bugün
- göğüs kıllarım çıkmıyor14
- abdullah öcalan orospu çocuğudur16
- sırrı süreyya önder26
- 2026 yılı türk biralarının içilemez hale gelmesi12
- deccaliyet çağı5
- son tüketim tarihi geçmiş ilaç9
- dün gece ne oldu12
- götünü yıkamayan bir kızla evlenir misiniz8
- silver ile evlenecek erkek53
- sözlüğün kendini tekrar etmeye başlaması3
- rica ediyorum arkamdan konuşmayın12
- stt geçmiş kondom kullanmak3
- alman turistlere turist rehberliği2
- sözlükte linç yiyen insana karışır mısın17
- sözlük yazarlarının yuvaları3
- komşunu kendin gibi sev düşmanını da2
- akepeli değilim ama akp'ye oy atıyorum saçmalığı15
- insan olmaya ceyrek kala4
- insan olmaya çeyrek kala8
- siyaset yüzünden çoğu arkadaşlığın bozulması8
- sarapci koala59
- ıoçk katatese elbise dikti mi sorunsalı3
- stt geçmiş kremle intihar etmek3
- arif kocabıyık9
- true'nun çaylak olması5
- sözlükteki linç kültürü8
- atatürk den daha iyi cumhurbaşkanı yok2
- g'i l d'e d l'i l y'nin dudakları8
- cezerye2
- true giderse sözlükte yürüyen cinsellik kim olacak11
- gocu35
- kurtlar vadisi ünsal2
- popeyes6
- araba sileceği5
- iki tas çorba5
- fikir değiştirmek döneklik midir8
- islam sosyoloji ve psikolojiyi kabul ediyor mu4
- sapıklara empati kasan insan5
- fenerin türkiye'yi yine rezil etmesi5
- öbür sözlük2
- sözlükteki bayan azlığı6
- melekler insanlarla nasıl iletişim kuruyor4
- ayak fantezisi3
- müstehcen resim atmak3
- sedef hastalığı2
- 30 ağustos 2026 girne feribot faciası23
- yazarlar şuan ne yapıyor3
- babysharkdodododododod o2
- ismet gürbüz gürbüz mü sorunsalı3
- ellerim bos gonlum hos28
sen şimdi sabrımın taşını yuvarlarsın
uzatırım saçları, tırnakları, anları
beklesem büyür müsün sen çocuk?
ırmaklar genişliyor, dallanıp
budaklanıyor ağaç
sen şimdi sabrımın taşını yuvarlarsın
gizime bir ilmek daha atarım ben
böylece bir kakül iner o çıplak alına
alın o ki saçtan kırışmaz zerresi
kırışır seni beklemekle geçen zaman
belki hiç
gelmezsin!
sen şimdi sabrımın taşını yuvarlarsın
bir yeti değil mi aradığımız ortak?
yangınlara alışma(!) , eğimler seni bilsin(!)
ilk tılsıma vurulmuşuz seninle ikimiz
yağmura şaşıyorum hala bak
senelerdir yağıyor halbuki
*
uzatırım saçları, tırnakları, anları
beklesem büyür müsün sen çocuk?
ırmaklar genişliyor, dallanıp
budaklanıyor ağaç
sen şimdi sabrımın taşını yuvarlarsın
gizime bir ilmek daha atarım ben
böylece bir kakül iner o çıplak alına
alın o ki saçtan kırışmaz zerresi
kırışır seni beklemekle geçen zaman
belki hiç
gelmezsin!
sen şimdi sabrımın taşını yuvarlarsın
bir yeti değil mi aradığımız ortak?
yangınlara alışma(!) , eğimler seni bilsin(!)
ilk tılsıma vurulmuşuz seninle ikimiz
yağmura şaşıyorum hala bak
senelerdir yağıyor halbuki
*
Ahmet Telli şiiri.
Bakışların kayarken
telörgüden içeriye
kanayan bir yara
gibi dudaklarında
gülümseyişlerin
Ne türlü anlatsam
yalnız olmadığımızı
dinmeyecek
yüreğindeki sızı
Biliyorum
Dumanlı bir ova
gibi bulanık şimdi
titreyip duran sesin
parçalanmış ışıltılar
yanıyor gözlerinde
ve solgun
bir umut
Saklamaya çalışarak
sıkıntıları ve acıları
hangi iyiliklerden
söz edersen et şimdi
yüzünün çevrimine
gölgeli bir ikindi
gibi düşmüş keder
Görüyorum
Örselenmiş duygular
ve sevgiler içinde
yine de bulabiliriz
istersek eğer
sımsıcak sevinçleri
ki onların
külleri arasında
sıçrayıp durur hâlâ
öfkenin kıvılcımları
Ama bırak şimdi
biraz daha zayıfladığımı
ve solgun olduğumu
Bana kitaplardan söz et
yeni çıkmış dergilerden
Belki dostlardan gelip
hâl hatır soranlar vardır
onları anlat bana
Sonra hırçın
bir çocuğa benzeyen
doğayı anlat
kuşları. çiçekleri
uzak dağ doruklarını
Bardaktan boşanırcasına
yağan yağmurları
ve genzini yakan
toprak kokusunu anlat
sonra suyun, ormanın
yabanıl sesleriyle
dereboylarındaki
kavakların hışırdayışını
Bakışların dalıp gitmesin
telörgüden içeriye
hayatı anlat bana
sahip çıkıyorsan eğer.
Bakışların kayarken
telörgüden içeriye
kanayan bir yara
gibi dudaklarında
gülümseyişlerin
Ne türlü anlatsam
yalnız olmadığımızı
dinmeyecek
yüreğindeki sızı
Biliyorum
Dumanlı bir ova
gibi bulanık şimdi
titreyip duran sesin
parçalanmış ışıltılar
yanıyor gözlerinde
ve solgun
bir umut
Saklamaya çalışarak
sıkıntıları ve acıları
hangi iyiliklerden
söz edersen et şimdi
yüzünün çevrimine
gölgeli bir ikindi
gibi düşmüş keder
Görüyorum
Örselenmiş duygular
ve sevgiler içinde
yine de bulabiliriz
istersek eğer
sımsıcak sevinçleri
ki onların
külleri arasında
sıçrayıp durur hâlâ
öfkenin kıvılcımları
Ama bırak şimdi
biraz daha zayıfladığımı
ve solgun olduğumu
Bana kitaplardan söz et
yeni çıkmış dergilerden
Belki dostlardan gelip
hâl hatır soranlar vardır
onları anlat bana
Sonra hırçın
bir çocuğa benzeyen
doğayı anlat
kuşları. çiçekleri
uzak dağ doruklarını
Bardaktan boşanırcasına
yağan yağmurları
ve genzini yakan
toprak kokusunu anlat
sonra suyun, ormanın
yabanıl sesleriyle
dereboylarındaki
kavakların hışırdayışını
Bakışların dalıp gitmesin
telörgüden içeriye
hayatı anlat bana
sahip çıkıyorsan eğer.
(bkz: grup dinmeyen)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar