bugün
- velvet57
- insan olmaya ceyrek kala14
- hurdacıya gidiyorum7
- kadınları aşağılamanın moda olması6
- 2026 ekonomik krizi15
- yargıya güvenen varsa yazsın3
- sigara içmeyi bırakmak istememek4
- sözlükte güzel kız olmaması sorunsalı5
- ioçk silik yesin kampanyası6
- bir sözlük yazarını kıskanmak13
- migros'a sorulacak tek soru23
- enayimiknatisii6
- zeka içerikli entry vs bilgi içerikli entry6
- ioçk'un arto'ya benzemesi5
- sözlük yazarlarının karşılaştığı garip olaylar7
- arkadaşlar çok hastayım ya10
- osuruktan şiirler60
- bilinçaltı algılama4
- victor osimhen19
- kainatta her şey insanların iyiliği için yürüyor3
- aleksey batrakov26
- üniversiteli escort kızlar3
- ırkçıların geri zekalı olduğu gerçeği11
- gazze de 186 yardım çalışanının öldürülmesi6
- arabayla dağdan inerken dinlenecek şarkılar3
- hayattaki en değerli şeyler2
- güneş gözlüğüyle bir kafeye oturup dergi okumak3
- g i l d e d l i l y16
- the odyssey5
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı2
- ilk buluşmada bavyera halk ezgileri söyleyen kezo6
- tostumu yaptım11
- sözlük kavgalarının aslında çok yararlı olması9
- avanos şu an 30 derece2
- öğretmenlere önlük ve kıyafet zorunluluğu gelmesi9
- arkadaşlar veto ne demek8
- arkadaşlar kilo aldım4
- ekmek yiyip su içmeyi seven yuzır3
- 1 euro 56 25 tl6
- düşünmeden eyleme geçmek3
- hurdacıdan aldığım taklacı araba2
- işedikten sonra elini yıkamayan erkek3
- herzevekil'in götçü oluşu3
- 16 ekim 20262
- clemence baptista3
- sıfırladım babacığım5
- mersin4
- tıktok nasıl etkin kullanılır4
- kızları çok seviyorum2
- spotify3
entry'ler (583)
burası artık (bkz: #127) no.lu entryde bahsedilenlerin hiçbirinin, [ad hominem yapmadan fikrin ve/veya düşüncenin, aşağılamadan ve ötekileştirmeden edebiyatın, avamlaşmadan mizahın] paylaşılamadığı bir platform olmuş.
burada artık, avamlık, bayağılık, sığlık, cahillik, mallık, trollük, yani "insan" olamayıp "iki ayaklı" kalmaya heveslilerin * ilkel değerleri geçerli olmuş. hele ki gerçek bilgi buraya uğramaz hâle gelmiş.
bilgiyi * öven, ancak hikmeti * pek de önemsemeyen nice mekânı, sırf bu nedenle terk etmişliğim var. ancak burası onu dâhi algılayamayacak düzeyde, yani râkım sıfırın çok altında. *
ortalık hâlihazırda bok kokuyor diye, hâcetini gidermeye kalkmanın, lağıma balıklama atlamanın ve kendi pisliğinde güreşip iyice bulanmanın mânâsı ve âlemi yok.
selâmetle.
burada artık, avamlık, bayağılık, sığlık, cahillik, mallık, trollük, yani "insan" olamayıp "iki ayaklı" kalmaya heveslilerin * ilkel değerleri geçerli olmuş. hele ki gerçek bilgi buraya uğramaz hâle gelmiş.
bilgiyi * öven, ancak hikmeti * pek de önemsemeyen nice mekânı, sırf bu nedenle terk etmişliğim var. ancak burası onu dâhi algılayamayacak düzeyde, yani râkım sıfırın çok altında. *
ortalık hâlihazırda bok kokuyor diye, hâcetini gidermeye kalkmanın, lağıma balıklama atlamanın ve kendi pisliğinde güreşip iyice bulanmanın mânâsı ve âlemi yok.
selâmetle.
tam adı simone lucie ernestine marie bertrand de beauvoir olan, la beauvoir lâkabıyla anılan, 1908 - 1986 yılları arasında yaşamış, fransız yazar, entelektüel, düşünür, politik aktivist, feminist ve sosyal teorisyen.
"evliliğin, bir erkeğin hayatını kısıtladığı çoğu zaman doğrudur. ama kadınınkini sona erdirir." sözüyle beni benden almıştır. (bkz: #17325803)
"evliliğin, bir erkeğin hayatını kısıtladığı çoğu zaman doğrudur. ama kadınınkini sona erdirir." sözüyle beni benden almıştır. (bkz: #17325803)
bu şarkı için yapılmış youtube'da rastladığım bir video, türk siyaset tarihinin yakın geçmişinin fotoromanı gibi olmuş âdeta.
kimler yok ki? fahri korutürk, kenan evren, turgut özal, semra özal, imren aykut, süleyman demirel, nazmiye demirel, bülent ecevit, erdal inönü, deniz baykal, adnan menderes, necmettin erbakan, devlet bahçeli, tansu çiller, mesut yılmaz, kemal derviş...
n.b. videonun 3. dakikasının 11. saniyesine kitakse! unutmadan; o nasıl bir "oh george!" demedir yarabbi! ayrıca, sanatçının zamanının ötesinde bir eser ortaya koyduğunu üzülerek gözlemliyoruz.
kimler yok ki? fahri korutürk, kenan evren, turgut özal, semra özal, imren aykut, süleyman demirel, nazmiye demirel, bülent ecevit, erdal inönü, deniz baykal, adnan menderes, necmettin erbakan, devlet bahçeli, tansu çiller, mesut yılmaz, kemal derviş...
n.b. videonun 3. dakikasının 11. saniyesine kitakse! unutmadan; o nasıl bir "oh george!" demedir yarabbi! ayrıca, sanatçının zamanının ötesinde bir eser ortaya koyduğunu üzülerek gözlemliyoruz.
dünya dışı birtakım tanımlanamayan varlıkların, kafayı güneydoğu asyalılarla bozduğunun göstergesi.
dönüp arkanıza baktığınızda gördüğünüz indiana jones değilse, kıçınıza jet motoru takılmış, olmadı neft yağı sürülmüş gibi depar atmanız menfaatiniz icabıdır.
ciddi birkaç araştırma için;
bkz. how men's brains are wired differently than women's
bkz. Neuroanatomical Differences between Men and Women in Help-Seeking Coping Strategy
bkz. how men's brains are wired differently than women's
bkz. Neuroanatomical Differences between Men and Women in Help-Seeking Coping Strategy
dişi insanların "siktir git lan amın feryadı" diye yanıtlaması gereken götten önerme. insan olamayıp iki ayaklı formunda kalanlara hitap şekli bu olmalıdır, çünkü anladıkları tek lisan budur.
Rime in vita e morte di Madonna Laura ~ Francesco Petrarca (1304-1374)
Era il giorno ch'al sol si scoloraro
per la pietà del suo factore i rai,
quando ì fui preso, et non me ne guardai,
chè i bè vostr'occhi, donna, mi legaro.
Tempo non mi parea da far riparo
contra colpi d'Amor: però m'andai
secur, senza sospetto; onde i miei guai
nel commune dolor s'incominciaro.
Trovommi Amor del tutto disarmato
et aperta la via per gli occhi al core,
che di lagrime son fatti uscio et varco:
Però al mio parer non li fu honore
ferir me de saetta in quello stato,
a voi armata non mostrar pur l'arco.
the rival ~ sylvia plath (1932-1963)
If the moon smiled, she would resemble you.
You leave the same impression
Of something beautiful, but annihilating.
Both of you are great light borrowers.
Her O-mouth grieves at the world; yours is unaffected,
And your first gift is making stone out of everything.
I wake to a mausoleum; you are here,
Ticking your fingers on the marble table, looking for cigarettes,
Spiteful as a woman, but not so nervous,
And dying to say something unanswerable.
The moon, too, abuses her subjects,
But in the daytime she is ridiculous.
Your dissatisfactions, on the other hand,
Arrive through the mailslot with loving regularity,
White and blank, expansive as carbon monoxide.
No day is safe from news of you,
Walking about in Africa maybe, but thinking of me.
gökkuşağından darağacı ~ nilgün marmara (1958-1987)
Şimdi'nin bedeni yok,
Yontuyor geçmiş bilgisiyle
gelecek belki olur diye taşı,
taşını kokluyor
yontu dağılıyor...
Şimdi'si yitik
bundan boyuyor
boyuyor evine aldığı
ağacın üzerine tüneyip
duvarını, tavanını, geçmişi
ve geleceği ve her yanını;
dal kırılıyor...
Şimdi'si yitik
diziyor diziyor notalarını,
göğe ışık üzerine boncuklarını,
ucuza getiriyor varlığını
sonsuzun sessizliğiyle
sonlunun gürültüsü arasında,
O bitirince kıyısında gezindiği
yol çöküyor...
Şimdi'si yitik
bundan yazıyor
yazıyor enine boyuna
içini ve dışını ve yeri
ve göğü ve suyu,
bindiği kadırga
o inince batıyor.
Rime in vita e morte di Madonna Laura ~ Francesco Petrarca (1304-1374)
Era il giorno ch'al sol si scoloraro
per la pietà del suo factore i rai,
quando ì fui preso, et non me ne guardai,
chè i bè vostr'occhi, donna, mi legaro.
Tempo non mi parea da far riparo
contra colpi d'Amor: però m'andai
secur, senza sospetto; onde i miei guai
nel commune dolor s'incominciaro.
Trovommi Amor del tutto disarmato
et aperta la via per gli occhi al core,
che di lagrime son fatti uscio et varco:
Però al mio parer non li fu honore
ferir me de saetta in quello stato,
a voi armata non mostrar pur l'arco.
the rival ~ sylvia plath (1932-1963)
If the moon smiled, she would resemble you.
You leave the same impression
Of something beautiful, but annihilating.
Both of you are great light borrowers.
Her O-mouth grieves at the world; yours is unaffected,
And your first gift is making stone out of everything.
I wake to a mausoleum; you are here,
Ticking your fingers on the marble table, looking for cigarettes,
Spiteful as a woman, but not so nervous,
And dying to say something unanswerable.
The moon, too, abuses her subjects,
But in the daytime she is ridiculous.
Your dissatisfactions, on the other hand,
Arrive through the mailslot with loving regularity,
White and blank, expansive as carbon monoxide.
No day is safe from news of you,
Walking about in Africa maybe, but thinking of me.
gökkuşağından darağacı ~ nilgün marmara (1958-1987)
Şimdi'nin bedeni yok,
Yontuyor geçmiş bilgisiyle
gelecek belki olur diye taşı,
taşını kokluyor
yontu dağılıyor...
Şimdi'si yitik
bundan boyuyor
boyuyor evine aldığı
ağacın üzerine tüneyip
duvarını, tavanını, geçmişi
ve geleceği ve her yanını;
dal kırılıyor...
Şimdi'si yitik
diziyor diziyor notalarını,
göğe ışık üzerine boncuklarını,
ucuza getiriyor varlığını
sonsuzun sessizliğiyle
sonlunun gürültüsü arasında,
O bitirince kıyısında gezindiği
yol çöküyor...
Şimdi'si yitik
bundan yazıyor
yazıyor enine boyuna
içini ve dışını ve yeri
ve göğü ve suyu,
bindiği kadırga
o inince batıyor.
"oyunculuk sekse benzer. ya seks yapıyorsundur ve üzerine hiç konuşmuyorsundur ya da seks yapamıyorsundur ama sürekli seks üzerine konuşuyorsundur. bu yüzden oyunculuk hakkında nefes almadan konuşanlara şüpheyle bakıyorum."
diyerek, cümle âleme "ayar nasıl verilir" hususunda ders vermiş, 1899'da bugün (25 aralık) doğmuş, iskarpinli, smokinli, sigarası ve efkârı eksik olmayan, eski zamanların büyük jönü.
diyerek, cümle âleme "ayar nasıl verilir" hususunda ders vermiş, 1899'da bugün (25 aralık) doğmuş, iskarpinli, smokinli, sigarası ve efkârı eksik olmayan, eski zamanların büyük jönü.
"iki ayaklı" değil de "insan" olduğu iddiasında olan kişi, erkekliğinden ya da kadınlığından utanmaz, kimi iki ayaklıların da insan sayılmasından utanır, insanlıktan utanır.
bu utancın, ırkı, cinsiyeti, dili, milliyeti, dini yoktur.
aslolan iki ayaklıdan insana, insandan insan-ı kâmile dönüşüp değişmek, ruhen ve bedenen evrilmektir.
ve fakat, biraz saf/salak/naif gördüğü kişiye "kâmil" diye sıfat koyan, kâmilliği bir aşağılama unsuru olarak kullananların coğrafyasında kime, neyi, niye anlatıyorum?!
bu utancın, ırkı, cinsiyeti, dili, milliyeti, dini yoktur.
aslolan iki ayaklıdan insana, insandan insan-ı kâmile dönüşüp değişmek, ruhen ve bedenen evrilmektir.
ve fakat, biraz saf/salak/naif gördüğü kişiye "kâmil" diye sıfat koyan, kâmilliği bir aşağılama unsuru olarak kullananların coğrafyasında kime, neyi, niye anlatıyorum?!
herhangi bir fark hiçbir zaman olmamıştı. hatta örneğin; yunuslar beyinlerini insanların kullandığından bir misli fazla bir kapasiteyle kullanma gücüne sahiptirler. insanoğlunun kendine üstünlük vehmetmesi, tamamen kendi mâbâdından uydurduğu bir olgu.
ne demiş ziya paşa, tahsil cehaleti alır eşeklik bâki kalır.
ne demiş ziya paşa, tahsil cehaleti alır eşeklik bâki kalır.
bir uhrevî olarak siz ölümlüler arasında dolaşırken bunun bir üst düzeyini kullanıyorum genelde; "türünüzü sikeyim" diyerek. cins ve ırk ayrımı yapmaksızın. öyle de eşitlikçiyim.
"geri zekâlı bir mal olduğum kadar cahilin de önde gideni, bayrak sallayanıyım" diyenlerin iddiası.
işin doğrusunu öğrenmek isteyenler, aşağıdaki linkten okuyabilirler.
işin doğrusunu öğrenmek isteyenler, aşağıdaki linkten okuyabilirler.