bugün
- romanya52
- sözlüğün tek ve mutlak hakimi4
- karton toplayan çocuk16
- almanya25
- sözlük kızlarının ojeleri17
- sözlüğün meme platformuna dönmesi4
- vietnam da gençleştirme ameliyatı olan adam9
- otel odası8
- fatma betül sayan kaya39
- sözlükteki ayakçılar9
- türkiye23
- avrupanın en ucuz mazotunu kullanıyoruz21
- ankara da aym önünde intihar eden emekli polis2
- 2 gecede 40 bin iranlıyı katleden molla rejimi13
- dünya61
- bir zirve yapsak kim kimin yanında oturur33
- kadınların sapık olması10
- nick vermeden bir yazara seslen14
- ona bir şey söyle3
- nikola tesla'nın kürt olması10
- fatma betül sayan kaya yalnız değildir17
- hiçbir şeyin sarmaması10
- yunanistan12
- açılı nude5
- güzel memelerin öpülmeye değer olması4
- gilded ile yağan yağmuru izlemek4
- pencere açık uyumak3
- meksika açmazı macerası12
- meme yalarken düşünülen şeyler3
- başka ülkelre vatandşlk başvrsu yapn milltvekilri12
- usualsuspect'i tedavi ettirmek8
- anın görüntüsü31
- tüm dünyada faşizmin yükselmesi5
- amerika birleşik devletleri31
- mehdinin en sevdiği balık7
- 8 dakikadır entry girilmiyor2
- hentbol5
- mal mısın sorusuna verilebilecek alternatifler3
- fon soruşturmasında tedbirlerin kaldırılması3
- 27 eylül 2026 almanya yunanistan maçı7
- 27 eylül 2026 anadolu efes beşiktaş maçı4
- butlancıların birbirine girmesi5
- iran dışişleri bakanı arakçi'nin açıklaması2
- çok uykum var3
- güne bir nostaljik şarkı bırak ulen9
- 2 hesap kullanan sözlük yazarları2
- offf çok sıkıldım sözlük4
- ermeni rum soykırımını inkar etmek16
- sözlüğün en iyi gammazı3
- ne yapsam iyi olur9
her veliliğin bir ömrü vardır, kimi 40 yıldır, kimi 4 aydır.
kişilerin beklentileri ve yapıları bunu etkileyen en önemli faktördür.
Bencil bir taraf olduğunda ortalama 3-4 sene sonra biter, taraflardan biri diğerinin değişeceğini bekler umutları bitince evlilik biter.
Tutku bazlı evlilikler 5-6 sene sürer, tutku zamanla eksilir biter farklı tenlerde aranır tutku ve sonu gelir.
evliliklerin başlangıç tarihleride önemlidir, 2007 ve sonrası yapılan evlilikler daha kısa ömürlüdür, bu tarihlerde evlenenlerin sabır eşikleri ve hayattan beklentileri yüksektir, alternatifte çoktur, gömlek değiştirir gibi koca yada hanım değiştirir.
40 yıllık evlilikler genelde 70-80 lerde yapılan evliliklerdir.
kişilerin beklentileri ve yapıları bunu etkileyen en önemli faktördür.
Bencil bir taraf olduğunda ortalama 3-4 sene sonra biter, taraflardan biri diğerinin değişeceğini bekler umutları bitince evlilik biter.
Tutku bazlı evlilikler 5-6 sene sürer, tutku zamanla eksilir biter farklı tenlerde aranır tutku ve sonu gelir.
evliliklerin başlangıç tarihleride önemlidir, 2007 ve sonrası yapılan evlilikler daha kısa ömürlüdür, bu tarihlerde evlenenlerin sabır eşikleri ve hayattan beklentileri yüksektir, alternatifte çoktur, gömlek değiştirir gibi koca yada hanım değiştirir.
40 yıllık evlilikler genelde 70-80 lerde yapılan evliliklerdir.
en kısa zamanda başıma gelecek bela.
Evlenmeden önce şu anki eşimi çok seviyordum, ama bunun aşk mı sevgi mi olduğu konusunda bir fikrim yoktu, sadece bu hisleri daha önce hayatıma giren hiçbir kadına karşı hissetmediğimi biliyordum.
Söz, nişan, evlilik derken eşime karşı olan hislerimin giderek arttığını gördüm. Artık ona aşık olduğumu kesinlikle biliyordum.
Şimdi evliliğimizin 7. Senesindeyiz. Ona karşı hislerimin giderek daha çok arttığını ve aşkımın daha da çoğaldığını hissediyorum.
Ve evli olduğum için, daha doğrusu doğru kadınla evli olduğum için Allah a hergün şükrediyorum.
Ve kendimce aşkı tanımlıyorum;
Eğer bir insanı, o insanın yokluğunda zaman ve hayat durmuş kadar çok seviyorsanız, ve hergün o insanı bir önceki günden daha fazla sevdiğinizi hissediyorsanız, siz o insana aşıksınız, haberiniz olsun.
Söz, nişan, evlilik derken eşime karşı olan hislerimin giderek arttığını gördüm. Artık ona aşık olduğumu kesinlikle biliyordum.
Şimdi evliliğimizin 7. Senesindeyiz. Ona karşı hislerimin giderek daha çok arttığını ve aşkımın daha da çoğaldığını hissediyorum.
Ve evli olduğum için, daha doğrusu doğru kadınla evli olduğum için Allah a hergün şükrediyorum.
Ve kendimce aşkı tanımlıyorum;
Eğer bir insanı, o insanın yokluğunda zaman ve hayat durmuş kadar çok seviyorsanız, ve hergün o insanı bir önceki günden daha fazla sevdiğinizi hissediyorsanız, siz o insana aşıksınız, haberiniz olsun.
1 sene önce başıma gelen en güzel şey.
O kadar rutin takılıyorsun ki, anlayamıyorsun ne kadar sevdiğini bazen... Mala bağlıyorsun, günlük sıkıntılar, iş yoğunluğu, yorgunluk, stres ve daha bir sürü etken o kadar rutinleştiriyor ki seni, unutuyorsun onu ne kadar sevdiğini!
Ben unutmuştum, taa ki 1 haftalığına yanımdan ayrılmak zorunda kalana kadar... 3. Gün oturup ağladığımı bilirim.
Allah kimseyi sevdiğinden ayrı düşürmesin.
O kadar rutin takılıyorsun ki, anlayamıyorsun ne kadar sevdiğini bazen... Mala bağlıyorsun, günlük sıkıntılar, iş yoğunluğu, yorgunluk, stres ve daha bir sürü etken o kadar rutinleştiriyor ki seni, unutuyorsun onu ne kadar sevdiğini!
Ben unutmuştum, taa ki 1 haftalığına yanımdan ayrılmak zorunda kalana kadar... 3. Gün oturup ağladığımı bilirim.
Allah kimseyi sevdiğinden ayrı düşürmesin.
mutlu olmak icin evlenmeyin, beraber mutluluk kuracaginiz biri ile evlenin.
kimse sizi hayat boyu mutlu edemez, siz de kimseyi hayat boyu sirtinizda tasiyamazsiniz.
soyle dusunun...
evlilik tencere, mutluluk ise iki tarafin cabasi ile pisirilen yemek.
kimse sizi hayat boyu mutlu edemez, siz de kimseyi hayat boyu sirtinizda tasiyamazsiniz.
soyle dusunun...
evlilik tencere, mutluluk ise iki tarafin cabasi ile pisirilen yemek.
hevesle evlenmeyin, birinden intikam almak için evlenmeyin,sırf cinsel arzularınız için evlenmeyin,arkadaşlarım evlendi bende evleneyim diyerek evlenmeyin.yanlış evlilik hayatınızın içine sıçabilir evleneceksenizde çogu şeyi dikkate alarak evlenin gerçekten ciddi bişey evlilik.
Benden uzak Allaha yakın olması gereken vebadır.
maddi ve manevi olarak hazır olmayanlarin yapmaması lazım.
Birkaç sene içerisinde gerçekleştireceğimdir. Artık felsefeyi ve entelektüel hayatı bırakıp uzun sigaram ve beyaz atletimle göbeğimi severek televizyonda belgesel seyredip "ba ba ba bak ceylanı nasıl yakaladı şerefsiz" diyeceğim. işte hayat.
Aşık olduğun insanla sarılarak ona bakarak uyuyup aynı şekilde uyanmak.
Birbirinize soyadınızı verme uğraşı yerine eşiniz olacak kişinin kalbini kazanın önce.
Kazanın ki evlendikten sonra eşleriniz mutluluğu başka kişilerin kalbinde aramasın.
Kazanın ki evlendikten sonra eşleriniz mutluluğu başka kişilerin kalbinde aramasın.
Güzel bir beraberliğin son aşamasıdır.
20' li yaşlarda insan ben yaşlanmam sanıyor. ama 30' u biraz geçip de ayakkabısını bağladıktan sonra hemen fişek gibi kalkamayınca içinden ulaaaan diye bir feryat geçiyor.
hal böyle olunca da önceden geçiştirdiği her şeyi baştan bir kez daha gözden geçiriyor insan.
hayatınız boyunca görmekten sıkılmayacağınız birini bulursanız kaçırmayın derim.
20' li yaşlarda insan ben yaşlanmam sanıyor. ama 30' u biraz geçip de ayakkabısını bağladıktan sonra hemen fişek gibi kalkamayınca içinden ulaaaan diye bir feryat geçiyor.
hal böyle olunca da önceden geçiştirdiği her şeyi baştan bir kez daha gözden geçiriyor insan.
hayatınız boyunca görmekten sıkılmayacağınız birini bulursanız kaçırmayın derim.
toplum dayatmaları yüzünden zorunlu olarak görünen olay. hiçkimse buna mecbur değil aslında. kimse kendini kandırmasın, insanların toplum/din yüzünden yaşayamadığı cinselliği meşrulaştırmak için uydurduğu bir şeydir. paylaşım falan yalan, hayatı paylaşmayı evlenmeden de yapabilirsin, belediyede atacağın bir imza bunu gerçekleştiriyor olamaz.
Saçmalık etrafımda evlenip mutlu olan tek insan yok. Aşktan ölüp bitenler bile iki sene sonra boşanıyor.
bir oyunun, tek bir tane sesi değişerek geldiği haldir. oyuna göre daha detaylı, daha kapsamlı ve daha geniş kurallara sahiptir.
"bana göre evlilik, insan kararsız kaldığında karşı tarafın ipleri ele almasıdır." -s.king-
ömrüm boyunca ümit ettiğim tek olaydı lakin onuda geçtim.
boş boş geçirdiğim otuz senenin karşılığını devletime vermek daha önemli benım ıcın.
boş boş geçirdiğim otuz senenin karşılığını devletime vermek daha önemli benım ıcın.
öncesi mevcut olan birçok sorunu çözen, sonrası birçok yeni sorun doğuran kurum.
ama ve lakin her türlü tavsiye edilir.
ama ve lakin her türlü tavsiye edilir.
Bu amk nanesi sırf toplumsal dayatmaların telaşı yüzünden yapıldığı/maddesel çıkarların ön planda tutulduğu/mutlu olma sanrısı taşıdığı gerçeğinden hareketle gerçekleştiği için çoğunlukla aynı hücrede iki mahkum kıvamında yaşanır.
istisnalar kaideyi bozmaz...
Bozarsa elalem ne der! oyuna devam...
Edt: yaradan katında gönül bağıyla kurulan akdin içten devamlılığı ile oluşan evliliklere selam olsun...
istisnalar kaideyi bozmaz...
Bozarsa elalem ne der! oyuna devam...
Edt: yaradan katında gönül bağıyla kurulan akdin içten devamlılığı ile oluşan evliliklere selam olsun...
iki hayatın birleşmesidir evlilik. Cesaretin ve sorumluluğun kesiştiği o yaşanacakların nişanesidir evlilik. O şerefsiz aldatanların ağzına almaması gereken aynı yastıkta bir ömür geçiren yüce gönüllerindir o kutsal mühür. Herkes yapamaz ben de o yüce gönül olmadığı için zayıf olduğum ve başaramadığım durumdur...
türkiye'de genel olarak ayıplanmadan sevişmek, ailesinden bağımsız kocişi ile rahatça dolanabilmek, bazen de aile baskısından kaçış için kullanılan bir atraksiyon. aslında bu böyle birşey değildir. bu amaç veya amaçlar için kullananlar evlenmesin. sonra etrafta sevmediğim adamla/kadınla evlendim bla bla dolanıyorlar.
Her durumda olduğu gibi kendisine ait zorlukları vardır. iki farklı insanın aynı çatı altında beklentilerini yönetmeleri, orta yol bulmak konusunda zaman zaman yaşadıkları sıkıntılar bazen can sıkıcı olabiliyor. Bununla beraber kişinin her anlamda daha düzenli bir hayata sahip olması, etrafındaki insanlar tarafından daha olgun daha sorumluluk sahibi görünmesi, hayatın en büyük armağanı çocuk sahibi olabilmenin verdiği hazzın yaşanabilmesine imkan tanıması gibi açılardan da faydaları vardır.
Kaç abi kaç kaç kaç...
evlilik denen kurum, insanlık tarihinde kurumsallmış olan birçok şey gibi kurumsallaştığı andan itibaren insana yapışan şeylerden yalnızca biri. farklı dönem,coğrafya,kültür ve yönetim şekilleri gibi unsurlar altında evlilik'in farklı yansımalarını görüyoruz. bireyselciliğin de yükselmesiyle gitgide daha da özgürleştiğini düşünen postmodern ben'ler, diğer birçok şeyde olduğu gibi evlilik'i de özünde olduğu şeyden uzaklaştırmaya veya uygunlaştırmaya çalışmaya başlamışlardır.
bunun sosyolojik analizini yapmak niyetinde değilim. genel hatlarıyla sunmak konusunda yardımcı olabilirim. çağdaş insan, düşünce sistemlerinde ortaya çıkan devrimler ve bilimsel gelişmelerin sonucunda aklına öyle güvenir hale geldi ki; bu yerleşik sosyal kurumları da sorgulamaktan çekinmedi. ilişkileri ilgilendirecek hususlar anlamında bakacaksak olaya, ilişki için başka olasılıkları da keşfetti. çeşitli -izm'ler ve sloganların o renkli dünyası, pas tutmuş modern-öncesi olan şeylerden daha çekici hale gelmeye başladı. burada kadın ve erkek için ayrı ayrı konuşmaya gerek yok; kadının toplumdaki yerinin değişmesi evlilik gibi bir birliktelik türünün motive'ini değiştirme noktasında en etkili şeylerden biri olmuştur. birbiriyle ömür boyu hayat geçirmek "zorunda olmayan" ancak bir yandan da toplumun en temel yapı taşlarından biri olan evlilik'i hayatın zorunlu bir aşaması olarak gören bireyler kendileri için reçete edilmiş olan hayat biçiminden yoksun kalmışlardır. evlilik artık zorunlu değil, olumsal hale gelmiştir ancak birey bu anlamda yalnız bırakılmıştır.
illaki evlenilecekse bunun "kurumsal" yönünün vurgulanmadığı daha yumuşak bir hali geliştirilebilir. burada kadın-erkek, kadın-kadın, erkek-erkek ve birçok tip birliktelik söz konusu olabilir. düğün denilen şu merasim yerine yalnızca resmi işlemlerin yapılmasını anlayabiliriz. düğünden önce nişan falan oluyordu sanırım. onu da geçiniz. evliliğin nişanesi olarak yapılacak asgari düzeyde tutulmalı. kına, nişan, düğünden tamamen vazgeçilmeli. aslında bu kısımlar çok önemli değil. iki ailenin, sizin taraf, bizim taraf bunu yapacaktı, gibi aptal muhabbetleri olmasın istiyorum. bunları geçelim. asıl önemli olan evlenen (hayatlarını birlikte geçirmeye karar veren) kişilerin evlilik denen şeyi olabildiğince otonom ve özgün hale getirmeleridir. ne yapıyorlarsa bunu sadece kendileri öyle istediği için yapmalılar. yaşayacakları yerde çocuk odası, vitrin, içbükey televizyon gibi nesneleri örüntü haline getirmemek de dahil. eşlerin kendilerine ait bir odaları olmalı. yani, benim kendime ait ve sadece tek başıma bir şeyler yaptığım bir odam olmalı. içerisindeki her şey benim tasarımım sonucu olmalı. kitaplık, kahve masası, bilgisayar, küçük bir balkon ve benim seçtiğim tablolar, benim istediğim plaklar gibi. eşler her zaman birlikte uyumak zorunda da olmamalılar. ayrı odalar bunun için kullanılabilir. eşler sadece evde değil, dışarıda da birbirlerinden bağımsız vakit geçirebilmeliler, şehir değiştirebilmeliler. bir iş icabı için olmak zorunda da değil. dünürlerle zorunlu bağlar da oluşturulmamalı. eşler birbirine birbirilerinin ailelerini ziyaret etmeyi şart koşmamalı. aslında bu ayrıntıları belirtik hale getirmek böyle bakıldığında saçma. kişiler özgürlükten ve bireysellikten anladıkları şeyi yaşayabilmeye devam edebilecek şekilde bu yola girmeliler. vurgu her zaman çiftlerin tek bir organ halinde hareket etmeyecekleri vurgusudur. bu vurgunun çizdiği sınırlar içerisinde birleşmiş olan çiftler erkeğin özgürlüğünü kapı dışarı ettiği, kadının erkeği için yaşadığı türden geleneksel bakış açısını yıkabileceklerdir.
ben evlenmeyeceğim, ne öttüm.
bunun sosyolojik analizini yapmak niyetinde değilim. genel hatlarıyla sunmak konusunda yardımcı olabilirim. çağdaş insan, düşünce sistemlerinde ortaya çıkan devrimler ve bilimsel gelişmelerin sonucunda aklına öyle güvenir hale geldi ki; bu yerleşik sosyal kurumları da sorgulamaktan çekinmedi. ilişkileri ilgilendirecek hususlar anlamında bakacaksak olaya, ilişki için başka olasılıkları da keşfetti. çeşitli -izm'ler ve sloganların o renkli dünyası, pas tutmuş modern-öncesi olan şeylerden daha çekici hale gelmeye başladı. burada kadın ve erkek için ayrı ayrı konuşmaya gerek yok; kadının toplumdaki yerinin değişmesi evlilik gibi bir birliktelik türünün motive'ini değiştirme noktasında en etkili şeylerden biri olmuştur. birbiriyle ömür boyu hayat geçirmek "zorunda olmayan" ancak bir yandan da toplumun en temel yapı taşlarından biri olan evlilik'i hayatın zorunlu bir aşaması olarak gören bireyler kendileri için reçete edilmiş olan hayat biçiminden yoksun kalmışlardır. evlilik artık zorunlu değil, olumsal hale gelmiştir ancak birey bu anlamda yalnız bırakılmıştır.
illaki evlenilecekse bunun "kurumsal" yönünün vurgulanmadığı daha yumuşak bir hali geliştirilebilir. burada kadın-erkek, kadın-kadın, erkek-erkek ve birçok tip birliktelik söz konusu olabilir. düğün denilen şu merasim yerine yalnızca resmi işlemlerin yapılmasını anlayabiliriz. düğünden önce nişan falan oluyordu sanırım. onu da geçiniz. evliliğin nişanesi olarak yapılacak asgari düzeyde tutulmalı. kına, nişan, düğünden tamamen vazgeçilmeli. aslında bu kısımlar çok önemli değil. iki ailenin, sizin taraf, bizim taraf bunu yapacaktı, gibi aptal muhabbetleri olmasın istiyorum. bunları geçelim. asıl önemli olan evlenen (hayatlarını birlikte geçirmeye karar veren) kişilerin evlilik denen şeyi olabildiğince otonom ve özgün hale getirmeleridir. ne yapıyorlarsa bunu sadece kendileri öyle istediği için yapmalılar. yaşayacakları yerde çocuk odası, vitrin, içbükey televizyon gibi nesneleri örüntü haline getirmemek de dahil. eşlerin kendilerine ait bir odaları olmalı. yani, benim kendime ait ve sadece tek başıma bir şeyler yaptığım bir odam olmalı. içerisindeki her şey benim tasarımım sonucu olmalı. kitaplık, kahve masası, bilgisayar, küçük bir balkon ve benim seçtiğim tablolar, benim istediğim plaklar gibi. eşler her zaman birlikte uyumak zorunda da olmamalılar. ayrı odalar bunun için kullanılabilir. eşler sadece evde değil, dışarıda da birbirlerinden bağımsız vakit geçirebilmeliler, şehir değiştirebilmeliler. bir iş icabı için olmak zorunda da değil. dünürlerle zorunlu bağlar da oluşturulmamalı. eşler birbirine birbirilerinin ailelerini ziyaret etmeyi şart koşmamalı. aslında bu ayrıntıları belirtik hale getirmek böyle bakıldığında saçma. kişiler özgürlükten ve bireysellikten anladıkları şeyi yaşayabilmeye devam edebilecek şekilde bu yola girmeliler. vurgu her zaman çiftlerin tek bir organ halinde hareket etmeyecekleri vurgusudur. bu vurgunun çizdiği sınırlar içerisinde birleşmiş olan çiftler erkeğin özgürlüğünü kapı dışarı ettiği, kadının erkeği için yaşadığı türden geleneksel bakış açısını yıkabileceklerdir.
ben evlenmeyeceğim, ne öttüm.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar