bugün
- ben aquila bicipite sorularınızı yanıtlıyorum25
- kızlara bişey soracağım erkekler gelmesin7
- gece yarısı çalan telefon7
- ilşkisini herkese anlatan kızlar7
- sinirli kadını sakinleştirmenin yolları14
- kızların sözlüğü erkek düşürmek için kullanması7
- uysaljakoben21
- başımın tatlı tatlı dönmesi4
- aşık olunca yapılan salaklıklar3
- gammaz olmuşum13
- aquila bicipite8
- kel erkek3
- minyon kadın siniri5
- uyuşturucu kullanan oğlunu öldüren baba7
- kadın mı erkek mi belli olmayan yazarlar21
- yüzüklerin efendisi abartılmış boktan bi filmdir3
- reha muhtar25
- hiç evlenemeyecek gibi hissetmek4
- osuruk kokusunun kalıcılık süresi6
- ayı saldırınca yapılması gerekenler10
- death2
- rusya'dan nükleer silah tehdidi2
- ona bir cümle bırak4
- gecenin şarkısı4
- pazarda su satmak2
- ses yakışıklılığı2
- toplu taşımaya binen kızın asıl amacı4
- kemal kılıçdaroğlu35
- benim başaklarımı görmek ister misiniz3
- bizim delilere bakayım4
- bir kadına alınabilecek en güzel hediye7
- gençler iş beğenmiyor3
- gazlamak2
- güzel ayaklar mevsiminin gelmesi9
- elit olmak için gerekenler13
- sevgiliyle kavga etmek2
- semum3
- herkes eski nikini yazsın bitsin bu eziyet11
- yemek yemek mi güzel giyinmek mi5
- yazarların 2005 yılı maaşları7
- vajina peşinde yitip giden hayatlar3
- 1 litrelik cam şişe kola3
- doğu perinçek vs kemal kılıçdaroğlu2
- düşkün2
- şato3
- yeni yıkanmış kezo kokusu6
- strese girdiğinde vücudun verdiği garip tepkiler2
- 1 milyon tl verseler 1 milyon tl yi alır mısınız5
- 20'li yaşlarınızın başları nasıl geçti6
- eski yazarların emekli yapılması5
entry'ler (761)
tüm mevsimlerini yaza çevirenine bin kez daha aşık, bin kat daha mutlu, aşkının meyvesini bekleyendir * maşallahtır
tüm mevsimlerini "yaz"a çevirenine kavuşmuş olandır...
icki nedir bilmeyen bünyenin, nasıl ayyaş olabileceğini pek güzel özetleyen şarkı, ibrahim tatlısesi sevme sebeplerinden biri. felek benim yazımı kışa çevirdi mısrası ankaranın baharını haram etti şeklinde devam ettirilebilir.
bir gün öncesinde dondurma yemiş, iki gün öncesinde bütün gün dolaşmış, üç gün öncesinde ise şenlenmem lazım diye iki konsere iştirak etmiş ve yataklara düşmüş insandır. gerçi pek fazla gezemez.
hic unutamayacagı bir bahcede hic unutamayacağı bir konuşmaya tanık olmuş, kendine şaşırmış, iyiye, samimiye inancı artmıştır...
uzakta olandır, özleyendir, özlenendir. cok farklı bir hayat tecrübesine dalmış, yol almaktadır.
özlenendir.
ziraat bankasının mini mini uzman yardımcılarına 6 ay teorik egitim verdigi ve akabinde 2 ay da staj imkanı sundugu ankara yenimahalledeki okuldur. hukuktan muhasebeye, dış ticaretten yaratıcı düşünme tekniklerine pek çok alanda egitim verilen bu okul alanında tektir. kişi karşılaştığı hocaların çoğuna hayranlıkla bakar. misafirhanede konaklama imkanına sahip olup bir de üstüne maaş alan bankacılık okulu mensupları pek şanslılardır.
istanbul olmaması.
bu yıl aileden, arkadaslardan, dogup büyünülen şehirden, tanıdık bildik kokular ve seslerden uzakta geçirilendir. iyi ki dogmuşum. gördün mü 23 olmuşum.
dalga geçmeyi birazcık olsun kenara bırakmak, insanların vaktiyle acı çektiği hadiselerin suyunu çıkarmamak. *
annenin çektiği ilk mesaj: "susamsokagim seni seviyorum" ( büyük harflerle yazılmıştır, vatana millete hayırlı olsun) işin komik yanı bir kaç zaman sonra bak anne sence bu kimden geldi diyip okunan mesaja annenin verdigi cevap: en az benim kadar düz birinden. *
oğulcan. zira büyüyünce babacan olacak.
http://www.youtube.com/watch?v=B6Yl_d7q0Wc
söyleyecek bir şey bulamamak, gözyaşları sel olup akmak gibi kalıplar yaraşır bu klibi tanımlamak için. ve hemen akla hrant dink'in ailesi gelir, nasıl bir ürkeklik ve yürek çarpıntısıyla yaşıyorlardır acaba bu memlekette diye düşünülür. biz nasıl böyle olabildik, nasıl oldu da katilleri, nefreti, şiddeti alkışlar ona methiyeler düzer hale geldik diye gelecekten şüphe duyulur.
söyleyecek bir şey bulamamak, gözyaşları sel olup akmak gibi kalıplar yaraşır bu klibi tanımlamak için. ve hemen akla hrant dink'in ailesi gelir, nasıl bir ürkeklik ve yürek çarpıntısıyla yaşıyorlardır acaba bu memlekette diye düşünülür. biz nasıl böyle olabildik, nasıl oldu da katilleri, nefreti, şiddeti alkışlar ona methiyeler düzer hale geldik diye gelecekten şüphe duyulur.
ortodontik tedavi esnasında sıkıştırılan teller: canlı canlı kemiklerinizi hareket ettirirler mazallah.
aşık olmaktan korkan, kimselere nedensizce güvenemeyen, kendini paylaşma, hayatını başka birisine açma konusunda bencil davranan kişilerin tesellisidir.. o da olmasa kimi büyütüp duracaklar gözlerinde, kime edebi oldugunu düşündükleri şeyler yazacaklar.
ceketten anladıgım hırkadır öyleyse bu ögrenci ergenlik dönemine mini mini adımlar atan bir hanımkızdır ve saklamak istedigi seyler olabilir. bir de bunların grup halinde dolaşıp, okuldan sonraki giysilerinin üstüne de aynı lacivert hırkayı giyen çeşitleri vardır ki insan hatırlamak istemez.
ortaokuldan sıra arkadasım. amma kendisi en azından 84 dogumludur.
gerekli düzenleme: yalnız benim sıra arkadası olan ugur gayet karayagız bir delikanlıydı ki o zamanlar delikanlı bile degildi, bildigin çocuktu. galatasaraylı uguru tanımam, şimdiden belirtirim.
gerekli düzenleme: yalnız benim sıra arkadası olan ugur gayet karayagız bir delikanlıydı ki o zamanlar delikanlı bile degildi, bildigin çocuktu. galatasaraylı uguru tanımam, şimdiden belirtirim.
gecenin bir vakti arka koltukta seyahat eden gençlerin radyoda duydukları, bu da neymişki böyle dedikleri, pek sevdikleri, eve gelir gelmez bulup dinledikleri şarkıdır. derman degilim... kısmı özellikle pek bir güzeldir.
barbaros bulvarından beşiktaş sahile yürüdügünüze işaret olabilir. sonbahardır mevsim, yaprakların hışırtısına adımlarıyla eşlik edecek biri varsa yanınızda ne ala.
