlar, 2018'de yeniden reddedilmiş.

    hala ayasofya peşindeler.
    neden?
    çünkü çok sıkıştılar. kaçacak manevra alanları kalmadı.

    tencereler boş. cepler boş.
    halk işsiz, halk aç...

    böyle bir kitleyi de en iyi din ile konsolide edeceğini biliyor akp.
    şayet insanları din ile oyalamazsa gelecek günlerin kötü olduğunu biliyor.

    danıştay'ın da olumsuz karar vereceğini biliyorlar, buna rağmen dava açıyorlar.

    bunun böyle olacağını, danıştay'ın olumsuz karar vereceğini ve bunların da danıştay'ı çomarlara hedef göstereceğini günler önce yazmıştım;
    (bkz: ayasofya konusunda danıştay kurnazlığı/#43538208)

    neyse ki danıştay kararını 15 gün sonra açıklayacağını bildirdi.
    15 gün sonra...
    yani bugün 2 temmuz +15 gün =17 temmuz.

    oysa ki 15 temmuz'un yıldönümünde ayasofya'da namaz kılacaklardı.
    ne oldu şimdi?
    danıştay bunu engellemiş oldu.
    böyle yaygara yapacaklar bakın görürsünüz.

    neyse bekleyelim bakalım danıştay 15 gün sonra açıklayacakmış kararını.
    bir 15 gün böyle kazandılar, danıştay kararından sonra da bir 15 gün kazanırlar temmuz biter...oh miss...

    plan tıkır tıkır işliyor...

    mağduriyet is loading...
    22 4 ...
  • türk mitolojisinde insanoğluna ateşi öğreten kuş...
    anka kuşu

    tengri dünyayı ve üzerinde yaşayanları yarattıktan sonra göklerdeki tahtına çekilmişti.
    bolluk ve bereket dünyayı kucaklamıştı. ne var ki insanların büyük bir sıkıntısı vardı. soğuk...

    kuşların tüyleri, yabani hayvanların kalın derileri ve kürkleri vardı. oysa insanlar çıplaktı. hayvanlar gibi soğuklardan korunamıyorlardı.
    bu durum onları bir arayışa itti.
    güneş gibi parlak ve sıcak bir şeye ihtiyaçları vardı. bu ateşti..

    her yeri aradılar ama bir sonuç elde edemediler.
    ateşe ulaşamıyorlardı. ateşsiz kalmak, soğukta kalmak demekti.

    sonunda içlerinden biri yüksek bir ağacın tepesine kadar çıktı ve oradaki kuşlara dertlerini anlattı.

    "siz kuşlar göklerde uçuyor, uçsuz bucaksız diyarları görebiliyorsunuz. biz insanlara yardım edin. bazılarınız soğuklarda uzak diyarlara göçüyor, daima sıcakta yaşıyorsunuz. gitmeyenlerinizin de tüyleri var onlar sayesinde korunuyorsunuz. biz soğukla baş edemiyoruz, bizim ateşe ulaşmamız lazım. siz bize yardım edebilirsiniz." dedi.

    kuşlar insanlara acıdılar.

    yardım edeceklerine dair söz verdiler ve dört bir yana uçtular.
    epey zaman sonra geri döndüler.
    ne var ki hiçbiri iyi haber getirmemişlerdi.
    insanlar yine de onlara yardım çabaları için ikramda bulundular. bu ikramdan etkilenen bir kuş çok önceleri duyduğu bir şeyi anlattı.

    "ne zaman kimden duyduğumu hatırlamıyorum yeri-yurdu neresidir onu da bilmem ama anka kuşu diye bir kuş varmış, o ateşin sırrını bilirmiş. çünkü onun bir adı da ateş kuşuymuş. onu arayın, gerçekse eğer size ateşi verecektir." dedi.

    artık ateş için bir umut vardı...insanlar bir umut belirdiği için sevindiler.

    dört bir yana dağılıp anka kuşu'nu aramaya koyuldular.
    günler, haftalar geçti ama bulamadılar. sonunda içlerinden biri "ulu kayın'a gidelim. öyle kutsal bir kuş olsa olsa kutsal ağacın dallarında yaşıyordur." dedi. dağları aşıp dünyanın direği olan ulu kayın'a vardılar.
    anka kuşu

    gerçekten de anka kuşu oradaydı.
    onu görünce sevinç ve heyacana kapıldı insanlar.
    saygıyla onu selamladılar ve isteklerini dile getirdiler.
    anka kuşu

    anka kuşu onları yanıtladı;
    "en mükemmel yaratılanın insanoğlu olduğunu düşünüyordunuz ama bir soğukta bu fikriniz sarsıldı.

    oysa ki sizi üstün kılan aklınız.

    onu kullanmalıydınız.
    derdiniz çaresi uzaklarda değil, etrafınızda.
    çevrenizi iyi tanısaydınız bu zorluğu aşabilirdiniz.
    gidin beyaz renkli taşları arayın, onlardan bulduğunuzda birbirine vurun size kıvılcım verecektir. onu da kuru otlarla buluşturun ateşe kavuşacaksınız..."

    insanlar bu bilgiyle yurtlarına döndüler.
    kısa sürede anka kuşu'nun bahsettiği taşları bulup ateşe de kavuştular.
    o günden sonra da artık soğuktan korkmaz oldular...
    anka kuşu

    işte anka kuşu o günden sonra türkler için, insanoğlu için kıymetli ve saygı duyulan bir doğa unsuru oldu.
    onu en kıymetli taşın adı ile andılar ve zümrüd-ü anka dediler...
    anka kuşu

    #mitoloji
    9 0 ...
  • sivas akp gençlik kolları başkanı ve akp'den belediye meclis üyesi olan murat toraman tarafından yapılan suç duyurusudur.
    sivas katliamına katliam diyenlere suç duyurusu

    bu toramana göre sivas katliamı'na "katliam" diyenler sivas şehrinin ismini lekeliyor, sivas'ın imajına zarar veriyorlarmış.

    sivas'ın imajına zarar gelmesin diye suç duyurusunda bulunmuş toraman...

    bak sen şu çakala.
    madem sivas'ın imajını zedeliyor, o halde insanları neden diri diri yaktınız?

    yaktınız diyorum, zira bu suç duyurusu yapan toramanın dedesi de bu olayla ilgili aylarca hapis yatmış.

    bu olayı sivas ile anmamalıymışız, madımak olayı demek yeterliymiş...

    bu arada haber ve bu toraman'ın dünya lideri ile olan samimi fotoğrafları için;
    https://www.birgun.net/ha...kinda-suc-duyurusu-306888

    sivas'ta yaşanan bir katliamdır.
    insanlar diri diri yakılmıştır.

    bu olay unutulmayacak ve her zaman sivas katliamı olarak anılacaktır. nokta.
    #unutmadımaklımda
    #2temmuz1993
    18 7 ...
  • Sesi güzel olmayan Türkü söyleme özürlü biri için makam nota bilmiyor diye ülkede türkü yasaklanır mı?

    Sarhoş biri alkollü direksiyona geçip durakta otobüs bekleyen insanların arasına arabası ile dalsa, el ayak kafa kol kopartıp faciaya sebep olsa, ülkede araba kullanmak yasaklanır mı?

    Ülkede iflas eden bankalar oldu, hatta; tosuncuk diye biri çıktı ve adında bank olan çiftlik bank gibi bir isimle kurduğu dolandırıcılık ağı ile milyarlarca lira tokatladı diye veya bank Asya terörü finans ediyor diye banka faaliyetleri Türkiye'de yasaklanır mı?

    Bir üyesi terörist çıktı, rüşvet aldı vb suçlar işledi diye tüm Türkiye'de siyasi partiler kapatılır mı?

    Bir din adamı ibadethane yerleşkesinde bir kadınla seks yapıyor diye (örn: Suriyeli kadın ile camide imam odasında basılan imam) tüm camiler kapatılır mı?

    Seçime girmesinde bir mahsuru görülmemiş, seçilmiş onlarca belediye başkanını terörist diye görevinden alınıyorsa, tüm ülkede belediyeler kapatılıp yönetimleri lavedilmesi mi gerek?
    Binlerce buna benzer sorular sorabilirsiniz.

    Basın yayın organları arasına artık internet ortamında yayın yapan platformlar da eklendi.

    TC vatandaşlarının sahip olduğu haklar “hürriyet”, “hak”, “insan hakları”, “kamu hürriyetleri”, “kişi hakları”, “vatandaş hakları”, “temel haklar”, “anayasal haklar” gibi değişik terimler kullanılmaktadır. Çoğunlukla bunlar eş anlamda kullanılan kavramlardır. Ancak bununla birlikte aslında bunlar arasında birtakım çok derin farklılıklar vardır.

    Örn: vatandaşların Anayasa’nın 26. ve 28. maddesinde güvence altına alınan ifade ve basın özgürlüğünü ele alalım.

    Suçun şahsiliği ilkesinden, Kanunun açıkça suç saymadığı bir fiil için kimseye ceza verilemez ve güvenlik tedbiri uygulanamaz.
    Kanunda yazılı cezalardan ve güvenlik tedbirlerinden başka bir ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunamaz ilkesi de gözönüne alınırsa Netflix üyeliği veya YouTube üyeliği ya da Twitter için internet hizmeti alan bunun için sözleşme imzalayan para ödeyen insanların durumunu da düşünürsek asıl konu devletin vergi kaygısı değil, vatandaşın uğrayacağı hak kayıpları ihlal edilen ticari hukuk hakları olduğunu da görürüz.

    Vatandaşların anayasal haklarını, suçun şahsiliği ilkesini önemsemeden cebir kullanarak suç isnat edilecek eylemde bulunmayan vatandaşın da aynı şekilde cezalandırıldığı bir uygulama anayasayı ihlal suçudur, anayasa da geçen hükümleri ilga suçudur.
    Bu kararlara kim imza atar, kim düşünür ise bir hatırlatalım dedik.
    5 0 ...
  • dün yoğun bir gündem geçirmişken, bugün özellikle internet ile ilgili olan kısıtlamalar hakkında saraydan bilgilerin sızdığını görüyoruz.

    -Türkiye’den günlük erişimi 1 milyondan fazla olan yurt dışı kaynaklı sosyal ağ sağlayıcılar, Türkiye’deki adli ve idari makamlarca gönderilecek tebligat, bildirim veya taleplerin gereğinin yerine getirilmesi için yetkili en az bir kişiyi Türkiye’de temsilci olarak belirlemek ve bu kişinin kimlik ve iletişim bilgilerini BTK’ya bildirmekle yükümlü olacak.

    -Temsilci belirlemeyen sosyal ağ sağlayıcıya, BTK tarafından bildirimde bulunulacak. 30 gün içinde temsilci belirlemeyen sosyal ağ sağlayıcının internet trafiği, mahkeme kararıyla bant genişliğinin yüzde 95 oranında daraltılabilecek.

    aklıma şu soru geliyor? %95 oranında kısıtlarken %5 lik kısım acaba saray görevlilerinin ajanlıkları için mi ayrılıyor?

    ayrıca:

    Düzenleme ile Netflix, Amazon Prime, Puhu TV ve Blu TV gibi platformlar da yasal altyapıya kavuşturulacak. BTK, kamu yararı gereklerini göz önünde bulundurarak söz konusu platformlarla ilgili “gerekli düzenlemeleri” yapmaya, yetkilendirilmeksizin söz konusu hizmet sunumunun engellenmesine ilişkin tedbirleri almaya yetkili olacak.

    nasıl totaliter oldum vol.04300294

    https://www.milliyet.com....ar-meclis-yolunda-6249277
    4 1 ...
  • şiddet, taciz vesaire diye kategorize etmenin doğru olduğunu düşünmüyorum.

    çocuk denilen canlı o kadar hassas ki bazen bir göz hareketi, ufak bir mimik bile travmaya yol açar. bu konuda freud'un babasıyla yaşadığı bir olay vardır. ırkçılığın yükseldiği dönemlerde babasıyla sokakta yürürken yahudi oldukları için yoldan geçen bir adam, babasına kaldırımdan yürümeye hakkı olmadığını söyler ve freud'un babası da kaldırımdan iner. o an o küçük çocuğun aklına kazınmıştır ve freud yıllar sonra dahi bu anıyı anlatır. güçlü baba figürü yıkılmıştır.

    goethe'nin "insan kendini yalnızca insanda tanır" sözünden yola çıkalım. tıpkı lacan'ın ötekisi gibi. çocuk da kendisini bakıcısında, çoğu zaman annedir bu kişi, tanır. annenin bakışları üzerine sevilmeye değer biri olup olmadığına karar verir. ilgisiz, sevgisiz bir anne ona hiçbir şekilde kötü davranmasa bile yavrusunun ruhunu sakatlar. dokunulmayan, sevilmeyen bebeklerin öldüğünü kanıtlayan deneyler vardır mesela. ilgisiz bir anne, çoğu zaman çocuğunu döven bir zalimden daha zararlıdır.

    şiddetin alt metnine girmek dahi istemiyorum. savunmasız bir çocuğa bunu yapanlar hakkında konuşmak içimi acıtıyor. ne yazık ki hayat herkese eşit değil. bazılarını daha çocukken kırıp döküyor. umarım yaralarınızı sararsınız ve hayat sizden esirgediği sevgiyi bir gün karşınıza çıkarır.
    6 0 ...
  • Tıpkı ispanyanın şüphelenip incelediği gibi italyada da ocak ayında bir şehrin atık su numunelerinin (daha önce başka bir nedenle alınmış) haziranda tekrar incelenmesi sonucu covid-19 bulgularına rastlanmış.

    Bu şu demek, ya avrupadan yayıldı. Fakat tek taraflı olamaz. Yada çinle eşzamanlı olarak karşı tarafın hamlesi ile avrupada başlatıldı. Her iki tez de biyolojik savaş ihtimalini güçlendiriyor. Yani yarasalar masum.
    8 0 ...
  • yine sosyal medya şovenistliğinin sonucu olarak ortaya çıkan hadise.

    muhalif kesimin en mahremine kadar hakaret etmeyi, ufak bir muhalifliği bile vatan hainliği ile asmayla öldürmeyle eş değer tutan zihniyetin yarattığı bu sosyal medya çirkinliği döndü dolaştı kendilerine sıçradı.

    olan da hakaret edenlere oldu, klasik türkiye adaleti daha önceden herkes ağzına geleni herkese söyledi iş kendilerine dayanınca ve sosyal medyada ooooov sesileri çıkınca hooop 11 kişi gözaltı, muhtemelen tutuklananlar da olacaktır.

    adalet benim çocuğuma ya da aileme küfredildiği zaman berat albayrak ile eşit şartlarda kanuni hakka sahip olmaktır. adil yargı ve vatandaşlık hakkı bunu gerektirir.
    7 0 ...
  • uzun süredir Uludağ sözlük'de yazmıyordum. sözlük cok mutsuzum, çok kırgın ve üzgün. öyle bir aşk acısı çekiyorum ki beni her geçen gün daha da eritip bitiriyor. son aylar bir izdirap gibi geçti. kalbimin sizlamasindan o kadar biktim ki, boğazım dügümleniyor. dünyada milyonlarca dert var biliyorum, aşk acısıyla kimsenin başını şişirmek istemiyorum ama bu acı dayanılmaz bir boyuta ulaştı. ağlamaktan yoruldum. onu öylesine özlüyorum ki, tarif edemiyorum. biliyorum asla kavuşmayız, bitti gitti ama bunu kalbim anlamıyor. ölmek isteyecek şekilde acı çekiyorum. aşk yüzünden insan ölmek ister mi demesn kimse, demek ki isteseye biliyormuş.
    3 3 ...