bugün

amerikan hazır giyim markası.
ayakkabıları gerçekten güzel olan marka.
gec kar$ila$tigim icin pi$manlik duydugum dizi. yakalanmamak icin neler yapmasi gerektigini bilen bir adli tip gorevlisi ve ayni zamanda bir seri katilin hikayesi. cocukluktan sure gelen sorunlarinin ileride de devam etmesi fakat bu sefer profesyonelce i$lenen cinayetleri anlatiyor. henuz bir kac bolumunu izleyebilmi$ olsamda aklimda yer etmi$tir.
cukalata kokan ayakkabı.bir aralar herkesin ayagında olan ayakkabı.
e2 de yayınlanmaya başlayacak dizi. ayrıca
(bkz: dexter holland)
köpek adı. bir diğeri için;

(bkz: rex)
tek başına yaşayan adli tıp uzmanı dexter' in, suça karşı kahramanca mücadele etmesini anlatan dizi. diziye adını veren kitapta yer alan mizah unsurlarının diziye serpiştirilmesi muhtemeldir.
uzun zamandan beri sabırsızlıkla beklediğim dizi. e2'yi takdir etmemin bir başka nedeni.
ilk bölümü itibariyle mükemmel değilse de sarmıştır, takipteyiz efendim.
e2 sayesinde izleyeceğim yeni polisiye. tek dileğim kitapta yer alan üstü örtülü mizahın abartılmamış ve gerilimin azaltılmamış olmasıdır.
dexter, ailesinin yönlendirmesi, ki babasının polis olması ve iyi bir çevrede büyümesi büyük etkendir, ile psikopatisini iyiye yöneltmiş ve en azından duygularının devinimini sağlamayı öğrenmiştir. prison break' ın kahramanı michael scofield gibi o da kahramanlık sendromundan muzdariptir. sonuçta, savunmasızlara saldırıp öldürerek psikopatisini doyuran bir psikopat yerine, kötüyü öldürerek psikopatisini doyuran bir psikopat ile karşılaşıyoruz.

--spoiler--
dexter nehirde sırtüstü uzanırken başlayan dizi, küvette sırtüstü uzanırken bitti. bu da suyun ilerleyen bölümlerde belirleyici bir rol oynayabileceğinin ipuçlarını veriyor olabilir.
--spoiler--

--spoiler--
bir seri katilin ablasının polis olması ve cinayet masasına atanması da ayrıca ironiktir.
--spoiler--
Michael C. Hall dizide döktürüyo olsa bile david fisher rolüyle aklıma kazındığı için straight performansına alışamadığım dizi.
arızalı karakterleri ile oldukça iş yapacak gibi gözüken dizidir. salt maceradan öte, dizinin köşelerine serpiştirilen felsefe ve sıkça sorulan güzel sorular da diğer bir artısı.

(bkz: dizi sarrafı olmak)
oldukça sürükleyici ve değişik bir dizi. ayrıca diğer cnbc e dizileri gibi bolca fuhuş sahnesi içermediğinden anne baba ile rahatlıkla izlenebilir türden.

uzun zaman sonra gelen edit: 3. sezonda bazı sahneleri soft porn tadında.
amerikalı bir ayakkabı üreticisi. navigator modeli adana'da lise okunacaksa olmazsa olmazlardandır. şehir dışında bu ayakkabılarla gezdiğinizde 'adanalı mısın ?' sorusu ile karşılaşmanız an meselesidir.
insanın içindeki psikopat ruhu ortaya çıkaran dizi. parçalanmış insan bedeni, görmek için bir hafta boyunca heyecanla dizi beklenir mi?
ilk sezonunu an itibariyle bitirdiğim dizi 12 bolümünü de bir solukda izlemiş bulunmaktayim kesinlikle kaçırılmaması gereken bir dizi bu arada spoiler yapmayalim da tadini çıkarın.* ayrıca cocuklarınıza ilerki bölümlerden dolayı seyrettirilmemesi tavsiye edilmektedir.
buz kamyonu katilinin ilk kez açık verdiği polisiye dizi.

--spoiler--
dexter yakaladığı bir seri katil çiftten ilişkileri ile ilgili bilgi alır.
--spoiler--
kutusunda "proudly made in usa" * seklinde bir ibare bulunan, koku yapmayan, yuz metre oteden kalitesi anlasilan, verilen parayi hakeden bir ayakkabi markasi.
buz kamyonu katilinin kimliğinin açığa çıktığı dizidir. türk televizyonlarında yayınlanan prison break ile birlikte en heycanlı dizi.
e2nin dirtten sonra en iyi dizisi.
birinci sezon finali 14 mayıs 2007 pazartesi e2 de yayınlanacak dizi. başlardaki durgunluk ilerleyen bölümlerde müzik ve seks unsurunun eklenmesiyle atıldı mis gibi oldu. böyle bir diziyi divx den izleyip o berbat türkçeyle harcamayın. mis gibi cnbc çeviri servisi türkçesiyle izleyin. bir sezonun 12 bölümlük olması, yani mini formatlı olması hiç üzücü değil çünkü anlatacak bir öyküsü de hikaye örgüsü de olmayan bir dizi. basitleştirilmiş bir paralel kurguyla ve 24 bölümlük bir sezonla heroes ve lost un bir altına yerleşebilirdi ama yazık oldu harcadılar güzelim michael c. hall u. ikinci sezon eylül 2007 de showtimeda yayınlanacak e2 ye gelmesi 2008 şubatını bulur. ikinci sezonun adı: dearly devoted dexter. jennifer c. carpenter ise yine taş.
pazartesileri e2 ye kilitlenmemize sebep olan dizi. dexter kesinlikle bir katil değildir, bunu belirtmek gerekir. dexter gerçek manasıyla bir kamu gönüllüsüdür. diziyi izlerken insan hiç sıkılmıyor üstelik dexter ın iç hesaplaşmalarıla birlikte oldukça doyurucu bir görsel yapıtla karşılaşıyor.
dizinin açılışı bile müthiş, görüntü açıları ne kadar önemli anlıyoruz. adam tişörtünü giyerken bile geriliyoruz lan! ayrıca six feet under da pısırık ibiş karakteri oynayan adamı burada gayet delikanlı bir rolde görünce insan önce bir şaşıyor, sonra da yeteneği takdir ediyor haklı olarak.
adana'da liseli genclerin gozdesi, amerikan ayakkabi markasi.
bu ayakkabilar adana ile o kadar cok ozdeslesmistir ki adana disinda birinin ayaginda gorurseniz o kisi %90 adanalidir. bunun nedeni ise, herifin birinin incirlik hava ussu'nden zamaninda cok ucuza cikartip adana sosyetesiyle tanistirmasidir. daha sonra goren almaya baslamistir. bilfen basta olmak uzere butun ozel lise ve anadolu liselilerin ayaginda dexter navigator bulunur. oyle ki bazi kizlar, sirf
dexter'i yok diye erkeklerin cikma teklifini kabul etmezdi. itiraf ediim benim de vardi, hatta her gun siler parlatirdim. cocukluk iste.. hala da durur biryerlerde. allah var cok saglam ayakkabi.
michael c hall'ın fazla başarılı olduğu ve six feet under'daki rolünü kafamdan sildiği dizi... kaçıranlar * için şu an tekrar yayınlanmaya başlamıştır e2'de, her çarşamba 22:00 de...
dexter izlerken lost 'taki merak duygusunu, prison break veya heroes 'daki heyecanı yakalaymazsınız. ama her bölüm, insanı yormayan müthiş kurgusu ve tatlı latin müzikleriyle beraber, harika bir 50dk geçirirsiniz. şahsen üzerine tanımam. ilk sezonunu* bir solukta bitirenler için bir müjde; 2. sezonun ilk iki bölümü torrent sitelerine preair olarak düşmüştür, bir an önce izlenmelidir.
dün bitirdigim diger dizilerden farklı bir tada sahip olan başarılı dizi.insana acaba ben de birini kesip parçalara ayırsam nasıl olur diye düşündürüyor*.Ayrıca dexter in kendisiyle yaşadıgı iç hesaplaşmalar ve kendine has yorumları süper.
six feet under dizisinden de tanıdığımız michael c. hall, bu sefer çok farklı bir rolle karşımıza çıkıyor. gündüzleri adli tıpta efendi efendi işini icra eden karakterimiz dexter morgan, geceleri de topluma zararlı, yanlış şeyler yapan insanları ortadan kaldırıyor. harika jeneriği,kısacık gelen* ve olay örgüsü şahane işlenen ilk sezonu, oyuncularının başarısı ve ana karakterinin iç konuşmalarıyla çok keyifli bir dizi. içinizden, şu prison break ne zaman başlayacak, lost'u özledim ühü ühü, heroes da eylül'e başlasa gibi düşünceler geçiyorsa bir bakın derim.
benim için prison break , heroes , lost ve the 4400 den daha güzel olan dizidir.ayrıca bana bu izlenimi kazandıran şahıs kesinlikle ve kesinlikle başrol oyuncusu michael c. hall dır.hakikaten helal olsun dedirten bir performans sergilemektedir kendileri.

(bkz: helal olsun)
kitabının türkçe çevirisinin malesef çok kötü olduğu süper bi dizi.
dexter morgan kardeşimizin ikinci sezonu 20 eylül'de showtime televizyonunda başlıyor. ikinci sezonun tanıtım videosu da şimdiden heyecanlandırdı. divx üzerinden izlenmeyecek bir dizi, sakin olup önümüzdeki şubat ayını beklemek lazım. e2'nin yeni sezon bölümlerini haftanın hangi günü yayınlayacağı belli değil ama açıklandığı gün kimse o gün benden haber beklemesin. cips, kola, bisküvi stoku yapıp televizyon başında olurum. birinci sezon bölümlerini divx üzerinden tekrar izlemek lazım. çünkü bir sezon diğer dizilerdeki gibi 24 episode, yani bölümden oluşmadığından sezon arasında 9 ay gibi bir boşluk oluyor. 12 bölüm bana yeter ama.

(bkz: hepimiz dexter morgan iz)
sırf jeneriği için bile izlenebilecek bir e2 dizisi.*
muhalif olmadığım bir dizi. michael hall gibi bir oyuncunun başrolde olması da ayrı bir parlaklık. dexter ile tanışın.
ikinci sezonunun ilk iki bölümü internet alemine düşmüş.

--spoiler--
dexter dertli, üzgün belki de pişman. abisini öldürmesi üzerinden 38 gün geçmiş, doakes de takip ediyor kendisini, sanat yapamıyor yani dexter. uzun süredir takip ettiği haitili bir katili maktul etmeye gidiyor en son "serbest" anında. öldüreceği kör bir büyücü, öldüremiyor dexter, yapamıyor düşünebiliyor musunuz? katile hak ettiğini veremiyor. elleri titriyor çünkü. adam da kör olduğundan bırakıyor onu, affediyor.

muhitte küçük chino diye bir ayı var, iki metreden uzun, hayvan gibi de kaslı. uyuşturucu işinde tabii, katil aynı zamanda. katil olması onu dexter ın avı yapar değil mi? polis de delil bulamadığından serbest kalıyor bu it ve dexter tenhada kıstırıyor kendisini, bayıltıyor ritüel için. fakat dexter yine hata yapmış, bantlar sıkı değil, ayı kurtuluyor bu kez dexter ın elinden, ikinci hata bu dostum!

dexter izleyici ile oynuyor, ben gidip yarım işlerini bitirmek istiyorum dexter ın!

ve ailemizin seri katilinin poşetlerini buluyorlar, okyanusa bıraktığı. dexter ı bulmak üzere fbi olaya dahil oluyor. yani artık işi biraz daha zor dexter ın.

neyse, av kaçtı demiştik. ama gördü bizimkinin yüzünü ne olacak? bizimki yarım kalan işini bitirecek, olacak olan bu! kafasını kullanarak bu kez avını yakalıyor ve hallediyor dexter, eli hiç titremiyor bu kez.

ve ikinci bölüm sonunda, abisine veda ediyor dexter. miami polisi ise ice truck killer dan kat be kat öte yeni seri katilini bulmaya çalışıyor, dexter ın da yardımlarıyla. *
--spoiler--
bu akşam e2'de saat 22:00'da birinci sezonun final bölümü yayınlanacak olan dizi.**
adaleti arayan insanoğlunun kanunların tıkandığı yerde, 'iş başa düştü' inancıyla kendi adaletini oluşturma çabasının dramatize edilmiş halidir. tamam teknik ve estetik olarak çok daha iyi ve ileridir ancak bir çeşit kurtlar vadisi-adli tıp'tır.
ikinci sezon üçüncü bölümü en son yayınlanmış olan ayin.

dexter bu bölümde aşk ve bağlanma üzerine o kadar mükemmel yorumlar yapmıştır ki; derinliğiyle shakespeare i kıskandırır.

ve hâlâ başroldeki adamın six feet under daki kırılgan ve narin ve efemine ve dübürsel karakter olduğuna inanamıyorum.

michael c hall bambaşkaymışsın.
michael c hallun mükemmel oyunculuğu ile bezenmiş ve kurgusu ve konu işleme tarzı ile ilk sezonunda beni benden alan ve ikinci sezonun bu 3 bölümü ile gayet ince ayar yapılmış bir şukela dizi olduğunu kanıtlamış dizidir. six feet under dan sonra izlenmesi rica olunur.

(bkz: necati şaşmaz)
sadece dexter değil diğer karakterleri ile de aşmış dizi. manyak maria var mesela, masuka başka bir alem, angel kafa adam, doakes ise g.tü kalkık ama delikanlı adam.

--spoiler--
son bölüme* gelirsek; ingiliz aksanlı sponsor hatun dexter ı çözdü gibi. tabii çözdüğünün dexter olduğunu bilmiyor ama, empati kurabiliyor güzelce. bu elbette etkiliyor dexter karakterini. çünkü dexter -harry nin de direktifleri ile- kendisini topluma tamamen zıt ve tamamen karanlık ama toplum içinde rol yapan birisi olarak tanımlıyordu. yani cinayetleri aslında dexter ın açlığını bastırmak içindi, zevk için değil ayakta kalmak için.

şimdi ise kimse tamamen iyi ya da kötü değildir düşüncesi dexter ın kafasına girdi. evet; gerçekten de kimse tamamen karanlık olamaz dexter, bunu benden de duymuş ol.
ama bu demek değil ki diğer insanlar gibi olabilirsin. sadece; öldürmek güdüsünden başka, insani diğer güdülere de sahip olabilirsin demek bu.
--spoiler--

faaliyetlerinin devamı dileğiyle, sana daima saygı duyan

paradigma.
the dark defender.

--spoiler--

evet kendisine tam uyan bir süper kahraman ismi bu. karanlık olan ama aslında ışık saçan koruyucu.
dexter; süper kahramanlarla ilgili yorumunda onlara benzediğini itiraf ediyor. evet bu tamamen doğru. zaten halk da ufaktan onu haklı bulmaya başladı, ilk sezon finalinin sonundaki karşılama sahnesi * belki de gerçek finalimiz olacak kim bilir?

dexter'ı karanlığından çeken şey ya da bağlandığı şey rita ve onun çocukları idi. onlarda biraz da olsa insani yanlarını bulabiliyordu. ikinci sezonda olaya bodoslama dalan lila karakteri de dexter ın insani yönlerini ortaya çıkarmaya azmetmiş, sanki onu gerçekten tanıyor. bu arada lila neden her zaman cima isteği içeren bakışlar atıp dudaklarını büzüyor anlamış değilim. bir noktadan sonra itici geliyor.

evet ne diyorduk; lila ile dexter uyuşturucu bağımlılığı muhabbeti üzerinden feci anlaşıyorlar. bizimkisinin bağımlılığı uyuşturucu olmasa da amaç aynı. karanlıktan kurtarmak! son bölümlerde zaten icraat yok dexter da, gözümüzden kaçmadı. gerçi yeni gelen süper dâhi dedektif yüzünden yenileri bırak, eskiler ortaya çıkacak ya neyse!

harry gitgide puan kaybediyor, şimdi de dexter ın annesi ile ilişkisi olduğunu öğrendik. "belki de harry yanlıştı, içimdeki ışığı görememişti? özünde iyi bir insan olabilirdim ben!" düşünceleri ilerde dexter ın kafasını patlatacak gibi duruyor.

350 mb artık iyice çamur gibi geliyor 54 dakikalık bölüm için. 1.43 gb lık mkv formatında indirmek gerek.
--spoiler--
2x07 ile artık olayı aşmıştır kendisi. dizi budur sezon budur episode budur.

edit :hayır efendim yanılıyorum 2x09 ile 2x07 nin bile üstüne çıkmıştır ..yeter be sinemasını yapın lan artık. lost mu ? peh
16 aralıkta 2. sezon finali yayınlanacak dizi.
an itibariyle 2.sezonun 7.bölümünü izlemiş olduğum dizi.kesinlikle tüm dizilere taş çıkartır.*
--spoiler--

2. Sezon 8.Bolumde dexterin bittigi bolumdur cunku is yerınden kovdurdugu doakes adlı dedektif dexterin evine zorla girer ve havalandırmadakı kan orneklerini bulur.

--spoiler--
potansiyel deterjan ismi.
ikinci sezon son iki bölümü -bir şekilde- net alemine sızmış mükemmel dizi. zaten ilk iki bölüm de sızmıştı nete. bize altyazıları beklemek düşüyor sadece.
--amannnnn spoiler--

2x10 da neler oldu;

bacağından sıyıran kurşun dexter ı zora sokmaz ve rita ile barışır kerata.deb in yaşlı keçinin gideceğini düşünmesi onu yine ve yine depresyona sokar(hepsi böyle bunların).akıllı bir hamle ile dokes u uyutan dex kendi aletlerine(yani satır falan) dokes un parmak izlerini verdirir ama dokes tam uyurken babası ile ilgili bir cümle atar ortaya. dex sinir krizine girsede ne olacak adam rüyasında ne hatunlar götürüyor şuan kessen uyanmaz. dokes un bir cep telefonuna ulaşma eylemi başarısızla bitmiştir ama dex o telefondan kendine bir kurban daha çıkarmayı bilmiştir(aslanım benim). ve lila hoppası angel ın başına üşüşmeye başlamıştır tabiki angel ın göbeğine yada kel kafasına vurulmadı. neyse dex rita ve çocuklar ile plaja inerken angel da salata olmuştur onlara.rohypnol hapı isteyen lila olaya yeni bir renk katar(bir sonraki spoilde nedenini yazacagım). derken dex hatıralarını tazeler ve babasının kendisi yüzünden intahar ettiğini düşünür ve son cümlesi;

I ve killed my father !

--ooh spoiler bitti --
ikinci sezonunun birinci sezonuyla tamamen farklılık gösterip, hayal kırıklığına uğradığım dizi. ikinci sezonda, birinci sezondaki gibi büyük resimi küçük küçük göstermiyorlar. bence bu özellik çok heyecan katıyordu diziye.

--spoiler--
ikinci sezonda dexter ve iki sevgilisiyle aşk maceraları seklinde başlıyor. neyseki 2x8 de dexter kendine geliyor biraz ve eski haline geri dönüyor. 2x10da ise dexter kendini bambaşka bir durumla yüzyüze buluyor. babasının kendisi yüzünden intihar ettiğini öğreniyor ve bu onu yıkıyor. kendisine polislik ve cinayet soruşturmaları ile ilgili herşeyi öğreten babası dexter'ın ilk cinayetini gördüğünde kusuyor ve "ben nasıl bir psikopat yarattım böyle" diyerek dellenip intihar ediyor.buarada ritaylada işler yoluna giriyor. öbür ingiliz hatundan* karşı bir atak bekliyoruz en kısa zamanda. doakes'a * ne olacak oda merak konusu. dexter onu o tel örgünün içinde nasıl cinayeti işlemiş gibi gösterecek merak konusu bunlar hep.
--spoiler--
ikinci sezonun son iki bölümünü peşpeşe yayınlayıp hem zeka gösterisi yapan, hem de şaşırtan dizidir.

--spoiler--
Bir insan bu kadar kolay kurtulmalı mıdır bu kadar çok beladan o ayrı, ancak günah keçisi olarak düdüklediği kızı yakmaları insafsızcadır.
--spoiler--
efendim bu son 2 bölüm nasıl olmuşsa sızmıştır nete yani aslında yayınlanmamıştır. tabi bu gibi sızmaları beklemek lazım hollywood çalışanlarından. neyse gelelim baştacı dizimiz dexter a ;

bugüne bugün birleşmiş milletlerde yapılan dizileri takip ederim..ama ben bu diziye bi özel hayran oldum acaba bende de bir psikopatlık mı var resesif olarak denilirse cevabını bilemeyeceğim tabii. lan nerden biliyim hiç leşim yok ama onu da belirteyim. yani şimdilik. hele hele bu son bölüm ki artık spoil uyarısı vermek zorundayım bi' saniye;

--spoiler--

bölümün başlangıcı ile sanırım sezon bitiyor dememe neden olabilecek kadar brillant bir dizi bölümü yada sezon finali artık her ne boksa olamaz. bi başlayamadım diziye ama lila içindeki psikopat ruhu ortaya koymasıyla yuhannesimizi kazandı bir kere ve sonrasında pik yaparak hazırladığı düzenek ve kusursuz final. dokes un infilak edişi.. aslında dokes bu dizi için çok güzel bir aroma idi... bu kadar erken veda etmesini istemezdim laf aramızda. neyse dokes un vucudunun en buyuk parçasının bulunması dexter ın kafasındaki soru işaretlerini belirtir ve kanıtlar arasındaki yanmış gps makinasını gören dex irkilir lila şeytanının bir numarası olduğunu anlar ve hengame başlamaktadır. rita ile süper bir geri dönüş yapan dex imiz artık lila sorununa kesin bir çözüm getirmelidir. tabii ki kendi yoluyla. ve lila bulunur, kandırılır ve tam ormana göturülecekken salak deb gelir ve herşeyin içine eder. lila olayı anlamıştır ve dex in alet çantası ile oradan uzaklaşır. rita nın çocuklarını kaçıran kaltak lila olayın bokunu çıkarmıştır ve şah çekişini çocukların ve dex in içinde olduğu stüdyoyu yakmakla yapar. ama bay morgan, superman ın yandan yemişidir ve ona birşey olmaz. bu esnada soluğu fransa da alan lila, dex in fransa nın nerede olduğunu bildiğini unutur. deb in mesleğini tercih etmesi gibi aslında lila da ölümü tercih etmiştir bu hamlesi ile. tabii ki adil katilimiz dexter lila nınkini lilaya verir(burada kardeşimle fenerbahçenin galatasaray a attığı 6.gol kadar çok tepki verdik). artık dexter bir ustadır babasının öğrencisi değil. ve kanun artık onundur. dizi, bir film edasıyla şöyle biter ;

kötü müyüm iyi mi? artık bu soruları sormayı bıraktım...cevapları bende yok!

olan?

--spoiler--

kesinlikle süper bir dizi ve yine kesinlikle süper bir final. bırakın herkes lost u izlesin!
şu ana kadar izlediğim* diziler arasında en iyisi. yok böyle be bi kurgu, senaryo. kesinlike lost, heroes, 24 dizilerine on basan bir dizi.*