bugün
- gammazlığı elinden alınan yazar15
- yanlışlıkla gey olmak9
- rodrigo mora6
- dün fetö götü yalayanlar bugün apo götü yalıyor7
- sözlükteki herkesin çok zeki olması3
- bakan göktaş'tan şehit ailelerine müjde7
- halk başkanlık sistemini istiyor8
- wc'ye telefonsuz girmek6
- ev almak isteyenlere tavsiye4
- seçimi yine akepe kazanacak3
- başakşehir çam ve sakura devlet hastanesi3
- merfulu7
- günlük tutan erkek19
- arda güler5
- halkını düşünmeyen lider4
- çomar haber ajansı3
- her yerde sümkürebilen insan6
- diriliş ertuğrul ve kuruluş osman izleyip coşmak3
- 12 inci nesil olmanın çok ayıp olması3
- mamut avlayıp ev geçindiren efsanevi nesil11
- yeşil kuşak projesi3
- sigara yasağı3
- merhabalarr5
- sigaranın yanına çay kahve dışında alternatifler10
- ay diyen erkek3
- gratisin içini merak etmek8
- kaç ayda bir banyo oluyorsunuz17
- stres atamamak2
- erkeğe şiddet uygulayan kadın4
- bana gel film izleriz diyen erkek16
- g o k u4
- pkklıların salıverilmesine uludağ sözlüğün tepkisi19
- mekke anlaşması14
- tuğralı dobloya binip ekonomi çoh eyi demek2
- sözlükte kavga olacak hissi4
- defterini kalpli kağıtla kaplayan erkek2
- arkadaşlar nasılsınız11
- gocu7
- fatih ergenekon2
- modern insan dertlerini şımarıkça olması2
- çok su içmek2
- kötü biri olduğunu fark etmek2
- sözlük yazarlarının 1999 yılından beklentileri6
- kendini fazla ciddiye almak2
- yakışıklı erkeklerin sürekli çaylak olması13
- kendinden sıkılmak2
- domdomusa4
- sözlük yazarlarına bir şey söyle8
- iyi parti'nin çerçeve yasaya muhalefet şerhi3
- şort giyen genç kıza saldıran yaşlı kadın31
evlilik denen kurum, insanlık tarihinde kurumsallmış olan birçok şey gibi kurumsallaştığı andan itibaren insana yapışan şeylerden yalnızca biri. farklı dönem,coğrafya,kültür ve yönetim şekilleri gibi unsurlar altında evlilik'in farklı yansımalarını görüyoruz. bireyselciliğin de yükselmesiyle gitgide daha da özgürleştiğini düşünen postmodern ben'ler, diğer birçok şeyde olduğu gibi evlilik'i de özünde olduğu şeyden uzaklaştırmaya veya uygunlaştırmaya çalışmaya başlamışlardır.
bunun sosyolojik analizini yapmak niyetinde değilim. genel hatlarıyla sunmak konusunda yardımcı olabilirim. çağdaş insan, düşünce sistemlerinde ortaya çıkan devrimler ve bilimsel gelişmelerin sonucunda aklına öyle güvenir hale geldi ki; bu yerleşik sosyal kurumları da sorgulamaktan çekinmedi. ilişkileri ilgilendirecek hususlar anlamında bakacaksak olaya, ilişki için başka olasılıkları da keşfetti. çeşitli -izm'ler ve sloganların o renkli dünyası, pas tutmuş modern-öncesi olan şeylerden daha çekici hale gelmeye başladı. burada kadın ve erkek için ayrı ayrı konuşmaya gerek yok; kadının toplumdaki yerinin değişmesi evlilik gibi bir birliktelik türünün motive'ini değiştirme noktasında en etkili şeylerden biri olmuştur. birbiriyle ömür boyu hayat geçirmek "zorunda olmayan" ancak bir yandan da toplumun en temel yapı taşlarından biri olan evlilik'i hayatın zorunlu bir aşaması olarak gören bireyler kendileri için reçete edilmiş olan hayat biçiminden yoksun kalmışlardır. evlilik artık zorunlu değil, olumsal hale gelmiştir ancak birey bu anlamda yalnız bırakılmıştır.
illaki evlenilecekse bunun "kurumsal" yönünün vurgulanmadığı daha yumuşak bir hali geliştirilebilir. burada kadın-erkek, kadın-kadın, erkek-erkek ve birçok tip birliktelik söz konusu olabilir. düğün denilen şu merasim yerine yalnızca resmi işlemlerin yapılmasını anlayabiliriz. düğünden önce nişan falan oluyordu sanırım. onu da geçiniz. evliliğin nişanesi olarak yapılacak asgari düzeyde tutulmalı. kına, nişan, düğünden tamamen vazgeçilmeli. aslında bu kısımlar çok önemli değil. iki ailenin, sizin taraf, bizim taraf bunu yapacaktı, gibi aptal muhabbetleri olmasın istiyorum. bunları geçelim. asıl önemli olan evlenen (hayatlarını birlikte geçirmeye karar veren) kişilerin evlilik denen şeyi olabildiğince otonom ve özgün hale getirmeleridir. ne yapıyorlarsa bunu sadece kendileri öyle istediği için yapmalılar. yaşayacakları yerde çocuk odası, vitrin, içbükey televizyon gibi nesneleri örüntü haline getirmemek de dahil. eşlerin kendilerine ait bir odaları olmalı. yani, benim kendime ait ve sadece tek başıma bir şeyler yaptığım bir odam olmalı. içerisindeki her şey benim tasarımım sonucu olmalı. kitaplık, kahve masası, bilgisayar, küçük bir balkon ve benim seçtiğim tablolar, benim istediğim plaklar gibi. eşler her zaman birlikte uyumak zorunda da olmamalılar. ayrı odalar bunun için kullanılabilir. eşler sadece evde değil, dışarıda da birbirlerinden bağımsız vakit geçirebilmeliler, şehir değiştirebilmeliler. bir iş icabı için olmak zorunda da değil. dünürlerle zorunlu bağlar da oluşturulmamalı. eşler birbirine birbirilerinin ailelerini ziyaret etmeyi şart koşmamalı. aslında bu ayrıntıları belirtik hale getirmek böyle bakıldığında saçma. kişiler özgürlükten ve bireysellikten anladıkları şeyi yaşayabilmeye devam edebilecek şekilde bu yola girmeliler. vurgu her zaman çiftlerin tek bir organ halinde hareket etmeyecekleri vurgusudur. bu vurgunun çizdiği sınırlar içerisinde birleşmiş olan çiftler erkeğin özgürlüğünü kapı dışarı ettiği, kadının erkeği için yaşadığı türden geleneksel bakış açısını yıkabileceklerdir.
ben evlenmeyeceğim, ne öttüm.
bunun sosyolojik analizini yapmak niyetinde değilim. genel hatlarıyla sunmak konusunda yardımcı olabilirim. çağdaş insan, düşünce sistemlerinde ortaya çıkan devrimler ve bilimsel gelişmelerin sonucunda aklına öyle güvenir hale geldi ki; bu yerleşik sosyal kurumları da sorgulamaktan çekinmedi. ilişkileri ilgilendirecek hususlar anlamında bakacaksak olaya, ilişki için başka olasılıkları da keşfetti. çeşitli -izm'ler ve sloganların o renkli dünyası, pas tutmuş modern-öncesi olan şeylerden daha çekici hale gelmeye başladı. burada kadın ve erkek için ayrı ayrı konuşmaya gerek yok; kadının toplumdaki yerinin değişmesi evlilik gibi bir birliktelik türünün motive'ini değiştirme noktasında en etkili şeylerden biri olmuştur. birbiriyle ömür boyu hayat geçirmek "zorunda olmayan" ancak bir yandan da toplumun en temel yapı taşlarından biri olan evlilik'i hayatın zorunlu bir aşaması olarak gören bireyler kendileri için reçete edilmiş olan hayat biçiminden yoksun kalmışlardır. evlilik artık zorunlu değil, olumsal hale gelmiştir ancak birey bu anlamda yalnız bırakılmıştır.
illaki evlenilecekse bunun "kurumsal" yönünün vurgulanmadığı daha yumuşak bir hali geliştirilebilir. burada kadın-erkek, kadın-kadın, erkek-erkek ve birçok tip birliktelik söz konusu olabilir. düğün denilen şu merasim yerine yalnızca resmi işlemlerin yapılmasını anlayabiliriz. düğünden önce nişan falan oluyordu sanırım. onu da geçiniz. evliliğin nişanesi olarak yapılacak asgari düzeyde tutulmalı. kına, nişan, düğünden tamamen vazgeçilmeli. aslında bu kısımlar çok önemli değil. iki ailenin, sizin taraf, bizim taraf bunu yapacaktı, gibi aptal muhabbetleri olmasın istiyorum. bunları geçelim. asıl önemli olan evlenen (hayatlarını birlikte geçirmeye karar veren) kişilerin evlilik denen şeyi olabildiğince otonom ve özgün hale getirmeleridir. ne yapıyorlarsa bunu sadece kendileri öyle istediği için yapmalılar. yaşayacakları yerde çocuk odası, vitrin, içbükey televizyon gibi nesneleri örüntü haline getirmemek de dahil. eşlerin kendilerine ait bir odaları olmalı. yani, benim kendime ait ve sadece tek başıma bir şeyler yaptığım bir odam olmalı. içerisindeki her şey benim tasarımım sonucu olmalı. kitaplık, kahve masası, bilgisayar, küçük bir balkon ve benim seçtiğim tablolar, benim istediğim plaklar gibi. eşler her zaman birlikte uyumak zorunda da olmamalılar. ayrı odalar bunun için kullanılabilir. eşler sadece evde değil, dışarıda da birbirlerinden bağımsız vakit geçirebilmeliler, şehir değiştirebilmeliler. bir iş icabı için olmak zorunda da değil. dünürlerle zorunlu bağlar da oluşturulmamalı. eşler birbirine birbirilerinin ailelerini ziyaret etmeyi şart koşmamalı. aslında bu ayrıntıları belirtik hale getirmek böyle bakıldığında saçma. kişiler özgürlükten ve bireysellikten anladıkları şeyi yaşayabilmeye devam edebilecek şekilde bu yola girmeliler. vurgu her zaman çiftlerin tek bir organ halinde hareket etmeyecekleri vurgusudur. bu vurgunun çizdiği sınırlar içerisinde birleşmiş olan çiftler erkeğin özgürlüğünü kapı dışarı ettiği, kadının erkeği için yaşadığı türden geleneksel bakış açısını yıkabileceklerdir.
ben evlenmeyeceğim, ne öttüm.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar