bugün

/636
Kimine göre: Aşk köpekliktir.
(bkz: Ahmet Ümit)
görmezden gelip ardından dönüp bakılası.
öyle olağanüstü bir yakışıklılık, şahane kaslar, karizmatik haller gerekmiyormuş aşk için.

gayet göbeği olan, gayet kısa sayılabilecek bir boyda, gayet yakışıklı sayılmayacak bir adama sırılsıklam aşık olabiliyormuş insan.

Ve böyle zamanlarda aşkın gizemi, büyüsü daha da bir perçinleniyormuş.
nasıl bir şeydir bu aşk, bir türlü çözülemiyormuş kimyası.
(bkz: araf)
(bkz: cehennet)
ihanete uğramış, kandırılmış bir insan için koca bir yalan, anlamsızlık.
şuanda acilen bana gelmesi gereken bir zımbırtı...
karşılıklıysa, cennet
karşılıksızsa, cehennemdir.
iki insanın birbirine duyduğu sevginin hayali versiyonu.Aşk diye bir şey yoktur.
aşk ispanyol kervansaraylarına benzermiş. onda kendi getirdiğimizi bulurmuşuz. ben ekvator’un güneşini, akdeniz gecelerin, denizin sonsuzluğunu ve 18 yaşımın heyecanlarını getirdim bu kervansaraya. kapıyı açacak mısın?
kalça üzerine düşmekle aynı hissiyatı vermektir aşk'a düşmek.
gülecek misin ağlayacak mısın bilemezsin uzun bir süre.
burun kılı gibidir. bazısının uzar bazısını uzaman. ben burun kılı tıraşını amerikan komedilerinde gördüm sadece.
bulması kolaydır sanılanın aksine. vazgeçmesi zordur. gerçek aşık kimdir diye soran olan da vardır elbet. gerçek aşık, yeri geldiği zaman çekip gitmesini bilendir. zorlamayandır.
düşünememek..kendinize "yok artık napıyosun sen " dediğiniz anlar belki.hayatı tek kişilik düzene oturtmayı planladığınız bir anda, önceliğinize farketmeden ikinci bir kişiyi almış olmanız.. kimi zamanda dengesiz oluşunuzun engellenemez boyutlara ulaşması. ağzınıza ne geliyorsa sayıp, yine onu düşünebilme yetisi aşk.."yapmam" dediklerinizin hepsini yapabildiğinizi gösteren duygu.doğuştan yorgun bir zihne sahip olarak büyümüşseniz, bıkkınlık hali çoğu zaman..vazgeçememek..küçük hesaplar peşinde koşmadan, olduğunuz gibi görünmeyi başarabilmek.belki biraz mutsuzluk,biraz bencillik ama çokça aşk..
Bence bir gönülde iki aşkın yeri olmamasıdır,bir mecnunun bir leylası olmasıdır aşk.insanın dışardan bir spastik gibi görünmesinden hiç çekinmeyeceği dönemler aşık olduğu dönemlerdir.
sakal bırakmak gibidir. açıklarını kapar. saklar seni. uzadıkça yaşanmışlıklarla dolar. bir zaman sonra sivilce yapar. kaşıntı yapar. uyutmaz hale gelir.

bir gece... banyoya gidersin. önce tıraş makinesi, sonra jilet darbeleri...

ve sakal yeniden uzamaya başlar.
zordur.
onlada olmaz onsuzda.
çokca aşın kaygılı başın.
aşık olma sırasında içinde bulunulan durumdur.
(bkz: seviyorum uleen)
aşk,stratejik hata yapan ve bunu çok geç farkeden salağın düştüğü durumdur. **
(bkz: romantik komedi)
garip bir duygudur. bazen insanı bulutların üzerinde uçurur,bazen süründürür,bazen aptal eder. uzak durmakta fayda vardır.
Aşk hoşlanma duygusunun yoğun halidir... Karşınızdaki insanı mükemmel ve kusursuz olarak görmeniz bşka hiç kimsenin onun yerini alamayacağını düşünmenzdir...Her an onu yanınızda istersiniz bunca zaman onsuz nasıl yaşadığınızı anlamazsınız.
Ne yazık ki aşkın da bir sonu vardır..Yapılan araştırmalara göre bir aşkın maximum ömrü 3 yıldır eğer bu yasak bi aşksa birz daha uzun sürebilr...işte bu aşamadan sonra gerçek sevgi devreye girer.Aşk bittiğinde o kişinin mükemmel olmadını kusurları oldunu farkedersnz..Herkesin olduğu gbi onunda kötü yanları vardır.Gerçek sevgi ise tüm bunlara rağmen ona katlanıp bardağa dolu tarafından bakabilmektir...
Yani bi insanın sizi sevdiğini anlamanız için en az 3 yıl geçirmiş ve hala onunla birlikte olmanız gerekir.Burdan yola çıkarak bu 3 yıllık süreçten önce söylenen Seni Seviyorum kelimesinin aslında ''sana aşığım'', ''sana çok aşığım'' anlamlarına geldiğini unutmayn... Saygılar...
insana kendini unutturan olgu. ne kadar mantıklı olursanız olun, aşık olduğunuz andan itibaren vücudunuz hormonlarınızın kontrolüne geçmiştir.
Aşk biri sana ''git'' dediğinde, ''kalmak istiyorum'' diyebilmekmiş.Anlamsızlık dahilinde şeytanı melek görmekmiş.Kısacası sana gömmelerine izin vermekmiş *
iki çocuğun heveslenip, lunaparka düşmesiydi aşk,
Çarpışan kalplerin süre sınırı başlamasıyla, bitmesi gibi...

Orhan AK
© copyright 2005 - 2026