bugün
- atları bağlayın geceyi burada geçiriyoruz20
- yazarların işlediği günahlar11
- günlük tutmak7
- 7 kasım 2026 galatasaray amed maçı21
- amedspor31
- toplu taşımada yer verme ahlakı3
- yemek yaparak sözlükten koca düşürmek16
- soğuk gecelerde yatağı ısıtma sorunu13
- ipkis2
- yazarların fotoğrafları9
- profdrekremculfa3
- psikologun aman buna da ağlama zırlak demesi6
- katatespizartmasinın mutfağına konuk olmak16
- aleksey batrakov29
- sevgiliyle saatlerce telefonda konuşmak9
- fenerbahçe liverpool'u yensin sakso çekeceğim33
- rahibin bu günahları çıkaramam demesi5
- fatma betül sayan kaya milletin nene hatunu dur15
- arkadaşlar uyuyalım mı artık6
- bu ne hal yahu9
- atalarınızdan duyulan şamanik bilgiler9
- psikoloğun incinmişsin demesi4
- kadın tır şoförleri6
- durduk yere tribe girmek5
- korkudan patır patır altına yapmak5
- sözlük hanımlarının bugünkü kıyafetleri40
- erbabı yaparken yorgan titremezmiş4
- şimdi ne yapsam acaba7
- akşama ne yemek yapsam10
- bik bik'in mutfağına konuk olmak18
- kar soğuğu6
- cumartesi gecesi6
- çoban salatasını çobanlar mı yaptı5
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı87
- yarma şeftali7
- bir sözlük yazarıyla şömine başında şarap içmek6
- kendini odada unutmak4
- yakışıklı güvenlik4
- ağıza alınca rahatlatan şeyler9
- eski sevgilinn profil hesabına hergün girip bakmak2
- kanal 7 gelin dizisi5
- 19 yaşındaki oğlum üvey annesiyle kaçtı10
- eski sevgilisini unutamayan biriyle çıkmak3
- the merich'in mutfağına konuk olmak7
- sezar salatasını sezar mı yaptı4
- gecenin şarkısı6
- sözlüğün en çok oylayan yazarı5
- xiaomi 17 pro max4
- bebek yağı bebekten mi olur sorunsalı4
- kemal kılıçdaroğlu vs bülent ecevit9
Hastalığa düşüp çukuruma çekmedim. Eğlen dedim, neşelen dedim, gez dedim. Kendim de geçen sene bir yılda çıkamadığım kadar birkaç günde çıktım.
Bu gezme tabii sadece sosyal etkinlik değil, tatil, yurt dışı, yatınla yüz. Nasıl keyif alıyorsan. Sen beni mutlu mu görmek istersin ağlamaklı mı? Ben de öyle.
Bu gezme tabii sadece sosyal etkinlik değil, tatil, yurt dışı, yatınla yüz. Nasıl keyif alıyorsan. Sen beni mutlu mu görmek istersin ağlamaklı mı? Ben de öyle.
Çocukken en büyük korkum aile büyüklerinin vefat etmeseydi. Ama hiçbirinin ardından ağlama yerlere yatma gibi bir şey olmadı. Babaannemin veya amcamın ya da diğerlerinin ölümünden sonra ertesi gün işe gittim.
Babaanneme Ay'ı seviyor musun diye sordular, onu görünce ömrüm uzuyor dedi ki, cıvık mia ve Ahmet doğunca bu lafın önemini anladım.
Babaannemin ardından sevdiceğimin babası için de 7 yasin okudum. Haftaya da biraz namaz kılıp sevabını bağışlarım. Özellikle geçmişe darbeye müsaadeden sonra teşekkür olarak düşünülebilir.
Babaanneme Ay'ı seviyor musun diye sordular, onu görünce ömrüm uzuyor dedi ki, cıvık mia ve Ahmet doğunca bu lafın önemini anladım.
Babaannemin ardından sevdiceğimin babası için de 7 yasin okudum. Haftaya da biraz namaz kılıp sevabını bağışlarım. Özellikle geçmişe darbeye müsaadeden sonra teşekkür olarak düşünülebilir.
Şunu yap şunu yapma dese uyacağım da demiyor.
Halkında hiç güzel bir laf etmediler. Allah seni ondan kurtarsın, Allah seni ona geri döndürmesin, Allah daha iyisini verecek diye devam ettiler. Ben her seferinde güzelliği kendim buldum ve ısrar ettim. Çevresinden gelen esprili laflara kahkahalarla karşılık verdim, ama bazı söylediklerine üzüldüm.
Birçok kişi olması büyük hata idi ama bazıları anılarla donatılmış olduğu için vazgeçmek zaman aldı. Vazgeçince yaradan kıymık çıkarmış gibi acıttı ve ben de yorumlarda acımadım.
Mesela asu, yıllardır sever. Suda bir dönem nefret etti, sonra başkasına giderken, benim yüzümden dayak yerken bile sevdi. Mesela sev. Önce adımı sapığa çıkardı sonra bağlandı. Mesela ömr defalarca yanıma, kapıma geldi.
Sevilmek güzel...
Dahası hemen hemen hergün irili ufaklı çapkınlık fırsatı doğdu. Mesela bugün 2 kadın vücudunun güzelliğini sundu. Ama başım yerdeydi. Kim nereden bilecek demedim. Kim olsa biraz bakar demedim. Ona böyle bir şey yapmam dedim ve işime baktım.
Anlamıyor...
Zaten ben diyorum eğlen diye, ama gezerken, eğlenirken aklında yok gibiyim. Sorun burada çıkıyor.
Detayı göremiyor. Bir konuyu tekrar tekrar ele alıp, aşama aşama mevzunun içini anlatırım. Her seferinde farklı ve daha önemli bir boyutu karşımıza çıkar. Halbuki aynı günde aynı şeyi 5 defa anlattın diyor.
Artık para sormuyor. Belli ki çok hoşuna gitti. Ama yarın bir hukuksal darbe daha indirseler, iki oda ileriye yer değiştirseler ve ben o esnada en büyük ortağına, en sevdiğime ulaşamasam ne demek bu? Zaten periyodik olarak böyle oluyor.
Şimdiye kadar hangi tarih doğru çıktı ki, ben takvim takip edeyim?
Birçok kişi olması büyük hata idi ama bazıları anılarla donatılmış olduğu için vazgeçmek zaman aldı. Vazgeçince yaradan kıymık çıkarmış gibi acıttı ve ben de yorumlarda acımadım.
Mesela asu, yıllardır sever. Suda bir dönem nefret etti, sonra başkasına giderken, benim yüzümden dayak yerken bile sevdi. Mesela sev. Önce adımı sapığa çıkardı sonra bağlandı. Mesela ömr defalarca yanıma, kapıma geldi.
Sevilmek güzel...
Dahası hemen hemen hergün irili ufaklı çapkınlık fırsatı doğdu. Mesela bugün 2 kadın vücudunun güzelliğini sundu. Ama başım yerdeydi. Kim nereden bilecek demedim. Kim olsa biraz bakar demedim. Ona böyle bir şey yapmam dedim ve işime baktım.
Anlamıyor...
Zaten ben diyorum eğlen diye, ama gezerken, eğlenirken aklında yok gibiyim. Sorun burada çıkıyor.
Detayı göremiyor. Bir konuyu tekrar tekrar ele alıp, aşama aşama mevzunun içini anlatırım. Her seferinde farklı ve daha önemli bir boyutu karşımıza çıkar. Halbuki aynı günde aynı şeyi 5 defa anlattın diyor.
Artık para sormuyor. Belli ki çok hoşuna gitti. Ama yarın bir hukuksal darbe daha indirseler, iki oda ileriye yer değiştirseler ve ben o esnada en büyük ortağına, en sevdiğime ulaşamasam ne demek bu? Zaten periyodik olarak böyle oluyor.
Şimdiye kadar hangi tarih doğru çıktı ki, ben takvim takip edeyim?
insan, ömrü boyunca binlerce yüzün, binlerce yabancı sesin ve silik gölgenin içinden geçer. Tenimiz rüzgarlara, yağmurlara, yabancı kalabalıklara değer. Ancak gözler, bunca gürültünün içinde sadece aşina olduğu o tek yankıyı arar. Aşk, dışarıdan kopan geçici ve gürültülü bir fırtına değildir; o, okyanusun metrelerce altındaki ağır, sessiz ve her şeyi kendi ritmine katan devasa bir dip akıntısıdır. Keskin sınırlarımız, başka birinin nefesinin sıcaklığında usulca erir. Kendini dünyadan korumak için ördüğün o aşılmaz sanılan duvarlar, aşina bir elin tek bir dokunuşuyla incecik bir kuma dönüşür. Biz, bir başkasının bilinmezliğinde kaybolarak aslında kendi eksik parçamızı buluruz.
Kimlik, iki ayrı nehrin aynı yatağa döküldüğü o eşikte anlamını yitirir. Sular birbirine karışır, yatağın rengini değiştirir ve o eski, bencil akıntıdan geriye hiçbir eser kalmaz. Bir araya gelmek, eski bir yarayı sarmak değil, o yaranın kendisinden yeni bir evren yaratmaktır.
Sevmek, kim olduğunun yavaşça yok oluşuna gülümseyerek izin vermektir.
Kimlik, iki ayrı nehrin aynı yatağa döküldüğü o eşikte anlamını yitirir. Sular birbirine karışır, yatağın rengini değiştirir ve o eski, bencil akıntıdan geriye hiçbir eser kalmaz. Bir araya gelmek, eski bir yarayı sarmak değil, o yaranın kendisinden yeni bir evren yaratmaktır.
Sevmek, kim olduğunun yavaşça yok oluşuna gülümseyerek izin vermektir.
Söylemek isteyen bir yolunu bulur. istemeyen bir bahane bulur.
Bir kişiyi, on kişiyi, yüzde kişiyi, bin kişiyi kendine aşık etmek basit bir şey değildir. Duyguları üzerinde tam bir hakimiyet kurmak demektir. Güç bende.
Onu kimse benden daha fazla sevmeyeceğine göre, başkası ona layık değil. Kim der senin ailen yerine benim ailem zarar görse keşke diye. Başkasına gider de kavuşamazsam ortalığı ayağa kaldırırım. Kendisi ve ailesi dışında tabii.
Ssvdiceğim, defne ve lal hariç, oyuncu ve şarkıcıları konuşacak olursak çok hareketli ve renkli bir hayatınız olduğunu düşünüyorum. Sadece ebru uslu gibi. Haliyle size ayak uyduramam. Ama ihtimali çok küçük olsa da yüzde 90 sevdiceğim, yüzde 10 da başkaları desek, bu yüzde 10 için ısrarla başkasına gitmeyip bekleyenler için "kimse kendisi için gizlenen müjde ve mutluluğu bilemez." Ayeti var. Kuranla yalan söylemeyiz.
beyne dopamin, oksitosin, serotonin ve adrenalin salgılatan durum. bu durumu romantize etmeye gerek yok. aşık olmak dünyanın en gereksiz olayıdır özellikle cinsiyetiniz erkekse. beyniniz sırf hormon salgılamak istiyor diye gereksiz tiplere hadlerinden fazla değer verip onları önemsiyorsunuz. bi de bu hormonların seviyesine de alışıyorsunuz sonra karşı taraf götünüze tekmeyi vurunca beyin bu kez yokluk çekiyor buna da aşk acısı deniyor. eliniz kolunuz tutuyorsa hiç bu tür boş işlere girişmeyin.
bir şarkıdır.
Tamam birkaç kişinin ismini verdim, ama ciddi bir zarar vermedim. Eğer huzur bozmak isteseydim, yaklaşın, bana aileme konuyu açın der ve o aşamadan sonra reddederim. Ama kimsenin gururunu kırmak istemedim. Kimseyi zora sokmak istemedim. Bu nedenle kestirme yoldan birkaç espri ile götürdüm.
Bir tane sevdiceğim var, günde on kereden fazla aklıma geliyor. Tamam seven kıskanır da, sen kalk bu kadar güzel ve önemli birisi ol, 1 günlük kazancını versen, ırakta yaşamayı kabul edecek kişilerden kıskan. Bu sorunu çözmeliyiz. Gülben ergen şarkısında dediği gibi, benden önce hiç sevilmemişsin.
Şimdi tabii tek mesele para değil. Öyle insanlar vardır ki, çok zengin değildir ama bir yanı ile kendine hayran bırakır. Çok başarılıdır, çok güzeldir, çok bir şeydir, neyse ondan çok vardır.
Alakasız şeyler.
Şimdi tabii tek mesele para değil. Öyle insanlar vardır ki, çok zengin değildir ama bir yanı ile kendine hayran bırakır. Çok başarılıdır, çok güzeldir, çok bir şeydir, neyse ondan çok vardır.
Alakasız şeyler.
Yaşam ile ölüm arasındaki ince çizgi.
Bokum gibi bir şey.
Onlarca, yüzlerce, binlerce kişi tarafından sevilmek hoşuma gidiyor. Beni iyileştiriyor. ihanet etmem mümkün değil. Daha önce dediğim gibi herşeyi bilmesi rahatsız etmiyor. Çünkü gizleyecek bir şeyim yok. Bazen büyük hatalar yaptığımı zannediyor ve başkası olsa anında tekme vuracakken, ne kadar bağlanarak sevdiyse sadece çenemi hafif sertçe ısırmakla yetiniyor. Tartışma sonra sevişme (karşılıklı sevme) tatlı olduğundan, bir de hatam olmadığından daha derinden seviyor.
Işıltılı hayatın gözümü kamaştırmayacağından emin, çünkü o olmayınca yataklara düşecek kadar hastalandım. Neyse ki büyükler aşama aşama destek oldular da iyileştim. Kendisi o kadar güzel doğum günü hediyeleri verdi ki, sarhoş oldum. Muhtemelen devlet 29 ekimde, kendisi yılbaşında yeni hediyeler verecek. Elimizde hala bir takvim yok, ama sevdiğimiz müddetçe ve iyileşirken acele etmek yanlış olur. Şimdi sessizce sevme vakti.
Ve şimdi tamam da zorda hastalanırsın, ama işler yoluna girince saçmalamayacağımın garantisi ne? Cevap veriyorum aslında bunu defalarca kanıtladım. Ve seven insan kıskanır, bu konuda ne istersen yap dedim.
Ve dün iğneden dönerken, sarı saçları ile suda kaşıma çıktı binaya girerken. Bakmadım bile. Suda arkadaşım bile değil, niye bakayım. Hiçbir zaman görüşmeyeceğim birisi. Dünyanın en sadığı benim.
Ve şimdi tamam da zorda hastalanırsın, ama işler yoluna girince saçmalamayacağımın garantisi ne? Cevap veriyorum aslında bunu defalarca kanıtladım. Ve seven insan kıskanır, bu konuda ne istersen yap dedim.
Ve dün iğneden dönerken, sarı saçları ile suda kaşıma çıktı binaya girerken. Bakmadım bile. Suda arkadaşım bile değil, niye bakayım. Hiçbir zaman görüşmeyeceğim birisi. Dünyanın en sadığı benim.
kavga edersiniz, üç saat susarsınız
Ama kapıdan çıkarken "üşütme" dersiniz. işte aşk biraz da budur,
insana kızarken bile
onu kollamak.
Ama kapıdan çıkarken "üşütme" dersiniz. işte aşk biraz da budur,
insana kızarken bile
onu kollamak.
Önümde sürekli bariyerler vardı. Birini geçsem diğerine çarpıyordum. Nasıl kavuşacağız, nasıl buluşacağız, ne zaman, ya giderse nasıl kabulleneceğim. En sonunda dostoyevskinin dediği gibi yaptım, sen kendini denizin suyuna bırak, dalgalar nasıl olsa bir sahile sürükler.
aşkın kötü bir huyu var. doğru insanı bulduğunda huzur veriyor, yanlış insanı bulduğunda ise şarkı sözü yazdırıyor. biz yıllarca ikincisini aşk sandık.
Aşk...Küçük kafalara cinnet, büyük sezişlere ölümsüzlük müjdeleyen ad...
salih mirzabeyoğlu- Tilki Günlüğü 2
salih mirzabeyoğlu- Tilki Günlüğü 2
birbirini anlamak değil, karşındaki insanın bütün saçmalıklarını görüp bir süre daha yanında oturmayı kabul etmektir.
Bir soruya cevap arıyorum. Niye hem bu kadar kıskanıyor ama hem de yanlış anladığı olmayan çaplınlıkları bile affediyor. Ben halk müziği severken, sen kime cilve yapıyorsun diyor ama yine de affediyor. Aldatmayı affedecek kadar mı seviyor. Tamam o zaman bir iki kişi seçebilirim. Şakaydı. Ben 24 saatimi o yanımda olsa ne der diye kimseyle arkadaş olamadan kapatıyorum. Devam edeceğim.
Bir insanı bütün kusurlarıyla görüp yine de yanında durabilmektir. sevmenin de bir bedeli vardır.
Geceleri uykusuz kalırsın, beklemeyi öğrenirsin, bazen susarsın. Gururunla kalbin birbirine girer.
Aşk, iki insanın birbirine zincir olması değil, iki insanın, dünyanın bütün ağırlığına rağmen yan yana yürüyebilmesidir.
Geceleri uykusuz kalırsın, beklemeyi öğrenirsin, bazen susarsın. Gururunla kalbin birbirine girer.
Aşk, iki insanın birbirine zincir olması değil, iki insanın, dünyanın bütün ağırlığına rağmen yan yana yürüyebilmesidir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar
© 2005 – 2026 uludagsozluk.com