bugün
- müfredattan felsefe dersinin çıkarılması12
- sözlüğün mal dolması5
- bütün biraderlere hükmeden birader3
- durduk yere size kafayı takan yazarlar5
- deniz göktaş'ın babasının thko mensubu olması6
- gizli artı vermek5
- sgk'nın gözlük camı için 130 tl karşılaması3
- diamond bohsporus gayi2
- diamond bosphorus11
- tai lung30
- bir demlik kahve içmek3
- 7 temmuz 2026 isviçre kolombiya maçı4
- 7 temmuz 2026 arjantin mısır maçı4
- vajinayla ilgili 4 sayfa yazı yazan erkek3
- 1 milyon verseler sözlük hesabınızı satar mısınız6
- erkeğin vajina karşısındaki çaresizliği27
- deniz göktaş31
- ömründe hiç büyük musibetle imtihan edilmemiş tip6
- sözlükte seviye ve üslup yoksunu yazarlar7
- kadın siniri5
- lionel messi2
- ciddi ciddi aşure seven insan6
- kirazlı hiçbir şeyin olmaması2
- araya adam sokup yazar banlatmak4
- dine hakaretin ifade özgürlüğü olup olmadığı8
- yargıtay'ın pislik sözcüğünü hakaret saymaması3
- 6 temmuz 2026 meksika ingiltere maçı3
- yaş ilerledikçe fark edilen şey5
- emam ashour2
- lana lang vs mary jane watson2
- haklı çıkmak3
- penisden kot pantolunun belli olması5
- 3 temmuz 2026 portekiz hırvatistan maçı12
- erkekler pipilerini birbirlerine gösteriyor mu14
- ioçk geldi buranın tadı kaçtı2
- radamel falcao garcia2
- evagreen2
- aç yatıyorum8
- 7 temmuz 2026 abd belçika maçı3
- 4 temmuz 2026 kanada fas maçı4
- genç yuzırlarla gereksiz sohbet4
- cumhuriyetin halka sorulmadan getirilmesi27
- 4 temmuz 2026 kolombiya gana maçı3
- 6 temmuz 2026 portekiz ispanya maçı3
- birader yazar başlıkları5
- kalem koleksiyonu yapan erkek2
- seyredilmiş en zevkli dünya kupası4
- kız arkadaşın menemen yüzünden ayrılmak istemesi3
- kimsenin seni sen olduğun için sevmediği gerçeği4
- amor fati2
Uykum varken izlediğim halde saran film. Psikolojik gerilim manyağı olarak beğendim. Senaryo güzel;ancak sonu biraz daha sarsıcı olmalıydı. Oyunculuklar genel olarak iyiydi. Adrien Brody'nin oyunculuğu ne kadar iyiyse Keira Knightley'nin oyunculuğu o kadar abartılı geldi. Tavsiye edilir.
savaş gazisi jack starks'ın, yardım ettiği 7 yaşındaki kız çocuğunu geleceğe giderek sikmesi filmin konusunu oluşturmakta.
filmde james bond daniel craig in şahane bir rolü var.
değeri pek bilinmemiş güzel ve kaliteli bir yapım. film zaman yolculuğu ve aşk üzerine kurulu. savaştan ağır yaralı olarak dönen eski bir askerin gelişen olaylar sonucunda akıl hastenisine yatırılışını ve hastanenin gizemli bir bölümünde zamanda yolculuk yaparak geçmişi, geleceği ile yüzleşmesini anlatıyor.
Orijinal adı "Gömlek" olan filmdir. Deli gömleğine işaret ediliyor bununla kuşkusuz.
Ayrıca bu film tarafımdan Keira Knightley izlemek üzere açılmış ancak Adrien Brody'e de hayran olmakla son bulmuştur.
Ayrıca bu film tarafımdan Keira Knightley izlemek üzere açılmış ancak Adrien Brody'e de hayran olmakla son bulmuştur.
kurgusu ve senaryosuyla bir çok filmle benzerliği bulunan fakat yine de sürükleyici, izlenesi güzel adrien brody filmi.
adrien brody'nin psikolojik filmlerde nasıl döktürdüğünü bir kez daha görebilirsiniz.
adrien brody'nin psikolojik filmlerde nasıl döktürdüğünü bir kez daha görebilirsiniz.
--spoiler--
sanırım bazen bizler sadece oldu diyebilmek için yaşıyoruz.
başka birine değil, sadece bana.
bazen bu hisleri yanıltmak için yaşıyoruz.
ben deli değilim, onlar öyle olduğumu söylese bile.
ben de diğer herkesle aynı dünyada yaşıyorum,
sadece biraz daha fazlasını gördüm.
bazen yaşam sadece bir ölüm haberiyle başlayabilir,
isteyeceğin şey bu olsa bile.
bence hayattaki asıl önemli şey ölümün uzakta olmadığına inanmaktır.
her şey ne kadar kötü görünürse görünsün uykudayken göründüklerinden iyidir.
öldüğünde olmasını istediğin tek şey vardır:
dönmek istersin.
--spoiler--
sanırım bazen bizler sadece oldu diyebilmek için yaşıyoruz.
başka birine değil, sadece bana.
bazen bu hisleri yanıltmak için yaşıyoruz.
ben deli değilim, onlar öyle olduğumu söylese bile.
ben de diğer herkesle aynı dünyada yaşıyorum,
sadece biraz daha fazlasını gördüm.
bazen yaşam sadece bir ölüm haberiyle başlayabilir,
isteyeceğin şey bu olsa bile.
bence hayattaki asıl önemli şey ölümün uzakta olmadığına inanmaktır.
her şey ne kadar kötü görünürse görünsün uykudayken göründüklerinden iyidir.
öldüğünde olmasını istediğin tek şey vardır:
dönmek istersin.
--spoiler--
konusuna hayranlik duydugum , adrien brody e bir kez daha asik olmami saglayan film.
bu film hakkında nasıl sayfalarca entry girlmemiş, şaşılacak iş doğrusu. konusu, özgünlüğü , oyunların kalitesi gerçekten insana ölüm, yaşam, kader, duvarın arkası kavramlarını tekrar düşündürüyor. şiddetle tavsiye edilir.
zahiren mutantan, batınen kof. daha açık olsaydı, ırakta çocukların öldürülmesi mübahtır derdi. konu ve anlam sıkıntısı yaşayan son dönem amerikan sineması filmlerinden...
kaderi deği$tirme çabasında olan bir garip adamın hikayesi...
love is the devil dan sonra takibe aldığım, iyi de etmişim dediğim yönetmen john maybury'in 2005 yapımı filmi.
adrien brody'nin harika oyunculuğu ve müthiş kurgusuyla izlenmesi gereken bir film. film genel olarak (özellikle finaliyle) biraz the butterfly effect'i hatırlatsa da bu konu üzerine fazla film yapılmadığı için özgün sayılabilir. her türlüde iki film de mükemmel zaten. izlemeye niyetlenip de sözlükte film hakkında ne yazılmış diye okuyan kişiye tavsiyem hiç vakit kaybetmeden izle.
bir garip film. anlamayana.
jack starks'ın filmin sonundaki gülümsemesi, mutluluğu üzerimde inanılmaz bir etki bıraktı. mükemmel bir film. herkes izlemeli.
ilk öldüğümde 27 yaşındaydım. her yerin bembeyaz olduğunu hatırlıyorum. savaş devam ediyordu. ve ben kendimi hayatta gibi hissediyordum.ama aslında ölmüştüm. bazen zorlukları sırf onları atlattık diyebilmek için yaşadığımızı düşünüyorum. başkasının değil,benim başıma geldi demek için. bazen sadece zorluklarla mücadele etmek için yaşarız. onlar öyle düşünseler de, ben deli değilim. herkesinkine benzer bir dünyada yaşıyorum. sadece daha fazlasını gördüm ve eminim sende öyle
bazen hayat bir gün öleceğimiz gerçeğini kabullendiğimizde başlıyor. hiç istemediğimiz zaman sona ereceğini bildiğimizde.yarın cesedimi bulacaklar
(the jacket)
kesinlikle bok atılmaması gereken gelmiş geçmiş en nadir kaliteli filmlerden bir tanesidir, şiddetle tavsiye edilir.
über muhteşem kurguyu, oyunculukları, film boyunca gerim gerim geren, filmin sonunda da suratda hayvani bir gülümseme yaratan büyüleyici etkiyi geçtim de jack starks'ın gözlerindeki o yeşil tonu var ya işte ben o yeşil tonu için bile defalarca izlerim bu filmi.
sonu gerçekten muhteşem ve tdk nın bile yetersiz kalacağı övgü sözcüklerini hakeden bir film. her arşivde bulunmalı.
sonu gerçekten muhteşem ve tdk nın bile yetersiz kalacağı övgü sözcüklerini hakeden bir film. her arşivde bulunmalı.
bu herifi keşfedenin (bkz: adrien brody) götünü öpmek istmemi sağlamış filmdir. diğeri için (bkz: the pianist)
--- spoiler ---
film ile ilgili yapılan yorumların çoğunda mantık hatalarına dikkat çekilmiş. jack starks nasıl oluyor da elektroşok tedavisini biliyor, kendi kaderini değiştiremezken nasıl başka insanların kaderini değiştiriyor gibi mantıklı eleştiriler var filme karşı. ayrıca zamanda yolculuk yapılan bu filmi kelebek etkisine de benzetenler olmuş. ama tamamen alakasız bu yorumların hepsi. çünkü bu filmde zamanda yolculuk yapılmıyor. jack starks ne 1993'den 2007'ye gidiyor ne de 2007'den 1993'e geliyor. zaten böyle bir şey olsaydı basit bir zamanda yolculuk filmi olurdu. kahramanımız gelecekte ne olduğunu görüp gecmiştekilere yardım ederdi. ama o morg bozuntusu yere girdiğinde jack starks geleceğe yolculuk yapmayıp geçmişiyle yüzleşiyor ve sanrılar görerek kendisini avutuyor.
öncelikle filmin başında jack'ı vuran ıraklı çocukla doktorun iyileştirmeye çalıştığı ve jack'ın elektroşok tedavisini önerdiği çocuğun aynı çocuk olduğuna dikkat edelim. bu da bize ne gösteriyor ki, savaşta o iraklı çocuğu aslında jack starks öldürmüş. vicdanını da bu şekilde rahatlatıyor.
ikinci olarak ted casy'e dikkatinizi çekerim. hatırlamayanlar için hatırlatayım, bu karakter 7 yaşında bir kıza ve annesine tecavüz etmekten dolayı tutuklanıp akıl hastanesine yolalnmış şahıs. jack'ın doktoru bir gün jack'e diyor ki: bir gün buraya 7 yaşında bir kız ve annesi ziyarete gelmişti. ted'in o küçük kıza attığı şehvet dolu bakışları unutamam diyor. kısacası ted casy ve jack starks aynı kişiler olması mümkün. muhtemelen o anne kız da, jackie ve jane. jack yine kendisiyle yüzleşerek ve jackiye yardım ettiğini sanarak vicdanını rahatlatıyor. bunu şöyle de kanıtlayabiliriz, jack 2007'de büyük jackie ile beraber kendi mezarının yanında hastanede tanıştığı mckienze'nin de mezarını görüyor. ama jack, mcienzenin nasıl öldüğünü öğrenmiyor, buna gerek görmüyor. eğer ki öğrense onun ölmesine de engel olablilirdi. kısacası jack geçmişte kötü şeyler yaptığı kişilere karşı vicdanını rahatlatmak istiyor.
üçüncüsü filmin başındaki polisin vurulma olayı. muhtemelen o polisi de jack vurdu zaten ;ama buna dair bir işaretmizi yok. açıkçası filmde görünenden çok daha fazla şey mevcut. zaten filmin yönetmeni de bu filmin zamanda yolculuk yapılan basit bir film olmadığını söylemişti demeçlerinde. kısacası özetleyecek olursak jack o morgda, yaptığı kötülüklerle yüzleşiyor, ve çıldırışı yaşıyor.
--- spoiler ---
film ile ilgili yapılan yorumların çoğunda mantık hatalarına dikkat çekilmiş. jack starks nasıl oluyor da elektroşok tedavisini biliyor, kendi kaderini değiştiremezken nasıl başka insanların kaderini değiştiriyor gibi mantıklı eleştiriler var filme karşı. ayrıca zamanda yolculuk yapılan bu filmi kelebek etkisine de benzetenler olmuş. ama tamamen alakasız bu yorumların hepsi. çünkü bu filmde zamanda yolculuk yapılmıyor. jack starks ne 1993'den 2007'ye gidiyor ne de 2007'den 1993'e geliyor. zaten böyle bir şey olsaydı basit bir zamanda yolculuk filmi olurdu. kahramanımız gelecekte ne olduğunu görüp gecmiştekilere yardım ederdi. ama o morg bozuntusu yere girdiğinde jack starks geleceğe yolculuk yapmayıp geçmişiyle yüzleşiyor ve sanrılar görerek kendisini avutuyor.
öncelikle filmin başında jack'ı vuran ıraklı çocukla doktorun iyileştirmeye çalıştığı ve jack'ın elektroşok tedavisini önerdiği çocuğun aynı çocuk olduğuna dikkat edelim. bu da bize ne gösteriyor ki, savaşta o iraklı çocuğu aslında jack starks öldürmüş. vicdanını da bu şekilde rahatlatıyor.
ikinci olarak ted casy'e dikkatinizi çekerim. hatırlamayanlar için hatırlatayım, bu karakter 7 yaşında bir kıza ve annesine tecavüz etmekten dolayı tutuklanıp akıl hastanesine yolalnmış şahıs. jack'ın doktoru bir gün jack'e diyor ki: bir gün buraya 7 yaşında bir kız ve annesi ziyarete gelmişti. ted'in o küçük kıza attığı şehvet dolu bakışları unutamam diyor. kısacası ted casy ve jack starks aynı kişiler olması mümkün. muhtemelen o anne kız da, jackie ve jane. jack yine kendisiyle yüzleşerek ve jackiye yardım ettiğini sanarak vicdanını rahatlatıyor. bunu şöyle de kanıtlayabiliriz, jack 2007'de büyük jackie ile beraber kendi mezarının yanında hastanede tanıştığı mckienze'nin de mezarını görüyor. ama jack, mcienzenin nasıl öldüğünü öğrenmiyor, buna gerek görmüyor. eğer ki öğrense onun ölmesine de engel olablilirdi. kısacası jack geçmişte kötü şeyler yaptığı kişilere karşı vicdanını rahatlatmak istiyor.
üçüncüsü filmin başındaki polisin vurulma olayı. muhtemelen o polisi de jack vurdu zaten ;ama buna dair bir işaretmizi yok. açıkçası filmde görünenden çok daha fazla şey mevcut. zaten filmin yönetmeni de bu filmin zamanda yolculuk yapılan basit bir film olmadığını söylemişti demeçlerinde. kısacası özetleyecek olursak jack o morgda, yaptığı kötülüklerle yüzleşiyor, ve çıldırışı yaşıyor.
--- spoiler ---
bünyesinde muazzam oyuncular barındıran, konu ilerleyişi sırasında kolayı bardağa ekrana bakılı kalarak koydurtan, çok güzel bir film.
nedense filmi düşündüğümde, tek bir kareyi daha çok hatırlıyorum, diğerlerinden baskın çıkıyor. jack stars, buzda takılıp düşer, ölür. gözlerini açtığında jean'le karşılaştığı benzin istasyonundadır. suratına, kendinden emin, çok mutlu bir ifade yerleştirir. zaten keira knightley yamuk yapmaz, tam giderken arabayı durdurur, camını açar. bir nevi rebirth. çok güzel.
nedense filmi düşündüğümde, tek bir kareyi daha çok hatırlıyorum, diğerlerinden baskın çıkıyor. jack stars, buzda takılıp düşer, ölür. gözlerini açtığında jean'le karşılaştığı benzin istasyonundadır. suratına, kendinden emin, çok mutlu bir ifade yerleştirir. zaten keira knightley yamuk yapmaz, tam giderken arabayı durdurur, camını açar. bir nevi rebirth. çok güzel.
evvela keira knightley'in büyülediği film. oyunculuk olarak doyuruyor insanı. konu olağan yaşantının çizgilerini aşsa da, ince mesajları ile zihin dolduruyor. savaş psikolojisine, yardım psikolojisi eklendiğinde nelerin olduğunu konu edinmiş.
bazen istemediğimiz, yapmaktan kaçtığımız şeyleri icra etme gereksinimizin olduğunu kavratıyor. istenmeyen ceket bir canı alırken, başkasına yaşam veriyor. sarmal döngü içerisinde herkes mutlu oluyor.
bazen istemediğimiz, yapmaktan kaçtığımız şeyleri icra etme gereksinimizin olduğunu kavratıyor. istenmeyen ceket bir canı alırken, başkasına yaşam veriyor. sarmal döngü içerisinde herkes mutlu oluyor.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar