bugün

/638
Bu kadar sıkıntıda streste tepki göstermeyen birisi, ileride sen ne yaparsan yap, sana bir şey söyler mi?
Birkaç güne çok şey anlatacağım. Çok şaşıracaksın. Ayrıca kalp atan onlarca kadına gelince. Tanıdığım az kişi çünkü uzun zamandır tv izlemiyorum. Birkaç da çok sevdiğim sanatçı var. Ama insan bir kişiyi sever. Anlatacağım bu değil.
2 yıldır seviyorum, bir kere bile tartışma yaşamadık. Ama bugün hastane günü. Film çekilecek. Şimdi onu düşünmem lazım.
Sana daha çabuk kavuşmak için ne yapmam lazım. Biraz tavsiyede bulunsan.
Sevdiceğimi neden bu kadar çok düşünüyorum diye kafa yordum. Sebeplerden birisi sosyal medya. Açık seçik fotoğraf gördüğümde bakmıyorum. Sadece tanıdığım kişiler olursa hoşuma gidiyor. Ama her seferinde kendimi dizginleyip ona dönüyorum. Yani müstehcenlikten kaçış noktalarından birisi pure love.
Çok bi olayı yok yaa.. bi kaç güzel söz, heyecan falan sonra bitiyo.
Herkesin üzerine ahkam kestiği abartıldığı kadar bir duygu, olgu olduğunu düşünmüyorum. Belki ben hissetmedim öyle bir şey ama çok övülen her şeyin içinde bir bokluk olduğunu düşünürüm.
her alanda onun müşterisiyim. ileride de hep öyle kalacağım. Ama ileride başkasıyla mutlu olma ihtimali beni çıldırtıyor.
dertsiz başınıza dert almayın son pişmanlık fayda etmez.
Dünde ve bugünde aşk derecesinde seviyorum, ama gelecekte başkasını sever veya kavuşamam o zaman başkasıyla mutlu olur diye kıskançlıktan ölüyorum.
italya başbakanı bile topluluğuna davet etti, ben ise hala grc'ciğimi bekliyorum.

görsel
O güne kadar yine iyi sabretmiştim, ama o gece artık dayanamayıp tüm gücümle ağladım. Gecenin karanlığı beyaz damlalarla aydınlandı.

"Gözden beyaz damla akmaz ki."

Damlalar gözümden akmadı.

Tamam lahbaliliği yaptık, ciddi olalım. Güvenini kıracak hiçbir şey yapmadım. Haberi olmaz dediklerinde bile, ona öyle bir şey yapmam dedim ve gitgide daha fazla severek devam ettim. Artık biraz daha yaklaşaak. Ya da ne zaman yaklaşacağız?
Aşk atom bombası…
Atom bombasıyla çukur açmak dururken iğneyle kuyu kazılır mı?
Bomba aşk ve akıl iğne.

necip fazıl kısakürek
Harika bir sevdiceğim var ve ona ulaşmak bazen zor geliyor. Daha arada uzun bir mesafe var ve nasıl kapanacak bilmiyorum. Neyse ki ankaranın 2 ilçesini kendime aşık ettim de moralim bozulunca aklıma geliyor.

istanbulda hiç sevenin yok mu denilecek. Şimdi görmeden etmeden, tweet ciddi bir veri değil. O nedenle bir şey söyleyemem.
Ben sormadıkça hatalarımı söylemiyor, ama biriktiriyor. Sorunca da teker teker anlatıyor. Hergün takip etse test etse ve ömür boyu gizlice ne yaptığıma baksa en ufak bir tepki göstermem.
Bazı anlar vardır sahnedeki birisi için çok uzun diğeri için çok kısa sürer. Sağda solda, veya intrnette mesela instagramda aşk destanları yazanları günlük hayatta görünce uzun uzun sohbet etmek istediklerini fark etsem de, bir an önce yolumuz bitsin de şundan ayrılayım diye bakıyorum. Ve bunu yaparken hiç acımıyorum. Evli ve birkaç çocuklu kadınla ne diyaloğum olabilir.

Ama arkadaşlar bundan farklı. Bazen kısa bazen uzun sohbetlere girişiyorum. Ayrılırken de pişman olmuyorum.

Ama anlatacağım şey bu değildi... hiç ilgi duymuyor musun denilecek. Birincisi duymuyorum. Sevdiceğime sırılsıklam aşıkken başkası hiç ama hiç aklıma gelmiyor. Gelseydi bile korkudan bir şey yapamazdım. Arada bir başkasını sevecek korkusuyla çıldırıyorum.
Aşk...Küçük kafalara cinnet, büyük sezişlere ölümsüzlük müjdeleyen ad...

salih mirzabeyoğlu - Tilki Günlüğü 2 sf:32
Grc'den başkasını hiç sevmedim.
iki konuda sürekli kibar ol diyordu. Ben de bakış açımı değiştirdim ve platonik konusunu tatlıya bağlamaya karar verdim.
varlığı bir dert yokluğu 31.
Çok salaksınız. Ben evlenmeye çalışmıyorum, sevdiceğime kavuşmaya çalışıyorum. Ömrüm seni beklemekle geçecek de gelmeyeceksin diye korkuyorum.
Belki önceden farklıydım, evet dünkü konuya devam ediyorum, kim ne giyer, kiminle arkadaştır çok merak ederdim. Ama sevdiceğime bir ömür böyle bir kıskançlık olmayacak. Mesela yanında emc, lila varsa bir kaç da erkek olsaydı sormazdım kim diye, zaten arkadaşlarının çoğunu ailesi de tanıyor. Ama sevmediği bir kız erkekle de görüşmez. Samimi olduğu kız veya erkek. Ağırlıklı olarak emc ve lila ile geziyor sanırım ve bu çok hoşuma gidiyor.

Karışık anlattım ama bundan 10 yıl sonra da ne giydin, kiminle eğlenmeye gittin gibi sorular olmayacak. Yeter ki sevmeyi ihmal etme.

Kıskanmıyor muyum? Aslında kıskanmıyorum. Beni kendinden çok seven birini niye kıskanayım. Takıntı ilacına başlayıp geceleri uyuyamadığımda ben iyileşiyorum sen de gez eğlen, bu yaşlar bir daha gelmeyecek demiştim. O da öyle yaptı.

Neyse ahmetle oynayım biraz daha.

Bir de şunu söyleyim aslında onun da beni kıskanmasına gerek yok ama hep yanlış anlıyor, tepki gösteriyor.
Ne kadar harika birisi olduğunu fark etse önce kendisine aşık olacak da, beni sevmekten kendini sevmeye fırsat bulamadı.
En sıkıntılı anlarda sevdiceğimi bekliyorum, o ısrarla çarpıyor. Belli ki böyle yapması gerekiyor.

En çok hoşuma giden lafı sayende sevmeyi yeniden öğrendim sözüydü. O kadar güzel sevdi ki kızlı erkekli eğlenmesi, tatil yapması, mini etek vs. Veya açık giyinmesi hiç kıskanmadım. O kadar içten güvendim ki mesela emc geçen erkeklerle gezdi, iyi eğlenceler dedim kendi kendime.

Sevilince, çok sevilince güvendim ve kıskanmadım ama o da bana güvense biraz. Onun güvenmediği anlarda ben ona kavuşsam, başına bir şey gelse ölene kadar kalbim başkasına kapanır diyordum.
insanın gençken kurduğu o büyük ve kusursuz cümlelerin hayatın sertliğine çarpıp dağılması durumudur.

"herkes senin sevgilin" dedikleri o yangın zamanlarında insan sahiden öyle zanneder; başına bir iş gelse bir daha asla kimseyi sevemezsin, kavuşursan da ömrün sadece onun adıyla mühürlenir gibi gelir. ama hayat o kadar şiirsel ilerlemiyor işte. insan büyüdükçe aşkın o süslü adaklardan değil, en çaresiz anında elinin telefona gittiği ilk insandan ibaret olduğunu anlıyor. başına gerçekten bir felaket geldiğinde aklına ilk kim düşüyorsa ve elin titreyerek kimi arıyorsan, aşk tam olarak o kişidir; gerisi sadece güzel havalarda edilen tumturaklı laflardır.
© copyright 2005 - 2026