bugün
- dolar 50 tl de olsa oyum ak parti ye34
- ak parti kaybedince ak troller ne yapacak12
- ferhat gündoğdu'nun gözaltına alınması40
- recep tayyip erdoğan27
- sibel kekilli6
- vexillarius the slayer4
- dünyanın en kısa fıkralarından biri5
- leonidas5
- akp denince akla ilk gelenler7
- cumhurbaşkanı olacak olmam3
- sizde hiç utanma yok mu4
- fiziği güzel sözlük kızları47
- yeni uyanmış kadın güzelliği12
- evlenme teklifi bekleyen erkek7
- simko314
- ups boobs'un yeni nicki7
- dünyanın en kaba dilinin hollandaca olması3
- ibne11
- kadın ayağı vs memesi6
- fetö de kandırılmış ekonomi dış güçler2
- bir akp liyi ciddiye almak3
- apoya villa2
- dün gece sözlükte yaşanan ahlaklı olay7
- elma yiyen erkek3
- adalet sağlanana kadar sözlükte yazmamak2
- türkler balık hafızalıdır5
- arap aksanı7
- süresiz nafaka8
- sözlüğün kızgınlık dönemine girmesi5
- nervio13
- günaydın aşk çiçeğim mesajı atmayan erkek6
- cemal enginyurt3
- birinin sizi ilk hatanızda hayatından çıkarması4
- seviştikten sonra teşekkür etmekk11
- paralar gettiii3
- sözlük erkeklerinin memeleri5
- ispanya da maricarmen isyanı5
- baklavalık yufka ile börek yapmak3
- hoca fetişizmi2
- memeleri kafam kadar kız21
- geceye acı ama gerçek bir cümle bırak13
- bilime göre türkçenin konuşulan en eski dil olması7
- kemal kılıçdaroğlu'nun cumhurbaşkanı olması3
- 29 yaşındayım hiç sevgilim olmadı3
- başkanlık sistemi4
- memeye ilgi duyan kadın3
- fatma betül sayan kaya58
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı19
- iş yerinde sinir krizi geçirmek3
- hata yapmaya hakkımız yok mu2
dil yarası olay örgüsü üzerine kurgulanmış, intikam duygusunun ne kadar vahşileşebileceği üstüne büyük laflar eden, başrol oyuncusu min-sik choi'nin performansıyla büyülediği, 2004 cannes film festivalinden ödül almış, müzikleriyle etkileyen, adeta boğazınıza dolanan düğümü son ana kadar çözülmeyen, izlendiğinde tokat etkisi yapan güney kore yapımı film olup tarafımdan şiddetle önerilmektedir.
kusursuz film yoktur düsturu mantıklı bile olsa, kusursuza en yakın film arandığında kapısı çalınacak ilk filmlerden biridir.
filmin senaryosu jo-yun hwang, joon-hyung lim ve chan-wook park(yönetmen) tarafından garon tsuchiya, nobuaki minegishi'nin aynı adlı mangasından esinlenilerek yazılmıştır.
filmin içerdiği şiddet sahneleri bir çokları tarafından gereksiz ve abartılı bulunsada tarafımdan yadırganmamıştır.
kusursuz film yoktur düsturu mantıklı bile olsa, kusursuza en yakın film arandığında kapısı çalınacak ilk filmlerden biridir.
filmin senaryosu jo-yun hwang, joon-hyung lim ve chan-wook park(yönetmen) tarafından garon tsuchiya, nobuaki minegishi'nin aynı adlı mangasından esinlenilerek yazılmıştır.
filmin içerdiği şiddet sahneleri bir çokları tarafından gereksiz ve abartılı bulunsada tarafımdan yadırganmamıştır.
Uzakdoğu film piyasasında yeni bir açılım, filmdeki soundtracklerde film müzikleri arasında sevilenler arasında. Filmin senaryosunu yazan üstadların ellerini öpmek gerek. Ve intikam, evet bu duygunun ne olduğunu sanırım bu film anlatıyor bize...
böyle bir intikam daha dünya üzerinde olamaz dediğim, kurgu olarak müthiş tasarlanmış chan-wook park filmi.tapılması az kalır bu adama.vivaldi'nin eserlerinden duyabilirsiniz filmde, müzikler de enfestir anlayacağınız..başyapıtır bu film başyapıt..
yönetmenliğini chaan-wook `un yaptığı, 2004 güney kore büyük çan ödüllerinde en iyi yönetmen dahil bir çok dalda ödül almış bir uzak doğu filmidir. film klasik intikam konusuyla tarantino filmlerini anımsatır. filmin geneline yayılan şiddet sahneleri biraz iç kaldırıcıdır ki bu yüzden tekrar tekrar izlenebilinecek türden değildir. bu yüzden filmde geçen anlamlı repliklerin kaçırılmaması şiddetle tavsiye edilir.
senaryo ve kurgusuyla aşmış kore yapımı film.. ters köşe finaliyle büyüler..
(bkz: intikam soğuk yenen bir yemektir)
(bkz: intikam soğuk yenen bir yemektir)
muhteşem bir kurgusu olan chan-wook park filmi.
insanı alakasız yerlerde paranoyaya düşüren, sevişmekten soğutan film.
filmin kahramani dae su oh alacagi intikami su sozlerle belirtmistir:"seni bulunca parcalayarak oldurucem oyle ki parcalarini kimse bulamiycak cunku onlari cignegerek yutucam...
tamam belki bu sozler belli bir klise dir intikama dair ama dae su oh ' un mimikleri ve sergiledigi performans filmi izlerken sizin de dehsete dusmenize yol acar.
ayrica bir kum tanesi ya da bir tas ikisi de suda batar...
tamam belki bu sozler belli bir klise dir intikama dair ama dae su oh ' un mimikleri ve sergiledigi performans filmi izlerken sizin de dehsete dusmenize yol acar.
ayrica bir kum tanesi ya da bir tas ikisi de suda batar...
oturup ne kadar kasılsa yazılacağına ihtimal verilmeyen acaiplikte ancak mutlak izlenmesi gereken film.
dünyanın en çarpıcı filmlerindendir. hem kurgu hem de kurguyla örtüşen üslup göz kamaştırıcıdır. finalde yetmişe kadar adımlayan adamın kim olduğunu anlayan seyircinin ağlamak istediği filmdir. köprü ile asansör el silah horozu sahnesinde insan ağlamak istemese de ağlar zaten ama üzüntüden, hüzünden değil. insan karmaşık duygulara sahip bir yaratıktır, buı film o duygulardan bazılarını uyandırmaktadır. yine finalde esas adamın aşırı hareketleri, köpek taklidi filan diğerinin kendisinden istediği şeyi bilmesinden kaynaklanmaktadır. dil, öncesi yakarıştır abartılı görünen ki abartılı değildir.
işlenmesi çok güç olan ensest bir ilişki, dram ile harmanlanan intikam ve özellikle sonlarına doğru sergilenen, sınırları zoryalan oyunculuk. bir başyapıttır bu. başka sözede gerek yoktur.
bir köpek dahi olsa, bütün canlıların yaşaması gerektiği düşüncesini empoze etmeye çalışan güzel bir sinema çalışması. kore sinemasının en iyilerinden pek ala.
şaşırtıcı ve başarılı. kesinlikle izlemeye değer.
etkileyici olduğu kadar rahatsız edici unsurları da bünyesinde barındıran bir chan wook park filmi. kötü davranışlar terbiye edilmeli mesajını resmen kafaya çaka çaka anlatan güzel bir film. nasıl bir intikam aşkıdır o, a benim çekik gözlü woojin'im..*
bir intikam filmi değil, bizzat sinemayı intikam aracı olarak kullanan bir film oldboy. izleyiciye karşı kurulmuş bir tuzak, bir komplo hatta. sınırları aşan, kuralları(ahlak?) hiçe sayan bir cesaret timsali. klişelere hapsolmuş, etkinkiğini-geçerliliğini yitirme noktasına gelmiş sinema anlayışında bir devrim ve ne mutlu ki amerikan sinemasına atılan fiyakalı bir tokat. hiç umulmayan bir yerden hem de: güney kore'den.(legal tanım bu son cümle olsun; güzellemeden azade.)
şeytani bir zeka ürünü. örneğine çok az rastlanan bir senaryo var ortada. referansları, göndermeleri sağlam. soruları apaçık, net. her daim karakterle özdeşleşme eğilimindeki izleyiciyi yerden yere vurmak için ustalıkla planlanmış. iyi-kötü, haklı haksız birbirine karışmış. çelişkiler, zıtlıklar dizboyu. aksiyonun sürükleyiciliğine kapılmışken bir yandan da düşünsün izleyici düşünebilirse artık: nedeni bilinmeyen 15 yıllık bir hapis, işkence, halusinasyon, hipnoz, intikam, intihar, iktidar...en sarsıcı olanı ya da: ensest ilişkide aşk?
izleyenler mutlaka dikkat etmiştir: şiddet sahneleri, tarantinovari bir yapaylıkla değil gerçekçilikle işlenmiş. ensest ilişki sahneleri özellikle estetsize edilmiş ve tekrarlarla güçlendirilmiş. işkence görüntüleri vivaldi eşliğinde akıyor. sürpriz finalde, hikaye tamamen aydınlanıyor ki, dank etsin kafasına izleyicinin; içi iyice kararsın, dayak yemiş gibi öylece kalakalsın.
"neden peki?" diye soranlar için onu da açıklıyor film, diyalogların birinde ve tam da olması gereken bir vurguyla: "güldüğünde bütün dünya seninle güler. ağladığında ise hep yalnız ağlarsın" (sen de dahilsin buna ey izleyici!)
şeytani bir zeka ürünü. örneğine çok az rastlanan bir senaryo var ortada. referansları, göndermeleri sağlam. soruları apaçık, net. her daim karakterle özdeşleşme eğilimindeki izleyiciyi yerden yere vurmak için ustalıkla planlanmış. iyi-kötü, haklı haksız birbirine karışmış. çelişkiler, zıtlıklar dizboyu. aksiyonun sürükleyiciliğine kapılmışken bir yandan da düşünsün izleyici düşünebilirse artık: nedeni bilinmeyen 15 yıllık bir hapis, işkence, halusinasyon, hipnoz, intikam, intihar, iktidar...en sarsıcı olanı ya da: ensest ilişkide aşk?
izleyenler mutlaka dikkat etmiştir: şiddet sahneleri, tarantinovari bir yapaylıkla değil gerçekçilikle işlenmiş. ensest ilişki sahneleri özellikle estetsize edilmiş ve tekrarlarla güçlendirilmiş. işkence görüntüleri vivaldi eşliğinde akıyor. sürpriz finalde, hikaye tamamen aydınlanıyor ki, dank etsin kafasına izleyicinin; içi iyice kararsın, dayak yemiş gibi öylece kalakalsın.
"neden peki?" diye soranlar için onu da açıklıyor film, diyalogların birinde ve tam da olması gereken bir vurguyla: "güldüğünde bütün dünya seninle güler. ağladığında ise hep yalnız ağlarsın" (sen de dahilsin buna ey izleyici!)
oyunculuklari inanilmaz basarili olan filmdir, kurugusu da cok iyi ancak dövüs sahnelerinin abartilmasi biraz tadi kacirmistir filmde.
ayrica bulunmasi zor film, nedense sacma sapan filmler piyasada cirit atarken bu tür kalite filmleri bulmak zor oluyor.
ayrica bulunmasi zor film, nedense sacma sapan filmler piyasada cirit atarken bu tür kalite filmleri bulmak zor oluyor.
"Yağmurlu bir günde... bir telefon kulübesinin dışında durursanız, yüzünü menekşe renkli bir şemsiyeyle gizleyen bir adamla karşılaşırsınız... Size öğüdüm şudur... Televizyonla arkadaş olun."
işkence sahnelerinde vivaldi çalmakta**...yönetmen, ustalara saygı kuşağını** canlandırmaktadır ve iyi etmektedir!
ayrıca filmi, yorumları okumadan izleyin diyeceğim...ama, iş buraya geldikten sonra...
işkence sahnelerinde vivaldi çalmakta**...yönetmen, ustalara saygı kuşağını** canlandırmaktadır ve iyi etmektedir!
ayrıca filmi, yorumları okumadan izleyin diyeceğim...ama, iş buraya geldikten sonra...
"bir hayvandan daha kötü olsam bile, benim de yaşamaya hakkım yok mu?"
***
öncelikle başlıktaki bazı entryler belirtmeden bol bol ve son derece rahatsız edici nitelikte spoiler içermekte. filmler hakkında yorum yazarken daha dikkatli davranılması gerektiğini ya da spoiler belirtmek gerektiğini belirtmeden geçemedim.
sonralıkla, tarantino'nun en sevdiği film olmasına şaşmamalı. sert anlatımların yönetmeni olan biri bu filmden fazlasıyla etkilenecektir elbet. anlattığı şeyleri yüzüne tokatlar ata ata, midene yumruklar vura vura anlatıyor bu film. bu bakımdan, ne kadar alakalı bir benzetme bilmiyorum ama ben kendisini requiem for a dream'e benzetiyorum. ama biraz daha farklı bir tarzı var elbet. bahsettiğim benzerlik, "mideye yumruk filmi" benzerliğidir yalnızca. ve bu açıdan gördüğü tüm takdirleri hak eder. çünkü izleyiciyi tokatlamak çok zor bir iştir. bunu yapmaya çalışırken kasım kasım kasılıp gerçekliğini ve kurgusunun kaybeden çok film var. oldboy, onlardan biri değil. oldboy, inanılmaz...
***
öncelikle başlıktaki bazı entryler belirtmeden bol bol ve son derece rahatsız edici nitelikte spoiler içermekte. filmler hakkında yorum yazarken daha dikkatli davranılması gerektiğini ya da spoiler belirtmek gerektiğini belirtmeden geçemedim.
sonralıkla, tarantino'nun en sevdiği film olmasına şaşmamalı. sert anlatımların yönetmeni olan biri bu filmden fazlasıyla etkilenecektir elbet. anlattığı şeyleri yüzüne tokatlar ata ata, midene yumruklar vura vura anlatıyor bu film. bu bakımdan, ne kadar alakalı bir benzetme bilmiyorum ama ben kendisini requiem for a dream'e benzetiyorum. ama biraz daha farklı bir tarzı var elbet. bahsettiğim benzerlik, "mideye yumruk filmi" benzerliğidir yalnızca. ve bu açıdan gördüğü tüm takdirleri hak eder. çünkü izleyiciyi tokatlamak çok zor bir iştir. bunu yapmaya çalışırken kasım kasım kasılıp gerçekliğini ve kurgusunun kaybeden çok film var. oldboy, onlardan biri değil. oldboy, inanılmaz...
tüm çarpıcılığı, son 15 dakikadaki şok üstüne çokların üstüne de Yo-Jeong Wook un inanılmaz film müzikleri üst üste gelince dünyanın en iyi 2. filmi ortaya çıkmış.
'ister kum tanesi, ister kaya olsun; ikisi de suda aynı şekilde batarlar'
'ister kum tanesi, ister kaya olsun; ikisi de suda aynı şekilde batarlar'
gerçek manada tokat gibi bir film.. izlediğim en iyi filmlerden.. belki de en iyisi. herkesin izlemesi gereken, her arşivde bulunması gereken nadir filmlerden. çoğu sahnesi, izledikten aylar sonra bile aklınızda kalabilir. soundtracklerini dinlerken tüylerinizin diken diken olmasına engel olamayabilirsiniz..
cok özgün ve kaliteli bir senaryo olmasina ragmen. japon filmi havasindan kurtulamamis.
ayni zamandan kardesin kardes , babanin kiziyla cinsel iliskiye girmesini ensest olarak degil normal karsilayan film.
ayni zamandan kardesin kardes , babanin kiziyla cinsel iliskiye girmesini ensest olarak degil normal karsilayan film.
saçma şeyler elbette var. hatta sonlara doğru nasıl biteceği hakkında tahmin yürütebiliyorsunuz.
ayrıca, yorumları okuyup, çok fazla beklentiye girmemek lazım*, ki öyle yapanlar* hayal kırıklığı yaşayabiliyor az buçuk.
büyük beklentiler içinde olmazsanız, filmi bir bütün olarak mutlaka oha diyerek değerlendirirsiniz.
ayrıca, yorumları okuyup, çok fazla beklentiye girmemek lazım*, ki öyle yapanlar* hayal kırıklığı yaşayabiliyor az buçuk.
büyük beklentiler içinde olmazsanız, filmi bir bütün olarak mutlaka oha diyerek değerlendirirsiniz.
Derin düşüncelere sevk eden film.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar