bugün
- rica ediyorum arkamdan konuşmayın12
- dün gece ne oldu7
- silver ile evlenecek erkek53
- sırrı süreyya önder13
- popeyes6
- akepeli değilim ama akp'ye oy atıyorum saçmalığı15
- sözlükte linç yiyen insana karışır mısın16
- insan olmaya çeyrek kala5
- araba sileceği4
- gocu35
- melekler insanlarla nasıl iletişim kuruyor4
- sapıklara empati kasan insan5
- fenerin türkiye'yi yine rezil etmesi5
- çomar sahiplenme3
- g'i l d'e d l'i l y'nin dudakları8
- sarapci koala60
- osmanlı haremi3
- götünü yıkamayan bir kızla evlenir misiniz4
- sözlükteki bayan azlığı6
- 30 ağustos 2026 girne feribot faciası23
- resmine 31 çektim de yattım5
- fikir değiştirmek döneklik midir8
- iki tas çorba3
- sözlük sapığı kim5
- çomarların ülkeye faydası2
- arkadaşlar fasfakirim ya5
- siyaset yüzünden çoğu arkadaşlığın bozulması6
- hristiyanlık3
- gammaz çetesi8
- şarapçının mal varlığı5
- melekenin balıkları kavurması3
- ellerim boş gönlüm hos2
- fetö mitolojisi3
- deniz gül3
- saadetler dilemek3
- el chadaille bitshiabu9
- şarapçının nick değişerek tepkilerden kurtulacanı4
- friedrich hegel la bi cay icek6
- annesine küfür edilmesinden hoşlanan yazar3
- cehennemde isyan çıkarmak2
- seraphim melekleri2
- büyük insan3
- kalyon nail polish2
- aslan boğa kartal ve insan başlı melekler2
- ellerim bos gonlum hos29
- teomancalmasur8
- müdüre tamam aşkım diye mesaj atmak4
- carrefour3
- rica etsem beni linçler misiniz13
- mitsubishi lancer2
entry'ler (31)
me - ce - kare
uludag universitesi makina muhendisliginde doktara yapan arastirma gorevlisi. detayli bilgi icin kisisel web sayfasina basvurabilirsiniz.
http://www.firatoglu.4t.com/indext.htm
(bkz: gorulesi web sayfalari)
http://www.firatoglu.4t.com/indext.htm
(bkz: gorulesi web sayfalari)
ferhan sensoy'un kendi hayatını anlattigi kitap.
jean pierre jeunet ve audrey taotou'ya hayran birakacak film.
masaustu goruntulerimi buldugum sitenin adı.
asmis basci. dunyadaki en iyi basci olarak kabul edenlerin sayisi haylicedir. hakkinda daha ayrintili bilgi almak icin:
http://www.victorwooten.com
http://www.victorwooten.com
Artvin'in Hopa ilçesine bağlı Sugören köyünde doğdu. Müziğe ortaokul birinci sınıfta mandolin çalarak başladı. Çocukluğu, "üstadım" dediği, "Kemençeci Yaşar" lakabı ile tanınan Yaşar Turna'nın yanında türkü dinleyerek geçti. istanbul'a üniversite eğitimi için geldikten sonra müzikle yoğun olarak uğraşmaya başladı. istanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'nden siyasi nedenlerle ayrıldı. 20 yaşında iken, 1992'de Ali Elver le "Dinmeyen" adlı rock müzik grubunu kurdu ve profesyonel müzik yapmaya başladı. Daha sonra Lazca müzik yapmak için bu gruptan ayrılsa da rock'tan kopamadı ve Laz etnik müziğini rock tabanlı yorumlamaya başladı.
1993te Mehmedali Barış Beşli ile birlikte Zuğaşi Berepe (Lazca: Denizin Çocukları) adlı rock müzik grubunu kurdu. Lazca rock yapma iddiası ile yola çıkan ve 1995'te Va Mişkunan (Bilmiyoruz), 1998'de de igzas (Gidiyor) adlı albümleri yaparak bu iddialarını da gerçekleştiren grup, sınırlı sayıda (yalnızca 130 adet) basılmış bir konser albümü çıkardıktan sonra 1999 yılında dağıldı.
Kazım Koyuncu, tek başına müziğe devam etti ve Salkım Söğüt adlı projelerin ikincisinde 3 şarkıyla yer aldı. 2001de Viya adlı ilk solo albümünü çıkardı. Daha sonra Kanal D televizyonunda yayınlanan ve çok sevilen Gülbeyaz adlı dizinin hem müziklerini yaptı, hem de dizinin bazı bölümlerinde oyuncu olarak görev aldı ve bundan sonra yurt çapında tanınmaya başlandı. Daha sonra da Kemal Sahir Gürel ile birlikte Sultan Makamı adlı televizyon dizisinin müziklerini hazırladı.
Karadeniz müziğinin güçlü temsilcilerinden Fuat Saka, Volkan Konak ve Bayar Şahin ile birlikte düzenledikleri, büyük ilgi gören Hey Gidi Karadeniz konserler dizisinin de öncülüğünü yaptı. Nisan 2004'te çıkardığı ikinci solo albümü Hayde, sanatçının popülaritesini daha da arttırdı.
2004'ün sonlarında akciğer kanseri teşhisi konuldu ve tedavi görmeye başladı. 25 Haziran 2005'de, 33 yaşında, tedavi gördüğü Amerikan Hastanesi'nde yaşamını yitirdi.
not: alıntıdır.
1993te Mehmedali Barış Beşli ile birlikte Zuğaşi Berepe (Lazca: Denizin Çocukları) adlı rock müzik grubunu kurdu. Lazca rock yapma iddiası ile yola çıkan ve 1995'te Va Mişkunan (Bilmiyoruz), 1998'de de igzas (Gidiyor) adlı albümleri yaparak bu iddialarını da gerçekleştiren grup, sınırlı sayıda (yalnızca 130 adet) basılmış bir konser albümü çıkardıktan sonra 1999 yılında dağıldı.
Kazım Koyuncu, tek başına müziğe devam etti ve Salkım Söğüt adlı projelerin ikincisinde 3 şarkıyla yer aldı. 2001de Viya adlı ilk solo albümünü çıkardı. Daha sonra Kanal D televizyonunda yayınlanan ve çok sevilen Gülbeyaz adlı dizinin hem müziklerini yaptı, hem de dizinin bazı bölümlerinde oyuncu olarak görev aldı ve bundan sonra yurt çapında tanınmaya başlandı. Daha sonra da Kemal Sahir Gürel ile birlikte Sultan Makamı adlı televizyon dizisinin müziklerini hazırladı.
Karadeniz müziğinin güçlü temsilcilerinden Fuat Saka, Volkan Konak ve Bayar Şahin ile birlikte düzenledikleri, büyük ilgi gören Hey Gidi Karadeniz konserler dizisinin de öncülüğünü yaptı. Nisan 2004'te çıkardığı ikinci solo albümü Hayde, sanatçının popülaritesini daha da arttırdı.
2004'ün sonlarında akciğer kanseri teşhisi konuldu ve tedavi görmeye başladı. 25 Haziran 2005'de, 33 yaşında, tedavi gördüğü Amerikan Hastanesi'nde yaşamını yitirdi.
not: alıntıdır.
1996, mustafa altioklar yonetiminde tarihsel ve dramatik bir eser. film kisaca soyle; 17. yuzyilda osmanli tahtinda dorduncu murat oturmaktadir. malum yasaklarla dolu bir donem; bu donem icinde yasaklari delmek isteyen ve ozgurlukleri savunan bir takim sahislari (hazerfan ahmet celebi, evliya celebi...) ve o sureci elestirel bir bakisla ele aliyor.
oyuncular ise soyle:
hazerfan ahmet celebi: ege aydan
evliya celebi: haluk bilginer
lagari hasan celebi: okan bayulgen
bekri mustafa: savas ay
dorduncu murat: burak sergen
recep pasa: tuncel kurtiz
oyuncular ise soyle:
hazerfan ahmet celebi: ege aydan
evliya celebi: haluk bilginer
lagari hasan celebi: okan bayulgen
bekri mustafa: savas ay
dorduncu murat: burak sergen
recep pasa: tuncel kurtiz
kendisini cok sevmedigim ama oyunculuguyla (istanbul kanatlarimin altinda, agir roman) gozlerimi buyuleyen sahis.
attila ilhan'in bir siirini hemen akillara getiren sozcuk. siir ise soyle:
ben sana mecburum bilemezsin
adını mıh gibi aklımda tutuyorum
büyüdükçe büyüyor gözlerin
ben sana mecburum bilemezsin
icimi seninle ısıtıyorum
ağaçlar sonbahara hazırlanıyor
bu şehir o eski istanbul mudur?
karanlıkta bulutlar parçalanıyor
sokak lambaları birden yanıyor
kaldırımlarda yağmur kokusu
ben sana mecburum sen yoksun
Sevmek kimi zaman rezilce korkudur
insan bir akşam üstü ansızın yorulur
Tutsak ustura ağzında yaşamaktan
Kimi zaman ellerini kırar tutkusu
Birkaç hayat çıkarır yaşamasından
Hangi kapıyı çalsa kimi zaman
Arkasında yalnızlığın hınzır uğultusu
Fatihte yoksul bir gramafon çalıyor
Eski zamanlardan bir Cuma çalıyor
Durup köşe başında deliksiz dinlesem
Sana kullanılmamış bir gök getirsem
Haftalar ellerimde ufalanıyor
Ne yapsam ne tutsam nereye gitsem
Ben sana mecburum sen yoksun
Belki Haziranda mavi benekli çocuksun
Ah seni bilmiyor kimseler bilmiyor
Bir şilep sızıyor ıssız gözlerinden
Belki Yeşilköy'de uçağa biniyorsun
Bütün ıslanmışşın tüylerin ürperiyor
Belki körsün kırılmışsın telâş içindesin
Kötü rüzgâr saçlarını götürüyor
Ne vakit bir yaşamak düşünsem
Bu kurtlar sofrasında belki zor
Ayıpsız fakat ellerimizi kirletmeden
Ne vakit bir yaşamak düşünsem
Sus deyip adınla başlıyorum
içim sıra kımıldıyor gizli denizlerin
Hayır başka türlü olmayacak
Ben sana mecburum bilemezsin..
ben sana mecburum bilemezsin
adını mıh gibi aklımda tutuyorum
büyüdükçe büyüyor gözlerin
ben sana mecburum bilemezsin
icimi seninle ısıtıyorum
ağaçlar sonbahara hazırlanıyor
bu şehir o eski istanbul mudur?
karanlıkta bulutlar parçalanıyor
sokak lambaları birden yanıyor
kaldırımlarda yağmur kokusu
ben sana mecburum sen yoksun
Sevmek kimi zaman rezilce korkudur
insan bir akşam üstü ansızın yorulur
Tutsak ustura ağzında yaşamaktan
Kimi zaman ellerini kırar tutkusu
Birkaç hayat çıkarır yaşamasından
Hangi kapıyı çalsa kimi zaman
Arkasında yalnızlığın hınzır uğultusu
Fatihte yoksul bir gramafon çalıyor
Eski zamanlardan bir Cuma çalıyor
Durup köşe başında deliksiz dinlesem
Sana kullanılmamış bir gök getirsem
Haftalar ellerimde ufalanıyor
Ne yapsam ne tutsam nereye gitsem
Ben sana mecburum sen yoksun
Belki Haziranda mavi benekli çocuksun
Ah seni bilmiyor kimseler bilmiyor
Bir şilep sızıyor ıssız gözlerinden
Belki Yeşilköy'de uçağa biniyorsun
Bütün ıslanmışşın tüylerin ürperiyor
Belki körsün kırılmışsın telâş içindesin
Kötü rüzgâr saçlarını götürüyor
Ne vakit bir yaşamak düşünsem
Bu kurtlar sofrasında belki zor
Ayıpsız fakat ellerimizi kirletmeden
Ne vakit bir yaşamak düşünsem
Sus deyip adınla başlıyorum
içim sıra kımıldıyor gizli denizlerin
Hayır başka türlü olmayacak
Ben sana mecburum bilemezsin..
- anne babam yok mu?
- yuzmeye gitmisti, cocugum.
- yoksa...
- belki de!
(bkz: dikkat sahan cikabilir)
- yuzmeye gitmisti, cocugum.
- yoksa...
- belki de!
(bkz: dikkat sahan cikabilir)
turk dil kurumu'na gore: azerbaycan cumhuriyeti'nde ve güney azerbaycan'da (iran'da) yasayan türk soylu halk veya bu halktan olan kimse.
hocalarin genellikle dersi anlatamadigi ya da birebir kitabi tahtaya gecirmeleri sonucu hocayi protesto etmek icin uygulanabilecek bir yontemdir.
insanin icini oksayan, ulan keske ben de onun yerinde olsaydim dedirtecek olan guzel ispanya yapimi film.
ozellikle yalanini daha da inandirici kilmak icin iki gozun onume aksin seklinde bu sozu cevirenler de yok degildir.