bugün
- sözlükte devamlı eksileyeceğiniz yazar15
- kedilerin yedigi ilginc seyler7
- osmanlı mali açıdan zordayken saray yaptırması9
- ispanya çin yakınlaşması ab de rahatsızlık5
- galatasaray büyüklüğü12
- tr de simit satsaydımda ailemin yanında olsaydım3
- kız tavladığım için içerlenen sözlük geyi15
- kıbrısı ingilize veren padişah4
- arkadaşlar bakar mısınız10
- zengin erkeğe tanınan aldatma hakkı4
- bardak3
- cumartesi günü yapılabilecekler7
- prosedür evliliği3
- evli bir adama aşık oldum sözlük25
- anın görüntüsü22
- sözlükteki yazarların çok ahlaklı olması6
- nasihat heyeti2
- hoşlanılan kızın evli bir adama aşık olması5
- pembe kulaklık takan erkek2
- yapılan ilginç salaklıklar4
- türkçeye sistemli saldırı7
- memesiz kızlardaki özgüvenin kaynağı18
- konuşurken yanlışlıkla tükürmek6
- güne acı bir gerçek bırak8
- ispartalı kızlar9
- her yerden engelleyen kız6
- mehmet akif alakurt2
- kadınların sevgililerine aldığı geyimsi kıyafetler2
- damarsız tüysüz manisa yaprağı17
- muhallebi köpürtmek4
- tayt6
- devlet bahçeli'nin öcalan'a selam göndermesi47
- ispanya'nin terör bitirme formülü41
- fenerbahçe nin kurucusu2
- gey ve şey kavgası5
- sözlükte ortamın çok gergin olması5
- anadol3
- kaş bıyık alınca yüze gelen güzellik6
- arkadaşlar bekar mısınız2
- travelerin aşık olduğu evli adam3
- popo liposuction6
- straponlu kadın2
- hoşlanılan kızın ıspartalı çıkması5
- kırdığımız kalbi tamir etmek4
- yakışıklı olmayan ve kassız erkekler niye var8
- silvoş kaç kilo verebildi acabası2
- öbür sözlükten gelen yazarlar8
- fatma betül sayan kaya69
- hangi manifest kızısın6
- from gold from dust28
Uykum varken izlediğim halde saran film. Psikolojik gerilim manyağı olarak beğendim. Senaryo güzel;ancak sonu biraz daha sarsıcı olmalıydı. Oyunculuklar genel olarak iyiydi. Adrien Brody'nin oyunculuğu ne kadar iyiyse Keira Knightley'nin oyunculuğu o kadar abartılı geldi. Tavsiye edilir.
savaş gazisi jack starks'ın, yardım ettiği 7 yaşındaki kız çocuğunu geleceğe giderek sikmesi filmin konusunu oluşturmakta.
filmde james bond daniel craig in şahane bir rolü var.
değeri pek bilinmemiş güzel ve kaliteli bir yapım. film zaman yolculuğu ve aşk üzerine kurulu. savaştan ağır yaralı olarak dönen eski bir askerin gelişen olaylar sonucunda akıl hastenisine yatırılışını ve hastanenin gizemli bir bölümünde zamanda yolculuk yaparak geçmişi, geleceği ile yüzleşmesini anlatıyor.
Orijinal adı "Gömlek" olan filmdir. Deli gömleğine işaret ediliyor bununla kuşkusuz.
Ayrıca bu film tarafımdan Keira Knightley izlemek üzere açılmış ancak Adrien Brody'e de hayran olmakla son bulmuştur.
Ayrıca bu film tarafımdan Keira Knightley izlemek üzere açılmış ancak Adrien Brody'e de hayran olmakla son bulmuştur.
kurgusu ve senaryosuyla bir çok filmle benzerliği bulunan fakat yine de sürükleyici, izlenesi güzel adrien brody filmi.
adrien brody'nin psikolojik filmlerde nasıl döktürdüğünü bir kez daha görebilirsiniz.
adrien brody'nin psikolojik filmlerde nasıl döktürdüğünü bir kez daha görebilirsiniz.
--spoiler--
sanırım bazen bizler sadece oldu diyebilmek için yaşıyoruz.
başka birine değil, sadece bana.
bazen bu hisleri yanıltmak için yaşıyoruz.
ben deli değilim, onlar öyle olduğumu söylese bile.
ben de diğer herkesle aynı dünyada yaşıyorum,
sadece biraz daha fazlasını gördüm.
bazen yaşam sadece bir ölüm haberiyle başlayabilir,
isteyeceğin şey bu olsa bile.
bence hayattaki asıl önemli şey ölümün uzakta olmadığına inanmaktır.
her şey ne kadar kötü görünürse görünsün uykudayken göründüklerinden iyidir.
öldüğünde olmasını istediğin tek şey vardır:
dönmek istersin.
--spoiler--
sanırım bazen bizler sadece oldu diyebilmek için yaşıyoruz.
başka birine değil, sadece bana.
bazen bu hisleri yanıltmak için yaşıyoruz.
ben deli değilim, onlar öyle olduğumu söylese bile.
ben de diğer herkesle aynı dünyada yaşıyorum,
sadece biraz daha fazlasını gördüm.
bazen yaşam sadece bir ölüm haberiyle başlayabilir,
isteyeceğin şey bu olsa bile.
bence hayattaki asıl önemli şey ölümün uzakta olmadığına inanmaktır.
her şey ne kadar kötü görünürse görünsün uykudayken göründüklerinden iyidir.
öldüğünde olmasını istediğin tek şey vardır:
dönmek istersin.
--spoiler--
konusuna hayranlik duydugum , adrien brody e bir kez daha asik olmami saglayan film.
bu film hakkında nasıl sayfalarca entry girlmemiş, şaşılacak iş doğrusu. konusu, özgünlüğü , oyunların kalitesi gerçekten insana ölüm, yaşam, kader, duvarın arkası kavramlarını tekrar düşündürüyor. şiddetle tavsiye edilir.
zahiren mutantan, batınen kof. daha açık olsaydı, ırakta çocukların öldürülmesi mübahtır derdi. konu ve anlam sıkıntısı yaşayan son dönem amerikan sineması filmlerinden...
kaderi deği$tirme çabasında olan bir garip adamın hikayesi...
love is the devil dan sonra takibe aldığım, iyi de etmişim dediğim yönetmen john maybury'in 2005 yapımı filmi.
adrien brody'nin harika oyunculuğu ve müthiş kurgusuyla izlenmesi gereken bir film. film genel olarak (özellikle finaliyle) biraz the butterfly effect'i hatırlatsa da bu konu üzerine fazla film yapılmadığı için özgün sayılabilir. her türlüde iki film de mükemmel zaten. izlemeye niyetlenip de sözlükte film hakkında ne yazılmış diye okuyan kişiye tavsiyem hiç vakit kaybetmeden izle.
bir garip film. anlamayana.
jack starks'ın filmin sonundaki gülümsemesi, mutluluğu üzerimde inanılmaz bir etki bıraktı. mükemmel bir film. herkes izlemeli.
ilk öldüğümde 27 yaşındaydım. her yerin bembeyaz olduğunu hatırlıyorum. savaş devam ediyordu. ve ben kendimi hayatta gibi hissediyordum.ama aslında ölmüştüm. bazen zorlukları sırf onları atlattık diyebilmek için yaşadığımızı düşünüyorum. başkasının değil,benim başıma geldi demek için. bazen sadece zorluklarla mücadele etmek için yaşarız. onlar öyle düşünseler de, ben deli değilim. herkesinkine benzer bir dünyada yaşıyorum. sadece daha fazlasını gördüm ve eminim sende öyle
bazen hayat bir gün öleceğimiz gerçeğini kabullendiğimizde başlıyor. hiç istemediğimiz zaman sona ereceğini bildiğimizde.yarın cesedimi bulacaklar
(the jacket)
kesinlikle bok atılmaması gereken gelmiş geçmiş en nadir kaliteli filmlerden bir tanesidir, şiddetle tavsiye edilir.
über muhteşem kurguyu, oyunculukları, film boyunca gerim gerim geren, filmin sonunda da suratda hayvani bir gülümseme yaratan büyüleyici etkiyi geçtim de jack starks'ın gözlerindeki o yeşil tonu var ya işte ben o yeşil tonu için bile defalarca izlerim bu filmi.
sonu gerçekten muhteşem ve tdk nın bile yetersiz kalacağı övgü sözcüklerini hakeden bir film. her arşivde bulunmalı.
sonu gerçekten muhteşem ve tdk nın bile yetersiz kalacağı övgü sözcüklerini hakeden bir film. her arşivde bulunmalı.
bu herifi keşfedenin (bkz: adrien brody) götünü öpmek istmemi sağlamış filmdir. diğeri için (bkz: the pianist)
--- spoiler ---
film ile ilgili yapılan yorumların çoğunda mantık hatalarına dikkat çekilmiş. jack starks nasıl oluyor da elektroşok tedavisini biliyor, kendi kaderini değiştiremezken nasıl başka insanların kaderini değiştiriyor gibi mantıklı eleştiriler var filme karşı. ayrıca zamanda yolculuk yapılan bu filmi kelebek etkisine de benzetenler olmuş. ama tamamen alakasız bu yorumların hepsi. çünkü bu filmde zamanda yolculuk yapılmıyor. jack starks ne 1993'den 2007'ye gidiyor ne de 2007'den 1993'e geliyor. zaten böyle bir şey olsaydı basit bir zamanda yolculuk filmi olurdu. kahramanımız gelecekte ne olduğunu görüp gecmiştekilere yardım ederdi. ama o morg bozuntusu yere girdiğinde jack starks geleceğe yolculuk yapmayıp geçmişiyle yüzleşiyor ve sanrılar görerek kendisini avutuyor.
öncelikle filmin başında jack'ı vuran ıraklı çocukla doktorun iyileştirmeye çalıştığı ve jack'ın elektroşok tedavisini önerdiği çocuğun aynı çocuk olduğuna dikkat edelim. bu da bize ne gösteriyor ki, savaşta o iraklı çocuğu aslında jack starks öldürmüş. vicdanını da bu şekilde rahatlatıyor.
ikinci olarak ted casy'e dikkatinizi çekerim. hatırlamayanlar için hatırlatayım, bu karakter 7 yaşında bir kıza ve annesine tecavüz etmekten dolayı tutuklanıp akıl hastanesine yolalnmış şahıs. jack'ın doktoru bir gün jack'e diyor ki: bir gün buraya 7 yaşında bir kız ve annesi ziyarete gelmişti. ted'in o küçük kıza attığı şehvet dolu bakışları unutamam diyor. kısacası ted casy ve jack starks aynı kişiler olması mümkün. muhtemelen o anne kız da, jackie ve jane. jack yine kendisiyle yüzleşerek ve jackiye yardım ettiğini sanarak vicdanını rahatlatıyor. bunu şöyle de kanıtlayabiliriz, jack 2007'de büyük jackie ile beraber kendi mezarının yanında hastanede tanıştığı mckienze'nin de mezarını görüyor. ama jack, mcienzenin nasıl öldüğünü öğrenmiyor, buna gerek görmüyor. eğer ki öğrense onun ölmesine de engel olablilirdi. kısacası jack geçmişte kötü şeyler yaptığı kişilere karşı vicdanını rahatlatmak istiyor.
üçüncüsü filmin başındaki polisin vurulma olayı. muhtemelen o polisi de jack vurdu zaten ;ama buna dair bir işaretmizi yok. açıkçası filmde görünenden çok daha fazla şey mevcut. zaten filmin yönetmeni de bu filmin zamanda yolculuk yapılan basit bir film olmadığını söylemişti demeçlerinde. kısacası özetleyecek olursak jack o morgda, yaptığı kötülüklerle yüzleşiyor, ve çıldırışı yaşıyor.
--- spoiler ---
film ile ilgili yapılan yorumların çoğunda mantık hatalarına dikkat çekilmiş. jack starks nasıl oluyor da elektroşok tedavisini biliyor, kendi kaderini değiştiremezken nasıl başka insanların kaderini değiştiriyor gibi mantıklı eleştiriler var filme karşı. ayrıca zamanda yolculuk yapılan bu filmi kelebek etkisine de benzetenler olmuş. ama tamamen alakasız bu yorumların hepsi. çünkü bu filmde zamanda yolculuk yapılmıyor. jack starks ne 1993'den 2007'ye gidiyor ne de 2007'den 1993'e geliyor. zaten böyle bir şey olsaydı basit bir zamanda yolculuk filmi olurdu. kahramanımız gelecekte ne olduğunu görüp gecmiştekilere yardım ederdi. ama o morg bozuntusu yere girdiğinde jack starks geleceğe yolculuk yapmayıp geçmişiyle yüzleşiyor ve sanrılar görerek kendisini avutuyor.
öncelikle filmin başında jack'ı vuran ıraklı çocukla doktorun iyileştirmeye çalıştığı ve jack'ın elektroşok tedavisini önerdiği çocuğun aynı çocuk olduğuna dikkat edelim. bu da bize ne gösteriyor ki, savaşta o iraklı çocuğu aslında jack starks öldürmüş. vicdanını da bu şekilde rahatlatıyor.
ikinci olarak ted casy'e dikkatinizi çekerim. hatırlamayanlar için hatırlatayım, bu karakter 7 yaşında bir kıza ve annesine tecavüz etmekten dolayı tutuklanıp akıl hastanesine yolalnmış şahıs. jack'ın doktoru bir gün jack'e diyor ki: bir gün buraya 7 yaşında bir kız ve annesi ziyarete gelmişti. ted'in o küçük kıza attığı şehvet dolu bakışları unutamam diyor. kısacası ted casy ve jack starks aynı kişiler olması mümkün. muhtemelen o anne kız da, jackie ve jane. jack yine kendisiyle yüzleşerek ve jackiye yardım ettiğini sanarak vicdanını rahatlatıyor. bunu şöyle de kanıtlayabiliriz, jack 2007'de büyük jackie ile beraber kendi mezarının yanında hastanede tanıştığı mckienze'nin de mezarını görüyor. ama jack, mcienzenin nasıl öldüğünü öğrenmiyor, buna gerek görmüyor. eğer ki öğrense onun ölmesine de engel olablilirdi. kısacası jack geçmişte kötü şeyler yaptığı kişilere karşı vicdanını rahatlatmak istiyor.
üçüncüsü filmin başındaki polisin vurulma olayı. muhtemelen o polisi de jack vurdu zaten ;ama buna dair bir işaretmizi yok. açıkçası filmde görünenden çok daha fazla şey mevcut. zaten filmin yönetmeni de bu filmin zamanda yolculuk yapılan basit bir film olmadığını söylemişti demeçlerinde. kısacası özetleyecek olursak jack o morgda, yaptığı kötülüklerle yüzleşiyor, ve çıldırışı yaşıyor.
--- spoiler ---
bünyesinde muazzam oyuncular barındıran, konu ilerleyişi sırasında kolayı bardağa ekrana bakılı kalarak koydurtan, çok güzel bir film.
nedense filmi düşündüğümde, tek bir kareyi daha çok hatırlıyorum, diğerlerinden baskın çıkıyor. jack stars, buzda takılıp düşer, ölür. gözlerini açtığında jean'le karşılaştığı benzin istasyonundadır. suratına, kendinden emin, çok mutlu bir ifade yerleştirir. zaten keira knightley yamuk yapmaz, tam giderken arabayı durdurur, camını açar. bir nevi rebirth. çok güzel.
nedense filmi düşündüğümde, tek bir kareyi daha çok hatırlıyorum, diğerlerinden baskın çıkıyor. jack stars, buzda takılıp düşer, ölür. gözlerini açtığında jean'le karşılaştığı benzin istasyonundadır. suratına, kendinden emin, çok mutlu bir ifade yerleştirir. zaten keira knightley yamuk yapmaz, tam giderken arabayı durdurur, camını açar. bir nevi rebirth. çok güzel.
evvela keira knightley'in büyülediği film. oyunculuk olarak doyuruyor insanı. konu olağan yaşantının çizgilerini aşsa da, ince mesajları ile zihin dolduruyor. savaş psikolojisine, yardım psikolojisi eklendiğinde nelerin olduğunu konu edinmiş.
bazen istemediğimiz, yapmaktan kaçtığımız şeyleri icra etme gereksinimizin olduğunu kavratıyor. istenmeyen ceket bir canı alırken, başkasına yaşam veriyor. sarmal döngü içerisinde herkes mutlu oluyor.
bazen istemediğimiz, yapmaktan kaçtığımız şeyleri icra etme gereksinimizin olduğunu kavratıyor. istenmeyen ceket bir canı alırken, başkasına yaşam veriyor. sarmal döngü içerisinde herkes mutlu oluyor.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar