bugün
- sözlük yazarlarının tatlıları13
- şort giyen genç kıza saldıran yaşlı kadın26
- yorgun mermi19
- türk mutfağının en uyduruk kaydırık yemeği6
- yeni zelanda ya gitmek5
- sürekli dizi6
- her şey ölümümle başlamıştı2
- etek giyen erkek11
- kadınlar neden kötü araba kullanır sorunsalı12
- sakallı aşçı2
- tahta kavede sütlü nescafe söylemek2
- ciddi ciddi başı açık kızla evlenmek4
- yecüc ile mecüc3
- namaz4
- galatasaray neden transfer yapamıyor16
- hangi manifest kızısın3
- bir daha doğmayacak olmak2
- sözlük yazarlarını evlendirmek12
- sudekiray silik yesin kampanyası3
- hakiki şeyh ve sahte şeyh3
- sarışın erkek karizması2
- kara lahana2
- meltem mi daha güzel gönül mü sorunsalı5
- şeyhine badeletince cennete gideceğini sanan çomar2
- varoşların sevdaları gerçek olur çıkarsız5
- sözlük tipsizlerinin fotoğrafları12
- yemek yapmayı bilmeyen kadın8
- devalüasyon yakın mı9
- kadınların erkeklerde çok fazla kriter araması8
- günlük tutan erkek9
- sevgilisinin regl gunlerini hesaplayan erkek8
- seka2
- yeni parti5
- neden eksi aldığını anlamamak4
- mekke anlaşması7
- eskorta aşık olmak4
- sunset riders2
- kadınların erkekleşmesi4
- filtreli fotoğraf paylaşan erkek8
- kotor6
- efesle tuborgu karıştırıp içmek8
- kadınlar mı döver erkekler mi4
- yavrum diye hitap eden erkek7
- mesajlara hızlı cevap vermek9
- manuel vites araba kullanan kadın4
- arminia bielefeld2
- karlsruher sc2
- azalarımızın ahirette hakkımızda şahitlik etmesi2
- velvet hanım çay içelim mi6
- akrepnalan com3
insan grubu.
birçok halkı içinde bulunduran grup.
istanbul'da Tüccarzâde ibrahim Hilmi Çığıraçan tarafından çıkartılan, II. Meşrutiyet'in ilanı ile birlikte yayım hayatına girmiş kısa ömürlü günlük gazetedir.
ibrahim Hilmi Bey ile Hüseyin Rahmi'nin birlikte kurduğu gazetenin yazarları arasında Ahmed Refik, Ekrem Reşat, ibrahim Aşkî, M. Mahir bulunurdu. ilk sayfasında "Milletin faydasına hizmet eder ve her gün neşrolunur" ibaresi vardır.
https://tr.wikipedia.org/wiki/Millet_(gazete)
ibrahim Hilmi Bey ile Hüseyin Rahmi'nin birlikte kurduğu gazetenin yazarları arasında Ahmed Refik, Ekrem Reşat, ibrahim Aşkî, M. Mahir bulunurdu. ilk sayfasında "Milletin faydasına hizmet eder ve her gün neşrolunur" ibaresi vardır.
https://tr.wikipedia.org/wiki/Millet_(gazete)
Başımızdan eksik edin.
ortak bir gecmisi, kulturu ve genellikle dili paylasan topluluk..
ortak bir gecmisi, kulturu ve genellikle dili paylasan topluluk..
türk siyasetinin bir numaralı malzemesi. hiçbirinin dilinden düşmez. yok millet şöyle yok millet böyle. her şey millet için. millet de millet. aslında hiçbirinin zikinde değil millet. ama bu millet bunu yedi. şimdi de yemeye devam ediyor. daha kötüsü ilerde de yemeye devam edecek.
cebinde dolar kalmamış topluluk.
kimiz, kimlerdeniz, nereden geldik, nereye gidiyoruz gibi akidevi sorulara ortak cevaplar verebilen geçmişiyle ve geleceğiyle bütün toplumlara denir.
milletlerin bir değer sistemi vardır. bu değer sistemleri asli ve tali olmak üzere iki boyuttadır. bu değer sistemlerinin asli unsurlarından biri önemsiz dahi kılınırsa artık bir milletten değil yığından söz ediyor oluruz. tali değerler ise zamana ve mekana göre değişebilecek, farklı milletlerin etkileşimi sonucunda daha iyiye daha güzele taşınabilecek değişkenlerdir.
bugün gelinen noktada türkiyede var olan toplum ne geçmişiyle ne geleceğiyle bütündür. ayrıca millet falan da değildir. millet olmanın vasıflarını taşımamaktadır.
türkiyede artık bir yığın vardır.
milletlerin bir değer sistemi vardır. bu değer sistemleri asli ve tali olmak üzere iki boyuttadır. bu değer sistemlerinin asli unsurlarından biri önemsiz dahi kılınırsa artık bir milletten değil yığından söz ediyor oluruz. tali değerler ise zamana ve mekana göre değişebilecek, farklı milletlerin etkileşimi sonucunda daha iyiye daha güzele taşınabilecek değişkenlerdir.
bugün gelinen noktada türkiyede var olan toplum ne geçmişiyle ne geleceğiyle bütündür. ayrıca millet falan da değildir. millet olmanın vasıflarını taşımamaktadır.
türkiyede artık bir yığın vardır.
dünyanın başındakilerin sömürecekleri insanları paylaşma şekilleridir.
bir bakıma malların karışmasını engellemek için mallarına taktıkları isimlerdir.
-x senin y benim t onun
+anlaştık mallarıma yaklaşma onlar benim.
tel örgü çemberi (ülkeler) içinde tutulup bir bakıma hayvan çiftliği gibi sömürmelerine vesile oluyor. dinler ile de zihinlerini ele geçirmeleri sonucu insanlar da hayvanlar gibi çiftçilerini sevmeye başlarlar.
lanet olsun ki insanlar bu gerçeği görmekte zorlanıyor. ve domuz çiftliğinde ki domuzlar gibi sömürüldüğümüzü göremeyecek kadar aptallar.
bir bakıma malların karışmasını engellemek için mallarına taktıkları isimlerdir.
-x senin y benim t onun
+anlaştık mallarıma yaklaşma onlar benim.
tel örgü çemberi (ülkeler) içinde tutulup bir bakıma hayvan çiftliği gibi sömürmelerine vesile oluyor. dinler ile de zihinlerini ele geçirmeleri sonucu insanlar da hayvanlar gibi çiftçilerini sevmeye başlarlar.
lanet olsun ki insanlar bu gerçeği görmekte zorlanıyor. ve domuz çiftliğinde ki domuzlar gibi sömürüldüğümüzü göremeyecek kadar aptallar.
türkçede en güzel kelimelerden biri.
Elmalılı mealindeki sözlükte meali dindir.
Ulus ya da Millet, çoğunlukla aynı topraklar üzerinde yaşayan, aralarında dil, tarih, ülkü, töre, duygu, gelenek ve görenek birliği olan insanların oluşturduğu topluluk.
(bkz: türk milleti)
(bkz: türk milleti)
bu sözcükle ilgili en güzel tanımı desiderius erasmus şöylece yapmıştır;
". . .
ingilizler, güzel adam, iyi müzisyen ve ziyafetlerinde cömert olmakla övünürler. iskoçyalılar, asaletleri, ünvanları, krallarının hanedanı ile olan akrabalıkları ve skolastik tartışmalardaki olağanüstü incelikleri ile iftihar ederler. fransızlar, nezaket iddiasındadırlar; parisliler özellikle sorbonne'larında en bilimsel teoloji okuluna sahip olmakla gururlanırlar. edebiyat ve söz söyleme sanatına sadece kendilerinin sahip olduklarına inanan italyanlar, kendilerini dünyanın barbarlık karanlıklarına dalmamış biricik kavmi sanırlar. aralarında bu tatlı yanılgıyı en fazla yaşayan romalılardır; eski romalıların büyüklüğünü sayıklar ve onlardan bir şeyler aldıklarına iyice inanırlar. venedikliler, asaletlerini düşünmekle; grekler, bilimlerin kurucuları olduklarını düşünüp, eski kahramanlarının sıfatlarını kendilerine takmakla mutludurlar.
türkler ve yeryüzünün dörtte üçünü kaplayan şu sayısız barbarlar, doğru dine girmiş olmakla övünürler; boş inanç sahibi, alçak kimseler saydıkları hristiyanlara yukardan bakarlar.
çok daha mutlu olan yahudiler, mesihlerini tatlı tatlı bekleyerek yaşar ve bu arada daima musa'nın dinine bağlı kalırlar. ispanyollar, dünyanın en büyük askerleri geçinirler. yüksek boylarından gururlanan almanlar, sihirden anladıklarını, büyük sihirbaz olduklarını iddia ederler.
. . ."
desiderius erasmus
(bkz: morias enkomion seu laus stultitiae)
". . .
ingilizler, güzel adam, iyi müzisyen ve ziyafetlerinde cömert olmakla övünürler. iskoçyalılar, asaletleri, ünvanları, krallarının hanedanı ile olan akrabalıkları ve skolastik tartışmalardaki olağanüstü incelikleri ile iftihar ederler. fransızlar, nezaket iddiasındadırlar; parisliler özellikle sorbonne'larında en bilimsel teoloji okuluna sahip olmakla gururlanırlar. edebiyat ve söz söyleme sanatına sadece kendilerinin sahip olduklarına inanan italyanlar, kendilerini dünyanın barbarlık karanlıklarına dalmamış biricik kavmi sanırlar. aralarında bu tatlı yanılgıyı en fazla yaşayan romalılardır; eski romalıların büyüklüğünü sayıklar ve onlardan bir şeyler aldıklarına iyice inanırlar. venedikliler, asaletlerini düşünmekle; grekler, bilimlerin kurucuları olduklarını düşünüp, eski kahramanlarının sıfatlarını kendilerine takmakla mutludurlar.
türkler ve yeryüzünün dörtte üçünü kaplayan şu sayısız barbarlar, doğru dine girmiş olmakla övünürler; boş inanç sahibi, alçak kimseler saydıkları hristiyanlara yukardan bakarlar.
çok daha mutlu olan yahudiler, mesihlerini tatlı tatlı bekleyerek yaşar ve bu arada daima musa'nın dinine bağlı kalırlar. ispanyollar, dünyanın en büyük askerleri geçinirler. yüksek boylarından gururlanan almanlar, sihirden anladıklarını, büyük sihirbaz olduklarını iddia ederler.
. . ."
desiderius erasmus
(bkz: morias enkomion seu laus stultitiae)
Kendine has dili olanlara MiLLET denir.
Sonu ''...Li, ....Lı '' ile bitenler soyu belirsizdir;
Amerikalı, Kanadalı, Perulu,Pakistanlı, Avustralyalı, Arjantinli, Şilili, Yeni Zelandalı,isviçreli....diyebilirsiniz çünkü bunların kendine has dilleri yoktur.
Alman'a Almanyalı, Fransız'a Fransalı, italyan'a italyalı, ingiliz'e ingiltereli, Rus'a Rusyalı ,Japon'a Japonyalı.......diyemezsiniz .
Aynı Türk'e Türkiyeli diyemediğiniz gibi Allah'ın öküzleri...
Sonu ''...Li, ....Lı '' ile bitenler soyu belirsizdir;
Amerikalı, Kanadalı, Perulu,Pakistanlı, Avustralyalı, Arjantinli, Şilili, Yeni Zelandalı,isviçreli....diyebilirsiniz çünkü bunların kendine has dilleri yoktur.
Alman'a Almanyalı, Fransız'a Fransalı, italyan'a italyalı, ingiliz'e ingiltereli, Rus'a Rusyalı ,Japon'a Japonyalı.......diyemezsiniz .
Aynı Türk'e Türkiyeli diyemediğiniz gibi Allah'ın öküzleri...
Bir zamanlar biz de millet, hem nasıl milletmişiz.
Gelmişiz dünyaya milliyet nedir öğretmişiz.
Gelmişiz dünyaya milliyet nedir öğretmişiz.
kutsal bi kavram değildir.insan kutsaldır.
varlığı o kadar içimize işlemiş ki artık haberdar bile değiliz. allah yokluğunu göstermesin ki o zaman anlarız ancak değerini.
Bu kadar savaşın ve kanın nedeni olan anlamsız kavram.
bölünmez bütünlük. toplum
bursa'da atıcılar semtinin olduğu mahalle.
asıl anlamı "din" ve "ümmet" olmasına rağmen osmanlı döneminde, 19. yy'da "nation" kelimesinin karşılığı olarak kullanıldı. anlamıyla çok oynandı yani gördüğünüz gibi.
Kurtarıcıya gereksinimi olmayan insan topluluğu. Aslında bir çok insanın zamanında öyle ya da böyle en az bir kere olsun izlediği, sevdiği ve aslında muazzam fikirler taşıyan şirinler çizgi filminde ki şirin köyüdür bu milletin adı. Ve bir çoğuna göre bir ütopya veya ideadır. Bu kadar mı imkansız diye düşünebilir. Hiç sanmıyorum! Aslında temel sorun bunun kimin ya da kimlerin ütopyası olduğu ve bize neden dayatıldığıdır. Bununla birlikle bu güzelliklerin, huzurun ve eşitliğin uygulanmasında benliğin-mesela senin benliğin- en dibinde oluşturulan imkansız fikri apayrı bir ironidir.
Lakin suçlamıyorum ya da bir siyasi görüşü savunmuyorum. Hayır. Haklı bir yenilgi ya da kabullenmiş bir mağlubiyet var bu işin içinde. Bir toplum, aynı fikirlerle beslendikçe, aynı duyguları paylaştıkça öreceği kurallar duvarında aslında farkında olmadan önyargı tuğlaları da ekler. En tehlikelisi de budur. En uç ya da acımasız fikirlerin bile artık gündelik, sözsüz yasalar sınıfına girmesidir bu tehlikenin adı
Nazi Almanyasında yapılan katliam ve kıyımlar o zamanlar çoğunlukta olan Nazi Sempatizanlarına ne kadar da gerekli ve normal görünüyordu. işte bahsettiğim tehlike faşizmin bile ne kadar sıradan bir fikir gibi görünmesini sağlayan tehlikedir. Yine suçlamıyorum. Çünkü nihayet toplum suçlanamayacak kadar büyük bir duvar haline geldiğinde bizlerin onun karşısında direnme gücümüzü geçtim cesaretimizin bile kalmayacağından ah ne kadar da eminim. Fakat arada bu yargımı çiğneyerek tüm varlığı ile özgürlüğe adanmış bir ruh çıkar da karşı gelirse, ki burada karşı gelmek olarak anlatmak istediğim şey karşıt bir fikrin vücut bulmasıdır, hemen icabına bakılı verilir
Neden? Çünkü tarih boyunca insan etinin gücü insan fikrinin gücünü acımasızca ezmiştir.Peki bu insanlar neden direnmedi. Neden azınlık kaldı, bütün olup biteni neden pasif-isyankar bir tavırla izlemeyi seçti. Dediğinizi duyar gibiyim. En azından kendinizde en ufak bir vicdan kırıntısı görebiliyorsanız bunu sorgulamanız gerekmektedir.O zaman siz neden duruyorsunuz. Tüm bu açlığa, sefalete ve haksızlığa seyirci kalıp nefret ettiğiniz bir avuç devlet adamı karşısında boynunuzu öne eğiyorsunuz. Demekte benim görevimdir. Ve bu ironi de komiktir.
Sembolleştirdiğiniz ve sizler olmadan hiçbir anlamı olmayan bu adamların değerini doğumunuzdan bu yana haberiniz olmadan, başkalarının benliklerinizin en derinlerine yerleştirdiği korku kültürü ile beslediğiniz (aman ne besleme) saygıyı ona kendi ellerinizle verdiğinizin neden farkında değilsiniz. Üstelik ona korkularınızın ve ezikliğinizin en saf haliyle altın tepsi de sunduğunuz saygınızı ona ikram etmeye devam ettikçe fanatizminin de o denli arttığını göremiyor musunuz?
Akıllanmıcak bu insanoğlu.Akıllanmıcak.
Lakin suçlamıyorum ya da bir siyasi görüşü savunmuyorum. Hayır. Haklı bir yenilgi ya da kabullenmiş bir mağlubiyet var bu işin içinde. Bir toplum, aynı fikirlerle beslendikçe, aynı duyguları paylaştıkça öreceği kurallar duvarında aslında farkında olmadan önyargı tuğlaları da ekler. En tehlikelisi de budur. En uç ya da acımasız fikirlerin bile artık gündelik, sözsüz yasalar sınıfına girmesidir bu tehlikenin adı
Nazi Almanyasında yapılan katliam ve kıyımlar o zamanlar çoğunlukta olan Nazi Sempatizanlarına ne kadar da gerekli ve normal görünüyordu. işte bahsettiğim tehlike faşizmin bile ne kadar sıradan bir fikir gibi görünmesini sağlayan tehlikedir. Yine suçlamıyorum. Çünkü nihayet toplum suçlanamayacak kadar büyük bir duvar haline geldiğinde bizlerin onun karşısında direnme gücümüzü geçtim cesaretimizin bile kalmayacağından ah ne kadar da eminim. Fakat arada bu yargımı çiğneyerek tüm varlığı ile özgürlüğe adanmış bir ruh çıkar da karşı gelirse, ki burada karşı gelmek olarak anlatmak istediğim şey karşıt bir fikrin vücut bulmasıdır, hemen icabına bakılı verilir
Neden? Çünkü tarih boyunca insan etinin gücü insan fikrinin gücünü acımasızca ezmiştir.Peki bu insanlar neden direnmedi. Neden azınlık kaldı, bütün olup biteni neden pasif-isyankar bir tavırla izlemeyi seçti. Dediğinizi duyar gibiyim. En azından kendinizde en ufak bir vicdan kırıntısı görebiliyorsanız bunu sorgulamanız gerekmektedir.O zaman siz neden duruyorsunuz. Tüm bu açlığa, sefalete ve haksızlığa seyirci kalıp nefret ettiğiniz bir avuç devlet adamı karşısında boynunuzu öne eğiyorsunuz. Demekte benim görevimdir. Ve bu ironi de komiktir.
Sembolleştirdiğiniz ve sizler olmadan hiçbir anlamı olmayan bu adamların değerini doğumunuzdan bu yana haberiniz olmadan, başkalarının benliklerinizin en derinlerine yerleştirdiği korku kültürü ile beslediğiniz (aman ne besleme) saygıyı ona kendi ellerinizle verdiğinizin neden farkında değilsiniz. Üstelik ona korkularınızın ve ezikliğinizin en saf haliyle altın tepsi de sunduğunuz saygınızı ona ikram etmeye devam ettikçe fanatizminin de o denli arttığını göremiyor musunuz?
Akıllanmıcak bu insanoğlu.Akıllanmıcak.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar