bugün

neden bilmiyorum bir çok akrabamın seçtiği meslek dalı,iyidir güzeldir ama.asıl kelime kökü politea'dan gelir ki manası halk düzeni gibi bişeydir.
(bkz: police) (bkz: polizei)
toplum icin gayet yararli bir kurumda calısan kisidir. herkesin isi er yada gec polise dusecektir.
(bkz: sozlugun polis tarafindan izlenme ihtimali)
(bkz: sozlugun polis tarafindan basilma ihtimali)
argoda zarboş ve aynasız manaları da vardır ayrıca .
cop kullanmayı bilen kişi.
özellikle trafikle ilgilenenlerinin kocaman bir göbeğe sahip oldukları antipatik kurum.
birbirlerine kodlarla seslenmekten zamanla isimlerini unutan meslek gruplarıdır. Tamam kelimesi cümlelerinin yüklemi olur telsizlerde...

bir örnek

+4555 merkez 4510
-4510 dinlemede tamam
+xxx mahallesi xxx sokak cevreyi rahatsız eden alkollu sahıslar varmıs tamam
-4510 anlasıldı gecıyoruz tamam
(bir süre sonra)
-4510 4555 merkez
+4555 merkez dinlemede tamam
-takip ettik alkollu sahıslara rastlanmadı normale donuyoruz tamam
+4555 merkez anlasıldı tamam
son yıllarda içine bir tarikatın üylerinin sızıp, kontrol altında tuttukları teşkilat erbabları.
(bkz: yunuslar)
ilk olarak amerikada mafya ile başetmek için kurulan bir gruptur daha sonra sivil hayatı düzene almak için şu an dünyanın her yerinde bulunmaktadır.
antik yunanistan'da, bugünkü "devlet" le paralel anlamda kullanılmış kent ya da kent-devlet.
arabada giderken arabada bulunan diğer kişilerden birinin ağzından çıktığında frene basma refleksinin gösterildiği kelimedir.
(bkz: bu dahil bütün genellemeler yanlıştır)
düzen koruyucusu ,sahibini ısıran köpek,legal yerüstü mafyası.
başka başka şeylere sinirlenip polis sıfatını kullanarak coplamadan tekme tokata kadar bir çok şey yapabilen toplum düzenini sağlamak amacı ile görevde olan memur. son olarak fenerbahçeli bir polisi galatasarayın geçen sezonki şampiyonluk gününde gs taraftarları arasında yürümekte olan yaslı bir amcaya dalmaları bunu kanıtlamıştır.
yönetmenliğini onur ünlü nün yaptığı,başrollerini haluk bilginer,özgü namal ve ragıp savaş ın paylaştığı 16 şubat tarihinde gösterime girecek olan film
başrollerinde haluk bilginer ve özgü namal ın oynadığı şubat 2007 de vizyona girecek filmdir.
(bkz: 8mm post prodüksiyon)
(bkz: şener onar)`
hakkında şöyle bir fıkra vardır:
bir gün bir çocuk sahilde kumla oynamaktadır ve bir polis yaklaşır
-ne yapıyorsun çocum?
-su kouoyorum, kum koyuyorum bok koyuyorum polis oluyor.
-ne?? bir daha böyle bir şey yaptığını görürsem seni döverim
der ve gider. ertesi gün polis tekrar gelir ve yine;
-ne yapıyorsun çocum?
-su kouoyorum, kum koyuyorum bok koyuyorum polis oluyor.
çocuk bu cevabı verdikten sonra dayağı yer.
ertesi gün tekrar polis gelir ve sorar;
-bu ne yapiyorsun bakalım?
-su koyuyorumi kum koyuyorum asker oluyor
-oluum neden bok koymuyorsun?
-çünkü bok koyunca polis oluyor.
http://www.polisfilmi.com
(bkz: şiddete meyyalim vallahi dertten)
başrollerinde haluk bilginer ve özgü namal ın oynadığı 2006 yapımlı onur ünlü filmi.

fragmanından aldığım ilk izlenimleri anlatayım:

haluk bilginer.hakkaten oynamış adam. psikopat bi rol almış üstüne. bi de repliği var ki (bkz: şiddete meyyalim vallahi dertten) öldürdü beni. güzel olmuş.

diğer oyuncular da gayet güzel. bu film için sağlam adamlar seçmişler. iyi yapmışlar.

şunu söyleyeyim ki bu film tutar arkadaş. hem de güzel tutar.

ayrıca filme bi replik var ki sandalye altımdan kaydı. aktarıyorum:

+temiz mi bunlar(silahlardan bahsediyor)
-yeni doğmuş bir orospu çocuğu kadar...

ha unutmadan film 16 şubat ta gösterime giriyor. tek dezavantajı bu. çünkü aynı tarihte yüce insanın yüce filmi de vizyona gireceği için (bkz: ghost rider) gişe endişesi olabilir.

valla açıkcası ben 16 subatta her ikisine de gitmeyi düşünüyorum. gelmek isteyen varsa götürebilirim.*
devamlı "çorba parası" isteyen üniformalı tip.
türk sinemasında yer yerinden oynayacak. polis filmi bizi mahvedecek. allak bullak olacağız, perende atıp şarkılar yazacağız, kafamızı duvarlara vuracağız. bir daha, bir daha, bir daha izlemek isteyeceğiz.

taze taze fragmanı:
http://www.youtube.com/watch?v=p_Yu7upJqEo

fragmanı bile günde 10 defa izlenebilme sihrine sahip.

16 şubat 2007; görev tamamdır.
161. yılını kutlayan kurum.
murat menteş'in sık sık 'bunu kaçırmayın! ' uyarısında bulunduğu film.
(bkz: gel 16 şubat gel)
http://www.istisnai.net/023/polis.asp
toplumun güvenliğinden sorumludurlar fakat zamanla diğer güvenlik güçleri gibi toplum için bir tehlike oluşturubilirler.
(bkz: paradoks)
belki de ilk defa haluk bilginer i hakettiği bir rolde (bkz: psikopat) (bkz: güzel anlamda) (bkz: övme stili olarak küfretmek) göreceğimiz filmdir.
sigarası da var bunların.

http://195.2.85.140/21088.JPG
her zaman güçlünün yanında olan. öğrenciye düşman gözüyle bakan. işkenceyi çözüm olarak gören. konuşmadıkça vuran. konuştukça hala vuran. işine geldiğinde müdahale eden. ülkenin güvenliğini emanet ettiğin,ancak ülkenin geleceğine vuran, defalarca vuran, vurma diye yalvarsa da vuran. üniformayı giyince kendini bir başka sanan, ama yalnızca polis olan. yalnızca polis.

(bkz: manisa davası)
(bkz: sivas katliamı)
(bkz: bahçelievler katliamı)
(bkz: abdullah çatlı)
(bkz: mehmet ağar)

edit:imla. yalnız 6 yılda değişen hiçbir şey yokmuş, onu da fark ettim. şunu da ekleyelim;

(bkz: gezi parkı)
bir güvenlik birimi calısanı, bizim toplumumuzda nedense diger ülkelerden farkl bir sekilde yüz göz olunmus, yasal baskınlıgı olsada beseri etkisini yetirmis kişi.
toplumu korumak için silahlandırılmış insanlar topluluğu, toplumu korumak için topluma eziyet edenlerine rastlanır.
efenim bunlar hiç, aşırı miliyetçi, ırkçı, ülkedeki azınlıklara karşı düşman olarak yetiştirilmezler. dolayısı ile; bu azınlığı döven olsun, öldüren olsun hiç müsamaha göstermezler. keza azınlıklara da çok saygı ve sevgi ile yaklaşırlar.

(bkz: yersen)
dünyada iki türü olan kurum.1-normal polis 2-türk polisi.
bir basın açıklaması esnasında , 3 kez " dağılın " uyarısı ile birlikte kitleyi saldırarak dağıtan kişiler..
16 şubat'ta vizyona girecek olması sebebiyle merakla beklenen bir film. filmde son günlerinde kendi ve ailesi adına tehditler alan emeklilik günlerine yaklaşmış bir polis memurunun hayatı işleniyor.*
fragmanıyla insanı mest eden. tüyleri diken diken eden bir film gibi görünmektedir. özellikle diyaloglar insanın canından can alacak şekildedir. haluk bilginer türkiye'nin en iyi aktörlerinden biri olduğunu bu filmle bir kez daha kanıtlayacaktır.
emniyet müdürlügünde, kendını emnıyette hissetmeyen kişinin, antıpatı duydugu devletın, görevlendırdıgı memur.
soundtrackini cezanın yaptığı filmin adı.
http://www.youtube.com/watch?v=c8AIySiXKl4 adresinden bir soundtrack çalışmasına ulaşılabilecek film. görmek için sabırsalanmaktayız.*
son dönem izlediğim en güzel türk filmlerinden biri. alışıldık değil, değişik olmuş, sırf değişik oldu diye övecek değilim, kendi açımdan keyif aldığımı, kahkalarla güldüğüm onlarca yer olduğunu, üzüldüğüm, heyacanlandığım, şaşırdığım bir o kadar da yer olduğunu söylemeliyim, müziklerini de beğendim, oldukça anlamlı, filme cuk oturmuş. gelelim hikayenin beni oku dediği noktalara

--spoiler--
kabenin imamının okuduğu ve filmin o intihar sahnesine cuk diye oturan ayetler oldukça etkileyiciydi, caminin hemen yanında intihar etmeye kalkışan polis memurunun kaldığı çıkmaz vurgulandı. bu güzel dini mesaj dolayısıyla ayrıca memnun oldum.
--spoiler--

--spoiler--
silah temiz mi diye sorduğu sahnede arkada arapça allah yazıyordu, daha sonraki sahnelerle birlikte düşünüldüğünde ince bir noktaydı.
--spoiler--

--spoiler--
pikniğe gittikleri minibüsün yanında yazan yazıya zoom yaptı kamera, daha doğrusu direk o yazıyı gösterdi, dünya tuhaf yazıyordu iki satırda, sonra minibüsün kapısı geri doğru açıldı ve iye yazısı okundu kapıda, esprili ve güzel bir ayrıntı.
--spoiler--

--spoiler--
başkomisere limonata ister misin diye sorduğu sahnede 3 ayrı hikaye anlatıldı, hangisi gerçek bilinmiyor, üçü de aslında sormak isteyip soramadıklarını anlatıyordu bence, kafasında kurduğu ama söyleyemediği şeyleri.
--spoiler--

özgü namal da oldukça başarılı oynadı bana göre, kurtlar vadisi'nden sonra başarılı bir çıkış yaptığını düşünüyorum, sürekli ekrana geliyor, yüzünün eskiyebileceğini düşünüyorum, her hafta bir sinema filminde aynı zamanda bebeğim isimli dizide de oynuyor, çok hızlı, tehlikeli bence.

--spoiler--
özgü namal'ın son sahnede korku ile seni seviyorum demesi bence yalan değil gerçekti, sevdiği tüm insanların ölmüş olması sonucu sevgiye olan inancını yitirdi, filmin bitişinde e çüş yani dedim kendi kendime ama sonra düşününce aslında film bitmişti, sonrası önemli değildi çünkü, anlatılacak hikaye bitmişti.
--spoiler--

bence görülmesi gereken bir türk filmi, komik, korkunç, etkileyici, sıradışı, farklı bir tad bırakıyor, konuşacak şeyler bırakıyor geride, haluk bilginer gibi isimleri görmek güzel, robert de niro'nun tek yüz ifadesi ile çektiği filmleri hayranlıkla izledikten sonra haluk bilginer'e burun kıvırmak bana biraz haksızca geliyor, gereksiz bir polemik yaratmak değil amacım ama hollywood oyuncularını biraz fazla abartıyor ve türk oyuncuları biraz fazla küçümsüyoruz bence.

uğur yücel, erkan can, haluk bilgiler, türk sinemasının geleceği güzel bence. holivud özentisine kapılmadan kendimizi anlattığımız sürece çok daha güzel işler çıkacaktır.

gemide
karpuz kabuğundan gemiler yapmak
polis

iyi gidiyoruz..
--spoiler--
sonu tam oturmayan bir filmdir. Etkileyici, bir polisin çaresizliği güzel anlatılmış. masada kusma sahnesi güzel oynanılan bir çalışmayla çıkartılmış. yalnız sonunda kız gitmeden silahı çekseydi ve kendini vursaydı daha güzel olurdu.
hadi kendini vurmadı bari dinamitleri patlatsaydı mafyanın içinde, bir işe yarasaydı. yalnız 50 yaşında bi başrol oyuncusu van damme gibi haraketleri biraz saçma olmuştu.
ilk kızının camdan aşağı düştüğü sahnede, torunun durumu baya üzücü olan sahneydi.
--spoiler--
(bkz: türkümün filmi)
karşılıksız aşkın ızdırabını "ölmeden önce bi kere seni seviyorum der misin?" ile anlatmış film.
sonu, ikincisi çekilecekmiş gibi biten film. sonu dışında gayet güzel olan film.
(bkz: polislerin sevilmeme sebepleri) *
Kesinlikle Gitmeyin filme... Yeni gittim ve böyle acayip bi film görmedim bu ne kardeşim yaa.

--spoiler--
Kardeşim bir filmde bir şey 5 dk devam etmezmi yaa. herşey anlık değişiyo ve birbirine uyumsuz kareler peşi sıra izleyiciniz gözüne sokuluyo... oynuculukları beğendim ama senaryo ve kurgu iğrenç. çok gereksiz sahneler var. Büyük oğlunun küfürleri saydırdığı yerler. katilin yüzünü gördükten sonra kızın telefon açmasıyla aniden değişen karakter.

yani o kadar uyuz oldum ki. tamam filmde bi bütünlük yok ama seyirci çok sıkılmıyo. bazen gülüp bazen hüzünlendirir.

neyse yaa gerçekten çok sinirlendim böyle salak bi senaryo ve kurgu görmedim.

--spoiler--

Ama bir bütün olarak değerlendir lütfen derseniz. Sinemada izlemeye değmez hatta hiç değmez, DVD almaya değmez, alırsın VCD kiralayan yerlerden izlersin sonra izlediklerinle beraber aynı soruyu sorarsın. "Bu ne şimdi yaa ? Bitti mi ?" diye sorarsınız. Ha buradan ne anlaşılıyor filmin sonu yok... (bkz: Nası yaa!!)

Film nasıl biliyormusunuz: benim yuakrıdaki entry imden bişey anlayan varsa filmi anlar ve sever anlamaz ise kesinlikle sevmez. (bkz: bak şimdi oldu)
sadece piknik sahnesi için bile izlenmeye değer. türk sinemasında yeni bir çığır açacak denenmemiş bu tür için yönetmenin cesaretini tebrik etmek lazım.yok gerçeküstü bir uslupla anlatılmış,yok olaylar birbirinden kopukmuş,saçmaymış falan laf bunlar.polisiye bir film izlemek için gidipte hayalkırıklığna uğrayarak dönenlere lafım yok,ama birazda öze bakmak lazım.film bitimi duygu salatası olarak çıkıyorsunuz dışarı ve film gayet buruk bir tad bıraksa da sahneleri anımsadıkça oturuyor kafanızda.
filmin yönetmeni onur ünlü'nün röportajı için;
http://www.zaman.com.tr/w...r/haber.do?haberno=502166