bugün
- sözlük kızları dertleşiyor10
- game of thrones taki kerhaneci9
- sözlükteki sessiz yazarlar7
- bilgisayar alacaklara tavsiyeler4
- claudian clouds39
- sözlük erkeklerinin bugünkü kombinleri25
- almanya da sol partiyi destekleyen gurbetçi3
- arkadaşlar kova erkeğinden olur mu6
- gurbetçilerin oy kullanma saçmalığı3
- sarı saç mavi göz2
- londra2
- mustafa kemal atatürk ün boyu8
- müslüman kardeşine dua etmek2
- kimse seni sevmiyor4
- afd2
- ölümden korkuyor musunuz30
- 20 eylül 2026 amedspor beşiktaş maçı28
- hiç antidepresan kullanmayan insan6
- size göre akp'nin en büyük ihaneti hangisi19
- hiçbir şey yapası gelmemek4
- habire1220
- verginin ahlaki meşruiyeti3
- öğrencinin kırtasiye masrafı 3 bin 335 lira2
- çağrı dayı2
- döner burger2
- kadın dövmek4
- atatürk diyor ki8
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri51
- yazılımcıların flört edememesi3
- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı36
- 2026 2027 uefa avrupa ligi şampiyonu3
- askerde sahip olunan en büyük lüks17
- 20 eylül 2026 fenerbahçe eyüpspor maçı14
- epoxis2
- tuba büyüküstün2
- iltica16
- koca koca adamların stanley termosla gezmesi11
- hamburgerin içindeki domates4
- forex dolandırıcılığı soruşturmasında 191 gözaltı2
- camilerin propaganda üssüne dönüşmesi15
- vedat muriqi6
- amedspor'un süper ligin lideri olması13
- meriç keskin4
- her biji amed8
- 0 0 719
- laik ülkeyi dinciler yönetirse14
- sözlüğün canlandırılması için yapılması gerekenler7
- depresyon6
- kabe de filistin bayrağının yasaklanması11
- tulumba tatlısı6
ilk kez istanbul'a gelen kişinin bu şehrin büyüsüne kapılıp bir daha kopamadığı, 2010 yılı dünya kültür başkenti. türkiyemizin en kalabalık nüfusuna sahip, avrupa'yı asya ya bağlayan tarihi eserleriyle bütün dünyanın ilgi odağı olması, kültür ve sanat dünyamızın merkezi istanbulumuz. seviyoruz biz istanbulumuzu.
2010 avrupa kültür başkenti.
aşk gibi, masal gibi, umut gibi bir şehir.
hem iyi hem kötü şeyleri barındıran, sevmeye ve bağlanmaya korkulan ama çekiminden kendinizi alamadığınız, gerçek anlamda aşk gibi; bir yanda güzellikleri, bir yanda çirkinlikleri ve ikisinin birbirini tamamladığı bir şehir. boğaz'ı dünyanın incisi, tarihi "türkiye"nin gerçeği ve insanları öyle farklı ki.
belki yaşamayan insanlara, istanbul korkutucu veya kötü görünebilir ama emin olun, türkiye'nin hiçbir yerinde istanbuldaki gibi rahat ve özgür olunamaz. ister müslüman olursun, ister hristiyan, istersen allah'a inanmazsın; ister başını örtersin, ister mini eteğini giyersin, ister şortla gezersin; ister emo olursun, ister ev kızı olursun, isterse çalışan; tüm çelişkileri bir arada toplayan, insanı korkuturken hayran bırakabilen tek şehir sanırım istanbul'um. umarım hiç ayrılmam senden...
hem iyi hem kötü şeyleri barındıran, sevmeye ve bağlanmaya korkulan ama çekiminden kendinizi alamadığınız, gerçek anlamda aşk gibi; bir yanda güzellikleri, bir yanda çirkinlikleri ve ikisinin birbirini tamamladığı bir şehir. boğaz'ı dünyanın incisi, tarihi "türkiye"nin gerçeği ve insanları öyle farklı ki.
belki yaşamayan insanlara, istanbul korkutucu veya kötü görünebilir ama emin olun, türkiye'nin hiçbir yerinde istanbuldaki gibi rahat ve özgür olunamaz. ister müslüman olursun, ister hristiyan, istersen allah'a inanmazsın; ister başını örtersin, ister mini eteğini giyersin, ister şortla gezersin; ister emo olursun, ister ev kızı olursun, isterse çalışan; tüm çelişkileri bir arada toplayan, insanı korkuturken hayran bırakabilen tek şehir sanırım istanbul'um. umarım hiç ayrılmam senden...
Adamı hasta eden, sinirinden ağlatan, ama yaptığı cici hareketleriyle kızdırdığından daha çok kendini sevdiren sevgili gibidir, vazgeçilmezdir. içinde böle türlü türlü çelişkileri barındıran bir şehirdir işte. aşkta da öle olmuyor mu zaten...
grup 110'nun sıfır albümünden bir şarkı.
Gözümden uyku akar
Ama penceremin dışında uyumayan bir hayat var
Kulağıma fısıldar
Baştan çıkarır
Ruhumu soyar
Tüm o ışıklar beni bekler
Biliyorum benim kadar o da beni ister
Seni ister
Beni ister
Ruhunu ister istanbul
Renkli ışıklar gözümü boyar
Yavaş yavaş eksiler insan
Ama yapamam
Kaçamam
Bir kere girdin vücuduma
Atamam
Gözümden uyku akar
Ama penceremin dışında uyumayan bir hayat var
Kulağıma fısıldar
Baştan çıkarır
Ruhumu soyar
Tüm o ışıklar beni bekler
Biliyorum benim kadar o da beni ister
Seni ister
Beni ister
Ruhunu ister istanbul
Renkli ışıklar gözümü boyar
Yavaş yavaş eksiler insan
Ama yapamam
Kaçamam
Bir kere girdin vücuduma
Atamam
bugün ıslak, bugün yavşak, bugün karını bile tutturamamış olsa da sevilen.
Diğer illerimiz, diğer ülke illeri ve herhangi yerleşim birimlerinden ayrımsız olarak; bir toprak alanı üzerine kurulmuştur istanbul da.
insanı özünlü düşünmeye iten; pek çok yerde daha bulunabilecek görünüşlere sahiptir ki farklı yerlerde görülebilecek görünüşleri bir arada bulundurması eşsiz kılıyorsa da bu ili; eşsizliğini zedeleyen çirkinliklere de iye olduğunun farkına varılmalıdır. Bunun yanı sıra; istanbul, dünya taslağı üzerinde iyeliğinde olan konum bakımından önem oluşturmaktadır: Gerek üç ana karanın(Avrupa, Afrika ve Asya) birbirine en çok yaklaştığı yerde olması; gerekse bölgenin yaşamaya uygunluk koşulları bu önemin ana ögeleridir. Bunlar, insan etkinlikleriyle değil; doğanın varlığıyla gelen niteliklerdir. Tabii ki, günümüzde gösterilen bu yoğun ilginin kaynağında sadece doğal etkenler yatmıyordur. istanbul, geçmişinin incelenmesi durumunda birçok insan etkinliğine merkez olmuştur ki; yine, bunların kaynağında istanbul'un konum uygunluğu söz konusudur. -Ben burada; geçmişinin, insan etkinliklerinin, biçimsel özelliklerinin ayrıntılarına girmeyeceğim. Öğrenmeye istekliyseniz; araştırabilirsiniz.-
istanbul, bu kadar tutkunu olmaya değer mi?
insanı özünlü düşünmeye iten; pek çok yerde daha bulunabilecek görünüşlere sahiptir ki farklı yerlerde görülebilecek görünüşleri bir arada bulundurması eşsiz kılıyorsa da bu ili; eşsizliğini zedeleyen çirkinliklere de iye olduğunun farkına varılmalıdır. Bunun yanı sıra; istanbul, dünya taslağı üzerinde iyeliğinde olan konum bakımından önem oluşturmaktadır: Gerek üç ana karanın(Avrupa, Afrika ve Asya) birbirine en çok yaklaştığı yerde olması; gerekse bölgenin yaşamaya uygunluk koşulları bu önemin ana ögeleridir. Bunlar, insan etkinlikleriyle değil; doğanın varlığıyla gelen niteliklerdir. Tabii ki, günümüzde gösterilen bu yoğun ilginin kaynağında sadece doğal etkenler yatmıyordur. istanbul, geçmişinin incelenmesi durumunda birçok insan etkinliğine merkez olmuştur ki; yine, bunların kaynağında istanbul'un konum uygunluğu söz konusudur. -Ben burada; geçmişinin, insan etkinliklerinin, biçimsel özelliklerinin ayrıntılarına girmeyeceğim. Öğrenmeye istekliyseniz; araştırabilirsiniz.-
istanbul, bu kadar tutkunu olmaya değer mi?
23 ocak 2010'dan sonra seni bir daha asla terketmeyeceğim.
her ne sebeple olursa olsun...
her ne sebeple olursa olsun...
öl şehirde kal şehirde demiş birileri. iyi demiş... hem öldüğünü hem de yaşadığını anladığın tek yerdir. ya ölürsün ya yaşarsın. make your choice.
benim şehrim.
her sabah gözlerimi boğaza karşı açmak benim için bir nimet, sırf bu yüzden şükrediyorum allah'a bana bu şehirde hayat verdiği için.
çok gitmeye çabaladım, bırakıp gidecektim istanbulumu kafama koymuş planlar yapıyordum.
kıskanç bir sevgili gibi bırakmadı beni, bütün planlarımı alt üst etti.
ama bana hiçbir zaman ihanet etmedi, derdimi dinledi gözyaşlarımı sakladı maviliğinde.
ben hep o'na ağladım, derdimi o'na anlattım. "geçecek" diyemedi belki ama boğazının tuzunu yarama ilaç diye bastı.
seviyorum şehrimi, belki insanlar şikayetçi ondan ama ben seviyorum.
başka boğazlar gördüm, başka şehirler, başka denizler...ama hiçbiri istanbul gibi değildi, hiçbiri bu kadar benim olmadı.
her sabah gözlerimi boğaza karşı açmak benim için bir nimet, sırf bu yüzden şükrediyorum allah'a bana bu şehirde hayat verdiği için.
çok gitmeye çabaladım, bırakıp gidecektim istanbulumu kafama koymuş planlar yapıyordum.
kıskanç bir sevgili gibi bırakmadı beni, bütün planlarımı alt üst etti.
ama bana hiçbir zaman ihanet etmedi, derdimi dinledi gözyaşlarımı sakladı maviliğinde.
ben hep o'na ağladım, derdimi o'na anlattım. "geçecek" diyemedi belki ama boğazının tuzunu yarama ilaç diye bastı.
seviyorum şehrimi, belki insanlar şikayetçi ondan ama ben seviyorum.
başka boğazlar gördüm, başka şehirler, başka denizler...ama hiçbiri istanbul gibi değildi, hiçbiri bu kadar benim olmadı.
herkesin ayrılmaya karar verip ayrılamadiği şehir sanırım, ben de ayrılamayacağım galiba, gidicem diye saatlerce yazmıştım ama fos oldu. seviyorum allahın belası şehri.
sırf nişantaşı semtiyle bile izmir'den fersah fersah üstün olan nadide şehrimiz. tam bir metropol olma yolunda ilerliyor, hadi bakalım.
normal bir şehirden farklı olarak adeta yaşayan ve insana içinde bulunduğu süre zarfı boyunca yaşadığını hissettiren güzide yer.
her şeye rağmen sevebilmenin adıdır. trafiği, türlü türlü sorunlarına rağmen vazgeçilmeyendir. aşk gibi.
büyük sevdaların şehri. hergün kalabalığıyla, trafiğiyle ulan yeter be dedirten ama her güneşin doğuşuyla bütün güzelliği ile insanı kendine daha da sıkı bağlayan şehir. hele bir de bu şehirde sevdalandıysanız. ne şehir bırakır peşinizi ne sevdanız. hele bir de sevdanızı bu şehre gömdüyseniz... o zaman gitmek ne mümkün. gün gelir gidecek olursunuz, gitseniz her şeyin değişeceğini bilirsiniz de ama gidemezsiniz işte. sizi bu şehre bağlayan şehre olan sevdanız mıdır, bu şehire gömdüğünüz sevdanız mıdır? bilinmez. bilinen tek şey vardır ki artık siz bu şehirden gidemezsiniz.
sevipte kavuşamayanları simgeleyen bir şehirdir.
boğaz'ın iki yakası asya ve avrupa birbirine aşıktır. avrupa teknolojiyi yakından takip eden entelliğin mına koymuş, gözlüklü, modern, giyimine özen gösteren erkek, asya narin ellerini tarlalarda toza toprağa bulayan, al yanaklı köylü güzeli...
kız kulesi görenin aşık olduğu, truvalı helen'e taş çıkaran, fıstık gibi bir hatun, galata kulesi mağrur, cesur, delikanlı bir abidir. bu ikisi de içten içe birbirlerine yanıktır.
ikisi de kavuşamaz ama. avrupa asya'nın gerdanına konduramaz öpücüğü, kız kulesi sarılamaz galata'ya. mecnun'la leyla, ferhat ile şirin hepsi hikaye hepsi ya birbirine kavuşur ya kavuşmadan aşkları söner ya da araya ölüm girer.
lakin benim bahsettiğim aşıklar kıyamete kadar öyle durur. ne bir adım ileri ne bir adım geri. inşallah kıyamet günü buluşurlar.
boğaz'ın iki yakası asya ve avrupa birbirine aşıktır. avrupa teknolojiyi yakından takip eden entelliğin mına koymuş, gözlüklü, modern, giyimine özen gösteren erkek, asya narin ellerini tarlalarda toza toprağa bulayan, al yanaklı köylü güzeli...
kız kulesi görenin aşık olduğu, truvalı helen'e taş çıkaran, fıstık gibi bir hatun, galata kulesi mağrur, cesur, delikanlı bir abidir. bu ikisi de içten içe birbirlerine yanıktır.
ikisi de kavuşamaz ama. avrupa asya'nın gerdanına konduramaz öpücüğü, kız kulesi sarılamaz galata'ya. mecnun'la leyla, ferhat ile şirin hepsi hikaye hepsi ya birbirine kavuşur ya kavuşmadan aşkları söner ya da araya ölüm girer.
lakin benim bahsettiğim aşıklar kıyamete kadar öyle durur. ne bir adım ileri ne bir adım geri. inşallah kıyamet günü buluşurlar.
dünyada iki kıtada da yerleşimi olan tek şehir.
"çocuğunu asma bir beşikte sallamaya çalışan bir annedir istanbul. ve onun biberonudur kız kulesi, soğusun diye suya bırakılan"
yine sunay akın ve yine istanbul'u en güzel anlatan tariflerden biri.
o değil de; özlenir yahu...
yine sunay akın ve yine istanbul'u en güzel anlatan tariflerden biri.
o değil de; özlenir yahu...
kültür başkenti olmuş şehir... götümle gülüyorum şu an. bi yerimin kenarının kültür başkenti olur ancak bu kafayla.
istanbul gerçekten dünyanın en güzel şehirlerinden. seven, sevmeyen vardır. etkileyici bir şehir, gez gez bitmez. bu kısma katılmayacak bir istanbullu yoktur heralde.
peki, kültür başkenti olmuş, dünyanın en güzel şehirlerinden biri olduğu bilinen istanbul, taaa 2-3 gün öncesinden bilinen bu kar/fırtına haline nasıl bu kadar hazırlıksız yakalanabilir? hani sabah ortaya çıksa, meteoroglar yeni farkına varsa, "bu akşama kar yağışı var!" denilse, anlayışla karşılayacağım. ama değil. sınıf arkadaşlarımla iki-üç gün öncesinde konuştuk, cuma, cumartesi ve devam eden günlerde ağır kar yağışı olacakmış diye. e ben biliyorum, haber siteleri biliyor, belediyeler, valilik mi bilmiyor? aptal yerine konulmak pek hoş bi durum değil açıkçası. hadi ben yollar kapandı, beklendiğinden hızlı oldu, gerekli araçlar ulaşmadı yollar rahat açılamadı, ona da tamam. e be belediye, düşünemiyor musun, elektrik kesilirse kombisi olan insanlar bu soğukta ne halt edecek, nasıl ısıtacaklar kendilerini? ben yurt odasındayım, elektriğim var, odada kalorifer var, buna rağmen üç kat çorap giydim, kazakla geziyorum odada. hava buz. insan trafosunu, telini, direğini kontrol ettirmez mi? ara ara gidip gerekli bakımını, temizliğini ne bokum gerekliyse onu yaptırmaz mı? yaptırmıyor işte.
bu olay ne akp'yle, ne de çankaya'nın atadığı valiyle alakası var. mantık işi bu. kar geliyor, hazırlanalım. kültür başkenti ayağına kutlamalar düzenleyip, taksim'de insanları çılgınlar gibi eğlendirmeyi çok iyi biliyorsunuz. e hadi benim yarın taa sarıyer'in dağından mecidiyeköy'e gitmem lazım. ben o yokuşlardan inerken minibüs kaza yapmasın diye içimden dua etmek zorunda mıyım? değilim arkadaşım. herkes işini gücünü bilsin. bilmek yetmiyor, yapsın!
istanbul gerçekten dünyanın en güzel şehirlerinden. seven, sevmeyen vardır. etkileyici bir şehir, gez gez bitmez. bu kısma katılmayacak bir istanbullu yoktur heralde.
peki, kültür başkenti olmuş, dünyanın en güzel şehirlerinden biri olduğu bilinen istanbul, taaa 2-3 gün öncesinden bilinen bu kar/fırtına haline nasıl bu kadar hazırlıksız yakalanabilir? hani sabah ortaya çıksa, meteoroglar yeni farkına varsa, "bu akşama kar yağışı var!" denilse, anlayışla karşılayacağım. ama değil. sınıf arkadaşlarımla iki-üç gün öncesinde konuştuk, cuma, cumartesi ve devam eden günlerde ağır kar yağışı olacakmış diye. e ben biliyorum, haber siteleri biliyor, belediyeler, valilik mi bilmiyor? aptal yerine konulmak pek hoş bi durum değil açıkçası. hadi ben yollar kapandı, beklendiğinden hızlı oldu, gerekli araçlar ulaşmadı yollar rahat açılamadı, ona da tamam. e be belediye, düşünemiyor musun, elektrik kesilirse kombisi olan insanlar bu soğukta ne halt edecek, nasıl ısıtacaklar kendilerini? ben yurt odasındayım, elektriğim var, odada kalorifer var, buna rağmen üç kat çorap giydim, kazakla geziyorum odada. hava buz. insan trafosunu, telini, direğini kontrol ettirmez mi? ara ara gidip gerekli bakımını, temizliğini ne bokum gerekliyse onu yaptırmaz mı? yaptırmıyor işte.
bu olay ne akp'yle, ne de çankaya'nın atadığı valiyle alakası var. mantık işi bu. kar geliyor, hazırlanalım. kültür başkenti ayağına kutlamalar düzenleyip, taksim'de insanları çılgınlar gibi eğlendirmeyi çok iyi biliyorsunuz. e hadi benim yarın taa sarıyer'in dağından mecidiyeköy'e gitmem lazım. ben o yokuşlardan inerken minibüs kaza yapmasın diye içimden dua etmek zorunda mıyım? değilim arkadaşım. herkes işini gücünü bilsin. bilmek yetmiyor, yapsın!
iddialara göre, çarşamba günü -15 dereceyi görecektir.
sadece istanbul değil, ege'nin kuzeyinde dahi hissedilecektir bu soğuk.
(bkz: ananı avradını)
iddialara göre diyorum çünkü bir canlı skor sitesinin haber sayfasında gördüm. kaynağı falan vardı, rus hede hödösü diyordu. yalan gibi gelmedi ama çok da güvenemedim açıkçası. meteorolojinin zaten doğru tahminde bulunduğunu görmedim daha, o yüzden kendim hiçbir şekilde teyit edemiyorum. hava durumuyla falan ilgili bir insanım, termometremle mutlu ve huzurlu bir yaşam sürüyorum. istanbul'a çok yakın bir yerdeyim ama burada soğuk birkaç gün içinde çözülecek gibi.
ha bu hava dalgası rusya'dan gelip kafamıza kafamıza vuracaksa yeni bir dehşetengiz soğuk gelebilir tabi.
sadece istanbul değil, ege'nin kuzeyinde dahi hissedilecektir bu soğuk.
(bkz: ananı avradını)
iddialara göre diyorum çünkü bir canlı skor sitesinin haber sayfasında gördüm. kaynağı falan vardı, rus hede hödösü diyordu. yalan gibi gelmedi ama çok da güvenemedim açıkçası. meteorolojinin zaten doğru tahminde bulunduğunu görmedim daha, o yüzden kendim hiçbir şekilde teyit edemiyorum. hava durumuyla falan ilgili bir insanım, termometremle mutlu ve huzurlu bir yaşam sürüyorum. istanbul'a çok yakın bir yerdeyim ama burada soğuk birkaç gün içinde çözülecek gibi.
ha bu hava dalgası rusya'dan gelip kafamıza kafamıza vuracaksa yeni bir dehşetengiz soğuk gelebilir tabi.
an itibariyle karın hüküm sürdüğü, izlemesi bu saatte leziz bir tad veren şehir. güzellik.
yavaş yavaş araba sesleri daha da artar, en güzelide martıların, kargaların yavaş yavaş uyandığı saatlerdir, şu zaman ve birden lapa lapa bütün bir şehire inat yağmaya başlar kar. acaba şu an ölsem de mutlu ölmez miyim diye sordurtur yazar kişiye. süprizlerle dolu.
yavaş yavaş araba sesleri daha da artar, en güzelide martıların, kargaların yavaş yavaş uyandığı saatlerdir, şu zaman ve birden lapa lapa bütün bir şehire inat yağmaya başlar kar. acaba şu an ölsem de mutlu ölmez miyim diye sordurtur yazar kişiye. süprizlerle dolu.
istanbulu izmirden büyük görenlere karşı en az onun kadar saçma ama giderli bir mani tutturmak isterim efenim..
izmirin kızları istanbulun kazları
izmirin havası istanbulun kafası
izmirin körfezi istanbulun nefesi
izmirin göztepesi istanbul gssi
izmirin kızları istanbulun kazları
izmirin havası istanbulun kafası
izmirin körfezi istanbulun nefesi
izmirin göztepesi istanbul gssi
her şeyin başkenti istanbul...
kadın dediğin istanbul gibidir derler. ya fethi zor fatihi tek ya da gireni çıkanı belli olmayan.
sait faik anlatıyor bu garip şehri alemdağ da var bir yılan adlı öyküsünde. çok da güzel tarif ediyor aslında, hislerime tercüman oluyor:
"Günlerden pazartesi. Yine vapurun alt kamarasındayım. Yine hava karlı. Yine istanbul çirkin. istanbul mu? istanbul çirkin şehir. Pis şehir. Hele yağmurlu günlerde. Başka günler güzel mi? Değil; güzel değil. Başka günler de köprüsü balgamlıdır. Yan sokakları çamurludur, molozludur. Geceleri kusmukludur. Evler güneşe sırtını çevirmiştir. Sokaklar dardır, esnafı gaddardır. insanlar her yerde böyle. Yaldızlı karyolalarda çift yatanlar bile tek. Yalnızlık dünyayı doldurmuş. Sevmek, bir insanı sevmekle başlar her şey. Burda her şey bir insanı sevmekle bitiyor."
"Günlerden pazartesi. Yine vapurun alt kamarasındayım. Yine hava karlı. Yine istanbul çirkin. istanbul mu? istanbul çirkin şehir. Pis şehir. Hele yağmurlu günlerde. Başka günler güzel mi? Değil; güzel değil. Başka günler de köprüsü balgamlıdır. Yan sokakları çamurludur, molozludur. Geceleri kusmukludur. Evler güneşe sırtını çevirmiştir. Sokaklar dardır, esnafı gaddardır. insanlar her yerde böyle. Yaldızlı karyolalarda çift yatanlar bile tek. Yalnızlık dünyayı doldurmuş. Sevmek, bir insanı sevmekle başlar her şey. Burda her şey bir insanı sevmekle bitiyor."
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar