bu konuda fikrin mi var? buraya entry ekle. üye ol
  1. 1.
    hastane ve adli tıp kurumlarında cesetlerin kokmasını engellemek ve sahipleri alana kadar muhafazalarını sağlamak amacıyla kullanılan bölüm.
    2 -1 ... anthrax
  2. 2.
    (bkz: assos)
    1 ... anthrax
  3. 3.
    en korkulmamasi gereken yerdir ama en çok korkulan yerler listesinde üst sıralardadır
    1 -1 ... cell-im
  4. 4.
    paris adli tıp kurumunun bulunduğu binanın adı.
    ... lync
  5. 5.
    hastanenin içinde kaybolup başını kaldırıp önünüzde gördüğünüzde irkilmenize neden olan gizemli mekan...
    1 ... tiftik kecisi
  6. 6.
    bazı manyak hocaların kadavra çizimi için soktukları yer. da vinci misali. ***
    ... oksijen
  7. 7.
    kadıköy barlar sokağındaki orta dünyanın kar$ısındaki sokağın giri$inde sokağın sağındaki alternatif giyim mağazası.
    1 ... cheap death
  8. 8.
    sadece hastahanelerde bulunmaz. ölünün kimliğinin ve ölüm sebebinin tespiti amacıyla savcılığa kolaylık sağlaması ve işlemleri hızlandırması açısından büyük şehir adliye binalarında da morg bulunur.
    ... ditty
  9. 9.
    çoğu insanın en derin korkularını ateşleyen mekandır. neden böyledir bilinmez, üzerine çok düşünmüş, tatmin edici bir sonuca varamamışımdır.
    ... ashtarte
  10. 10.
    tüylerimi diken diken eden yerlerin hemen başında yer alan mekanımsı. buraya mekan diyenleri de anlamıyorum be abi. bak benim de dilime dolanacak nerdeyse. oturup iki el tavla mı atıyosunuz soktuğumun buz gibi yerinde. ne mekanı lan? nedir yani? gören de yaşanacak yer sanacak o soğuk dört duvarı. (lafa bak yahu, cenazelerle dolu değil miydi orası?) neyse o denli korkarım ki kapısından dahi içeri girmem, giremem. zaten öyle bir bakıcı koyuyorlar ki o kapının önüne; insan desen değil, hayvan desen değil, bildiğin zebellahın üst versiyonu. sanırsın adam içerde ruhsuz bir şekilde yatanların ruhlu bir kombinasyonu mına koyim. o derece korkunç yani. scream diye bağırmak istiyorum lan böyle durumlarda!

    bir de morg denilince ölmek geliyor aklıma. ölmek istemiyorum lan ben. hadi öldüm diyelim, oraya koyulmak istemiyorum be hacı. "küçük, kapalı mekan ya. ruhum daralır, sıkılırım inan ki. direk gömsünler tozlu toprağa." derken buluyorum bazen kendimi.

    bu saçma sapan düşünceleri vasiyete ekleyecek de değilim, birilerinin bilmesi lazım, öğrenmesi gerekir. bu yüzden yakın bir arkadaşıma açılmayı düşündüm o an. neyse yakın bir arkadaşımla oturduğum bir zmaan zarfı kazadır, beladır, azraildir, allah birdir diye diye örneklerle ölümden söz açmayı başardım çok şükür. konuyu dallandırıp budaklandırdığım bir sıra, beni can kulağıyla dinleyen arkadaşıma:

    - ben ölürsem...

    ile başlayan bir cümle kurmaya heveslenmiştim ki,

    - ölürsem ne demek lan! ölecen tabi ahmak, cevabıyla kelimeler ağzıma tıkıldı. daha bir küçük emrahvari takılıp,

    - beni morga atmayın sakın. cenaze kortejimin* önünde deniz üstü köpürürü söyleyin. mümkünse ağlamayın tamam mı?
    - ohooo, sen öl lan yeter ki, biz ne şarkılar söyleriz. ardından ağlayanı skiyim! -demez mi?

    an itibariyle yakın arkadaşımın şerefsiz olduğunu öğrenmek, morga girme ihtimalinden daha çok koymuştu tabi. öyle duracak değilim ama, intikam yeminleri ettim, o günden beri hırs yaptım, ondan önce ölürsem namerdim diye. azrail, uzak dur benden. görülecek hesabım var.
    2 ... letmyheartbefree