bugün
- en lezzetli balık15
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı12
- karşı cinsteki en itici özellik12
- lise yıllarına ait bir şey söyleyin10
- how'i met your mother marshall5
- ben geldim naneler13
- yeni biriyle nerede tanışılır8
- ayakkabının ayağa vurmasının oluşturduğu durum10
- sahibinin sesi ile okunan cümleler8
- online listesindeki sıralama mantığı9
- bilmeyen birine ulu sözlüğü tek cümle ile anlat11
- karması eksi olan yazarların adam gibi adam olması8
- online listesi neden kaldırıldı10
- size takılan lakaplar7
- mansur yavaş14
- kabul görmüş fikirlere itiraz etmek6
- gocu33
- sorunlarını sevişerek çözen çiftler6
- başta hak verilen sonradan eksilenen yazılar6
- yerinde olmak istenen dizi karakterleri4
- ilk buluşmada 16 adet cağ kebabı yiyen kız5
- 30 yaşına gelince erkeklerin patates olması11
- en son neye çok üzüldünüz12
- fusya semsiyeli yabanci'nın gerçek kimliği38
- tevrat geleceği dogru tahmin etti5
- inci sözlük8
- bik bik vs sarapci koala hatayi4
- hintli kızların dayanılmaz çekiciliği7
- ağlamamak için kendini zor tutmak4
- game of thrones taki kerhaneci21
- kafayı yememek için ne yapıyorsunuz9
- chp'nin ankara'yı da kaybetmesi7
- karması 4000'in altında olan yazarlar4
- true nickli yazar22
- başkent istanbul olsun11
- b c d y z i4
- sevmediğin biriyle sevişmek3
- arkadaşlar5
- hristiyan düşüncesinin yönettiği dünya6
- mamudo gurban niye doğdun9
- normal keki ıslak keke çevirme tekniği10
- tai lung vs gocu22
- insanların sizden uzak durması7
- 40 yaşına gelince kadınların kartlaşması7
- iş yerinde topuklu ayakkabı giymeyen kadın4
- uludağ sözlük halısaha turnuvası3
- jeffrey dahmer vs nuri alço2
- iş yerindeki orospu çocukları8
- ismet kalk çay koy kanka3
- karton toplarken cin musallat olması5
sevdiği entry'ler
uzun uzun yazılacak konu.
zaten allah konunun ne olduğunu bize kur'an da (Tevbe Suresinin 107-110) anlatıyor.
peygamberimiz de gidip o camiyi yıkıyor.
bakınız: kur'an da anlatılan dırar mescidi/mescid-i dırar, bu ayetlerde sözkonusu mescitin zarar verme (dırâr) inkar etme, Müslümanlar arasında ayrılık çıkarma, nifak sokan cami.
daha önce Allah ve Resulune karşı savaşanlara gözetleme yeri hazırlama amacıyla yapıldığı, münafıkların bu amaçlarını gizlemek için "Biz sadece iyilik yapmak istiyorduk" diye yemin ettikleri, buna rağmen yalancı oldukları belirtilerek şöyle buyuruluyordu: "Ey Nebi! Bu mescitte asla namaza durma. Şüphesiz ki başlangıcından itibaren takva üzere kurulan mescitte namaz kılman daha hayırlıdır. O mescitte kendilerini maddi ve manevi kirlerden temizlemeyi seven adamlar vardır. Allah kendisini temizleyenleri sever. Binasının temelini Allah'tan korkma ve rızasını kazanma esası üzerine kuran mı, yoksa binasını bir uçurumun kenarına kurupta onunla Cehennemin ateşine göçen mi daha hayırlıdır! Allah zalimler güruhunu doğru yola sevketmez. Yürekleri paramparça oluncaya kadar yaptıkları o mescit daima bir şüphe kaynağı olarak kalblerinde kalacaktır. Allah Alîm'dir, Hakîm'dir" (et-Tevbe, 9/107-110.
zaten allah konunun ne olduğunu bize kur'an da (Tevbe Suresinin 107-110) anlatıyor.
peygamberimiz de gidip o camiyi yıkıyor.
bakınız: kur'an da anlatılan dırar mescidi/mescid-i dırar, bu ayetlerde sözkonusu mescitin zarar verme (dırâr) inkar etme, Müslümanlar arasında ayrılık çıkarma, nifak sokan cami.
daha önce Allah ve Resulune karşı savaşanlara gözetleme yeri hazırlama amacıyla yapıldığı, münafıkların bu amaçlarını gizlemek için "Biz sadece iyilik yapmak istiyorduk" diye yemin ettikleri, buna rağmen yalancı oldukları belirtilerek şöyle buyuruluyordu: "Ey Nebi! Bu mescitte asla namaza durma. Şüphesiz ki başlangıcından itibaren takva üzere kurulan mescitte namaz kılman daha hayırlıdır. O mescitte kendilerini maddi ve manevi kirlerden temizlemeyi seven adamlar vardır. Allah kendisini temizleyenleri sever. Binasının temelini Allah'tan korkma ve rızasını kazanma esası üzerine kuran mı, yoksa binasını bir uçurumun kenarına kurupta onunla Cehennemin ateşine göçen mi daha hayırlıdır! Allah zalimler güruhunu doğru yola sevketmez. Yürekleri paramparça oluncaya kadar yaptıkları o mescit daima bir şüphe kaynağı olarak kalblerinde kalacaktır. Allah Alîm'dir, Hakîm'dir" (et-Tevbe, 9/107-110.
Çünkü kapitalist sistem.
O kadar ürün nasıl satılacak? Cam cilt, cam cilt etkisi. Waow çok havalı görünüyor değil mi? Alakası yok. Herkesin cilt yapısı aynı olamaz, iyileştirmeler mutlaka yapabilir ancak hiçbir ürün mucizevi bir etkiye sahip değil.
ikinci olarak da estetik cerrahinin korkunç bir şekilde yaygınlaşması. Aynı donuk ifade, mimiksiz yüz ve arı sokmuş görünümlü dudaklar. Estetik yaptırma yaşı ergenliğe kadar düşmüş durumda. Kesinlikle hastalıklı bir noktaya doğru gidiyor bu mesele.
Yaz kış düzenli olarak kullandığım, ihmal etmediğim tek bir ürün var. Güneş kremi.
Fondöten, cc bb krem vs asla bunları kullanıp cildimi havasız bırakamam. Cilt kusurlarımı dert eden varsa da bir zahmet başını çeviriversin.
O kadar ürün nasıl satılacak? Cam cilt, cam cilt etkisi. Waow çok havalı görünüyor değil mi? Alakası yok. Herkesin cilt yapısı aynı olamaz, iyileştirmeler mutlaka yapabilir ancak hiçbir ürün mucizevi bir etkiye sahip değil.
ikinci olarak da estetik cerrahinin korkunç bir şekilde yaygınlaşması. Aynı donuk ifade, mimiksiz yüz ve arı sokmuş görünümlü dudaklar. Estetik yaptırma yaşı ergenliğe kadar düşmüş durumda. Kesinlikle hastalıklı bir noktaya doğru gidiyor bu mesele.
Yaz kış düzenli olarak kullandığım, ihmal etmediğim tek bir ürün var. Güneş kremi.
Fondöten, cc bb krem vs asla bunları kullanıp cildimi havasız bırakamam. Cilt kusurlarımı dert eden varsa da bir zahmet başını çeviriversin.
maalesef ki apaçık bir şekilde var olan gerçektir.
hani 20sinde üni kampüsü 5 km ötedeki kafede takılıp akşamına kasko çeken bir kızın depresyonundan ne olur amk. daha doğrusu bir kadının depresyonundan ne olur.
Siz tam götüyle gülünecek, bu metalaştırılmış toplum içinde bir gram varoluş değeri taşımayan, hiçbir spesifikliği olmayan, dişil varlıklarsınız. Sizden de hiçbir skim olmaz, prezervatif ambalajındaki kullanım hatası uyarısısınız.
20’sinde üniversite kafesinde matcha latte içerken hayat çok ağır yaa üff diye story atan, sonra başkasının aracında kasko çeken, ertesi gün de depresyondayım diye not düşen tipler… Sizin depresyonunuz, gerçek hayatta hiçbir şey kaybetmemiş, hiçbir ciddi sıkıntı yaşamamış kadınların can sıkıntısından ürettiği en lüks ve en saçma oyuncaktır.
Gerçek depresyon açlıkla, borçla, hastalıkla, yalnızlıkla, varoluşsal sancılarla, çaresizlikle gelir. Sizin ki ise bugün kimse beni yeterince ilgiyle dinlemedi, story’me yeterince like gelmedi, erkekler bana yeterince yalakalık yapmadı seviyesinde bir zırvalıktır.
günlük muhabbetlerinizi bir gün incelediğinizde bana hak vereceksiniz.
Ve en komik kısmı da şu: Bunu söyleyince hemen 'kadın düşmanı empati yoksunu diye ahlaki poz kesiyorsunuz. Çünkü elinizde savunacak hiçbir şey yok. Sadece rahatınızın bozulduğunu hissediyorsunuz ve o rahatı korumak için yafta yapıştırmaya çalışıyorsunuz. Tipik.
Ben buraya yazdığım her satırda sizi rahatsız ettiğimi biliyorum. Ve bunu bilerek, zevk alarak yazıyorum. Çünkü sizin gibi tatlı su depresyonu yaşayan kadınlar, gerçek dertleri olan insanların yanında hem komik hem de acınası duruyorsunuz.
Kimse sizin 'depresyonunuza' inanmak zorunda değil. Özellikle de o depresyon, latte ve kasko eşliğinde, 'ben özelim, kimse beni anlamıyor' edasıyla yaşanıyorsa.
Devam edin, story atın, 'anlaşılmıyorum' deyin 'erkekler kötü' deyin 'hayat zor' diye ağlayın.
Ben de buradan sizi izleyip keyifle gülmeye devam edeceğim.
Bazı gerçekler acıtır.
bir taneniz şuraya argüman dizemezsiniz
bazen sadece erkek oldun diye yaradana şükretmek gerekir.
god damn it.
hani 20sinde üni kampüsü 5 km ötedeki kafede takılıp akşamına kasko çeken bir kızın depresyonundan ne olur amk. daha doğrusu bir kadının depresyonundan ne olur.
Siz tam götüyle gülünecek, bu metalaştırılmış toplum içinde bir gram varoluş değeri taşımayan, hiçbir spesifikliği olmayan, dişil varlıklarsınız. Sizden de hiçbir skim olmaz, prezervatif ambalajındaki kullanım hatası uyarısısınız.
20’sinde üniversite kafesinde matcha latte içerken hayat çok ağır yaa üff diye story atan, sonra başkasının aracında kasko çeken, ertesi gün de depresyondayım diye not düşen tipler… Sizin depresyonunuz, gerçek hayatta hiçbir şey kaybetmemiş, hiçbir ciddi sıkıntı yaşamamış kadınların can sıkıntısından ürettiği en lüks ve en saçma oyuncaktır.
Gerçek depresyon açlıkla, borçla, hastalıkla, yalnızlıkla, varoluşsal sancılarla, çaresizlikle gelir. Sizin ki ise bugün kimse beni yeterince ilgiyle dinlemedi, story’me yeterince like gelmedi, erkekler bana yeterince yalakalık yapmadı seviyesinde bir zırvalıktır.
günlük muhabbetlerinizi bir gün incelediğinizde bana hak vereceksiniz.
Ve en komik kısmı da şu: Bunu söyleyince hemen 'kadın düşmanı empati yoksunu diye ahlaki poz kesiyorsunuz. Çünkü elinizde savunacak hiçbir şey yok. Sadece rahatınızın bozulduğunu hissediyorsunuz ve o rahatı korumak için yafta yapıştırmaya çalışıyorsunuz. Tipik.
Ben buraya yazdığım her satırda sizi rahatsız ettiğimi biliyorum. Ve bunu bilerek, zevk alarak yazıyorum. Çünkü sizin gibi tatlı su depresyonu yaşayan kadınlar, gerçek dertleri olan insanların yanında hem komik hem de acınası duruyorsunuz.
Kimse sizin 'depresyonunuza' inanmak zorunda değil. Özellikle de o depresyon, latte ve kasko eşliğinde, 'ben özelim, kimse beni anlamıyor' edasıyla yaşanıyorsa.
Devam edin, story atın, 'anlaşılmıyorum' deyin 'erkekler kötü' deyin 'hayat zor' diye ağlayın.
Ben de buradan sizi izleyip keyifle gülmeye devam edeceğim.
Bazı gerçekler acıtır.
bir taneniz şuraya argüman dizemezsiniz
bazen sadece erkek oldun diye yaradana şükretmek gerekir.
god damn it.
Şirkçilik.
Swh....
Swh....
kızım sana söylüyorum, gelinim sen anla durumu.
hadi, biraz dürüst olup kimsenin zekasıyla dalga geçmeden gerçeğin ne olduğunu itiraf edelim.
şu an apo ve pkk için yapılan tüm küfür, hakaret ve tepkiler iktidar ve ortakları ile bu iktidara oy atan destekleyenlere olduğunu herkes biliyor.
hadi, biraz dürüst olup kimsenin zekasıyla dalga geçmeden gerçeğin ne olduğunu itiraf edelim.
şu an apo ve pkk için yapılan tüm küfür, hakaret ve tepkiler iktidar ve ortakları ile bu iktidara oy atan destekleyenlere olduğunu herkes biliyor.
Normalde din ibadet ve kulluk bilincidir ama sistem bize çalış, üç kuruşa köle ol ve geçin demekte diretiyor.
herhangi bir şeyi okuduğunuzda hiç "yazar/yazan burada ne demek istemiş?" diye kendinize sordunuz mu?
yazılı bir metini elinize alıp okuduğunuzda işlenen konu ve anlatım tekniği olarak işlenen tema ne diye kendinize sordunuz mu?
bir hak yediğinizde, birinin hakkına tecavüz ettiğinizde allah'ı anarak huzur bulan insanın kalbi kurumuş, merhamet duygusu yok olmuş demektir.
unutmadan...
inanıyorsanız veya inanmıyorsanız şunu bilin ki allah'ın kendini tanıtırken kullandığı isimlerinden-tanımlardan biri de "merhametlilerin en merhametlisidir " diye kendini tarif eder ve iman etmiş birinde de merhamet duygusunu olmaz ise olmaz olarak belirtir.
bir zulüme neden olup, bir zalim olan biri yaptığı her kötülükten sonra "allah" diyerek allah'ı anarak huzur buluyor hiç pişmanlık vicdan azabı duymuyorsa ya kendine yalan söylüyor ya da allah'ı kandırmaya çalışıyor veya okuduğunu anlama muhakeme yeteneği olmayan biridir.
burada anlatılmak istenen "sen git her pisliği kötülüğü yap. sonra allah de af olursun, huzur bulursun" demek değildir.
unutmayınız ki allah kafirleri, müşrikleri, allah'ı inkar edenleri, allah'ı yalanlayanları tarif ederken "onlara sorsan yeri ve göğü kim yarattı desen allah derler" diyerek tarif eder.
allah'ı anma derken dil ile söylemek/ikrar etmek allah demek burada istenmiyor.
şöyle düşünün...
sorumlulukları yükümlülükleri olan biri olarak (meclis başkanı, cumhurbaşkanı, bakan vs) cumhuriyet bayramı/ilanı veya atatürk'ün ölüm yıldönümü vb milli günlerde anma yapıldığı zaman ben anıtkabirde ya da tören alanında mecliste vs olmazsam kalkıp "ne olmuş ki canım, dilimizle andık-söyledik ya" diyebilir miyim?
bana demezler mi "anma yaptıysan mecliste, resepsiyonda, anıtkabirde olurdun" diye doğrusunu söylemezler mi bana göstermezler mi?
ya da sıradan vatandaş olarak bir törene katılsam istiklal marşı okunurken başımı kıçımı kaşısam ortama uygun davranmayıp "ne olmuş ki canım, işte dilimizle istiklal marşını söylüyoruz ya?" diyebilir miyim?
neyse, burada anmak dilde ikrar etme değildir.
inanın veya inanmayın islam dini bir inanç dini değildir.
islam bir davranış dinidir. burada anma tanımı davranış temellidir.
islam dininde allah senin inanıp inanmadığına bakmıyor ki tüm dinlerin temelinde inançsızlığa tepki değil de inançlara karşı bir manifestodur. dinlere karşı din gelmiştir, hiçbir din tanrı yaratıcı yoktur diyenler için gelmemiştir.
bunun için allah din için yaptıklarınıza lanet eder, kıldığın namaza lanet eder, tuttuğun oruca lanet eder, verdiğin sadakaya fitreye lanet eder. gittiğin hacca lanet eder. eline aldığın din kitabına bakıp allah "kitap yüklü eşekler" der.
Böyle bir din inancında (inanın veya inanmayın) kalkıp da "allah" dedim diye huzuru mutluluğu cenneti bulacağım" demek zeka özürlü ya da okuduğunu anlamayacak cehalet içinde olmakla mümkün olur.
yazılı bir metini elinize alıp okuduğunuzda işlenen konu ve anlatım tekniği olarak işlenen tema ne diye kendinize sordunuz mu?
bir hak yediğinizde, birinin hakkına tecavüz ettiğinizde allah'ı anarak huzur bulan insanın kalbi kurumuş, merhamet duygusu yok olmuş demektir.
unutmadan...
inanıyorsanız veya inanmıyorsanız şunu bilin ki allah'ın kendini tanıtırken kullandığı isimlerinden-tanımlardan biri de "merhametlilerin en merhametlisidir " diye kendini tarif eder ve iman etmiş birinde de merhamet duygusunu olmaz ise olmaz olarak belirtir.
bir zulüme neden olup, bir zalim olan biri yaptığı her kötülükten sonra "allah" diyerek allah'ı anarak huzur buluyor hiç pişmanlık vicdan azabı duymuyorsa ya kendine yalan söylüyor ya da allah'ı kandırmaya çalışıyor veya okuduğunu anlama muhakeme yeteneği olmayan biridir.
burada anlatılmak istenen "sen git her pisliği kötülüğü yap. sonra allah de af olursun, huzur bulursun" demek değildir.
unutmayınız ki allah kafirleri, müşrikleri, allah'ı inkar edenleri, allah'ı yalanlayanları tarif ederken "onlara sorsan yeri ve göğü kim yarattı desen allah derler" diyerek tarif eder.
allah'ı anma derken dil ile söylemek/ikrar etmek allah demek burada istenmiyor.
şöyle düşünün...
sorumlulukları yükümlülükleri olan biri olarak (meclis başkanı, cumhurbaşkanı, bakan vs) cumhuriyet bayramı/ilanı veya atatürk'ün ölüm yıldönümü vb milli günlerde anma yapıldığı zaman ben anıtkabirde ya da tören alanında mecliste vs olmazsam kalkıp "ne olmuş ki canım, dilimizle andık-söyledik ya" diyebilir miyim?
bana demezler mi "anma yaptıysan mecliste, resepsiyonda, anıtkabirde olurdun" diye doğrusunu söylemezler mi bana göstermezler mi?
ya da sıradan vatandaş olarak bir törene katılsam istiklal marşı okunurken başımı kıçımı kaşısam ortama uygun davranmayıp "ne olmuş ki canım, işte dilimizle istiklal marşını söylüyoruz ya?" diyebilir miyim?
neyse, burada anmak dilde ikrar etme değildir.
inanın veya inanmayın islam dini bir inanç dini değildir.
islam bir davranış dinidir. burada anma tanımı davranış temellidir.
islam dininde allah senin inanıp inanmadığına bakmıyor ki tüm dinlerin temelinde inançsızlığa tepki değil de inançlara karşı bir manifestodur. dinlere karşı din gelmiştir, hiçbir din tanrı yaratıcı yoktur diyenler için gelmemiştir.
bunun için allah din için yaptıklarınıza lanet eder, kıldığın namaza lanet eder, tuttuğun oruca lanet eder, verdiğin sadakaya fitreye lanet eder. gittiğin hacca lanet eder. eline aldığın din kitabına bakıp allah "kitap yüklü eşekler" der.
Böyle bir din inancında (inanın veya inanmayın) kalkıp da "allah" dedim diye huzuru mutluluğu cenneti bulacağım" demek zeka özürlü ya da okuduğunu anlamayacak cehalet içinde olmakla mümkün olur.
islam dini ve kuran-i kerim 1400 küsür yildir yerli yerinde duruyor. Zivanadan cikmasi söz konusu olamaz o yüzden. Elestireceksen zamane müslümanlarini elestir. Din kardeslerimin bir cogundan ben de tiksinecek hale geldim. Utaniyorum bir coguyla ayni dine mensup olmaktan, ve dinimi yasarken surekli onlarla ayni kefeye koyulmaktan. Ama bu dinimin sucu degil, dinimin yasandigi ülkelerdeki kültürel yapinin dinin üstünde tutulmasinin, ve tabi ki cagimizin hastaligi yozlasmanin sucu. Bati’nin islam adi altinda elestirdigi bir cok unsur afgan, türk, arap, çeçen ve bilumum milletlerin yüzlerce, binlerce yillik ilkel adetleri aslinda.
taksici bro müzeye giderken dikkat et seni de alıp sergilemesinler orada. emekliii emekliii
(bkz: eyt kapsamına alınmamış ağlamaklı emoji)
(bkz: eyt kapsamına alınmamış ağlamaklı emoji)
Abi sen olmazsan olmaz lütfen. Bak kimseye gel diye rica etmem biliyorsun.
Yalan ya yalan beni bindirmedi. Karsiki lahmacuncuya gittik.
kendi cebinden harcayan insandır. ben sormam da hani birisi çıkar "sana giren çıkan ne neden seni rahatsız etti bu parayı beraber mi kazandık ki hesabını soruyorsun" diye sorar zorunuza gider bence hiç girmeyin bu toplara..
hastanede yatan parası olmayan insan örneği verilmiş. nereden biliyorsunuz ki bu sokak kedisine para harcayan "geri zekalı" zorda kalmış insanlarada denk geldiğinde yardım etmiyor ? o zaman geri zekalılıktan çıkıyor mu yani size göre ? devlet sistemi neden var arkadaşım ? parası olmadığı için hastanede rehin kalan varsa bu diğer insanların değil yöneticilerin ayıbıdır gidin onlara isyan edin. oy vermeye gelince koşa koşa gidiyorsunuz verdiğiniz oyun hesabını onlardan sorun bizden değil.
aramızda 60 işçi 3 müdür çalıştıran "iş adamları" var misal. çemkirecekseniz o ibnelere çemkirin bu kadar para kazanıyorlar ama ne kediye ne de insana tek kuruş harcamıyorlar sığır gibi tüm gün evde yatıp sosyal medyada dolaşıyorlar. hayır bir de gelip her konuda fikir beyan ediyorlar. lan senin kime ne faydan var ki bana senden 1000 kat daha faydası olan kediye harcadığım paraya laf ediyorsun. o kedi en azından yalancı pezevengin teki değil gelir seversin stresini alır şirinlik yapar mama verirsen yer vermezsen seni tırmalamaz. senin gibiler evlat olsa 3 kat eldivenle sevilmez şimdi bu kediye para harcayan geri zekalı mı oluyor yani. ne yapacak bu faydasız kımıl zararlılarına mı harcasın o parayı ? aklı var fikri var gitsin çalışsın para kazansın neden onun ( insan ) derdini dert edineyim ben ? insan doğadaki en akıllı yaratık ya neden ben insan için para harcamak zorundayım bendeki beyin onda da var o da beynini kullansın para kazansın. penguen gibi 10 tane çocuk yap sonra param yok diye ağla diğer insanlar bana baksın diye el aç millete.. kediler öyle değil yaşam alanlarını işgal ettiysen bu hayvanları evcilleştirdi isen gereğini de yapacaksın.
hastanede yatan parası olmayan insan örneği verilmiş. nereden biliyorsunuz ki bu sokak kedisine para harcayan "geri zekalı" zorda kalmış insanlarada denk geldiğinde yardım etmiyor ? o zaman geri zekalılıktan çıkıyor mu yani size göre ? devlet sistemi neden var arkadaşım ? parası olmadığı için hastanede rehin kalan varsa bu diğer insanların değil yöneticilerin ayıbıdır gidin onlara isyan edin. oy vermeye gelince koşa koşa gidiyorsunuz verdiğiniz oyun hesabını onlardan sorun bizden değil.
aramızda 60 işçi 3 müdür çalıştıran "iş adamları" var misal. çemkirecekseniz o ibnelere çemkirin bu kadar para kazanıyorlar ama ne kediye ne de insana tek kuruş harcamıyorlar sığır gibi tüm gün evde yatıp sosyal medyada dolaşıyorlar. hayır bir de gelip her konuda fikir beyan ediyorlar. lan senin kime ne faydan var ki bana senden 1000 kat daha faydası olan kediye harcadığım paraya laf ediyorsun. o kedi en azından yalancı pezevengin teki değil gelir seversin stresini alır şirinlik yapar mama verirsen yer vermezsen seni tırmalamaz. senin gibiler evlat olsa 3 kat eldivenle sevilmez şimdi bu kediye para harcayan geri zekalı mı oluyor yani. ne yapacak bu faydasız kımıl zararlılarına mı harcasın o parayı ? aklı var fikri var gitsin çalışsın para kazansın neden onun ( insan ) derdini dert edineyim ben ? insan doğadaki en akıllı yaratık ya neden ben insan için para harcamak zorundayım bendeki beyin onda da var o da beynini kullansın para kazansın. penguen gibi 10 tane çocuk yap sonra param yok diye ağla diğer insanlar bana baksın diye el aç millete.. kediler öyle değil yaşam alanlarını işgal ettiysen bu hayvanları evcilleştirdi isen gereğini de yapacaksın.
--spoiler--
Bu deyim bir şiirden geliyormuş.
Bu şiirle çok karşılaştım. Ancak aslını ve yazarını araştırmaya çalışırken çeşit çeşit söylemlerle karşılaştım.
Kimine göre şiir 1941 yılında Antalya Defterdarı olan Abdullah Çağlayan’a ait. Kimine göre ise Namdar Rahmi Karatay’a… Başkalarına da atfedenler olsa da işin aslını rahmetli gazeteci Hasan Pulur’un bir yazısından öğrendim.
“Öğütler Devam” başlıklı bu hiciv Antalya Defterdarı merhum Abdullah Çağlayan'ınmış; kendisinin yayımladığı "Devran II" adlı, Antalya ileri Matbaası'nda 1965 yılında basılan kitabın 23. sayfasındaymış.
Abdullah Çağlayan, bu taşlamayı 1943 yılında yazmış ve zamanın Valisi tarafından "memurları fena yola sevk'ten" suç duyurusu yapılarak hakkında soruşturma açılmış.
Soruşturmayı yürüten Afyon C. Savcısı ilhan Dizdar takipsizlik kararı vermiş, savcıya göre şiir, mizahtır ve edebi sanat eseri olarak düşünülmesi gerekirmiş.
işte o şiir: ÖĞÜTLER DEVAM
Tatar ağası gibi dolaşma böyle yaya
Eloğluna baksana, ne ar kalmış ne hayâ
Sende bir dayı bulup sırtını ona daya
O ne derse huuu diye, salla hemen başını,
El ovuştur, gerdan kır, al gitsin maaşını.
Bir kalantor görünce yerlere kadar eğil,
El pençe divan dur, bu şerefsizlik değil,
Uşaklığı meziyet, riyayı fazilet bil.
O ne derse huuu diye, salla hemen başını,
El ovuştur, gerdan kır, al gitsin maaşını.
Kör dayıya şehla de, incitme düztabanı,
Düşküne nasihat ver, kodamana abanı.
Zengin ol, sende aşır her dağdan arabanı,
Tekerine taş korlar, sallamazsan başını,
Uslu otur, hoş geçin, al gitsin maaşını.
Köpeklerle hırlaşma, tepişme piç katırla,
Hamamda kavga olmaz, soyu bozuk natırla.(kadınlar hamamında hizmet eden, müşterileri yıkayan kişi)
Kulağına küpe yap bu sözümü hatırla.
O ne derse huuu diye, salla hemen başını,
El ovuştur, gerdan kır, al gitsin maaşını.
Diyorlar ki, taç bile baş eğmezse konmaz,
Önünde eğilene kılıç dahi dokunmaz.
Dik durdukça bu başın, devlet kuşu da konmaz,
Bu dünyada kaide sallamaktır başını,
El öpüp, etek öpüp, almaktır maaşını.
Bir soğan soyulurken yaşarıyor da gözler,
Hazine soyulurken aldırmıyor öküzler,
Hayâdan eser yoktur nafile bütün sözler.
Beyhude inat etme, salla hemen başını,
Gerdan kır, belini bük, al gitsin maaşını.
Bir yolsuzluk görünce köpürme, isyan etme,
Bir hak için kendine, dik başlıdır dedirtme,
Doğru yolu dostuna göster ama sen gitme.
Ne derlerse huuu diye, salla hemen başını,
Dilini tut, uslu dur, al gitsin maaşını.
Unutma bu ocağın adı asiyaptır,(değirmen)
Sen de bir dolap çevir, apartmanlar yaptır.
Hakikat nene gerek o memnu bir kitaptır.
Sana lazım olan şey, sallayarak başını,
El öpüp, etek öpüp almaktır maaşını.
Bu güvercin eder mi atmacalarla yarış,
Öğrenmeden dünyayı gezdim de karış karış,
Vazgeç hak sevdasından sen de kervana karış,
Ne derlerse huuu diye, salla hemen başını,
Gerdan kır, belini bük, al gitsin maaşını
--spoiler--
Manyakcım, merakını giderdim umarım. Araştırmacı gazeteci kişiliğimle zbxbxndmsms.
Evet
Bu deyim bir şiirden geliyormuş.
Bu şiirle çok karşılaştım. Ancak aslını ve yazarını araştırmaya çalışırken çeşit çeşit söylemlerle karşılaştım.
Kimine göre şiir 1941 yılında Antalya Defterdarı olan Abdullah Çağlayan’a ait. Kimine göre ise Namdar Rahmi Karatay’a… Başkalarına da atfedenler olsa da işin aslını rahmetli gazeteci Hasan Pulur’un bir yazısından öğrendim.
“Öğütler Devam” başlıklı bu hiciv Antalya Defterdarı merhum Abdullah Çağlayan'ınmış; kendisinin yayımladığı "Devran II" adlı, Antalya ileri Matbaası'nda 1965 yılında basılan kitabın 23. sayfasındaymış.
Abdullah Çağlayan, bu taşlamayı 1943 yılında yazmış ve zamanın Valisi tarafından "memurları fena yola sevk'ten" suç duyurusu yapılarak hakkında soruşturma açılmış.
Soruşturmayı yürüten Afyon C. Savcısı ilhan Dizdar takipsizlik kararı vermiş, savcıya göre şiir, mizahtır ve edebi sanat eseri olarak düşünülmesi gerekirmiş.
işte o şiir: ÖĞÜTLER DEVAM
Tatar ağası gibi dolaşma böyle yaya
Eloğluna baksana, ne ar kalmış ne hayâ
Sende bir dayı bulup sırtını ona daya
O ne derse huuu diye, salla hemen başını,
El ovuştur, gerdan kır, al gitsin maaşını.
Bir kalantor görünce yerlere kadar eğil,
El pençe divan dur, bu şerefsizlik değil,
Uşaklığı meziyet, riyayı fazilet bil.
O ne derse huuu diye, salla hemen başını,
El ovuştur, gerdan kır, al gitsin maaşını.
Kör dayıya şehla de, incitme düztabanı,
Düşküne nasihat ver, kodamana abanı.
Zengin ol, sende aşır her dağdan arabanı,
Tekerine taş korlar, sallamazsan başını,
Uslu otur, hoş geçin, al gitsin maaşını.
Köpeklerle hırlaşma, tepişme piç katırla,
Hamamda kavga olmaz, soyu bozuk natırla.(kadınlar hamamında hizmet eden, müşterileri yıkayan kişi)
Kulağına küpe yap bu sözümü hatırla.
O ne derse huuu diye, salla hemen başını,
El ovuştur, gerdan kır, al gitsin maaşını.
Diyorlar ki, taç bile baş eğmezse konmaz,
Önünde eğilene kılıç dahi dokunmaz.
Dik durdukça bu başın, devlet kuşu da konmaz,
Bu dünyada kaide sallamaktır başını,
El öpüp, etek öpüp, almaktır maaşını.
Bir soğan soyulurken yaşarıyor da gözler,
Hazine soyulurken aldırmıyor öküzler,
Hayâdan eser yoktur nafile bütün sözler.
Beyhude inat etme, salla hemen başını,
Gerdan kır, belini bük, al gitsin maaşını.
Bir yolsuzluk görünce köpürme, isyan etme,
Bir hak için kendine, dik başlıdır dedirtme,
Doğru yolu dostuna göster ama sen gitme.
Ne derlerse huuu diye, salla hemen başını,
Dilini tut, uslu dur, al gitsin maaşını.
Unutma bu ocağın adı asiyaptır,(değirmen)
Sen de bir dolap çevir, apartmanlar yaptır.
Hakikat nene gerek o memnu bir kitaptır.
Sana lazım olan şey, sallayarak başını,
El öpüp, etek öpüp almaktır maaşını.
Bu güvercin eder mi atmacalarla yarış,
Öğrenmeden dünyayı gezdim de karış karış,
Vazgeç hak sevdasından sen de kervana karış,
Ne derlerse huuu diye, salla hemen başını,
Gerdan kır, belini bük, al gitsin maaşını
--spoiler--
Manyakcım, merakını giderdim umarım. Araştırmacı gazeteci kişiliğimle zbxbxndmsms.
Evet
şehitlerimize rahmet, ailelerine başsağlığı ve gazilerimize de acil şifalar diliyorum. terör denilen şey böyle bir şey işte. terörist dediğimiz namussuz aşağılık kahpe dürzülerde bunu yapıyorlar.. 2 gündür yazıyoruz terörist ile pazarlık olmaz. çözüm sürecinden beri yazıyoruz bunlarla masaya oturulmaz. terörist kahpedir herhangi bir insanlığı yoktur ahlaksızdır kuralsızdır canidir. bizim siyasetçilerde bunların başına af verip meclise çıkartmaya çalışıyor şaka gibi. neymiş ? bir konuşma yapıp pkk ya silah bıraktıracakmış. da...k geçiyorlar sanki bizimle. bir de bunu bize pazarlıyorlar milat çok başarılı bir hamle falan diye...
bizim reyiz hemen çıkmış kınamış lanetlemiş misli ile karşılık verecez demiş. verirsin paşam verirsin senin en iyi yaptığın şey bu zaten.. kardeşime "işe giderken radyoda sabah 7 haberlerinde şu kadar hava saldırısı düzenlendi birçok terörist etkisiz hale getirildi haberine hazır ol" dedim. hiç şaşmaz. tam da dediğim gibi oldu kardeşimi işyerine bırakırken saat 07.00 dı ve haberde aynı söylediğim anonsu geçiyorlardı..
öldürülen teröristler nerede ? yoklar. her gün 5-10-20 tane teröristi öldürüyoruz ama bunların kökleri bir türlü sönmüyor. ben bu işi çözemiyorum bir türlü.. 365 gün var ve bunun 300 ünde kesin bu haberleri duyuyoruz. ama bu amk örgütü bitmeyi geçtim bir türlü zayıflamıyor bile. tamam öldürülenlerin yerine yenileri geliyor ama bunların bir eğitilme süreci var uyuşturucu verile verile zaten az olan beyinlerinin tamamen yok edilme süreci var. biz her gün 5-10 teröristi öldürüyorsak 300 günde en az 1500 terörist öldürüyor olmamız gerekmiyor mu ? bu amk örgütünün kaç tane teröristi var bitmiyor bir türlü..
bizim reyiz hemen çıkmış kınamış lanetlemiş misli ile karşılık verecez demiş. verirsin paşam verirsin senin en iyi yaptığın şey bu zaten.. kardeşime "işe giderken radyoda sabah 7 haberlerinde şu kadar hava saldırısı düzenlendi birçok terörist etkisiz hale getirildi haberine hazır ol" dedim. hiç şaşmaz. tam da dediğim gibi oldu kardeşimi işyerine bırakırken saat 07.00 dı ve haberde aynı söylediğim anonsu geçiyorlardı..
öldürülen teröristler nerede ? yoklar. her gün 5-10-20 tane teröristi öldürüyoruz ama bunların kökleri bir türlü sönmüyor. ben bu işi çözemiyorum bir türlü.. 365 gün var ve bunun 300 ünde kesin bu haberleri duyuyoruz. ama bu amk örgütü bitmeyi geçtim bir türlü zayıflamıyor bile. tamam öldürülenlerin yerine yenileri geliyor ama bunların bir eğitilme süreci var uyuşturucu verile verile zaten az olan beyinlerinin tamamen yok edilme süreci var. biz her gün 5-10 teröristi öldürüyorsak 300 günde en az 1500 terörist öldürüyor olmamız gerekmiyor mu ? bu amk örgütünün kaç tane teröristi var bitmiyor bir türlü..
yamyam sana da bir esmer uzun boylu tek kaşlı döşü bol kıllı suriyeli din kardeşi yapalım rahatla lan. kendi insanını bu kadar savunmazsın nedir bu suriyeli afgan erkek aşkı...
aynı duraktan taksici arkadaşım. az beraber çay demlemedik. yeri geldi bütün durak beraber demlendik. plaka sahiplerine baş kaldırdık beraber. şimdi uber belasına karşı omuz omuzayız. taksiciyiz biz bebeğim !