bugün

“Mutluluk, bizi zorlayan kadere karşı kazanılan zaferlerin en büyüğüdür.”

Albert Camus.
şu an hissettiğim şey.
arkadaşlar önceki çalıştığım holdingle iş ortağı olarak çalışma durumum oluştu.
böylesine güzel bir gelişmeye imza atmak beni ziyadesiyle memnun etti.

eğer bu iş olursa hayatım için dönüm noktası olabilir.
profesyonel performans koçluğu hususunda son dönemeçteyiz.
hadi bakalım.
kararında olması gerekendir. fazlalığı takdirinde hayatı tozpembe görmeye başlarsınız. bu da sizi gerçeklik algısından uzak, oldukça saf ve aptal yapar.
Ahmak kara cahil ve bu sayede mutlu olan insanların büyük kısmını oluşturan kesimden dolayı mutlu olmamın imkansız olduğunu anladım.

Hayatın sırrı hem ayranım dökülmesin hem götüm sikilmesin diye bir şeyin olmamasıymış. Dangalağın teki olup mutlu olmayı istemiyorum zaten.

Öbür türlüsü ise asla mümkün değil.
hayatta oldukça az varolan.
Mutluluk umudunun olmasıdır. Umutsuz insan mutsuzdur; çünkü içindeki sonsuzluk hissi hep beslenmeye muhtaçtır.
bir kez yaşanıp bittikten sonra ardından gelecek olanları gayet orijinalliğini yitirmiş olacaklardır.
“Hz. ibrahim:
- Mutluluk çalışmak, kazanmak ve kazandığını insanlarla paylaşmaktır.

Hz. Musa:
- Mutluluk nefsini, Firavun gibi insanın başına belâ olan ihtiras ve tutkulardan kurtarmaktadır.

Konfüçyüs:
- Mutluluk, bir kap pirinç pilavına bütün lezzetleri sığdırmaktadır.

Platon:
- Mutluluk daima ulvîlikleri, yücelikleri, maneviyatı derin şekilde düşünmektedir.

Aristo:
- Mantık! işte mutluluk bundadır.

Zerdüşt:
- Mutluluk karanlıkta kalmamaktadır.

Brahma:
- Mutluluk mu? Herkes ne sanıyorsa onun aksidir.

Hz. Âdem:
- Mutluluk, şeytana uymamak ve Havva'ya aldanmamaktadır.

Hz. isa:
- Mutluluk, geçmişi unutmak, şimdiyi hoş görmek, geleceği düşünmemekle mümkündür.

Hz. Lokman:
- insanlar bu kelimeyi bütün hasret ve özlemlerini, çok isteyip elde edemediklerini bir kelimeyle ifade etmek için icat etmişlerdir.

Hz. Hızır:
- Arzu ve isteklerin giremediği gönüllerde bazen ortaya çıkan bir hayalettir.”

(bkz: ahmak’ı hayal)
bahçede dolanıyorken, mevsimi geçti geçiyor olan bir ağacın kıyıda köşesinde bir dalında son bir meyve bulmak.
aşkı sevgiyi geçin.
siz hiç aç kalmış bir çocukla aynı kaldırıma oturup döner yiyerek muhabbet ettiniz mi?
onun gözlerindeki o gülüşü gördünüz mü?
cenneti görüyorsunuz orada arkadaşlar.

siz hiç sevilmemiş bir kız çocuğunu salıncakta salladınız mı?
saçları değil, ruhu dalgalanıyor sanki mutluluk rüzgarında.

kimse ziyaret etmezken yaşlı bir teyzeyi ziyaret ettiniz mi?

bir hastanın başında sabaha kadar beklediniz mi?

gerçekten bir insana değerli hissettirdiniz mi?

ve tüm bu insanların gözlerindeki o gülüşü gördünüz mü?
işte gerçek mutluluk budur.

size sahte instagram hesaplarınızdaki gülüşlerinizle, yaptığınız uyduruk makyajlarınızla ve parayla satın alınabilecek ucuz arabalarınızla oynadığınız mutluluk rolünde başarılar diliyorum.
Olup bitenleri kaçırma

İlk öğrenen uludağ sözlük kullanıcıları olacak.