bugün

/245
yanında dünyanın en güzel kızlarının yalan olduğu güzel şehir. yeri gelir, kıroları dahi özlenir.
bir çağı açıp diğerini kapayan şehir. dünya isimli evrenin başkenti. dünyanın en gösterişli imparatorluğunun merkezi. canım türkiye'min kalbi.
bugunku hiziyla nufusu artmaya devam ederse, nufusu 2020 yilinda 18 milyona ulasacak olan buyuk sehir. yine ayni hiz devam ederse 2025'teki nufusu 21 milyon, 2030'daki nufusu da 25 milyona ulasacak. (2007 nufusu 11 milyon ve yillik buyume hizi %3.45)
Artık bir korku şehri haline gelmiştir. Bunu yazın çok daha iyi anlayabiliyoruz. tatile gittigimiz zaman neresi olursa olsun ister Bursa ister Antalya, ister izmir tatil sonunda istanbul a eve gelindiğinde cok net anlarsınız bunu içinize birden bi sıkıntı düşer istanbul dışındayken üstünüzde olan o rahatlama hissi yok olmuştur. Bi daralma,korku barınmaya baslar. üzerinden bi iki hafta geçtikten sonra alışırsınız, tatile bidaha gitme zamanınız gelinceye kadar..
karım..

sanırım aldatıyor beni..
özlenen, özleten şiir gibi şehir. eşsiz boğazından geçerken tüm dertlerinizi siler atar.
"burada ölmeliyim" denebilecek nadir şehirlerden.
özellikle bazı çevrelerce,ıstanbul diye söylenen,aklıma ilk bogaz ve çevresini getiren,paran varsa yaşanacak,yoksa kaçılacak,heran ölümü ensende hissetmene neden olan,kelle koltukta yaşadığın bi şehir.
doğalgaz ve elektriğe yapılan zamlardan sonra bedava kömür dağıtımının da artması sebebiyle havasının kirlilik sınırının 10 katına ulaştığı yerdir. zamanında bu kirlilikten kurtulmak için doğalgazı yaygınlaştırmaya çalışanlar şimdi ise bedava kömür vererek ve doğalgaza zam üstüne zam yaparak doğalgaz kullananları da soba kurmaya teşvik etmektedirler.
(bkz: http://www.milliyet.com.t...e=05.12.2008&b=Pahali gaz ve bedava komur hava kirliligini geri getirdi)
sonbaharın en güzel yaşandığı şehir. hayatımın başkenti.

Sana dün bir tepeden baktım aziz Istanbul!
Görmedim gezmediğim, sevmediğim hiçbir yer.
Ömrüm oldukça, gönül tahtında kurul!
Sade bir semtini sevmek bile bir ömre değer.

Nice revnaklı şehirler görülür dünyada,
Lakin efsunlu güzellikleri sensin yaratan.
Yaşamıştır derim, en hoş ve uzun rüyada
Sende çok yil yaşayan, sende ölen, sende yatan...

yahya kemal beyatlı
osmanlı zamanında islamiyetin etkisiyle islambol adını da almış fakat bir çok uygarlığın gözünü diktigi bir şehir olduğundan bu isim rağbet görmemiştir.
istanbul yedi tepe...eriyorum günden güne....
bu şehre karşı en ufak bi iyi niyetim olmadıgına göre ben ya körüm ya da salak. zira ben istanbul'um, istanbul da ben...
gunun tum yorgunluğunun ardından, bir manzarasına bakakalmak, kavga ederken birden bire durup sevişmeye başlamak gibidir.
(bkz: istanbul boğazı winston kadıköy vapuru üçlüsü)
bir yanına hayran bıraktıran, bir yanına isyan ettiren, en büyük tezatları içinde barındırabilen, dünyanın sayılı ama bence en güzel şehirlerinden biridir.
2000, 2004, 2008 ve 2012 yıllarında yaz olimpiyat oyunlarını düzenlemek için aday olan ve sırasıyla her birini teker teker sydney, atina, pekin ve londra'ya kaptıran şehir. 2016 olimpiyatları için adaylar chicago, madrid, rio ve tokyo olduğuna ve istanbul'un resmi başvurusu bulunmadığına göre geriye 2020 kalıyor, ki toronto ve roma gibi sağlam rakipleri olacak 2020 için.
kucuk bir sehir.
bu şehir şehirlerin hayırsızıdır,
toprağı, suyu değişmeli,
insanı, insanların uğursuzudur,
sonuna kadar dövüşmeli...
ait olunmak istenen şehirdir. bir insana aşık olmak gibidir istanbul'u sevmek; tüm kötü yönlerini görmezden gelip, iyi olan herşeyine tapmaktır.
(bkz: kara maskeli istanbul)
kalabalık olmasından ileri gelen birçok özelliği olan şehirdir. bunun dışındaki özelliklerin istanbul'da yaşayanlarca çokta kullanıldığını söyleyemeyiz.
bir büyük düştür istanbul
bir tiyatro sahnesi
taş, altın oldu mu? bilemem ama
umutlar çoğu kez ayak altında ezildi burada...
(bkz: ey dünyanın koca kahpesi)
yaşama sevincidir.hayat çilesidir.pezevenk şehirdir.umut taciridir.dansözdür.orospudur.ama terkedemezsin.
"Tamam, türkiye nin en büyük, en gelişmiş şehri falan ama o kadar da değil be kardeşim" diyerek hızlı bir giriş yapıyorum; sana ulusal Tv, gazete, dergi gibi yayın organlarının çalışanlarının çoğunlukla Istanbul da yaşaması nın bursa ya yansımasından bahsedicem sayın okurum.

Anlamıyorum ben şimdi; türkiye cumhuriyeti devletinin vatandaşı olan her insanın istanbulu semt semt, cadde cadde bilmesi mi gerekiyor. Bakıyorum bir dergiye veya gazeteye, işte son sayfalara doğru bir okur mektubu:

--spoiler--

"merhaba x gazetesi,

geçenlerde yine arkadaşlarla toplanmışız, bir baseball maçı yapalım dedik ki o da ne! baseball topumuz belediyenin açtığı kanalizasyon çukuruna düştü. Neyse efendim indik kanalizasyona. Ama bir görseniz nasıl pis kokuyor içerisi, kanalizasyon demeye bin şahit ister falan filan biz bu hükümetten hiç memnun değiliz falan filan"

gönderen: ahmet bilmemne / teşvikiye

--spoiler--

bana ne kardeşim ben bilmek zorunda mıyım Istanbul da teşvikiye diye bir semt olduğunu(belki de semt değildir, ilçe falandır halan bilmiyom tam olarak). Sen biliyo musun bursa daki ihsaniye'yi yıldırım'ı, görükle'yi? Yaz "Istanbul" diye güzelce, kimse rahatsız olmasın.

Burdan değerli türk basınına, türk medyasına sesleniyorum: türkiye de istanbul dışında pek çok şehir, ilçe, kasaba, köy var. kalabalıksınız diye ne bu havalar falan!

(bkz: orhan pamuk akıllı olsun)**
© copyright 2005 - 2026