bugün
- onaya ihtiyaç duymadan değerli hissedebilmek5
- 29 ekim 2026 aliyev'in türkiye'ye gelmemesi15
- insan doğuştan iyi midir13
- ince çorap giyip üşümüyorum ama diyen bayan5
- ismet gurbuz 20243
- papatya çayı içen erkek7
- nervio'nun başkalarının fotoğrafını paylaşması12
- nutellayı memelerine sürüp ikram eden kız4
- ismet inönü6
- 29 ekim cumhuriyet bayramı17
- gecenin şarkısı12
- hoyrat gecelerde bazen anüs koklamak istersin8
- kafede kış çayı içen erkek2
- sirenlerle değil fatihalarla andığımız atamız2
- ölmüş birinin fotoğraflarına bakmak5
- her gece onun fotoğrafına baktıktan sonra yatmak4
- kapadokya da çökme sonucu iki kişinin ölmesi6
- sözlükte 1 63 den uzun hanımefendi yazar olmaması7
- burak çelik2
- mustafa sarıgül'ün berberle ilşkisi çıkması3
- sözlüğün içler acısı hali ve zavallı yazarlar3
- sultan abdülhamid han3
- reptilian3
- anın görüntüsü15
- sözlük kızları fotoğraf çekmesin kampanyası3
- tv 4 te anayurt oteli var2
- jeffrey epstein5
- ne diyon garı2
- meyve tabağı3
- apo çıkarsa ulusalcılar ne yapacak9
- alzheimer günlüğü7
- yeni bir erkekle tanışmak istememek3
- kasımda aşk başkadır diyen kız4
- ekşi sözlük toplu yazar alımı8
- bir adaya düşsek6
- kadın ayağının da meme kadar güzel olması2
- kapadokyada peri bacası çöktü7
- ese dezze7
- sinem dedetaş8
- sözlükte 1 60 boyundaki tatlı ve kaslı kız5
- sözlük at hırsızlarının fotoğrafları6
- şiddetli anksiyete bozuklukları2
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı21
- gunluklerim aylik olmus yarragi olan adam olması2
- özgü namal2
- nervio niye sesini atmıyor sorunsalı3
- mahmud abbas3
- yarragi olan adam5
- ayakçı erkek5
- askerliğin bir türlü bitmemesi5
entry'ler (5159)
etimolojisi farsça humbare'den yani hum-i pâre den gelir. hülasa; (içine para konan küp) anlamını taşır.
https://islamansiklopedisi.org.tr/humbaraci
http://www.lugatim.com/s/kumbara
https://islamansiklopedisi.org.tr/humbaraci
http://www.lugatim.com/s/kumbara
"Sigara içmek suretiyle pasif vatandaşı darda bırakmamak." adına konulmuş bir yasak olsa gerektir.
https://gazetemanifesto.c...-adi-kul-hakkidir-136942/
https://gazetemanifesto.c...-adi-kul-hakkidir-136942/
üstad, öyle sanatkârane icra eder ki bu şarkıyı, o an her ne yapmakta iseniz durdurmanız ve saygı duruşuna geçip kendinizi sadece o an o şarkıya, o sese teslim etmeniz icab edermiş gibi bir his vâki olur. hülasa; öyle vakur ama öyle de naif söyler ki her harfe her kelimeye ayrı bir itinayla hükmetmektedir...
büyük ses sanatkarıydı, ışıklar içinde yatsın.
konkordato talebinde bulunmuş bursanın köklü markalarından...
https://www.haberturk.com...e-bulundu-2503024-ekonomi
https://www.haberturk.com...e-bulundu-2503024-ekonomi
kazanması sürpriz olmaz. ama 1 puan farkla 49 a 48 kazanır ama %46-47 alıp kaybedebilir de, belli olmaz. gelmesi bursa için olumlu olur bence. gelecek gibi bir his de var ama bu kararsızlara ve mevcuttan bıkanlara bağlı.
malum partiye oy veren bir dayının cebinde parası olmayan solcu bir gence söylediği söz.
https://www.youtube.com/watch?v=WRFbIg-Wq7A
(bkz: bak yeğenim) (bkz: dinle beni)
https://www.youtube.com/watch?v=WRFbIg-Wq7A
(bkz: bak yeğenim) (bkz: dinle beni)
"Çanakkale Zaferi, Türk askerinin ruh kudretini gösteren şayanı hayret ve tebrik bir misaldir. Emin olmalısınız ki, Çanakkale Muharebelerini kazandıran bu yüksek ruhtur."
(Mustafa Kemal Atatürk)
(Mustafa Kemal Atatürk)
"binbir direkli haliç'inde akşamlar
adalarında bahar süleymaniye'nde güneş
ey sen ne güzelsin ey kavgamızın şehri
istanbul..."
https://www.youtube.com/watch?v=qwLn76UE_Rs
adalarında bahar süleymaniye'nde güneş
ey sen ne güzelsin ey kavgamızın şehri
istanbul..."
https://www.youtube.com/watch?v=qwLn76UE_Rs
kadıların hüküm vermek için baktıkları kitaba verilen eskimiş isim.
Diyalektik bir Teizmdir. bu görüş; tanrı’yı soyut, mutlak ve değişmez gibi yönleriyle evrenin üstünde (aşkın); somut, göreli ve değişen yönleriyle de evrenin içinde (içkin) görür. Tanrı evrenin dışında bir aşkınlığa sahiptir, onunla birlikteyken hem zamanın içindedir hem dışında; hem değişendir hem de değişmeyendir.
akımın önemli temsilcileri, Whitehead, Hegel, Spinoza, ibn-ül Arabî'dir.
http://www.felsefe.gen.tr...izm_nedir_ne_demektir.asp
akımın önemli temsilcileri, Whitehead, Hegel, Spinoza, ibn-ül Arabî'dir.
http://www.felsefe.gen.tr...izm_nedir_ne_demektir.asp
hakkında yapılan bir haberden sonra Odatv'ye bir mail atarak gerçekleşmiş hiperstar eylemi. vah vah...
https://odatv.com/odatvyi-tehdit-etti-27021928.html
https://odatv.com/odatvyi-tehdit-etti-27021928.html
amacı; (i) Var olan veya var olabilen bütün şeyleri kategorilere ayırıp bunlar arasındaki temel ilişkileri ortaya koymak.
(ii) Bu kategorilerden hangilerine ait şeylerin var olduğunu hangilerinin var olmadığını
araştırmak.
(iii) Var olduğu gösterilmiş kategorilerin hangilerinin temel kategori olduğunu saptamak.
(iv) Var olduğu gösterilmiş ancak temel kategori olmayan kategorileri, temel kategorilere indirgemek.
(v) (i) ve (iv) maddelerinde dile getirilmiş amaçlara ulaşırken, karşılaşılan problemleri ortaya koymak ve onlara çözüm önerileri getirmek.
(vi) Yukarıdaki amaçları yerine getiren doğru metafizik önermelerden oluşan doyurucu bir metafizik kuram ortaya koymak.
(ii) Bu kategorilerden hangilerine ait şeylerin var olduğunu hangilerinin var olmadığını
araştırmak.
(iii) Var olduğu gösterilmiş kategorilerin hangilerinin temel kategori olduğunu saptamak.
(iv) Var olduğu gösterilmiş ancak temel kategori olmayan kategorileri, temel kategorilere indirgemek.
(v) (i) ve (iv) maddelerinde dile getirilmiş amaçlara ulaşırken, karşılaşılan problemleri ortaya koymak ve onlara çözüm önerileri getirmek.
(vi) Yukarıdaki amaçları yerine getiren doğru metafizik önermelerden oluşan doyurucu bir metafizik kuram ortaya koymak.
metafiziğin en önemli tartışmalarındandır.
"bu tartışmalar “Tümeller (Universaliae) nedir?”, “Nerede bulunurlar?” ve “Dışardaki nesnelerden bağımsız olarak mevcutlar mıdır, yoksa değiller midir?” gibi sorular çerçevesinde cereyan eden tümeller çatışması sonucunda, yukarıda bahsettiğimiz kavram gerçekçilerinin (realistler) ve adcıların (nominalistler) taraf oldukları muhtemel üç yanıt grubu ortaya çıkmıştır:
Bunlardan birincisi, tümellerin, nesnelerden bağımsız olarak var olduğunu ve onların dışında veya üstünde bulunduğunu savunan, Platon’un yolundan giden Augustinus ve Anselmus gibi düşünürlerdir. Bu görüşe ayrıca kavram realizmi adı da verilmektedir.
ikinci grup, tümellerin varolduğunu ama nesnelerin dışında veya üstünde değil, içinde bulunduğunu ve onlara bağımlı olduğunu savunan, yani nesnelerle ilişkileri bakımından, tümellerin aşkın (transcendent) olmayıp içkin (immanent) olduklarını öne süren ve Aristoteles’in yolundan giden Abaelardus, Albertus Magnus ve Thomas Aquinas gibi düşünürlerdir. Bu görüşe de kavramcılık ya da konseptualizm adı verilmektedir.
Bu ilk iki grubun temsilcileri, gerçekçiler ya da realistler olarak bilinirler ve tümellerin şu veya bu biçimde gerçekten var olduğuna inanırlar. Ancak birinci grup aşırı gerçekçi, ikinci grup ise ılımlı gerçekçi olarak nitelendirilir.
Üçüncü grup ise sadece nesnelerin var olduğunu, tümellerin ise benzer nesnelere vermiş olduğumuz adlardan ibaret bulunduğunu savunur. Bu görüşün adı, adcılık (nominalizm)dir ve bu görüşe mensup olanlar, Roscelinus ve Ockhamlı William gibi düşünürlerdir."
http://www.felsefe.gen.tr...ller_tartismasi_nedir.asp
"bu tartışmalar “Tümeller (Universaliae) nedir?”, “Nerede bulunurlar?” ve “Dışardaki nesnelerden bağımsız olarak mevcutlar mıdır, yoksa değiller midir?” gibi sorular çerçevesinde cereyan eden tümeller çatışması sonucunda, yukarıda bahsettiğimiz kavram gerçekçilerinin (realistler) ve adcıların (nominalistler) taraf oldukları muhtemel üç yanıt grubu ortaya çıkmıştır:
Bunlardan birincisi, tümellerin, nesnelerden bağımsız olarak var olduğunu ve onların dışında veya üstünde bulunduğunu savunan, Platon’un yolundan giden Augustinus ve Anselmus gibi düşünürlerdir. Bu görüşe ayrıca kavram realizmi adı da verilmektedir.
ikinci grup, tümellerin varolduğunu ama nesnelerin dışında veya üstünde değil, içinde bulunduğunu ve onlara bağımlı olduğunu savunan, yani nesnelerle ilişkileri bakımından, tümellerin aşkın (transcendent) olmayıp içkin (immanent) olduklarını öne süren ve Aristoteles’in yolundan giden Abaelardus, Albertus Magnus ve Thomas Aquinas gibi düşünürlerdir. Bu görüşe de kavramcılık ya da konseptualizm adı verilmektedir.
Bu ilk iki grubun temsilcileri, gerçekçiler ya da realistler olarak bilinirler ve tümellerin şu veya bu biçimde gerçekten var olduğuna inanırlar. Ancak birinci grup aşırı gerçekçi, ikinci grup ise ılımlı gerçekçi olarak nitelendirilir.
Üçüncü grup ise sadece nesnelerin var olduğunu, tümellerin ise benzer nesnelere vermiş olduğumuz adlardan ibaret bulunduğunu savunur. Bu görüşün adı, adcılık (nominalizm)dir ve bu görüşe mensup olanlar, Roscelinus ve Ockhamlı William gibi düşünürlerdir."
http://www.felsefe.gen.tr...ller_tartismasi_nedir.asp
insandan bağımsız ve onun faaliyetini varlıkla sınırlandıran fakat zorunlu olarak yönlendirmeyen etmenlerdir.
Varlıkların nasıl olduğunu, niteliğini gösteren; sayılamayan, ölçülemeyen bir değeri, özelliği ifade eden sözcüklere denir.
(bkz: kalitatif)
(bkz: kalitatif)
Gözlemlenen doğa olayı ile ilgili genellemelerin açıklanmasıdır. mutlak doğrular değildir, çürütülebilir.