bugün

/636
insanın kendinden başkalarını da düşünmeyi öğrenmesidir aşk.
tanrının biz kullarına verdiği tek özel yetenek. ancak bu öyle güçlü bir yetenektir ki yanında olmasa bile hissedersin onu , çektiği acıyı palyaşırsın bedeninde, bir tek gözyaşı damlası bitirirken hayatını bir tek gülücük kurtarır dünyayı. her yüz aynılaşır ve her ses benzemeye başlar birbirine. bütün kokular tek tip gelmeye başlar burnuna. derdini tasanı tüm sıkıntını geçirir bir dokunuş. vücudun her zamankinden başka tepkiler vermeye başlar. ani kalp atışı hızlanmaları, baş dönmesi ,karın ağrıması, ağız kuruluğu. bütün yan etkileri bunlardın aşkın. ama asidir aşk bencildir. iyi bakılmasını ister kendine. kendini mutlu hissetmediğinde çalıştırır bütün savunma mekanizmalarını. önce hislerini alır senden. karanlığa mahkum eder gözlerini ışıl ışıl dünya içinde. kalbini alır senden ve yerine taş parçası koyar ağır ve bir o kadar dikenli. her nefesinde ciğerlerine batar o dikenler. için kanar bilirsin ancak bir tek sen bilirsin bunu. uyuşturur vücudunu. anlamsızlığa gömer seni sen her ne kadar batmak istemesende en dibe. ve aşk haindir. tüm bunları yapabilmek için haketmeyene satar kendini.
işitin ey yarenler, kıymetli nesnedir aşk
Sultanları kul eyler, hikmetli nesnedir aşk
Akilleri şaşırır deryalara düşürür
Kayaları söyletir, kuvvetli nesnedir aşk



Aşksızlara verme öğüt, öğüdünden ala değil
Aşksız adem hayvan olur, hayvan öğüt bilir değil
(bkz: Yunus EMRE)
dibini görmediğin suya dalmadığın gibi, sonunu bilmediğin aşka teslim etme kendini. acı çeken sen olursun...
mevlana
onun için bin türlü yalanı söyleyip kmler kat etmek, sabah uyurken izlemek, ama en çok kokusunu sevmek.
unidentified flying objects. (bkz: ufo)
boğazındaki düğüm...
aşk; aslında kavuşamamaktır.
matematiksel olarak, alt sınırı eksi sonsuz, üst sınırı artı sonsuz olan türev işlemindeki x' dir.
kimi zaman ölmeden önce yaşanılan son an gibidir aşk;
insanın benliğini çeken.
ruhunu bedeninden ayıran duygudur kimi zaman.
kimi zaman yorgunluktur.
kimi zaman acının ta kendisidir.
bazen mutluluktur,bitmeyecek sevinçtir.
bazen kederin en kallavisidir insan için.

çünkü o aşktır.
duyguların en asili.

adli vaka
--spoiler--
zira aşk iktidarı sever. bu sebeptendir ki başkalarına ölümüne âşık olabiliriz, ama bize ölümüne âşık olanları içten içe küçümser, öteleriz.
--spoiler--
*
Kaçan otobüse son anda koşarak yetişmek gibi birşey,
Sana aşık olmak...
Nefes nefese, durduğu için şoföre minnettar,
Büyük bir zafer kazanmışçasına mağrur,
Yolcularla göz göze gelince mahcup,
Ve tam zamanında binmekle olamayacak kadar mesut....
tanımlamaya çalışan herkesin aciz kaldığı ruh halidir.
kalbe atılan kördüğüm.
herkesin kendine göre tanımlamaya çalıştığı ama kimsenin tam olarak başaramadığıdır. bazen gerçek, bazen ilahidir. ama her zaman yakan kavurandır.en sonunda kendini bulmana yardımcı olan. önce kanatan sonra yaranı sarmaya çalışırken işte ben buyum dedirtendir.
çünkü sürüyor hayat
değişiyor herşey, aşk
aşk bizim en eski kederimiz
nehir yataklarından
deltalardan
biriktirdiğimiz

gün gelir, sorulur;
bir ağuyu çiğnemekten geliyoruz
ve aşktan
neredeydiniz?

SALiH POLAT..
3 harfle oluşturabilecek en manalı kelimelerden biri. yanyana gelince bu 3 harf altına binlerce kelime döşesen de zor anlatırsın ne olduğunu, yaşamak lazım.
insanın kendinde eksik olan şeyleri başkasında görmesidir aşk.Yaşanılasıdır.
en yücelerinden bir tanesini mimar sinan yaşamıştır. iskender pala'nın anlatımından gelsin:

--spoiler--
Kanuni Sultan Süleyman'ın kızı Mihrimah Sultan on yedisine bastığında iki kişi onunla evlenmek ister. Mihrimah yani Mihrü Mah Farsça'da Güneş ve Ay anlamına gelir. Kızla evlenmek isteyenlerin biri Diyarbakır Valisi Rüstem Paşa diğeriyse Mimar Sinandır.

Padişah kızını Rüstem Paşaya verir.

Koca Sinan evlidir, ellisindedir ve de Mihrimah Sultana deliler gibi aşıktır! Gerçi sevdiğine kavuşamamıştır ama aşkını olanca güzelliğiyle sanatına yansıtmıştır.

Üsküdar'a Sarayın isteğiyle elbet, 1540 yılında Mihrimah Sultan Camii'nin temelini atar ve 1548'de bitirir. Camiyi yaparken eserine sanki etekleri yerleri süpüren bir kadının dış çizgilerini verir.

Derken ilk kez padişah fermanı olmaksızın Edirnekapı'da pek kimselerin uğramadığı ıssız ama istanbul'un en yüksek tepelerinden birine ikinci bir eser yapmaya koyulur Mihrimah Sultan'a. Cami küçücüktür. Minaresi otuz sekiz metredir bir adet incecik kubbesi üzerindeyse yüz 61 pencere camiinin iç güzeliğini aydınlatır. içerdeki sarkıtlar ve minare kenarlarındaki işlemeler Mihrimah Sultanın topuklarını döven saçlarını anımsatır insana. işte aşka adanmış iki eser.

Şimdi gidin Edirnekapı ve Üsküdardaki camileri aynı anda görebileceğiniz bi yer seçin. Ve 21 Mart'ta yani geceyle gündüzün eşit olduğu günde seyreyleyin. Unutmadan 21 Mart Mihrimah Sultan'ın doğum günüdür.Göreceğiniz manzaraysa şudur mirim:

Edirnekapı camiinin tek minaresi ardından tepsi gibi kıpkırmızı güneş batarken Üsküdardaki camiinin ardından ay doğar! Mihrü Mah eşittir Güneş ve Ay.
--spoiler--
şahsi kanaatim bir akıl hastalığı olmasıdır. Beyin kimyasını bozduğu içindir ki en mantıklı en akıllı insana bile olmayacak şeyler yaptırır. Kişiye yaptıklarının saçmalığından bahsedince de '' ama aşığım'' cevabını alırsınız. ilginç olansa bu cevap söyleyen için duygu yüklü olmaktan öte mantık dolu bir cevaptır *
asla inandıramamaktır o'na, neler hissettiğini..
aşk mı? abartılıyor. biyokimyasal açıdan yüksek oranda çikolata yemekten farksız.
aşk mümkün olmayan.
(bkz: cennet)
(bkz: cehennem)
© copyright 2005 - 2026