bugün
- deniz şortunun içine boxer giyilir mi sorunsalı15
- üniversite mezunu olmak için üniversite okumak5
- hayatında bir kere bile sigara içmemiş yazarlar4
- sana vurana sen de vur diyen ebeveyn5
- diyanetin abd'deki villaları11
- başkanlık sisteminden beri her şeyin kötü gitmesi4
- zamandışı düşkünlüğü2
- yan gelip yatan yuzır2
- motorsiklet süren kızın namusu2
- kötü biri olduğunu bilmek6
- zaman baba12
- abd milli futbol takımı2
- 95b vs 85d2
- çocuk parklarındaki yalnız yetişkin yasağı3
- seçmeninin ak parti den kopma koşulu3
- kadınların sürekli sorun çıkarması2
- iç sıkıntısından intihar etmek17
- kilo vermenin çok zor olması2
- ona bir şey söyle13
- true denilen yazar10
- o kadar zengin olmak ki ölümü yenememek11
- en iyi antidepresan7
- iyi öpüşmek için yapılması gerekenler14
- cyle larin'in gol sevinci açıklaması2
- erkeğin evlenince eşine it gibi davranması2
- 12 haziran 2026 kanada bosna hersek maçı7
- geleyim beş dakika göreyim seviyesinde sevmek13
- psikologa para vermemek için en iyi aktivite6
- arkadaşlar nasılsınız6
- chp'nin hali ne olacak49
- zall sözlüğü bizzat takip ediyor18
- cilgincapkin221
- milli takım şarkısının akp tarafından üretilmesi12
- acıkmamak için öneriler5
- deli olduğunun farkına varmak5
- borçlarınızın ne zaman biteceğini biliyor musunuz2
- rahmi koç3
- ümmetçiler neden filistin'i kurtarmıyor10
- en çok kullandığınız ağrı kesici9
- gammazlar çetesi17
- birader beylerin birader beyler olmaları7
- kontrat fosfor karburator5
- sarı yeleli aslan trump8
- airfryer alanlar şimdi ne yapıyor4
- ben bu dünyada hangi boşluğu dolduruyorum15
- ben bu yazıyı oğluma yazdım2
- elon muskın ilk dolar trilyoneri olması5
- anın görüntüsü18
- mor semsiyeli yabanci14
- gocu26
arapçada millet dindir, aynı dinden olanlardır (bkz: millet-i ibrahim). bu anlamıyla kavim kelimesinden farklıdır.
(yusuf) dedi ki: size yedirilecek yemek gelmeden önce onun yorumunu mutlaka size haber vereceğim. bu, rabbimin bana öğrettiklerindendir. şüphesiz ben allah'a inanmayan bir kavmin milletinden uzaklaştım. onlar ahireti inkâr edenlerin kendileridir. (yusuf-37)
ayetin arapçasında kavim ve millet kelimesi yan yana olarak kullanılır (terektü millete kavmin lâ yu'minûn - inanmayan bir kavmin milletini terkettim).
(yusuf) dedi ki: size yedirilecek yemek gelmeden önce onun yorumunu mutlaka size haber vereceğim. bu, rabbimin bana öğrettiklerindendir. şüphesiz ben allah'a inanmayan bir kavmin milletinden uzaklaştım. onlar ahireti inkâr edenlerin kendileridir. (yusuf-37)
ayetin arapçasında kavim ve millet kelimesi yan yana olarak kullanılır (terektü millete kavmin lâ yu'minûn - inanmayan bir kavmin milletini terkettim).
topluluğu ifade eden kelimedir.
fazla önemsiz not; eş anlamlı kelimeleri ise; halk, ahali, cemaat gibi kelimelerdir.
fazla önemsiz not; eş anlamlı kelimeleri ise; halk, ahali, cemaat gibi kelimelerdir.
türkiye'de herkesin/her kesimin farklı bir anlam yükleyerek, bambaşka insanları kast ederek kullandığı kelime.
(bkz: benim milletim)
(bkz: yüce türk milleti)
(bkz: sine i millete dönmek)
(bkz: türk milleti)
(bkz: benim milletim)
(bkz: yüce türk milleti)
(bkz: sine i millete dönmek)
(bkz: türk milleti)
aynı toprak parçasında yaşamanın yetmediği bir tanımlama olarak millet olmak türk ün tarih boyunca en güzel başardığı iştir.
türk milleti her zaman bir ve bütün olmanın ülküsü ile yaşamış ve zaman zamanda bunu başarmıştır.
fakat günümüzde de revaçta olduğu üzere türklük tanımıyla oynamaya yeltenen, türklük kavramını yoketmek isteyen gerek ümmetçiler, gerekse de türk düşmanı devşirmeler tarafından bu ülkü ya baltalanmış ya da tamamen yok edilmeye çalışılmıştır.
ortak bir geçmişin millet tanımı içine dahil olmaya yetmediğini düşünmekteyim.
ortak bir kültür tanımınında çok muğlakta bir tanım olduğunu düşünüyorum zira kültür dediğiniz şey ortak paylaşımlar, ortak değerler, ortak düşünceler, ortak hisler gerektirir.
yemek kültürümüz dışında paylaştığımız hiçbir şey olmayan adamlara milletim dememi kimse beklemesin benden.
sen geçmişine söveceksin, aslını, damarındaki kanı reddedeceksin sonrada geçip türk milletinin ferdi olduğunu iddia edecek hatta ihanetlerini örtmek için türk milletinin fertlerini senin gibi devşirme ya da dönme hainlere millet diyerek tehdit edeceksin.
hadi oradan ne idüğü belirsiz, milletsiz, şuursuz, geçmişsiz, kansız derim ben sana, susar kalırsın. konuşsanda dinleyenin olmaz.
türk milleti her zaman bir ve bütün olmanın ülküsü ile yaşamış ve zaman zamanda bunu başarmıştır.
fakat günümüzde de revaçta olduğu üzere türklük tanımıyla oynamaya yeltenen, türklük kavramını yoketmek isteyen gerek ümmetçiler, gerekse de türk düşmanı devşirmeler tarafından bu ülkü ya baltalanmış ya da tamamen yok edilmeye çalışılmıştır.
ortak bir geçmişin millet tanımı içine dahil olmaya yetmediğini düşünmekteyim.
ortak bir kültür tanımınında çok muğlakta bir tanım olduğunu düşünüyorum zira kültür dediğiniz şey ortak paylaşımlar, ortak değerler, ortak düşünceler, ortak hisler gerektirir.
yemek kültürümüz dışında paylaştığımız hiçbir şey olmayan adamlara milletim dememi kimse beklemesin benden.
sen geçmişine söveceksin, aslını, damarındaki kanı reddedeceksin sonrada geçip türk milletinin ferdi olduğunu iddia edecek hatta ihanetlerini örtmek için türk milletinin fertlerini senin gibi devşirme ya da dönme hainlere millet diyerek tehdit edeceksin.
hadi oradan ne idüğü belirsiz, milletsiz, şuursuz, geçmişsiz, kansız derim ben sana, susar kalırsın. konuşsanda dinleyenin olmaz.
millet kelimesi netameli, illet.
mübalağa yüklü
kıstırıcı, kışkırtıcı.
aşağı sakal, yukarı bıyık. hüzünlü kelime, herkes aslıyla öğünsün demek.
komünist için mesele basit.
ne yerdeyim ne gökteyim ucu pastanede atideyim.
sonra haykırır biri, o da haklı;
"millet yoludur hak yoludur tuttuğumuz yol. ey hak yaşa ey sevgili millet, yaşa var ol" diyen fikret'e maziden küfür niye.
ulus için ; 'bu eser, türk milletinin hürriyet ve istiklal fikrinin, layemut abidesidir diyen mazi kahraman atatürke sitem niye.
ne demiş ermiş yunus;
"biz kimseye kin tutmayız
ağyar dahi dosttur bize"
sözün bittiği yer.
mübalağa yüklü
kıstırıcı, kışkırtıcı.
aşağı sakal, yukarı bıyık. hüzünlü kelime, herkes aslıyla öğünsün demek.
komünist için mesele basit.
ne yerdeyim ne gökteyim ucu pastanede atideyim.
sonra haykırır biri, o da haklı;
"millet yoludur hak yoludur tuttuğumuz yol. ey hak yaşa ey sevgili millet, yaşa var ol" diyen fikret'e maziden küfür niye.
ulus için ; 'bu eser, türk milletinin hürriyet ve istiklal fikrinin, layemut abidesidir diyen mazi kahraman atatürke sitem niye.
ne demiş ermiş yunus;
"biz kimseye kin tutmayız
ağyar dahi dosttur bize"
sözün bittiği yer.
Kurtarıcıya gereksinimi olmayan insan topluluğu. Aslında bir çok insanın zamanında öyle ya da böyle en az bir kere olsun izlediği, sevdiği ve aslında muazzam fikirler taşıyan şirinler çizgi filminde ki şirin köyüdür bu milletin adı. Ve bir çoğuna göre bir ütopya veya ideadır. Bu kadar mı imkansız diye düşünebilir. Hiç sanmıyorum! Aslında temel sorun bunun kimin ya da kimlerin ütopyası olduğu ve bize neden dayatıldığıdır. Bununla birlikle bu güzelliklerin, huzurun ve eşitliğin uygulanmasında benliğin-mesela senin benliğin- en dibinde oluşturulan imkansız fikri apayrı bir ironidir.
Lakin suçlamıyorum ya da bir siyasi görüşü savunmuyorum. Hayır. Haklı bir yenilgi ya da kabullenmiş bir mağlubiyet var bu işin içinde. Bir toplum, aynı fikirlerle beslendikçe, aynı duyguları paylaştıkça öreceği kurallar duvarında aslında farkında olmadan önyargı tuğlaları da ekler. En tehlikelisi de budur. En uç ya da acımasız fikirlerin bile artık gündelik, sözsüz yasalar sınıfına girmesidir bu tehlikenin adı
Nazi Almanyasında yapılan katliam ve kıyımlar o zamanlar çoğunlukta olan Nazi Sempatizanlarına ne kadar da gerekli ve normal görünüyordu. işte bahsettiğim tehlike faşizmin bile ne kadar sıradan bir fikir gibi görünmesini sağlayan tehlikedir. Yine suçlamıyorum. Çünkü nihayet toplum suçlanamayacak kadar büyük bir duvar haline geldiğinde bizlerin onun karşısında direnme gücümüzü geçtim cesaretimizin bile kalmayacağından ah ne kadar da eminim. Fakat arada bu yargımı çiğneyerek tüm varlığı ile özgürlüğe adanmış bir ruh çıkar da karşı gelirse, ki burada karşı gelmek olarak anlatmak istediğim şey karşıt bir fikrin vücut bulmasıdır, hemen icabına bakılı verilir
Neden? Çünkü tarih boyunca insan etinin gücü insan fikrinin gücünü acımasızca ezmiştir.Peki bu insanlar neden direnmedi. Neden azınlık kaldı, bütün olup biteni neden pasif-isyankar bir tavırla izlemeyi seçti. Dediğinizi duyar gibiyim. En azından kendinizde en ufak bir vicdan kırıntısı görebiliyorsanız bunu sorgulamanız gerekmektedir.O zaman siz neden duruyorsunuz. Tüm bu açlığa, sefalete ve haksızlığa seyirci kalıp nefret ettiğiniz bir avuç devlet adamı karşısında boynunuzu öne eğiyorsunuz. Demekte benim görevimdir. Ve bu ironi de komiktir.
Sembolleştirdiğiniz ve sizler olmadan hiçbir anlamı olmayan bu adamların değerini doğumunuzdan bu yana haberiniz olmadan, başkalarının benliklerinizin en derinlerine yerleştirdiği korku kültürü ile beslediğiniz (aman ne besleme) saygıyı ona kendi ellerinizle verdiğinizin neden farkında değilsiniz. Üstelik ona korkularınızın ve ezikliğinizin en saf haliyle altın tepsi de sunduğunuz saygınızı ona ikram etmeye devam ettikçe fanatizminin de o denli arttığını göremiyor musunuz?
Akıllanmıcak bu insanoğlu.Akıllanmıcak.
Lakin suçlamıyorum ya da bir siyasi görüşü savunmuyorum. Hayır. Haklı bir yenilgi ya da kabullenmiş bir mağlubiyet var bu işin içinde. Bir toplum, aynı fikirlerle beslendikçe, aynı duyguları paylaştıkça öreceği kurallar duvarında aslında farkında olmadan önyargı tuğlaları da ekler. En tehlikelisi de budur. En uç ya da acımasız fikirlerin bile artık gündelik, sözsüz yasalar sınıfına girmesidir bu tehlikenin adı
Nazi Almanyasında yapılan katliam ve kıyımlar o zamanlar çoğunlukta olan Nazi Sempatizanlarına ne kadar da gerekli ve normal görünüyordu. işte bahsettiğim tehlike faşizmin bile ne kadar sıradan bir fikir gibi görünmesini sağlayan tehlikedir. Yine suçlamıyorum. Çünkü nihayet toplum suçlanamayacak kadar büyük bir duvar haline geldiğinde bizlerin onun karşısında direnme gücümüzü geçtim cesaretimizin bile kalmayacağından ah ne kadar da eminim. Fakat arada bu yargımı çiğneyerek tüm varlığı ile özgürlüğe adanmış bir ruh çıkar da karşı gelirse, ki burada karşı gelmek olarak anlatmak istediğim şey karşıt bir fikrin vücut bulmasıdır, hemen icabına bakılı verilir
Neden? Çünkü tarih boyunca insan etinin gücü insan fikrinin gücünü acımasızca ezmiştir.Peki bu insanlar neden direnmedi. Neden azınlık kaldı, bütün olup biteni neden pasif-isyankar bir tavırla izlemeyi seçti. Dediğinizi duyar gibiyim. En azından kendinizde en ufak bir vicdan kırıntısı görebiliyorsanız bunu sorgulamanız gerekmektedir.O zaman siz neden duruyorsunuz. Tüm bu açlığa, sefalete ve haksızlığa seyirci kalıp nefret ettiğiniz bir avuç devlet adamı karşısında boynunuzu öne eğiyorsunuz. Demekte benim görevimdir. Ve bu ironi de komiktir.
Sembolleştirdiğiniz ve sizler olmadan hiçbir anlamı olmayan bu adamların değerini doğumunuzdan bu yana haberiniz olmadan, başkalarının benliklerinizin en derinlerine yerleştirdiği korku kültürü ile beslediğiniz (aman ne besleme) saygıyı ona kendi ellerinizle verdiğinizin neden farkında değilsiniz. Üstelik ona korkularınızın ve ezikliğinizin en saf haliyle altın tepsi de sunduğunuz saygınızı ona ikram etmeye devam ettikçe fanatizminin de o denli arttığını göremiyor musunuz?
Akıllanmıcak bu insanoğlu.Akıllanmıcak.
asıl anlamı "din" ve "ümmet" olmasına rağmen osmanlı döneminde, 19. yy'da "nation" kelimesinin karşılığı olarak kullanıldı. anlamıyla çok oynandı yani gördüğünüz gibi.
bursa'da atıcılar semtinin olduğu mahalle.
bölünmez bütünlük. toplum
Bu kadar savaşın ve kanın nedeni olan anlamsız kavram.
varlığı o kadar içimize işlemiş ki artık haberdar bile değiliz. allah yokluğunu göstermesin ki o zaman anlarız ancak değerini.
kutsal bi kavram değildir.insan kutsaldır.
Bir zamanlar biz de millet, hem nasıl milletmişiz.
Gelmişiz dünyaya milliyet nedir öğretmişiz.
Gelmişiz dünyaya milliyet nedir öğretmişiz.
Kendine has dili olanlara MiLLET denir.
Sonu ''...Li, ....Lı '' ile bitenler soyu belirsizdir;
Amerikalı, Kanadalı, Perulu,Pakistanlı, Avustralyalı, Arjantinli, Şilili, Yeni Zelandalı,isviçreli....diyebilirsiniz çünkü bunların kendine has dilleri yoktur.
Alman'a Almanyalı, Fransız'a Fransalı, italyan'a italyalı, ingiliz'e ingiltereli, Rus'a Rusyalı ,Japon'a Japonyalı.......diyemezsiniz .
Aynı Türk'e Türkiyeli diyemediğiniz gibi Allah'ın öküzleri...
Sonu ''...Li, ....Lı '' ile bitenler soyu belirsizdir;
Amerikalı, Kanadalı, Perulu,Pakistanlı, Avustralyalı, Arjantinli, Şilili, Yeni Zelandalı,isviçreli....diyebilirsiniz çünkü bunların kendine has dilleri yoktur.
Alman'a Almanyalı, Fransız'a Fransalı, italyan'a italyalı, ingiliz'e ingiltereli, Rus'a Rusyalı ,Japon'a Japonyalı.......diyemezsiniz .
Aynı Türk'e Türkiyeli diyemediğiniz gibi Allah'ın öküzleri...
bu sözcükle ilgili en güzel tanımı desiderius erasmus şöylece yapmıştır;
". . .
ingilizler, güzel adam, iyi müzisyen ve ziyafetlerinde cömert olmakla övünürler. iskoçyalılar, asaletleri, ünvanları, krallarının hanedanı ile olan akrabalıkları ve skolastik tartışmalardaki olağanüstü incelikleri ile iftihar ederler. fransızlar, nezaket iddiasındadırlar; parisliler özellikle sorbonne'larında en bilimsel teoloji okuluna sahip olmakla gururlanırlar. edebiyat ve söz söyleme sanatına sadece kendilerinin sahip olduklarına inanan italyanlar, kendilerini dünyanın barbarlık karanlıklarına dalmamış biricik kavmi sanırlar. aralarında bu tatlı yanılgıyı en fazla yaşayan romalılardır; eski romalıların büyüklüğünü sayıklar ve onlardan bir şeyler aldıklarına iyice inanırlar. venedikliler, asaletlerini düşünmekle; grekler, bilimlerin kurucuları olduklarını düşünüp, eski kahramanlarının sıfatlarını kendilerine takmakla mutludurlar.
türkler ve yeryüzünün dörtte üçünü kaplayan şu sayısız barbarlar, doğru dine girmiş olmakla övünürler; boş inanç sahibi, alçak kimseler saydıkları hristiyanlara yukardan bakarlar.
çok daha mutlu olan yahudiler, mesihlerini tatlı tatlı bekleyerek yaşar ve bu arada daima musa'nın dinine bağlı kalırlar. ispanyollar, dünyanın en büyük askerleri geçinirler. yüksek boylarından gururlanan almanlar, sihirden anladıklarını, büyük sihirbaz olduklarını iddia ederler.
. . ."
desiderius erasmus
(bkz: morias enkomion seu laus stultitiae)
". . .
ingilizler, güzel adam, iyi müzisyen ve ziyafetlerinde cömert olmakla övünürler. iskoçyalılar, asaletleri, ünvanları, krallarının hanedanı ile olan akrabalıkları ve skolastik tartışmalardaki olağanüstü incelikleri ile iftihar ederler. fransızlar, nezaket iddiasındadırlar; parisliler özellikle sorbonne'larında en bilimsel teoloji okuluna sahip olmakla gururlanırlar. edebiyat ve söz söyleme sanatına sadece kendilerinin sahip olduklarına inanan italyanlar, kendilerini dünyanın barbarlık karanlıklarına dalmamış biricik kavmi sanırlar. aralarında bu tatlı yanılgıyı en fazla yaşayan romalılardır; eski romalıların büyüklüğünü sayıklar ve onlardan bir şeyler aldıklarına iyice inanırlar. venedikliler, asaletlerini düşünmekle; grekler, bilimlerin kurucuları olduklarını düşünüp, eski kahramanlarının sıfatlarını kendilerine takmakla mutludurlar.
türkler ve yeryüzünün dörtte üçünü kaplayan şu sayısız barbarlar, doğru dine girmiş olmakla övünürler; boş inanç sahibi, alçak kimseler saydıkları hristiyanlara yukardan bakarlar.
çok daha mutlu olan yahudiler, mesihlerini tatlı tatlı bekleyerek yaşar ve bu arada daima musa'nın dinine bağlı kalırlar. ispanyollar, dünyanın en büyük askerleri geçinirler. yüksek boylarından gururlanan almanlar, sihirden anladıklarını, büyük sihirbaz olduklarını iddia ederler.
. . ."
desiderius erasmus
(bkz: morias enkomion seu laus stultitiae)
Ulus ya da Millet, çoğunlukla aynı topraklar üzerinde yaşayan, aralarında dil, tarih, ülkü, töre, duygu, gelenek ve görenek birliği olan insanların oluşturduğu topluluk.
(bkz: türk milleti)
(bkz: türk milleti)
Elmalılı mealindeki sözlükte meali dindir.
türkçede en güzel kelimelerden biri.
dünyanın başındakilerin sömürecekleri insanları paylaşma şekilleridir.
bir bakıma malların karışmasını engellemek için mallarına taktıkları isimlerdir.
-x senin y benim t onun
+anlaştık mallarıma yaklaşma onlar benim.
tel örgü çemberi (ülkeler) içinde tutulup bir bakıma hayvan çiftliği gibi sömürmelerine vesile oluyor. dinler ile de zihinlerini ele geçirmeleri sonucu insanlar da hayvanlar gibi çiftçilerini sevmeye başlarlar.
lanet olsun ki insanlar bu gerçeği görmekte zorlanıyor. ve domuz çiftliğinde ki domuzlar gibi sömürüldüğümüzü göremeyecek kadar aptallar.
bir bakıma malların karışmasını engellemek için mallarına taktıkları isimlerdir.
-x senin y benim t onun
+anlaştık mallarıma yaklaşma onlar benim.
tel örgü çemberi (ülkeler) içinde tutulup bir bakıma hayvan çiftliği gibi sömürmelerine vesile oluyor. dinler ile de zihinlerini ele geçirmeleri sonucu insanlar da hayvanlar gibi çiftçilerini sevmeye başlarlar.
lanet olsun ki insanlar bu gerçeği görmekte zorlanıyor. ve domuz çiftliğinde ki domuzlar gibi sömürüldüğümüzü göremeyecek kadar aptallar.
kimiz, kimlerdeniz, nereden geldik, nereye gidiyoruz gibi akidevi sorulara ortak cevaplar verebilen geçmişiyle ve geleceğiyle bütün toplumlara denir.
milletlerin bir değer sistemi vardır. bu değer sistemleri asli ve tali olmak üzere iki boyuttadır. bu değer sistemlerinin asli unsurlarından biri önemsiz dahi kılınırsa artık bir milletten değil yığından söz ediyor oluruz. tali değerler ise zamana ve mekana göre değişebilecek, farklı milletlerin etkileşimi sonucunda daha iyiye daha güzele taşınabilecek değişkenlerdir.
bugün gelinen noktada türkiyede var olan toplum ne geçmişiyle ne geleceğiyle bütündür. ayrıca millet falan da değildir. millet olmanın vasıflarını taşımamaktadır.
türkiyede artık bir yığın vardır.
milletlerin bir değer sistemi vardır. bu değer sistemleri asli ve tali olmak üzere iki boyuttadır. bu değer sistemlerinin asli unsurlarından biri önemsiz dahi kılınırsa artık bir milletten değil yığından söz ediyor oluruz. tali değerler ise zamana ve mekana göre değişebilecek, farklı milletlerin etkileşimi sonucunda daha iyiye daha güzele taşınabilecek değişkenlerdir.
bugün gelinen noktada türkiyede var olan toplum ne geçmişiyle ne geleceğiyle bütündür. ayrıca millet falan da değildir. millet olmanın vasıflarını taşımamaktadır.
türkiyede artık bir yığın vardır.
cebinde dolar kalmamış topluluk.
türk siyasetinin bir numaralı malzemesi. hiçbirinin dilinden düşmez. yok millet şöyle yok millet böyle. her şey millet için. millet de millet. aslında hiçbirinin zikinde değil millet. ama bu millet bunu yedi. şimdi de yemeye devam ediyor. daha kötüsü ilerde de yemeye devam edecek.
Gündemdeki Haberler
güncel Önemli Başlıklar