bugün
- sözlükteki zorbalar8
- gocu50
- sözlükteki şer çetesi4
- sözlükte içki fotoğrafı paylaşan tip3
- zorbamatik3
- sözlüğe yaptığı yemeğin fotoğrafını atan tip3
- çıplak gösteren gözlük5
- iyilik vs fedakarlık5
- antipanik6
- evagreen9
- tarihteki ilk ırkçının şeytan olduğu ger3
- bakın ben içki içiyorum insanı2
- sözlükte kavga çıkarsa gocunun kini tutuyoruz9
- cem yılmaz'ın sigarayı bırakması7
- berhan şimşek'in kadına şiddet görüntüsü9
- 5 eylül 2026 fenerbahçe beşiktaş maçı16
- yazdan kalma bir gun3
- sıla'nın en güzel 3 şarkısı4
- 5 eylül 2026 türkiye sırbistan voleybol maçı5
- erkekler neden kızların aşırı ilgisinden soğur6
- 5 eylül 2026 köprülerin özelleştirilmesi13
- saldıran olmadıkça kavga çıkarmayan insan3
- masum erkek4
- en güzel cevap yok saymaktır2
- 4 eylül 2026 başakşehir galatasaray maçı30
- uludağ ın altındaki gizli uludağ sözlük merkezi6
- insanlığa nasıl faydalı olunur4
- düşün ki o bunu okuyor5
- yazarların aklında geçenler2
- güne bir şiir bırak4
- sözlük yazarlarına hayvan muamelesi yapmak9
- hukukçu arkadaşlara sorular6
- ebru şahin2
- tai lung45
- hayvan sevgisi5
- çocuklara verilen farklı isimler10
- sürekli ilgi bekleyen erkek3
- sözlükte temizlik zamanı5
- yazarların çocukluk hayalleri2
- ipkis aslan parçası3
- erkeğin son kalesi4
- hayvanlarla muhabbet etmek8
- sözlükteki kardeşlik ortamı6
- morkstar10
- anın görüntüsü23
- kedi kavgası arasında kalmak5
- ruh halimiz saçımıza yansıyor mu2
- ruhi çenet videolarına dokunmayan yahudi lobisi3
- fenerbahçe12
- ben bunu önceden hayal etmiştim hissi2
sinemadayken sanki bir ömür geçirmişsiniz gibi hissetmenize yol açan, "işte budur" dedirten film. zira birebir yaşıyorsunuz acıyı, kızgınlıgı, sevgiyi, eglenceyi.
--spoiler--
teknede cemal'in (bkz: murat han) sarhoş olup yere düştügü sahne ve yüzündeki gülümseme pek bir akıllarda kalıcıdır.
--spoiler-- ya da akılda kalan yeni keşif aktörün hepten kendisidir.
--spoiler--
teknede cemal'in (bkz: murat han) sarhoş olup yere düştügü sahne ve yüzündeki gülümseme pek bir akıllarda kalıcıdır.
--spoiler-- ya da akılda kalan yeni keşif aktörün hepten kendisidir.
uzun süredir ortalarda görünmeyen duygu.
sebep yok mutsuzluk için ama bir türlü elde edilemiyor mutluluk. öğrendiklerimiz farklı, yaşadıklarımız farklı. ya doğrular değişti ya da bize yanlışları öğrettiler. çapkınlık, marka giyinmek, saatlerce müzikte dans etmek, düşünmekten kaçınmak, kısacası sığ yaşamak ve tüketmek. piyasa olmakla özdeş populariten, kaypak biriysen değerlisin ve altında a3'ün varsa daha çekicisin. bu koca şehirdeyken sen de, ben de kaptırıyoruz kendimizi ama böyle değil ya.. böyle değil demi gerçekten? bu yüzden mi sebepsiz mutsuzluklarımız? kronik depresif halimiz, yersiz yere attığımız kahkahalar ve ilgisiz bir anda gözlerimizden akan yaşlar bundan mi?
sebep yok mutsuzluk için ama bir türlü elde edilemiyor mutluluk. öğrendiklerimiz farklı, yaşadıklarımız farklı. ya doğrular değişti ya da bize yanlışları öğrettiler. çapkınlık, marka giyinmek, saatlerce müzikte dans etmek, düşünmekten kaçınmak, kısacası sığ yaşamak ve tüketmek. piyasa olmakla özdeş populariten, kaypak biriysen değerlisin ve altında a3'ün varsa daha çekicisin. bu koca şehirdeyken sen de, ben de kaptırıyoruz kendimizi ama böyle değil ya.. böyle değil demi gerçekten? bu yüzden mi sebepsiz mutsuzluklarımız? kronik depresif halimiz, yersiz yere attığımız kahkahalar ve ilgisiz bir anda gözlerimizden akan yaşlar bundan mi?
-baştan sona özgü namaldikkatle izlenip az mimikle çok şey ifade edilebildiği her sahnede tekrar anlaşılabilir.
-film çok doğa görüntüsüyle süslenmiş. bir ara belgesel mi izliyorum dedim kendi kendime ama gördüğüm her karede kendimi hayal ettim. huzurlu görüntülerdi.
-filmin asıl takdir edilmesi gereken oyuncusu murat han dır. yıllarca amerikada yaşayıp oyunculuk eğitimi almasına rağmen yüzlerce meridyen doğuya gidip oraların konuşmasına adapte olması takdire şayan. oray eğin bence biraz bakıp örnek almalı. demek ki amerikada yaşamak hamburgerle birlikte r yutmayı gerektirmiyormuş.
-film çok doğa görüntüsüyle süslenmiş. bir ara belgesel mi izliyorum dedim kendi kendime ama gördüğüm her karede kendimi hayal ettim. huzurlu görüntülerdi.
-filmin asıl takdir edilmesi gereken oyuncusu murat han dır. yıllarca amerikada yaşayıp oyunculuk eğitimi almasına rağmen yüzlerce meridyen doğuya gidip oraların konuşmasına adapte olması takdire şayan. oray eğin bence biraz bakıp örnek almalı. demek ki amerikada yaşamak hamburgerle birlikte r yutmayı gerektirmiyormuş.
çok etkileyici olan filmdir... talat bulut'un oyunculuğunu yargılayacak düzeyde değiliz ancak, çok yapmacık oynamış, çok kültürlü biri gibi gösterilmesi amacıyla yapmacıklaştırıldıysa da bu abdullah oğuz'un bana göre hatasıdır... cemal'in birayı twist off kapağı çevirip açmayıp, açacak istemesi ve irfan karakterinin şişenin açılışını göstermesi daha etkili olurdu... günümüzde şehirde yaşayan insanların bile pekçoğunun bilmediği bir kapağın açılma tarzını, doğunun ücra yerlerinden birinde yaşayan birinin bilmesi tuhaf görünmekte -bu arada kimeyi aşağılamıyorum, sadece daha etkili olabilecek bir sahneden bahsediyorum- türk filmi olarak çok iyi... özellikle özgü namal her şeyiyle mükemmel oynamış...
abidin' in bile resmini çizemediği soyut kavramdır.
muh-te-şem bir film. biz hem dramın hem de umudun en iyisini biliyoruz dedirten cinsten.
otobüs durağında otururken siz, önünüzden geçen, bir eliyle anneannesinin elinden tutup diğeriyle de kırakerini yiyen küçük kız çocuğuna sevgi dolu gözlerle baktığınızda onun da size bakıp o güzel yüzündeki gülleri açtırmasıyla içinize yerleşen duygudur.
on numara bir kitap olmasına rağmen memo'nun akıbetinden de bahsetseydi diye düşündürüyor insanı.
şuraya iki satır yazamayacak kadar şaşırmıssan ya sinirlisindir, canın sıkkındır ya da mutlusundur, yüzün cok zamandır bu kadar gülmemiştir...
bana bu mutluluğu yasatan insana cok tesekkür ederim...
bana bu mutluluğu yasatan insana cok tesekkür ederim...
mutluluk; bulutların arasından süzülen ve her yeri aydınlatan güneştir,
mutluluk; sokak kedisinin kafasını okşayan eldir,
mutluluk; 3 saniyelik dilimde savunmadan sekerek ağlara giden toptur,
mutluluk; izmirli bir güzelin inci gibi dişleri ortada, insana gülümsemesidir,
mutluluk; yakamozda çarşaf gibi uzanan denizdir,
mutluluk; kapıdan çıkarken komşuya verilen sıcak bir selamdır,
mutluluk; bira şişelerini tokuşturup bağıra bağıra şarkı söylemektir,
mutluluk; sürdüğü tarlasına gururla bakan çiftçinin alnından süzülen terdir,
mutluluk; mezuniyet töreninde havaya atılan keptir,
mutluluğun yeri ve zamanı yoktur, anlatılmaz, sadece yaşanır, yaşatılır.
mutluluk; sokak kedisinin kafasını okşayan eldir,
mutluluk; 3 saniyelik dilimde savunmadan sekerek ağlara giden toptur,
mutluluk; izmirli bir güzelin inci gibi dişleri ortada, insana gülümsemesidir,
mutluluk; yakamozda çarşaf gibi uzanan denizdir,
mutluluk; kapıdan çıkarken komşuya verilen sıcak bir selamdır,
mutluluk; bira şişelerini tokuşturup bağıra bağıra şarkı söylemektir,
mutluluk; sürdüğü tarlasına gururla bakan çiftçinin alnından süzülen terdir,
mutluluk; mezuniyet töreninde havaya atılan keptir,
mutluluğun yeri ve zamanı yoktur, anlatılmaz, sadece yaşanır, yaşatılır.
mutluluk yalnızca yaşanıp bittikten sonra varlığı anlaşılan bi şeydir... yoksa şu an hangimiz dolu dolu mutluyuz diyebiliriz, öyledir, geçip giden zamandan kalan hâlâ ışıyor olsa da yüzlerce yıl önce sönmüş bir yıldızdır?
mutluluk tutmak isteyip tutamadığımız, tuttuğumuz anda da elimizden kayıp giden bir yıldızdır. göz kırpıyor olsa da yüzlerce yıl önce sönmüş bir yıldızdır.
mutluluk tutmak isteyip tutamadığımız, tuttuğumuz anda da elimizden kayıp giden bir yıldızdır. göz kırpıyor olsa da yüzlerce yıl önce sönmüş bir yıldızdır.
akla hic gelmeyince insani daha mutlu eden kelime.
(bkz: mutsuzluk)
(bkz: mutsuzluk)
"mutluluk mavi çocuk oynardı bahçemizde" kim demişti sahi, yine geçip giden günlerde yaşanmış bi şey değil mi bu, aslında şimdi içinde bulunulan durum bir hüzün değil mi, yani bir hüznü anlatma değil mi bu mutluluk dizeleri?
Jack Ensingn Addington'a göre beş temel prensibi olan his...
1-) Tanrı'nın bize duyduğu Sevgi kişiye, yere şarta ve ortama bağlı değildir.
2-) Kendi kendimize koyduğumuz sınırlamaları ortadan kaldırıp Sonsuz'un bizde hüküm sürmesine izin vermek yine kendi elimizdedir.
3-) Her insan sonsuzluğu kendi sözleriyle birleştirir.
4-) Kural şudur: Düşündüğümüz, inandığımız ve güvenle beklediğimiz her şey mutlaka gerçekleşir.
5-) Verdiğiniz ölçüde Hayat'tan geri alırsınız ; Hayat'la bir bütünsünüz.
1-) Tanrı'nın bize duyduğu Sevgi kişiye, yere şarta ve ortama bağlı değildir.
2-) Kendi kendimize koyduğumuz sınırlamaları ortadan kaldırıp Sonsuz'un bizde hüküm sürmesine izin vermek yine kendi elimizdedir.
3-) Her insan sonsuzluğu kendi sözleriyle birleştirir.
4-) Kural şudur: Düşündüğümüz, inandığımız ve güvenle beklediğimiz her şey mutlaka gerçekleşir.
5-) Verdiğiniz ölçüde Hayat'tan geri alırsınız ; Hayat'la bir bütünsünüz.
böğürtlen yerken diken batmasıdır mutluluk...
"böğürtlenlere uzandığında kanayacak ellerin elbet
acıya katlanacaksın tatlansın istiyorsan ağzın.."
"böğürtlenlere uzandığında kanayacak ellerin elbet
acıya katlanacaksın tatlansın istiyorsan ağzın.."
mutluluk,her şeye rağmen kendini iyi hissetme çabasından doğan bir yanılgıdır.
gürültülü bir ortamda rahatsız bir biçimde oturan birinin kulaklarını kapatmasıyla kendini iyi hissederek elde ettiği avuntudur.gürültü devam etmektedir;ama kişi bunu duymadığı için kendini mutlu sanmaktadır.
gürültü dursa da kişi kulaklarını kapattığından bunu fark etmeyecektir ve kendi yanılgı dünyasında yaşamaya devam edecektir.
gürültülü bir ortamda rahatsız bir biçimde oturan birinin kulaklarını kapatmasıyla kendini iyi hissederek elde ettiği avuntudur.gürültü devam etmektedir;ama kişi bunu duymadığı için kendini mutlu sanmaktadır.
gürültü dursa da kişi kulaklarını kapattığından bunu fark etmeyecektir ve kendi yanılgı dünyasında yaşamaya devam edecektir.
hayatta kalmanın dışında yaşama sebebimizden diğeri.
peşinden koşarak yakalanmayan güzellik.
küçücük anlarda saklıdır.büyük şeylerde aradığımız için mutluluğu hiçbir zaman bulamadığımızı düşünürüz.
(#1079759)
farklı yerlerden, üç farklı karakterin yollarının kesiştiği,amerikada bile satışlarda üst sıralarda yer almış bir zülfü livaneli eseridir.akıcılığı ve etkileyiciliğle sevdirir kitap kendini.bittiği zaman üzülürsünüz hatta.
zülfü livaneli'nin yazdığı sonrada sinemaya uyarlanan eser.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar