bugün

galatasaray

18. şampiyonluğunu alarak milyonlarca taraftarını sevindiren kulüp. bireysel bazda değil, takım oyunuyla önce çıkarak, güzel oyunu saha yansıtan ve tüm icatlara rağmen şampiyonluğu kazanan tek aşkımız.

şimdi, ölü fenerbahçe, bitik beşiktaş laflarına katılmıyorum. bireysel bazda oyunculara bakacak olursak;

fenerbahçe: volkan demirel, joseph yobo, gökhan gönül, mehmet topuz, emre belözoğlu, alex de souza, miroslav stoch ve moussa sow.

beşiktaş: tomas sivok, manuel fernandes, fabian ernst, q7, almeida, simao sabrosa.

ve galatasaray: nestor fernando muslera micol, tomas ujfalusi, emmanuel eboue, selçuk inan, felipe melo, johan elmander.

bireysel bazda karşılaştırıldığında hiç birinin galatasaray'dan aşağı kalır bir tarafı yok ama galatasaray'da öyle bir adam var ki, tüm dengeleri alt üst ediyor. kim o zat;

tabii ki fatih terim.

bu adam geliyor. semih kaya gibi oynuyor. hakan balta'lıktan sıyrılıyor, herkesin nefret ettiği engin baytar mücadeleci bir kimliğe bürünüyor, yeri geliyor takımın ofans gücü oluyor. hiç hesapta olmayan emre çolak yıldızlaşır, devre arasında gelen necati ateş'iyle içimizi ısıtıyor.

aykut kocaman ve tayfur havutçu iyi insanlar olabilirler ancak bu iki büyük takımı yönetecek kapasitede değiller kanımca. fenerbahçe 1-0 önce geçince geriye yaslanıp, skor koruyacak bir nitelikte takım değil zaten olmaması da lazım. fenerbahçe lan o. attı mı 1'i, 2'yi isteyecek. beşiktaş'ta q7 çetesi ise maç seçiyor, onları kontrol altında tutacak bir isim lazım, ya hoca ya onlar gidecek. başka düzelmez o takım.

Şimdi futbolcu bazında oyuncularımızı değerlendirelim;

nestor fernando muslera micol: copa america'dan sonra gelişiyle heyecanlandırmış, mondragon'dan sonra bir türlü düzen tutturalamayan kaleye geçmişti. ilk birkaç maç yürekleri ağızlara getirse de, kulüp tarihinin rekoru olan 34 maçta 16 clean sheet ile sezonu kapattı. bir gün gideceksin eminim ama olabildiğince geç gelsin o gün. ellerine sağlık nando.

emmanuel eboue: afrika kupasına gidince çektiğimiz sıkıntılardan ne kadar önemli olduğunu anlıyoruz. yokluğunda puan kayıpları yaşadık, varlığında yobo'yu çay demlemeye yolladık. hem ofansta hem defansta takım için çok önemli. iyi varsın afrika aslanı.

tomas ujfalusi: eboue gelmeden sağbek oynadı, maşallah 18'lik delikanlı gibi gitti gitti geldi. eboue geldi göbeğe geçti, takımın embiyet sübapı oldu. partnerleri değişti ama genç aslan semih'le çok iyi bir ikil oldular. kaptanlık pazubandı da çok yakıştı. reyes'in bonusu diyenlere inat liderlik vasfını sahaya yansıttı. emeğine sağlık ujfa.

semih kaya: benim de tribünde olduğum bir kayseri deplasmanında geçirdi sırtına 26 numaralı formasını. herkeste bir endişe bu 20'lik delikanlı burada oynar mı diye. ama haftalar geçtikçe büyük kaptan bülent'i hatırlattı. top kesti oyun kurdu. samsun'daki geri dönüşün başlangıcı olan golü attı. efendi kişiliği ile göz doldurdu. birkaç sene sonra kaptanlık pazubandı sana da çok yakışacak buna eminim. sarı saçına kurban semih.

hakan kadir balta: fatih terim'le birlikte çıkışa geçen topçu. geçen seneki sönük halinde eser yok. takım savunmasında başarılı kademeye girişlerde de bulundu. kadıköy'deki golü ise milyonları coşturmaya yetti. yüreğine sağlık hakan.

felipe melo: yılın bidonu olarak geldl, yılın kapağı oldu. kendine emin duruşu, soğukkanlılığı, nokta pasları, golleri ve pitbull sevinci ile taraftarın sevgilisi oldu. giydiği 10 numara'nın hakkını verdi. kuvvetli defansif yönü ile selçuk'un yükünü hafifletti. riera ile kavgası bizleri üzse de, özür dilemesini bildi, gollerde riera ile sevindi. şampiyonluk melodisi onunla başladı. gider, kalır bilemem ama gönüllerde yer edeceği kesin. sevincine kurban pitbull.

selçuk inan: geldi yüzümüzü güldürdü, attı yüzümüzü güldürdü, attırdı yüzümüzü güldürdü. duran topları emanet edip, keyifle gollerini, asistlerini izlettirdi. orkestra şefi gibi takımı yönetti, yeri geldi arkadaşlarına fırça attı, istediği pası alamayınca, yeri geldi saçını başını yoldu istediği şutu çekemeyince. şampiyonluğa seninle inandık. saçlarına kurban, selçuk inan.

emre çolak: sezon başında hiç hesapta yoktu, arda var diye culio gitti, arda yok diye riera geldi. ama bekleneni veremedi ispanyol. sonra emre çıktı, kıpır kıpır ufak tefek bir oğlan, hem de fenerbahçe karşısında. ama yüreği kendi gibi değil, cesur, soğukkanlı. alıyor, veriyor, şut çekiyor, orta açıyor. hem bizim hem imparatorun beklentilerine fazla sı ile karşılıyor. önümüzdeki sezon fiziğini biraz daha kuvvetlendirip, yeni ardamız olmaya aday. ondan çok şey bekliyoruz. sakalına kurban emre.

johan elmander: sezon başında takıma geldiğinde iyi bir alternatiften öteye gidemeyeciğini düşünüyorduk, tek düşünen biz değil yöneticilerdi, bangır bangır forvet arandı ancak kalite-maliyet dengesine uygun bir adam bulunamayınca baros'la beraber takımın ofans yükünü çekti. tek forvet oynadığı dönemde sıkıntı yaşadı ama 2 forvete dönünce çehresi değişti. defansı rakip kaleden başlattı, pres yaptı, orta saha geldi. bir maç ondan fazla koşan biri olunca, acaba sakat mı düşündürdü. sempatikliği, efendiliği, insanlığı taraftarın sevgilisi oldu. derbilerde attığı gollerle coşturdu. 4 tane akciğerine sağlık golmander.

görsel

necati ateş: 32 yaşında 250 bin euro geldi. millete malzeme oldu, en güzel cevabı deplasmanda verdi. özletmişti kendini, gollerini mücadelesini. tekrar yüreğimizdeki ateşi yaktı. tekrar hoşgeldin, necati, örümcekleri almaya devam.

ve bu sene forma giyip ellerinden geleni yapan öncelikle reyiz sabri sarıoğlu sonra da milan baros, aydın yılmaz, albert riera, gökhan zan, ceyhun gülselam, ayhan akman, yekta kurtuluş, çağlar birinci, aykut erçetin, ufuk ceylan, servet çetin, sercan yıldırım, serkan kurtuluş, yiğit gökoğlan'a sonsuz teşekkürler.

futbola veda eden ayhan akman'a hizmetlerinden ötürü teşekkür ederiz. yeni hayatında başarılar dileriz.

nice başarılara hep beraber inşallah.

Kazanacaksınız. Kazanmak için uğraşacaksınız ama netice ne olursa olsun, siz benim gönlümde hep kazandınız, hep şampiyonsunuz ve öyle kalacaksınız. Allah yardımcınız olsun.

oldu da, çok şükür kazandık;

görsel

görsel
© copyright 2005 - 2026