bugün
- sözlük yazarlarının bebeksi kombinleri13
- 6 ekim 2026 istanbul imam hatip bıçaklı kavgası18
- kadınlarda beyaz saç modası9
- heyt bea10
- quentin tarantino ile ortaklı dana kesmek5
- fatma betül sayan kaya'nın tmsf'ye iadesi30
- türkiye vs azerbaycan8
- bir kadının size çok tatlısın demesi4
- dua lipa'yı görünce aşırı sinirlenmek5
- yazarların severek okuduğu yazarlar4
- marmaris barlar sokağı3
- ucan tekme atan hipopotam3
- antiçorap2
- sözlükte niye kimse kavga etmiyor sorunsalı6
- iş yerinde sadece işle meşgul olup defolup gitmek4
- iltica36
- ne kadar yaşlısın7
- sözlükteki anaerkil düzen9
- devlet millet bağının kopması5
- dostoversiki2
- yazarların favori saç kesimi2
- nervio'nun erkek olması26
- arkadaşlar bişe dicem ya4
- erkek kaşarları3
- en ucuz sigara 100 lira olmalıdır3
- izmir bombası13
- tek adam rejimi4
- bir çuval kaset2
- sandviç dükkanı açmak4
- kulağı çekilmesi gereken yazarlar2
- hadisler3
- kütüphane de topuklu ile dolaşan kevaşe2
- manifest mina vs dua lipa2
- teke tek kavgada dua lipa'yı tokatlarım3
- dışarıya karşı sert erkek görünen kılıbık4
- resim yüklenemedi3
- from gold from dust26
- sözlükteki gizli gaylerin meme sevdası maskesi3
- saçını sarıya boyatan esmer kadın4
- çalışarak zengin olmak5
- mutlu sözlük kadınları mutlu sözlük demektir3
- reis hangisine yetişsin3
- game of thrones taki kerhaneci21
- lıke la lıke la beni lıke la wallahi geldim tava2
- nihavent reyiz5
- pastırma yazı4
- ayıp olmasın diye depeche mode dinlemek3
- gece 03 43 mesaisi yapan low lullaby çetesi2
- kadın kadın kadın kadın2
- memduh bashgan2
entry'ler (583)
burası artık (bkz: #127) no.lu entryde bahsedilenlerin hiçbirinin, [ad hominem yapmadan fikrin ve/veya düşüncenin, aşağılamadan ve ötekileştirmeden edebiyatın, avamlaşmadan mizahın] paylaşılamadığı bir platform olmuş.
burada artık, avamlık, bayağılık, sığlık, cahillik, mallık, trollük, yani "insan" olamayıp "iki ayaklı" kalmaya heveslilerin * ilkel değerleri geçerli olmuş. hele ki gerçek bilgi buraya uğramaz hâle gelmiş.
bilgiyi * öven, ancak hikmeti * pek de önemsemeyen nice mekânı, sırf bu nedenle terk etmişliğim var. ancak burası onu dâhi algılayamayacak düzeyde, yani râkım sıfırın çok altında. *
ortalık hâlihazırda bok kokuyor diye, hâcetini gidermeye kalkmanın, lağıma balıklama atlamanın ve kendi pisliğinde güreşip iyice bulanmanın mânâsı ve âlemi yok.
selâmetle.
burada artık, avamlık, bayağılık, sığlık, cahillik, mallık, trollük, yani "insan" olamayıp "iki ayaklı" kalmaya heveslilerin * ilkel değerleri geçerli olmuş. hele ki gerçek bilgi buraya uğramaz hâle gelmiş.
bilgiyi * öven, ancak hikmeti * pek de önemsemeyen nice mekânı, sırf bu nedenle terk etmişliğim var. ancak burası onu dâhi algılayamayacak düzeyde, yani râkım sıfırın çok altında. *
ortalık hâlihazırda bok kokuyor diye, hâcetini gidermeye kalkmanın, lağıma balıklama atlamanın ve kendi pisliğinde güreşip iyice bulanmanın mânâsı ve âlemi yok.
selâmetle.
tam adı simone lucie ernestine marie bertrand de beauvoir olan, la beauvoir lâkabıyla anılan, 1908 - 1986 yılları arasında yaşamış, fransız yazar, entelektüel, düşünür, politik aktivist, feminist ve sosyal teorisyen.
"evliliğin, bir erkeğin hayatını kısıtladığı çoğu zaman doğrudur. ama kadınınkini sona erdirir." sözüyle beni benden almıştır. (bkz: #17325803)
"evliliğin, bir erkeğin hayatını kısıtladığı çoğu zaman doğrudur. ama kadınınkini sona erdirir." sözüyle beni benden almıştır. (bkz: #17325803)
bu şarkı için yapılmış youtube'da rastladığım bir video, türk siyaset tarihinin yakın geçmişinin fotoromanı gibi olmuş âdeta.
kimler yok ki? fahri korutürk, kenan evren, turgut özal, semra özal, imren aykut, süleyman demirel, nazmiye demirel, bülent ecevit, erdal inönü, deniz baykal, adnan menderes, necmettin erbakan, devlet bahçeli, tansu çiller, mesut yılmaz, kemal derviş...
n.b. videonun 3. dakikasının 11. saniyesine kitakse! unutmadan; o nasıl bir "oh george!" demedir yarabbi! ayrıca, sanatçının zamanının ötesinde bir eser ortaya koyduğunu üzülerek gözlemliyoruz.
kimler yok ki? fahri korutürk, kenan evren, turgut özal, semra özal, imren aykut, süleyman demirel, nazmiye demirel, bülent ecevit, erdal inönü, deniz baykal, adnan menderes, necmettin erbakan, devlet bahçeli, tansu çiller, mesut yılmaz, kemal derviş...
n.b. videonun 3. dakikasının 11. saniyesine kitakse! unutmadan; o nasıl bir "oh george!" demedir yarabbi! ayrıca, sanatçının zamanının ötesinde bir eser ortaya koyduğunu üzülerek gözlemliyoruz.
dünya dışı birtakım tanımlanamayan varlıkların, kafayı güneydoğu asyalılarla bozduğunun göstergesi.
dönüp arkanıza baktığınızda gördüğünüz indiana jones değilse, kıçınıza jet motoru takılmış, olmadı neft yağı sürülmüş gibi depar atmanız menfaatiniz icabıdır.
ciddi birkaç araştırma için;
bkz. how men's brains are wired differently than women's
bkz. Neuroanatomical Differences between Men and Women in Help-Seeking Coping Strategy
bkz. how men's brains are wired differently than women's
bkz. Neuroanatomical Differences between Men and Women in Help-Seeking Coping Strategy
dişi insanların "siktir git lan amın feryadı" diye yanıtlaması gereken götten önerme. insan olamayıp iki ayaklı formunda kalanlara hitap şekli bu olmalıdır, çünkü anladıkları tek lisan budur.
Rime in vita e morte di Madonna Laura ~ Francesco Petrarca (1304-1374)
Era il giorno ch'al sol si scoloraro
per la pietà del suo factore i rai,
quando ì fui preso, et non me ne guardai,
chè i bè vostr'occhi, donna, mi legaro.
Tempo non mi parea da far riparo
contra colpi d'Amor: però m'andai
secur, senza sospetto; onde i miei guai
nel commune dolor s'incominciaro.
Trovommi Amor del tutto disarmato
et aperta la via per gli occhi al core,
che di lagrime son fatti uscio et varco:
Però al mio parer non li fu honore
ferir me de saetta in quello stato,
a voi armata non mostrar pur l'arco.
the rival ~ sylvia plath (1932-1963)
If the moon smiled, she would resemble you.
You leave the same impression
Of something beautiful, but annihilating.
Both of you are great light borrowers.
Her O-mouth grieves at the world; yours is unaffected,
And your first gift is making stone out of everything.
I wake to a mausoleum; you are here,
Ticking your fingers on the marble table, looking for cigarettes,
Spiteful as a woman, but not so nervous,
And dying to say something unanswerable.
The moon, too, abuses her subjects,
But in the daytime she is ridiculous.
Your dissatisfactions, on the other hand,
Arrive through the mailslot with loving regularity,
White and blank, expansive as carbon monoxide.
No day is safe from news of you,
Walking about in Africa maybe, but thinking of me.
gökkuşağından darağacı ~ nilgün marmara (1958-1987)
Şimdi'nin bedeni yok,
Yontuyor geçmiş bilgisiyle
gelecek belki olur diye taşı,
taşını kokluyor
yontu dağılıyor...
Şimdi'si yitik
bundan boyuyor
boyuyor evine aldığı
ağacın üzerine tüneyip
duvarını, tavanını, geçmişi
ve geleceği ve her yanını;
dal kırılıyor...
Şimdi'si yitik
diziyor diziyor notalarını,
göğe ışık üzerine boncuklarını,
ucuza getiriyor varlığını
sonsuzun sessizliğiyle
sonlunun gürültüsü arasında,
O bitirince kıyısında gezindiği
yol çöküyor...
Şimdi'si yitik
bundan yazıyor
yazıyor enine boyuna
içini ve dışını ve yeri
ve göğü ve suyu,
bindiği kadırga
o inince batıyor.
Rime in vita e morte di Madonna Laura ~ Francesco Petrarca (1304-1374)
Era il giorno ch'al sol si scoloraro
per la pietà del suo factore i rai,
quando ì fui preso, et non me ne guardai,
chè i bè vostr'occhi, donna, mi legaro.
Tempo non mi parea da far riparo
contra colpi d'Amor: però m'andai
secur, senza sospetto; onde i miei guai
nel commune dolor s'incominciaro.
Trovommi Amor del tutto disarmato
et aperta la via per gli occhi al core,
che di lagrime son fatti uscio et varco:
Però al mio parer non li fu honore
ferir me de saetta in quello stato,
a voi armata non mostrar pur l'arco.
the rival ~ sylvia plath (1932-1963)
If the moon smiled, she would resemble you.
You leave the same impression
Of something beautiful, but annihilating.
Both of you are great light borrowers.
Her O-mouth grieves at the world; yours is unaffected,
And your first gift is making stone out of everything.
I wake to a mausoleum; you are here,
Ticking your fingers on the marble table, looking for cigarettes,
Spiteful as a woman, but not so nervous,
And dying to say something unanswerable.
The moon, too, abuses her subjects,
But in the daytime she is ridiculous.
Your dissatisfactions, on the other hand,
Arrive through the mailslot with loving regularity,
White and blank, expansive as carbon monoxide.
No day is safe from news of you,
Walking about in Africa maybe, but thinking of me.
gökkuşağından darağacı ~ nilgün marmara (1958-1987)
Şimdi'nin bedeni yok,
Yontuyor geçmiş bilgisiyle
gelecek belki olur diye taşı,
taşını kokluyor
yontu dağılıyor...
Şimdi'si yitik
bundan boyuyor
boyuyor evine aldığı
ağacın üzerine tüneyip
duvarını, tavanını, geçmişi
ve geleceği ve her yanını;
dal kırılıyor...
Şimdi'si yitik
diziyor diziyor notalarını,
göğe ışık üzerine boncuklarını,
ucuza getiriyor varlığını
sonsuzun sessizliğiyle
sonlunun gürültüsü arasında,
O bitirince kıyısında gezindiği
yol çöküyor...
Şimdi'si yitik
bundan yazıyor
yazıyor enine boyuna
içini ve dışını ve yeri
ve göğü ve suyu,
bindiği kadırga
o inince batıyor.
"oyunculuk sekse benzer. ya seks yapıyorsundur ve üzerine hiç konuşmuyorsundur ya da seks yapamıyorsundur ama sürekli seks üzerine konuşuyorsundur. bu yüzden oyunculuk hakkında nefes almadan konuşanlara şüpheyle bakıyorum."
diyerek, cümle âleme "ayar nasıl verilir" hususunda ders vermiş, 1899'da bugün (25 aralık) doğmuş, iskarpinli, smokinli, sigarası ve efkârı eksik olmayan, eski zamanların büyük jönü.
diyerek, cümle âleme "ayar nasıl verilir" hususunda ders vermiş, 1899'da bugün (25 aralık) doğmuş, iskarpinli, smokinli, sigarası ve efkârı eksik olmayan, eski zamanların büyük jönü.
"iki ayaklı" değil de "insan" olduğu iddiasında olan kişi, erkekliğinden ya da kadınlığından utanmaz, kimi iki ayaklıların da insan sayılmasından utanır, insanlıktan utanır.
bu utancın, ırkı, cinsiyeti, dili, milliyeti, dini yoktur.
aslolan iki ayaklıdan insana, insandan insan-ı kâmile dönüşüp değişmek, ruhen ve bedenen evrilmektir.
ve fakat, biraz saf/salak/naif gördüğü kişiye "kâmil" diye sıfat koyan, kâmilliği bir aşağılama unsuru olarak kullananların coğrafyasında kime, neyi, niye anlatıyorum?!
bu utancın, ırkı, cinsiyeti, dili, milliyeti, dini yoktur.
aslolan iki ayaklıdan insana, insandan insan-ı kâmile dönüşüp değişmek, ruhen ve bedenen evrilmektir.
ve fakat, biraz saf/salak/naif gördüğü kişiye "kâmil" diye sıfat koyan, kâmilliği bir aşağılama unsuru olarak kullananların coğrafyasında kime, neyi, niye anlatıyorum?!
herhangi bir fark hiçbir zaman olmamıştı. hatta örneğin; yunuslar beyinlerini insanların kullandığından bir misli fazla bir kapasiteyle kullanma gücüne sahiptirler. insanoğlunun kendine üstünlük vehmetmesi, tamamen kendi mâbâdından uydurduğu bir olgu.
ne demiş ziya paşa, tahsil cehaleti alır eşeklik bâki kalır.
ne demiş ziya paşa, tahsil cehaleti alır eşeklik bâki kalır.
bir uhrevî olarak siz ölümlüler arasında dolaşırken bunun bir üst düzeyini kullanıyorum genelde; "türünüzü sikeyim" diyerek. cins ve ırk ayrımı yapmaksızın. öyle de eşitlikçiyim.
"geri zekâlı bir mal olduğum kadar cahilin de önde gideni, bayrak sallayanıyım" diyenlerin iddiası.
işin doğrusunu öğrenmek isteyenler, aşağıdaki linkten okuyabilirler.
işin doğrusunu öğrenmek isteyenler, aşağıdaki linkten okuyabilirler.