bugün
- kızlara bişey soracağım erkekler gelmesin11
- ben aquila bicipite sorularınızı yanıtlıyorum25
- ayı saldırınca yapılması gerekenler13
- sinirli kadını sakinleştirmenin yolları14
- kadınların zeka seviyesi3
- gece yarısı çalan telefon7
- uysaljakoben21
- koca2
- gammaz olmuşum13
- ilşkisini herkese anlatan kızlar7
- kızların sözlüğü erkek düşürmek için kullanması7
- çıplak ayakla misafir karşısına çıkmaya utanmak3
- kadın mı erkek mi belli olmayan yazarlar21
- aquila bicipite8
- reha muhtar25
- geceye bir söz bırak3
- uyuşturucu kullanan oğlunu öldüren baba7
- başımın tatlı tatlı dönmesi4
- yüzüklerin efendisi abartılmış boktan bi filmdir4
- eski dizileri izlemek3
- minyon kadın siniri5
- aşık olunca yapılan salaklıklar3
- ankarada masaj yaptırmak2
- kel erkek3
- kadınların erkeklerde aradıkları şeyler2
- osuruk kokusunun kalıcılık süresi6
- bir erkeğin instagram kullanma amacı2
- daha önce erkeklerle aynı ortamda oturmuş kız2
- samsun da elektrik akımına kapılan 3 işçinin ölümü2
- hiç evlenemeyecek gibi hissetmek4
- ona bir şey söyle16
- kemal kılıçdaroğlu35
- denize sıfır bir ev sahibi olmak2
- ekşi sözlükte 2 yıldır çaylak olmak2
- elit olmak için gerekenler13
- güzel ayaklar mevsiminin gelmesi9
- herkes eski nikini yazsın bitsin bu eziyet11
- bir kadına alınabilecek en güzel hediye7
- toplu taşımaya binen kızın asıl amacı4
- yazarların 2005 yılı maaşları7
- bizim delilere bakayım4
- gocu26
- ikinci evliliği yapanları anlayamamak21
- yemek yemek mi güzel giyinmek mi5
- benim başaklarımı görmek ister misiniz3
- gençler iş beğenmiyor3
- gecenin şarkısı4
- 20'li yaşlarınızın başları nasıl geçti6
- semum3
- evleneceğiniz yazarı neye göre seçersiniz8
entry'ler (62)
Mahvolmuş Hayatlar
'aynı kadınla iki kez
evlenerek hayatımı mahvettim'demiş
William Saroyan.
hayatlarımızı mahvedecek bir şeyler
her zaman vardır,
William,
neyin veya kimin
bizi önce
bulduğuna
bakar,
mahvolmaya hep
hazırızdır.
mahvolmuş hayatlar
olağandır
bilgeler için de
ahmaklar için de.
ancak
o mahvolmuş hayat
bizimki olduğunda,
işte o zaman
farkına varırız
intiharların,ayyaşların,hapisane
kuşlarının,uyuşturucu müptelaları
ve benzerlerinin.
varoluşun
menekşeler kadar,
gökkuşağı
kasırga
ve
tamtakır
mutfak
dolabı
kadar
olağan
bir
parçası
olduklarının.
Charles Bukowski
'aynı kadınla iki kez
evlenerek hayatımı mahvettim'demiş
William Saroyan.
hayatlarımızı mahvedecek bir şeyler
her zaman vardır,
William,
neyin veya kimin
bizi önce
bulduğuna
bakar,
mahvolmaya hep
hazırızdır.
mahvolmuş hayatlar
olağandır
bilgeler için de
ahmaklar için de.
ancak
o mahvolmuş hayat
bizimki olduğunda,
işte o zaman
farkına varırız
intiharların,ayyaşların,hapisane
kuşlarının,uyuşturucu müptelaları
ve benzerlerinin.
varoluşun
menekşeler kadar,
gökkuşağı
kasırga
ve
tamtakır
mutfak
dolabı
kadar
olağan
bir
parçası
olduklarının.
Charles Bukowski
ilk öldüğümde 27 yaşındaydım. her yerin bembeyaz olduğunu hatırlıyorum. savaş devam ediyordu. ve ben kendimi hayatta gibi hissediyordum.ama aslında ölmüştüm. bazen zorlukları sırf onları atlattık diyebilmek için yaşadığımızı düşünüyorum. başkasının değil,benim başıma geldi demek için. bazen sadece zorluklarla mücadele etmek için yaşarız. onlar öyle düşünseler de, ben deli değilim. herkesinkine benzer bir dünyada yaşıyorum. sadece daha fazlasını gördüm ve eminim sende öyle
bazen hayat bir gün öleceğimiz gerçeğini kabullendiğimizde başlıyor. hiç istemediğimiz zaman sona ereceğini bildiğimizde.yarın cesedimi bulacaklar
(the jacket)
okumaya yeni başladığım ama kesinlikle farklı bir üslubu olan,bir adamın, oğlu ve iki arkadaşıyla yaptığı uzun motosiklet yolculuğunun anlatıldığı, bir yandanda alt benliği phaedrus üzerinden yolculuğu felsefi bir boyuta taşıyan kült kitap.
bir de bunun, efendi adamın fırlama sevgilisi versiyonu vardır ki hiç sormayın. genellikle odtü lü, anti sosyal ve birazda paralı tipleri tercih eder bu hanım kızlarımız, beş kuruş harcamadan gül gibi geçinir giderler.
Bir arkadaşım anlatmıştı, kocasını aldatan kadın buna hem oral seks yapıp hemde hıçkıra hıçkıra ağlıyormuş nasıl bu hallere düştüm diye. yüreğim parçalandı onu izlerken, sertleşemedim dediydi arkadaş. Yaa gülsem mi üzülsem mi şaşırdım valla...
hayat boş, pompala coş...
''sevmiştim lan seni vicdansız'' la başlayan cümleler kurup, hatunun kapısına dayanan modelleride vardır bunların, eve sokulmaması gereken tiplerdir.
trompet çalan zenci bar sahibiyle yaptıkları miles davis muhabbeti ve karşısında oturan vincent'in onu öldürmeye gelen kiralık katil olduğunu anladığı zaman yüzünün aldığı ifade tek kelimeyle müthişti.
insanı allak bullak eden bir film ve kate winslet oscarı sonuna kadar haketmiş.
goya'nın hayaletleri, 18.yüzyıl ispanya'sının içler acısı durumunu, din adı altında engizisyon mahkemelerinin halk üzerindeki inanılmaz baskısını ve bu kargaşa ortamında ressam goya,ines ve rahip lorenzo üçgeninde geçen, milos forman imzalı ilginç bir film.
jack nicholson'ın sadece yüz mimiklerini görmek için bile izlemeye değer bir film. Yanlızlığın tercih olmadığı zamanlarda insanı nasılda çaresizliğe ittiğini çok iyi anlatmış. Avuçlarımızdan kayıp giden, bir zamanlar sahip olduğumuz şeyler artık hayatımızda olmadığında yani o muazzam boşluk hissi, kısacası film emeklilik, yaşlılık ve işe yaramamazlık hissiyatını öyle güzel veriyorki, film bittikten sonra damağınızda acı bir tat kalıyor geriye.
jim carrey'nin oynadığı 23
Messi'nin kalitesini bir kez daha ispatladığı maçtır. o ne harika bir kafa golüydü yaa, hemde 1.70 boyla...
Amerikalı jazz/blues vokalisti. özellikle baby i'm fool parçası ve bu parçaya çektiği klip çok güzeldir. insanı dinlendiren, soft bir sesi var.
-seni seviyorum
-hay yaşaa...
-hay yaşaa...
Filmin başında Bruce Willis'in vurulmadan hemen önce hastasının banyoda göründüğü sahne cidden korkutucudur. Yani belkide bana öyle geldi ama düşünsenize gece eve dönüyosunuz ve banyoda sıska, zayıf, garip görünümlü çıplak bi adam elinde tabancayla size bakıyo. cidden tırstım bak şimdi...
Part 2'de karısıyla ettiği bir kavga sahnesi vardır ki, Pacino'nun oyunculuğunu tekrar tekrar izlemek gerekir.
