bugün
- şort giyen genç kıza saldıran yaşlı kadın31
- dünyanın 10 da birinin solak olması4
- behlül ün bihter den ayrılma nedenleri6
- ben geldim laleler3
- gece iki de tam ekmek tavuk döner ve bira yemek3
- öfkeli genç adamlar kuşağı3
- oğlum o senin yengen yengen2
- insan doğru olanı seçerek mutlu olabilir mi6
- dinozor döner2
- para5
- dünyanın tersine dönmesi5
- kadınlar neden kötü araba kullanır sorunsalı14
- hangi manifest kızısın4
- sözlük yazarlarının tatlıları14
- yorgun mermi19
- 9 ağustos uluslararası dünya yerli halklar günü2
- tavuk sevmemek5
- altın şafak hermetik cemiyeti2
- cansever4
- gocu5
- türk mutfağının en uyduruk kaydırık yemeği7
- gıyasettin nerede sorusu3
- superman ile venom birleşse3
- birader yazar beyler bay bey biraderdirler3
- 9 ağustos 20262
- galatasaray neden transfer yapamıyor16
- dolar3
- gece gece arayan dolandırıcı3
- fairuz3
- etek giyen erkek10
- galatasaray10
- sözlüğün içinden geçmek2
- bikbik hanfendi3
- meltem mi daha güzel gönül mü sorunsalı6
- sürekli dizi6
- sözlük yazarlarını evlendirmek12
- güzel kadın3
- yeni zelanda ya gitmek5
- 20192
- karadağ2
- beyoğlunun arka sokaklarında arka sokaklar izlemek2
- muşlettin amca4
- gece kedilerin suyunu içen 5 metre yılan görmek2
- laptop4
- durmaması gereken yerde duran insan2
- sözlük tipsizlerinin fotoğrafları12
- birol güven2
- bir bayanı kötü adamların elinden kurtarmak3
- dünya3
- milli piyade tüfeği2
---------buralar hep spoiler---------
kolay etkilenen bir insansanız ilk izlediğinizde aklınızda o felsefi cümleler kalmayan film. aklınızda sadece hayvanca alınmış bir intikam kalıyor. "bu sanat mı lan?", "bunu çekenin de, akıl edenin de ta doğuranlarını .." diyebiliyorsunuz.
ama filmde sinema adına çok güzel sahneler, çok etkileyici cümleler var. dae su ohun tepkisizliği, hayata olan açlığının yanında aynı zamanda hayattan tiksinmesi bunlardan birkaçı. özellikle ahtapotu lönk diye yemesi mide kaldırabilir.
filmin sonlarında ezeli düşmanına nefret kusması, anında fikir değiştirip ayaklarına kapanması çok sağlam bir oyunculuk örneği. sanki gerçekten kriz geçiriyor.
---------buralar hep spoiler---------
kısaca güzel film.
kolay etkilenen bir insansanız ilk izlediğinizde aklınızda o felsefi cümleler kalmayan film. aklınızda sadece hayvanca alınmış bir intikam kalıyor. "bu sanat mı lan?", "bunu çekenin de, akıl edenin de ta doğuranlarını .." diyebiliyorsunuz.
ama filmde sinema adına çok güzel sahneler, çok etkileyici cümleler var. dae su ohun tepkisizliği, hayata olan açlığının yanında aynı zamanda hayattan tiksinmesi bunlardan birkaçı. özellikle ahtapotu lönk diye yemesi mide kaldırabilir.
filmin sonlarında ezeli düşmanına nefret kusması, anında fikir değiştirip ayaklarına kapanması çok sağlam bir oyunculuk örneği. sanki gerçekten kriz geçiriyor.
---------buralar hep spoiler---------
kısaca güzel film.
Chan-wook Park'ın intikam üçlemesiyle yayınladığı üç filmden ikincisidir. diğer filmler ise (bkz: Haklı intikam) ve (bkz: intikam Meleği) 'dir.
birçok film otoritesinin ve benim büyük beğenimi kazanan japon yapımı film. kaliteli bir senaryo ve sağlam soundtrack lere sahip. flmin sonunda ki ensest intikam insanın tüylerini diken diken ediyor. başrolde ki bayan da çok tatlı. izlenmesi gereken filmlerden biri.
altın portakal jürisinde yer almış biri olarak tavsiye ettiğim film.
--spoiler--
hiç bir yerini beğenmezseniz bile koridordaki kavga.. yok koridordaki dayak sahnesi unutulmaz.
--spoiler--
--spoiler--
hiç bir yerini beğenmezseniz bile koridordaki kavga.. yok koridordaki dayak sahnesi unutulmaz.
--spoiler--
hiçbir fikrim olmadan "ben bunu izlemem" gibi bir önyargıyla zorla başına oturtulup izlediğim filmdir ve hiç pişman değilim. ben ki "aşk var mı bunun içinde" diye dalga geçtiğim filmden şaşkınlıktan oraya buraya boş gözlerle bakarak kalkar buldum kendimi.böyle kurgu, böyle oyunculuk.. gerçekten çok iyiydi.
--spoiler--
enseste göz kırpan bir tarafı var hatta rahatsız edecek boyutta ama öyle bir yerden yakalıyor ki insanı, kuracak cümle kalmıyor.. -bazen ufak hatalar ağır bedeller ödememize neden olur- ama ama bu kadarı da olamaz, en azından olmamalı diyor insan kendince..
hipnoz hakkında bilginiz olmasa bile deli gibi araştırma isteği uyandırıyor. ama o durumda bile -isteğin- ne denli mühim olduğu da ortaya çıkıyor.
ve son olarak aklımdan çıkmayan cümle, kulaklarımda çınlayan, korkunç rahatsız edici cümle; biz her şeye rağmen birbirimizi sevebilmeyi başardık, bakalım siz de bunu yapabilecek misiniz.
--spoiler--
--spoiler--
enseste göz kırpan bir tarafı var hatta rahatsız edecek boyutta ama öyle bir yerden yakalıyor ki insanı, kuracak cümle kalmıyor.. -bazen ufak hatalar ağır bedeller ödememize neden olur- ama ama bu kadarı da olamaz, en azından olmamalı diyor insan kendince..
hipnoz hakkında bilginiz olmasa bile deli gibi araştırma isteği uyandırıyor. ama o durumda bile -isteğin- ne denli mühim olduğu da ortaya çıkıyor.
ve son olarak aklımdan çıkmayan cümle, kulaklarımda çınlayan, korkunç rahatsız edici cümle; biz her şeye rağmen birbirimizi sevebilmeyi başardık, bakalım siz de bunu yapabilecek misiniz.
--spoiler--
filmi izlemeden önce bu ne acaba diye sahneleri hızlı hızlı geçerken yine bir dövüş ağırlıklı uzakdoğu filmi olduğunu sandım.tam izlemekten vazgeçerken içime aniden vahiyle filmi izlemeye karar verdim.*
film bittiğimde kendimi sandalyeyi tekmelerken, allahım bu ne, bu nasıl bir düşünce tarzı, nasıl bir intikam, nasıl bir kurgu diye söylenirken buldum.
--spoiler--
esas oğlanın filmin sonlarında dilini kesme sahnesinde verilmek istenen mesaj, yine bu sahneden bir sahne sonra intikam içinde intikam alma, filmin ortasında hiçbir anlam ifade etmeyen "ister kum tanesi olsun ister kaya, ikisi de aynı şekilde batar suya" cümlesinin tam bu noktalarda insanın beynine ok gibi saplanması ve daha niceleri...hepsi mükemmeldi.kesinlikle izlenmesi gereken ve izledikten sonra da hakkında uzun uzun düşünülmesi gereken bir film. bu filmde ensestten çok dil kesme sahnesi üzerine yoğunlaşılırsa bence çok daha fazla faydalı olabilir.
--spoiler--
ve bu kadar şey söyledikten sonra şunu da eklemek istiyorum sözlük.filmin teması bu bile olabilir. (bkz: insanın başına ya meraktan ya yaraktan)
film bittiğimde kendimi sandalyeyi tekmelerken, allahım bu ne, bu nasıl bir düşünce tarzı, nasıl bir intikam, nasıl bir kurgu diye söylenirken buldum.
--spoiler--
esas oğlanın filmin sonlarında dilini kesme sahnesinde verilmek istenen mesaj, yine bu sahneden bir sahne sonra intikam içinde intikam alma, filmin ortasında hiçbir anlam ifade etmeyen "ister kum tanesi olsun ister kaya, ikisi de aynı şekilde batar suya" cümlesinin tam bu noktalarda insanın beynine ok gibi saplanması ve daha niceleri...hepsi mükemmeldi.kesinlikle izlenmesi gereken ve izledikten sonra da hakkında uzun uzun düşünülmesi gereken bir film. bu filmde ensestten çok dil kesme sahnesi üzerine yoğunlaşılırsa bence çok daha fazla faydalı olabilir.
--spoiler--
ve bu kadar şey söyledikten sonra şunu da eklemek istiyorum sözlük.filmin teması bu bile olabilir. (bkz: insanın başına ya meraktan ya yaraktan)
soundtracki de pek bir güzel olan, mükemmel film.
intikam kelimesinin eş anlamlısı olarak literatüre girmesini arzuladığım film adı.
tüm şiddetinin altında, esasında bakılması gereken yeri öyle güzel göstermiş ki yönetmen, sadist-ensest her muameleye gelen korelinin ağzından: biz her şeyi bildiğimiz halde birbirimizi sevdik. siz bunu yapabilir misiniz?
sevgi dediğinin en ulvi değer olduğunda hemfikir olduğumuz ortadaysa, bunun için de en zorlu, korkunç savaşımlar verilmelidirde de beraberiz o vakit. alışılagelmiş "sevgi için" yapılan fedakarlıkların, hayatın hiç ehemmiyetsiz alanlarından feragat etmek gibi gülünç örnekler olması, elbette birçoğu için "ay zaten sapık bu koreliler. adamlar kedi, köpek yiyo" temelli sığ kritiklere gebebiyet oluşturur(ahaha ne kelime oyunudur bu tanrım. gebebiyet: gebe bırakmak, sebep olmak manasında). bu yorum ensesti salık verdiğim sonucunu çıkartmasın, ki bildik tavrımı yineliyim bu judgement mevzuunda: ben her türlü ahlaki hüküm vermeye karşı çıkarım. yani bendeniz ensest kısmından ziyade, böylesine korkunç bir fedakarlık gerektirecek sevginin büyüklüğü, ve aslında yorumlamamın biraz da meylettiği tarafı, sapıklığına karşı dehşetli bir ürperti, korku duyarım. bu korkunç dilemmadan yaradana sığınır, ve o nun sefil fedakarlılar peşindeki kullarının arasına sıvışırım. allah düşmanıma vermesin abi. aha da böyle temizlikçi karı ağzıyla konuşturur allahın korelisi; küçük müçük ama, bak dünyanın bi ucundan, göt kadar boyuyla nası tırsıtıyo seni. takdir ettim.
sevgi dediğinin en ulvi değer olduğunda hemfikir olduğumuz ortadaysa, bunun için de en zorlu, korkunç savaşımlar verilmelidirde de beraberiz o vakit. alışılagelmiş "sevgi için" yapılan fedakarlıkların, hayatın hiç ehemmiyetsiz alanlarından feragat etmek gibi gülünç örnekler olması, elbette birçoğu için "ay zaten sapık bu koreliler. adamlar kedi, köpek yiyo" temelli sığ kritiklere gebebiyet oluşturur(ahaha ne kelime oyunudur bu tanrım. gebebiyet: gebe bırakmak, sebep olmak manasında). bu yorum ensesti salık verdiğim sonucunu çıkartmasın, ki bildik tavrımı yineliyim bu judgement mevzuunda: ben her türlü ahlaki hüküm vermeye karşı çıkarım. yani bendeniz ensest kısmından ziyade, böylesine korkunç bir fedakarlık gerektirecek sevginin büyüklüğü, ve aslında yorumlamamın biraz da meylettiği tarafı, sapıklığına karşı dehşetli bir ürperti, korku duyarım. bu korkunç dilemmadan yaradana sığınır, ve o nun sefil fedakarlılar peşindeki kullarının arasına sıvışırım. allah düşmanıma vermesin abi. aha da böyle temizlikçi karı ağzıyla konuşturur allahın korelisi; küçük müçük ama, bak dünyanın bi ucundan, göt kadar boyuyla nası tırsıtıyo seni. takdir ettim.
feci spoiler
uzakdoğuluların ne kadar iğrenç insanlar olduğunu bir kez daha anlamama vesile olmuş filmdir.
filmin kurgusu, oyunculuğu, sahne gösterimleri, ve özellikle diyalogları mükemmel.
fakat senaryosunu yazan sapık adam yüzünden izlediğim için kendimden nefret ettim.
ulan hiç abiyle kızkardeşi, baba ile kızı sevişir mi?
ne biçim bir midedir ki sen bunu olması normal bir şeymiş gibi yansıtıyorsun?
üstelik filmin sonundan adamın hipnotize yoluyla hafızasından karşısındaki kişinin kızı olduğunu sildirip onunla zinaya devam etmesi ve bilmediği günahların önemli olmadığını ima etmesi iğrençliklerini bir kez daha gösteriyor.
üstelik filmin kurgusu da bu ensest ilişkiler üzerine yapılmamış. yani bu sapıklıkları çıkardığınızda filmin özü bozulmuyor, ki bu sapıklıklar olmasaydı şu anda kurabildiğim en güzel cümlelerle bu filme methiyeler düzüyor olurdum.
şimdi benim babayla kızın, abiyle kızkardeşin yatmasını eleştirmemi sanattan anlamıyor şeklinde eleştiren sapıklar olursa onlara da allahtan gani gani bela dileyip, haberlerde gördükleri sapıklık olaylarına tepki göstermemelerini rica ediciyim...
bitti
uzakdoğuluların ne kadar iğrenç insanlar olduğunu bir kez daha anlamama vesile olmuş filmdir.
filmin kurgusu, oyunculuğu, sahne gösterimleri, ve özellikle diyalogları mükemmel.
fakat senaryosunu yazan sapık adam yüzünden izlediğim için kendimden nefret ettim.
ulan hiç abiyle kızkardeşi, baba ile kızı sevişir mi?
ne biçim bir midedir ki sen bunu olması normal bir şeymiş gibi yansıtıyorsun?
üstelik filmin sonundan adamın hipnotize yoluyla hafızasından karşısındaki kişinin kızı olduğunu sildirip onunla zinaya devam etmesi ve bilmediği günahların önemli olmadığını ima etmesi iğrençliklerini bir kez daha gösteriyor.
üstelik filmin kurgusu da bu ensest ilişkiler üzerine yapılmamış. yani bu sapıklıkları çıkardığınızda filmin özü bozulmuyor, ki bu sapıklıklar olmasaydı şu anda kurabildiğim en güzel cümlelerle bu filme methiyeler düzüyor olurdum.
şimdi benim babayla kızın, abiyle kızkardeşin yatmasını eleştirmemi sanattan anlamıyor şeklinde eleştiren sapıklar olursa onlara da allahtan gani gani bela dileyip, haberlerde gördükleri sapıklık olaylarına tepki göstermemelerini rica ediciyim...
bitti
hayatımda gördüğüm en iğrenç intikam biçimine sebep olan filmdir.
intikam mevzusuna yepyeni boyutlar getiren, muhteşem bir film.
bütünüyle etkileyici bir film. hatta sarsıcı.
"gülerken tüm dünya ile gül, ağlarken tek başına ağla"
"gülerken tüm dünya ile gül, ağlarken tek başına ağla"
jenerik müziği muhteşem olan film.
vahşetin bu kadar açık gösterildiği bir film.
güney kore'nin bir taraftan amerikalılaşırken bir taraftan da muhafazakarlığını korduğunu gösteren film.
ölmeden izlenmesi gereken bir film.
Hem aşk, hem intikam hem de mükemmel bir psikoloji filmi!
ilk izlendiğinde asla anlaşılmayan ve zamanla tekrar tekrar izleyip budur dediğim sıradışı bi film..
Müzikleri de ayrıca mükemmel..
ilk izlendiğinde asla anlaşılmayan ve zamanla tekrar tekrar izleyip budur dediğim sıradışı bi film..
Müzikleri de ayrıca mükemmel..
öncelikle sözlerime şöyle başlamak istiyorum;
bu filmin etkisinden uzun süre kurtulamayacağım!
son zamanlarda izlediğim en iyi psikolojik gerilim filmi! o kadar zekice çekilmiş bir film ki bir an bile gözünüzü kırpmadan vaktin nasıl geçtiğini anlamadan izliyorsunuz! filmi arkadaş tavsiyesi ile izledim ve dün gece itibariyle arşivimin en güzel filmlerinden birisi oldu!
öyle dehşet veren bir intikam var ki, akıllara zarar!
özellikle filmin sonunda olayı anladığınızda "oha, çüş, yuh, vay a*, ulan yapılır mı be!" vb. tarzında ki nidalarla kendinizden geçip dumurlara uğramış vaziyette anlamsız bir şekilde ekrana bakakalıyorsunuz! evet ben aynen böyle oldum işte! film bitti, cast aşağıdan yukarıya yavaş yavaş akıyor ve ben hala iptal durumdayım!
bu film beni gerçekten fazlasıyla etkiledi; gerek senaryosuyla gerekse müzikleriyle! bundan daha ürkütücü bir intikam olamazdı sanırım! uzun zaman aklımdan çıkmayacak bu film!
bu filmin etkisinden uzun süre kurtulamayacağım!
son zamanlarda izlediğim en iyi psikolojik gerilim filmi! o kadar zekice çekilmiş bir film ki bir an bile gözünüzü kırpmadan vaktin nasıl geçtiğini anlamadan izliyorsunuz! filmi arkadaş tavsiyesi ile izledim ve dün gece itibariyle arşivimin en güzel filmlerinden birisi oldu!
öyle dehşet veren bir intikam var ki, akıllara zarar!
özellikle filmin sonunda olayı anladığınızda "oha, çüş, yuh, vay a*, ulan yapılır mı be!" vb. tarzında ki nidalarla kendinizden geçip dumurlara uğramış vaziyette anlamsız bir şekilde ekrana bakakalıyorsunuz! evet ben aynen böyle oldum işte! film bitti, cast aşağıdan yukarıya yavaş yavaş akıyor ve ben hala iptal durumdayım!
bu film beni gerçekten fazlasıyla etkiledi; gerek senaryosuyla gerekse müzikleriyle! bundan daha ürkütücü bir intikam olamazdı sanırım! uzun zaman aklımdan çıkmayacak bu film!
Kesinlikle arşivinizde yer alması gereken bir film. izlerken birçok kez oha anasının .mı diyebileceğiniz türden. süper bir son ile süslenmiş...
kendi evrenini yaratan ender filmlerden biri. korecenin kulağa tuhaf gelen sesletimleri ve * yüzü ilk kez görülen oyuncular izleyeni hikayenin içine çekiyor, daha gerçekçi bir tat bırakıyor. vurucu son insanı yamultuyor, aklı ateşe atılmış plastik bir şişe gibi büzüştürüyor. ve tabii filmi film yapan müzik... izlemek lazım.
sonu tahmin edilemeyen filmlerden.
bir üçlemenin ikinci filmidir. diğerlerinide izlemek gerekir. lakin oldboy aralarından sıyrılmış muhteşem bir eserdir. chan wook park'ın hayvani yönetmenliği ile uçmuş, yeong wook jo nun müthiş besteleri ile çoşmuştur.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar