bugün

entry'ler (16332)

abd polisinin ortadoğu faresini nallaması

hadi lan köftehorlar, genel kültürünüze katkı yapayım.

https://www.youtube.com/watch?v=Q0eq2RgX23g

abd, new jersey eyaletinde wildwood şehrinde (bizim bodrum antalya vb gibi düşünün. tatil mekanıdır. oyun eğlence parkları deniz kumsal doğa ile tam bir kalburüstü tatil mekanı diyebileceğimiz şehridir) bir plaj da polis 20'li yaşlarda genç bir kızı yere yatırmış kafasına iki defa vuruyor. sonra kelepçe takıp pilajdan götürüyor.
kızın ismi emily weinman. asyalı afgan pakistan çöl sıçanı zenci vb diye birilerinin kategorize ettiği grupta değil.
muhtemelen yahudi asıllı ve abd köylüsü de değil (örn: teksas, bizim konya yozgat kayseri çorum gibi) neyse, konu dağılmasın.

kız olayı facebook vb sosyal medyada paylaşıp biraz şöhret popülerite kazanıyor.
basın da bu haberi genç kıza polis şiddeti diye işliyor.
https://www.newsweek.com/...jersey-video-watch-946177

olayın aslı ne?
bu...
https://www.youtube.com/watch?v=NkLb-0-L5OA

polise 20 yaş altında kişilerin plajda alkol aldıkları ihbarı gelir. abd de kişisel haklar özgürlükler açısından fedaral yasalar geçerli olsa da örn: washington eyaletinde 20 yaşında biri bar disco gibi yere gitse ve bir bira içse 5000 dolar ceza ve 1 yıl hapis yatar. aynı zamanda araç kullanma hakkı, ehliyet alma hakkının yok olması, 3-5 ay ile 1 yıl da olabilecek yasak süreleri cezalar vs düşünülürse...
o bar disco işletmecisine ne olur hesap edin.
unutmadan; eyaletlerde 18-21 yaş arası değişen alkol kullanma yaş sınırını başsavcılık makamı denetler ve her eyalet yöneticisinin veya kongre üyesinin ya da senato ve hatta abd başkanı adalet bakanlığı bile bir başsavcıya "buna göz yum, yasaları esnek uygula, hak özürlük gençler işte" vs diye zırvalayamaz, makamını kullanıp hırlayamaz.

neyse, konuya dönersek; gelen ihbar ile polisler plaja giderek gençlerin alkol alıp almadığını alkolmetre ile ölçmeye başlıyorlar.
bu kız polise dikleniyor. toparlamak lazım gelirse "sizin başka işiniz yok mu, burada biz güneşleniyoruz eğleniyoruz, sen kimsin, sana ne, sane niye adımı yaşımı söyleyeceğim" vb anlamında yaklaşımında davranış sergiliyor.
malum, internet sosyal medya çağı ve abd polisi tükaka zorba ya...
bu olay sosyal medyada iyi tıklanır ya...
facebook vs hesaplarım aldığım like'lar...
insanlar cep telefonunu çıkarıp kızın polis ile tartışması dikleşmesini kaydetmeye başlıyor. bu hareketin nelere yol açacağını normal zekası ve olan biri görebilir.

kız polise hakaret ederek ayağa kalkıyor emirlere aldırmadan yürüyor ve onu takip eden direnmemesini söyleyen polise aniden dönüp saldırıyor. polisin göğsüne vuruyor. poliskızı yere yatırıp direnmemesini yaralanabileceğini söylüyor ve başına iki kez vurup ciddiyetini kararlılığını polis gösteriyor.

1- ihbar var, ihbara konu olan suç fiilinin faillerini bulma, suçun ortaya çıkmasında (alkolü kim kiimler gençlere veriyor, parayla veya değil) durumu polis denetlemek ortaya çıkarmak istiyor. kız polisin görevini yapmasına engel oluyor.
2- hakaret emir talimatlara uymama ve ilk saldırı fiziki güç kullanan polis değil de kız.
3- polise gelen ihbar ile göreve yollanan ekip vücut kamerasını görev bitene kadar açmaz. olaya atanmamış müdahale emri gelmemiş olsa bile anons ile olay yerine en yakın olan, anons gelmese bile bir suç eylemine şahit olan polis vücut kamerasını hemen açar.
4- polis asıl olayın öyle olmadığının delili olan görüntüleri olay esnasında etrafta olan kameraya giren insanların görüntülerini de medya ile paylaşmak zorunda kalacağından kişisel haklar açısından o kişilerin izin onayı alınması ve o kişilerin kimliğini gizlemek için yüzlerinin buzlanması vb işlemlerin yapılması nedeniyle medyada tartıışılan polis şiddeti görüntülerinin aslını geç açıklamış.

kızın ben kadınım, bana vuramazsın, ama benim vajinam var algısını (bunu olay sırasında söylüyor zaten ve bunu da sosyal medyya hesaplarından da paylaşıyor) plaj kumlarına gömen polise tişikkir idirim.
amk kezbanları (hangi ülke millet olursa olsun bu dişi yaratıklardan nefret ediyorum) senin vajinan olması senin insanlıktan çıkmana mı neden oluyor? ama sen erkeksin, ama ben kadınım veya ben erkeğim sen kadınsın vs diyen, erkekse beyni testisleri, kadınsa eyni klitorisi kadar olan bu yaratıklar...
neyse, küfüt etmeyeceğim mübarek pazar günü.

abd polisinin ortadoğu faresini nallaması

sadece ortadoğu farelerini değil, toplum içinde virüs gibi çoğalan ve sokakları caddeleri insan çöplüğüne çeviren tüm bu yaratıkları nallıyorlar.

https://www.youtube.com/watch?v=Qjc4FMPkDb4

uyuşturucu satıcısı, çocuk tacizcisini 2 hafta önce nasıl geberttikleri ortada.
evet, size zalimlik gibi gelebilir ama özgürlükler ve refah, demokrasi tercih hakkı, bireysel haklar yukarıda gebertilen insan çöpleri için bir yaşam alanıdır.
tıpkı siz yemek yerken "burnumu karıştırmak benim hakkım ve özgürlüğüm" diyen birinin karşınızda burnunu karıştırması gibi düşünün.

bunun için kötülük ve cehalete teslim olmuş bir insan doğasına-aklına-zekasına verilecek her seçme ve seçilme hakkı, her özgürlük, yaşam hakkı sonunda insan olma erdemine kazılan mezar olarak size geri döner.

emniyet güçleri polis-asker (savaşta ve barışta) toplumun insanlığın antibiyotiği gibidir. her ölüm bir arınmadır.

frank lucas ın yalama hastalığı

frank lucas denen yazar bu dayıdır.
kesin bilgi yayalım.
https://www.youtube.com/shorts/j5K0iDKVRQM

türk milliyetçisiyim diyemeyen sahte atatürkçüler

benim için milliyetçilik atatürkçülük müslümanlık vatan millet ırk bayrak vb düşünce inanç kimlik ideoloji bazlı değerler-olgular bir önem arz etmiyor.
üst katımda oturan komşum benim balkonda kahvaltı yaparken kafama halı çırpıyorsa o komşum atatürkçü olsa ne olur olmasa ne olur?

yola tüküren sümküren milliyetçi olsa ne olur olmasa ne olur?

bir yerde sıra beklerken orada bekleyen insanları önemsemeden ve onlardan izin almadan sıranın önüne geçen müslüman olsa ne olur olmasa ne olur?

bu vatanın bu ülkenin doğasına otuna ağacına böceğine kuşuna kedisine köpeğine denizine ormanına tazmanya canavarı gibi (bir seferde ağırlığının %40-45 oranında yer. insan olarak düşünürsek 80kg ağırlığında insanın bir oturuşta çiğ ise 40 kilo-pişmiş ise 50 kilo et yemesi, 120 tane ekmek yemesi, 80 pakett makarna yemesi gibi) saldıran tüketen insan türk olsa ne olur tc vatandaşıolsa ne olur vatan bayrak dese kaç yazar?

bir insanın savunduğu değerin kıymetli ve önemli olması için ilk önce insan olması insan olma erdemine haiz olması gerek.
örn: ben çocuklara tecavüz eder din diye ortaya çıkarsam, rüşvet riyakarlık iki yüzlülük riyakarlık nankörlük içinde olursam ve vatan millet bayrak desem en büyük kötülüğü savunduğum değerlere etmiş olurum.
benim dinimin vatanımın bayrağımın milletimin bir değeri olur mu?
ve bana da din vatan millet bayrak dedi diye destek veren "ne olmuş ki canım, şeytana uymuş" diye yaptığım kötülüğü değil de kutsallık kullanılarak kötülüğü gizleyenler destek verir olursa bu grubun inandığı değerlerin bir önemi olur mu?

daha da açık olması için...
mezarında kur'an ayeti yazan hilal olan ama keşke yunan kazansaydı diyen tc vatandaşı olan kadir mısırlıoğlundan daha türk olan atatürkçü olan milliyetçi olan; mezarında haç olan ama gögsünde istiklal madalyası sahibi olan papa eftim daha türk daha atatürkçüdür, yaratanı bilmem ama benim için daha imanlıdır.
ilk önce insan olmalıyız ve biz insanları hayvanlardan ayıran şey din kimlik ırk akıl değildir. bizi hayvanlardan ayıran şey ahlak ve etik değerlerimizdir ve savunduğumuz değerleri kıymetli kılan da bizim ahlak ve etik değerlerimizdir.
görsel

hurilerin ilişkiden sonra tekrar bakire olması

adamlarda nasıl bir din, nasıl bir tanrı, nasıl bir inanç var?
kendi azmışlıklarını sapkınlıklarını temsil edecek tanrı cennet dini nereden buluyor bunlar?

the family international-children of god bunların yanında daha tutarlı. hiç olmazsa kendine inanlara daha metaryalist bir yaklaşım yapıp hymen hayali yerine vajina gerçeğini yaşatıyor.

ara edibüdü: the family international abd de kurulmuş bir sex tarikatı, 1968 yılında David “Moses” Berg tarafından kuruldu ve günümüzde halen devam etmektedir. kendi içinde kadınları her türlü bir sex aracı olarak kullanmasının yanı sıra pedofiliyede izin vermektedir. Yani çocuklara bile tecavüz edilmekte ve bir sex aracı olarak kullanmaktadırlar.

görsel

aslında 2019 yılında new york Brooklyn’deki bölge mahkemesinde görülen sex tarikatı nxivm davasına değinecektim de...
entry uzamasın.
hem bizde bu din sapıklarına 120 yıl hapis cezası verecek ve din sapığının bulunduğu tarikat cemaat adı ne ise o yapının mal varlığına el koyup mağdurlara tazminat olarak dağıtacak adelet mekanizması da yok.
kurumları yıpratmayalım, bir kereden bir şey olmaz mantığını yaşıyoruz.
aslında böyle kararlar (ağır hapis cezaları ve o kurumun yapının tarikat cemaat vakıf dernek adı neyse onun malına mülküne el koyup mağdurlara tazminat olarak dağıtılsa biir daha böyle sapıklar o yapılara sızamaz ve sızsa bile varsa bile o yapı otokontrol sayesinde böyle insanlık suçlarının oluşmasını engeller.

halkın en masum olduğu devir

beğenmediğiniz ecevit chp cumhuriyetin ilk yıllarında yaşananlar ve dünya siyasi sosyal ekonomi yapısının ülkemize etkilerinin %25'i şimdi yaşansa inanın birleşmiş milletler gıda örgütü, dünya sağlık örgütü (fao, who) bize uçaklardan gıda ilaç paketleri atıyor olurdu.
tüm dünya da türkiye'nin petrol doğalgaz başta olmak üzere ithalat ödemelerine yardım kampanyaları yapılıyor olur, türkiye'ye yardım için borçlarımızın faizi silinmiş olurdu.

gerçek inanılmaz olduğunda halk yalanları doğru kabul eder.

abd polisinin ortadoğu faresini nallaması

o polis insanlık görevini yapmıştır.
inşallah gebermiştir o vurulan insanımsı yaratık. bu sırada vurulan insanımsının afgan abd türk kürt müslüman hristiyan vs diye yaklaşım yapıp polisi suçlayanların zeka seviyeleri konuyu alamaya müsait değil.

https://www.youtube.com/w...E&list=WL&index=4

bu videoyu izleyin.
polisler tamamen talimatlar ve yönetmeliklere göre davranıyor ve vurulup yere düşen kadını ölmesini bekler gibi ilk yardım yapmamaları, aldığı kurşun yaralarıyla bıçağı elinden bırakmayan fakat bıçağı da saplamaya gücü kalmamış yerde yatan yaralı kadına bir de k-9 polis köpeğine parçalatmak zalimce gelebilir ama o köpeğe parçalatılan kadın bir ruh hastası ve o kadın bir aileyi bir anne bir baba bir çocuk bir kardeşe karşı elinde bıçak ile saldırsa ve o aileye bir can kaybı yaşatsa o kadının cezai ehliyeti olmayacak.

- canım ya... polis de eline sopa falan alıp ya da cop elektro şok ile müdahale edebilirdi.
bu söylemi yapan ya aptal ya geri zekalı ya cahil ya da kör olmalı.
iki kez vurulan ama yere düşmeyen bıçağı bırakmayan sonra 4 kez daha vurulan ve toplam 6 kurşunla vurulduğu halde bıçağı bırakmayan yerde saldırma zarar verme güdüsüyle nefret içinde kendi hayatını bile düşünmeyen biri ile uğraşıyorsunuz ve polis-kamu görevi yapıyorsunuz.
saldırı anında sizin ilk önce kendi hayatınızı ve masum insanların hayatını kanunlara uygun olarak hazırlanmış talimat genelgelerle belirlenmiş sınırlar içinde olmalısınız.

- canım ya, kadın ruh hastası ama psikolojik rahatsızlığı var bla bla bla...

bu psikolojik rahatsızlıkları olanlar tarafından yapılan her türlü saldırıya karşı yapılan polis müdahalesi (abd de) ruh sağlığ yerinde sıradan insanlar tarafından yapılan saldırılara karşı yapılan polis müdahalesinden daha sert olur.
bu ruh sağlığı yerinde olmayan insanlara yapılan müdahale sanki uyuşturucu etkisinde olup yaptığı eylemin sonucunu düşünemeyecek, kendisinin çevresinin müdahale eden sağlık güvenlik görevlilerinin hayatına önem vermeyen kişiye karşı polisin yaklaşımı bilinç olarak insanlık değerlerini yitirmiş uyuşturucu almış kişiye karşı yapılan müdahaleden farkı yoktur.

o zaman bu ruh sağlığı bozuk olanlara (kendisine çevresine zarar verecek şekilde) devlet-yasa-hukuk nasıl işliyor?
bu insanlar toplumdan tecrit ediliyor.
eğer toplum içinde yaşayanlar varsa-yaşayacak ve sosyal hayat içinde olanlar varsa mutlaka o insanın sorumluluğunu kontrolünü alabilecek öncelikle akraba (anne baba eş kardeş amca dayı hala teyze kuzen) olanların benzetmek gerekirse bir çeşit vekalet alması gerek.
vekalet derken sıradan akıl ve ruh sağlığı için alınan devlet desteği-ödeneği (24 ay psikolojik tedavi sürecinde) veya ruh-akıl sağlığı bozuk olanların yasal yükümlülüklerini yerine getirecek kişilerin (mülk alım satımı hisse devri-alımı-yatırım vs bu vb bazı durumların akraba-miras hakkı olması şartı bazı eyaletlerde gerekmiyor. tabi vekalet veren kişinin vasiy atamasına benzeri olan bu durumu bir avukat aracılığında sağlık raporu onayı vs ile yapabilir) örneğinde olduğu gibi kendine ve çevresine zarar verecek yapıda bir akıl-ruh sağlığına sahip kişiler adeta kimsesiz çocukların veya anne baba tarafından taciz şiddet mağduru çocukların, ailesi tarafından sağlıklı bir büyüme ortamı sağlanamayan çocukların koruyucu aileye verilmesi durumuna benzer bir şekilde bu hasta kişiler ya toplumdan tecrit edilir ya da vasiyleri kontrolüne bırakılır.

lafı uzatmayalım ama orada eline bıçak satır alıp tarzanlık yapamazsın. tabanca tüfek olmasını bırak, eline bıçak alıp sokağa çıkınca göreceğin muamele üzerine bomba bağlamış ışid militanı muamelesidir. kadın çocuk ruh hastası olup sağlık problemleri yaşaman, bir anlık travma stres vs yaşamanın bir anlamı yoktur.

insanları sürü halinde yaşayan hayvanlardan ayıran akıl değil, bir arada yaşama kültürünün getirdiği etik ve ahlak değerleridir.
sen buna uymuyorsan insan bile değilsin ki; göreceğin muamele sokakta oynayan çocuklara saldıran kuduz köpeğe yapılan muameledir.

sibel kekilli

bilgisayarımda klavyenin 103 tuşunu kullanarak oluşturduğum şifreyle korunan gizli dosyalarımın kraliçesi.
evet, ibrahim sadri'nin "Sen içerdeyken ben
Sinemalara gittim
Bütün filmlerini seyrettim
O sevdiğimiz artistin
Sen içerdeyken ben" diye başlayan şiirinde ki (çok severim, adama koyan şiirler kategorisindedir) bütün filmlerini seyrettim bu sevdiğim aktrisin.

zina yapanların cehennemde cayır cayır yanması

avam da anlatılan (yozgat da bizzat dinlemiş olduğum) fıkra akla geldi.
anlatalım...

çobanın biri aylarca dağda-yaylada sürüsüyle kalmış. tabi ki çoban efendi azmış, masturbasyon artık kesmiyor. ne yapayım derken sürüde ki dişi eşek çobana artık kim kardashian olarak görülmeye başlamış.
neyse, eşeğe yanaşır çoban. bu sırada yaylaya pikniğe çıkan köyün imamı çoban ile eşek arasında ki yasak aşkı görünce hiddetle bağırıp çobanı azarlar.
- tüüü! allah belanı versin. cehennem ateşinde yanacaksın, başımıza taş yağacak.
tam bu sırada orgazm olan çoban...
* demir yağmasa amk, umurumda değil.

amk: azıcık mantıklı konuş.

erzurumda ucuz et kuyruğu

o kuyrukta bekleyenlere sorun.
%95 kesimi kendilerini açlık çeken afrika ülkeleri insanı görümününe sokan bu sistemi yaratmıştır.
unutmadan...
ukrayna savaş halinde, suriye savaş halinde ama ucuz ekmek soğan patates et vb ucuz gıda kuyruğunda insanlar kar yağmur çamur beklemiyor.
ülkemizde savaş yok, tsunami deprem volkan patlaması nükleer santral faciası da olmadı ama bu haldeyiz.
hayvancılık ve tarım bölgesinde insanlar gıda kuyruğunda.

yanlış anlaşılmasın, bu yazılanlar sistemi eleştiri amaçlı değildir.
aslında orada insanları beklemesini önemsemiyorum ki; bu sistemi biz yarattık ve destekledik. erzurum gibi hayvancılık ve tarım alanın cennet olan bölge insanların kendi tercihi...

enflasyonun kasımda boynunu aralıkta belini kırdık

düşünsenize...
bu kişi hazine ve maliye bakanı.
biri çıkıp "başka bir evren-boyut da yaşıyor olabilir ama açıklamaları ve yaşanılan ekonomik sosyal hayat için tek mantıklı açıklama bu" derse ne diyebiliriz?
bakanın etrafında bir tane danışman yok mu?
ankara'ya deniz getireceğim diyen politikacının durumuna sn. bakan düşüyor ve kimse bu durumun farkında değil.
ya bilerek ya bilmeyerek bakanı bu hale düşürüyorlar.

unutmadan; mutlaka sn. bakanın etrafında rakamlardan ve sosyal hayatın şartlarından anlayan danışmanları vardır.
sn. bakanımıza bu tarz açıklamalar "örn: gözlerimde ışıltı, enflasyonun belini kırdık vb" keskin köşeli açıklamaları danışmanları yaptırmamalı. daha yumuşak ve soyut, hiç olmazsa ucuz ekmek patetes soğan derdinde olan insanın umut duyabileceği ve "bakanımız yaşadığımız durumun farkında, düzelecek" diyebileceği manada açıklamalar yapmalı.
olur ya...
densizin biri çıkar da ekonomik gerçekler, yaşanılan sosyal hayat içinde satınalma gücü ve fiyat artışına bakıp açıklamalara dilleksi vakası diyebilir.
zaten maliye bakanının durumu (liyakat tartışmaları) malumunuz, ekonomi dalında ne eğitimi ne de iştigal alanı var.
bunun için bakanın açıklamalarına editleyecek yetkin biri bakanın yanında olmalı.

edibüdü: dikleksi vakası, basitçe; Sorunlar, kelimeleri heceleme, hızlı okuma, kelime yazma, kafadaki kelimeleri "seslendirme", yüksek sesle okurken kelimeleri telaffuz etme ve ne okuduğunu anlamadaki zorlukları içerebilir. aynı zamanda dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu (DEHB), gelişimsel dil bozuklukları ve sayılarla ilgili zorluklar daha yüksektir. kişiden kişiye değişen belirtiler-semptomlar görülebilir.

ülke sağcılara kalsaydı olabilecekler

Şu an ülke solcularda mı?

çocuğu istismari savunan tarikatçılar

Pablo Larraín’in The Club, Tom McCartney'in spotlight.

Bu filmleri izlediniz mi?
Gerçekten yaşanmış insanlık dramları-suçları.
Küçük bedenleri zevklerine kurban eden din baronlarını anlatıyor ve yapılan sapıklığı pisliği günahı da tanrı şemsiyesiyle örtüyorlar.
Tanrıyı yaratıcıyı sapıklıklarına ortak eden ve sapıklıklarını kutsal bir örtüyle koruyan bu insanlık düşmanlarına karşı çıkanları da din tanrı kutsallık düşmanı olarak suçlayan kitle anlayış anlatılıyor.
Lütfen bu filmleri bir izleyin.

Eminim, ülkemizde de son 20 yılda ayyuka çıkan ve TV ekranlarından bile sübyancılığı çocuk tecavüzünü savunan, buna Allah'ın izin verdiğini söyleyen sapıkların ve yaptıkları tecavüzlerin filmi yakında çekilecek.

https://youtu.be/EwdCIpbTN5g

https://youtu.be/oK-SZEHcFh0

zafer arapkirli

zafer arapkirli yargılanması da şöyle olmuştu.

2018’de ‘6 yaşındaki çocuk evlenebilir’ açıklaması yapan Sosyal Doku Vakfı’ndan Nureddin Yıldız o dönem her kesim tarafından tepki görmüştü. Yıldız'a tepki gösteren isimlerden biri de usta gazeteci ve KRT TV programcısı Zafer Arapkirli'ydi. Twitter hesabından Arapkirli, "Aşağılık herifler, evinize gittiğinizde karınızın, kızınızın suratına nasıl bakıyorsunuz? Bunu mu savuuyorsunuz? Bu pisliğe sahip çıkanlar, bana çemkireceğine, bu lafların altına imza atıp yayınlasın burada... Utanmıyorlar! Benim gazeteciliğimin bu işle ne alakası var? Kepazeliği, ahlaksızlığı nasıl savunuyorsun? Utanmıyor musun? Bu aşağılık pisliklere kimse dur demeyecek mi? Özellikle de makam sahibi "Kız babaları ne bekliyorsunuz?" diye yazmıştı.

‘6 yaşındaki çocuk evlenebilir’ açıklaması yapan Sosyal Doku Vakfı’ndan Nureddin Yıldız, Arapkirli'nin tepkisinden rahatsız oldu ve şikayette bulundu. Arapkirli hakkında açılan dava 26 Aralık 2019'da beraatle sonuçlandı.
Yıldız'ın avukatı karara itiraz etti. istinaf mahkemesi davanın yeniden görülmesine karar verdi. Arapkirli beraat ettiği davadan tekrar yargılandı.

Sosyal Doku Vakfı Başkanı Nureddin Yıldız'ın ‘6 yaşındaki çocuk evlenebilir’ sözleri nedeniye açılan soruşturma takipsizlikle sonuçlanmıştı. Yıldız, hakkında yapılan haberlere erişim engeli getirtmişti.

zafer arapkirli savunması:
https://www.krttv.com.tr/images/upload/zafer-1.jpg

zafer arapkirli

kim demiş bilmem ama 6 yaşında evlenen kız çocuğunun durumuna hukuk aile insan çocuk toplum din ahlak gelenek kadın erkek ilişkisi cinsel birliktelik vb açıdan hangi amaçla olursa olsun "sakınca yoktur" demek tck ve insanlık çocuk hakları vb açıdan suça teşvik, suçluyu övmeyi bırakın bu sapıklık ve sübyancılık hukuken mümkün olmayan evlenme ile "Nitelikli Cinsel Saldırı (Tecavüz Suçu) ve Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçu" kapsamında olup asıl suçlu bu sapıklık sübyancılığa hangi gerekçe olursa olsun "6 yaşında çocuğun evlendirilmesinde sakınca yoktur" diyendir. 6 yaşınada kız çocuğunu koynuna alan insanı teşvik etme ki bu suça teşvik demektir.
evet, kanunen olarak 6 yaşında olan kız çocuğu evlendirilemez.
bu evliliğe anne baba da dahil olmak üzere hiç bir kişi kurum din töre gelenek ahlak yasama yürütme yargı onay veremez ve 6 yaşında kız çocuğun evlenmesinde sakınca yoktur diyemez.

çocuğu istismari savunan tarikatçılar

bu sapıkların böyle azmasında ki neden dinim islam diyenlerin allah'ın hakkını savunmamaları ve haksızlık zulüm karşısında dilsiz şeytanlar (haksızlığın karşısında susanlar) olmasıdır.
hatırlar mısınız mescid-i dırar vakasını...
allah'ın tevbe suresinde bahsettiği cami ve peygamberin eline kazma kürek alıp yıktığı camiyi.
allah «iyilikten başka bir maksadımız yoktu.» diye yemin de edecekler. Fakat bunların kesinlikle yalancı olduklarına Allah şahittir" dediği ve peygambere "orada namaz kılma" dediği ayet.
işte, eline kazma kürek alıp ufacık kız erkek çocuklarına tecavüz taciz edilen ve birer ticarethane holding para kazanma makam mevki oy yuvalarına fetö gibi terör yuvalarına dönmüş bu sapıkların bulunduğu tüm dernek vakıf cami yurt mescit okul ne varsa hepsi peygamberin yaptığı gibi yıkılmalı ve bunların kökü kazınmalı.

oysa "bir kereden bir şey olmaz" diyen bazıları ve kurumları yıpratmayalım diyenler bilerek veya bilmeyerek bu şer yuvalarına destek cesaret veriyor.

hangi yaratıcı tanrı din ufacık kız erkek çocuklara yapılan tecavüz tacizlere izin verir?
hangi yaratıcı din ve bu yaratıcıya iman etmiş ve de bu yaratıcı dininden olanlar bu sapıklara "benden, benim dinimden" der.
hele ki merhametlilerin en merhametlisi olan allah ve "ben güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim" diyen hz. muhammed dini bu sapıkların yaptığını onaylar mı?
bunların dini islam diyenler allah'a ve peygambere iftira atıyor.

çocuğu istismari savunan tarikatçılar

o gavur dediğiniz avrupa da olsa...

bırakın ufacık çocuklara tecavüz etmeyi, çocuk pornosu izlemek yaymak bulundurmak vb eylemde bulunanları doğduğuna (devlet, yasalar-hukuk içinde) pişman eder.

hele ki böyle çıkıp ufacık çocuğa tecavüz eden taciz eden sapık şerefsizleri destekleyenleri o gavur avrupa halkı taşlar.
kimse yaptığı şerefsizliği sapıklığı namussuzluğu yaratan üzerine yıkıp din tanrı allah peygamber adına ne diyorsanız "izin veriyor" diyemez.
ekranlarda çıkıp o gavur avrupa da ufacık kız çocuklarına erkek çocuklarına yapılan tecavüzü savunamaz. hele ki yaptığını bir tarikat cemaat adına din yaratan izin veriyor diyemez ki ne dini ne ibadethanesi ne meskenlerini bırakırlar, kökünü kazırlar.

dini islam olan biri olarak "lanet olsun sizin dininize" demek bile az gelir.
onların yaratıcısı, onların dini buysa lanet olsun.
oysa benim dinim islam ve benim yaratıcım allah bırakın 18 25 30 yaş olmayı; bu yaşta olsanız bile evlilik izni vermiyor.
akıl zeka ahlak olarak da evlilik aile çocuk eş sorumluluğunun farkında olmak gerekliliğini belirtip "akıl baliğ olma" şartını koyuyor.

akıl baliğ olma: Büyümek, yetişkin olmak. Çocukluk çağını bitirmek, aklı ermek. Düşünme, anlama ve kavrama gücü, us. insanın kendi davranışını bilmesi, yargılaması ve tayin etmesi kabiliyeti. Aklı başında, düşüncesi sağlam. fikir, düşünce.

pavlos karahisarithis

mezarında haç olan ama göğsünde istiklal madalyası olan türk.

"Ben Türk dostu Eftim değil, Türk oğlu Türk Eftim'im. Ben, her zaman, her yerde Türk olduğumu beyan ettim. Bir yabancı, Türk dostu olabilir. Fakat benim gibi, halis bir Türk vatandaşının, yabancı bir Türk dostu gibi gösterilmesi, O'nun milliyetinden şüphe edilmesine delalet eder ki, bundan incinmemek, üzülmemek imkânsızdır. Bana Türk demeyip, Türk dostu diyenleri hiçbir surette affedemem." diyen insan.

bu topraklarda türk olmayı kan ırk din ile bağdaştıran cahillere kapak olsun.

yazarların şu an dinlediği şarkılar

https://www.youtube.com/watch?v=nzxJjPQLrR4

yerli ve milli türk müzisyenimiz ve oyuncumuz.
osmanlı emanetlerindendir dario moreno.
bu ülkede türk olmak kan ırk din değil de gönül işi olduğunun kanıtıdır. tıpkı pavlos karahisaridis (papa eftim) gibi; mezar taşında haç olan ama göğsünde istiklal madalyası olan türk.

pakistan ı allah yarattı kalkınmadan o sorumludur

zamları da hindistan yapıyor.

bakınız: hindistan pakistan düşmanlığı-çatışması.