bugün
- vişneçürüğü tanga giyen sözlük erkeği10
- silikon meme gerçeğinin yerini tutar mı sorunsalı14
- dolar 50 tl de olsa oyum ak parti ye44
- sözlük erkeklerinin kaşar olduğu gerçeği9
- salat namaz değildir8
- hayat7
- arkadaşlar sizce bu çanta nasıl8
- ırakın bir bölümünün türkiyeye katılması5
- arkadaşlar ben yine kilo aldım ya6
- andropoz amca6
- nervio23
- judas'ı dayak yerken görseniz ne yaparsınız10
- çok makyaj yapan kız vs doğal kız3
- caz dinleyen erkek9
- ferhat gündoğdu'nun gözaltına alınması42
- recep tayyip erdoğan28
- fiziği güzel sözlük kızları48
- çizme giyen kız2
- judas'ın mezarına toprak atar mısınız5
- sözlüğün kalitesinin bu aralar biraz düzelmesi5
- kürt fıkraları2
- sayın ismet brez ismet biji ismet2
- slut shaming2
- van gogh kulağını neden kesti5
- judas'ın kulakları5
- yazarların akşama dair planları8
- tinder da algoritma kurbanı olmak2
- queen ravenna ile mezar komşusu olmak4
- sapık yaşlı5
- türkler taşı oyup ona tapmayan tek millettir4
- zina yapmayan ateist erkek3
- chp de 5 belediye başkanına ihraç sevki2
- fatih terim'in tff başkanı olması5
- ak parti kaybedince ak troller ne yapacak12
- latife hanım'ın çarşaflı olması2
- sindirella'nın baloda donunu düşürmesi5
- benzine zam7
- memesiz kızlardaki özgüvenin kaynağı2
- leonidas8
- rujlu kadınla öpüşmek2
- kendinizde en sevdiğiniz şey5
- arkadaşlar ben geldim2
- bıyık bırakan erkek karizması6
- sözlük yazarlarının gençlikleri4
- yeni uyanmış kadın güzelliği13
- ismet biraderin düğünü2
- ormanda cinselliğin doruklarına çıkmak5
- sözlüğün embesillerle dolu olması4
- dünyanın en kısa fıkralarından biri8
- sözlüğün namusunu kim temizleyecek sorunsalı2
ölürken hayata damga vurmanın güzel bir yolunu seçen brooks dayımızın yaptığı eylem.
hapishane hayatından kurtulunca girdiği bunalımdan çıkamayan kütüphaneci brooksun son eylemi.
filmde beni en etkileyen noktalardan biriydi.satan was here ile bir alakası var mıdır merak ederim.frank darabont mu satanistlerden hacılamıştır yoksa satanistler mi frank darabont tan..*
filmin soundtracklerinden en akılda kalanı.
--spoiler--
red mektubu okumaktadır o sırada. kesik kesik çalmaktadır bu şarkı. brooks süpermarket günlerini, 40 yıldır dışarı çıkmadığı için kaçırdığı yenilikleri tarif etmeye çalışmaktadır. 'kaldıramıyorum' der. 'özledim' der. ancak elden birşey gelmez. eline çakıyı alır. duvara "brooks was here" ı kazır. filmin duygusal yoğunluk yaşattığı, american beauty e yaklaştığı yegane bölümdür burası. damardan verir. hey gidi brooks. hey gidi koca adam.
--spoiler--
--spoiler--
red mektubu okumaktadır o sırada. kesik kesik çalmaktadır bu şarkı. brooks süpermarket günlerini, 40 yıldır dışarı çıkmadığı için kaçırdığı yenilikleri tarif etmeye çalışmaktadır. 'kaldıramıyorum' der. 'özledim' der. ancak elden birşey gelmez. eline çakıyı alır. duvara "brooks was here" ı kazır. filmin duygusal yoğunluk yaşattığı, american beauty e yaklaştığı yegane bölümdür burası. damardan verir. hey gidi brooks. hey gidi koca adam.
--spoiler--
kanı damardan çeken, insanın kalbini sıkıştıran, üzen, ağlatan bir şarkı brooks was here. piyano eşliğinde gelişen ana bölümlerin arasındaki yaylıların geçişleri diken diken yapar insanın tüylerini. ne brooks kalır ne red. bir siz varsınızdır, bir de sizi hiçbir zaman yalnız bırakmayan yalnızlığınız.
tarifsizdir aslında thomas newman ın bu muhteşem eseri. daha iyisi kesinlikle yapılamazdı. any other name ile beraber muhteşem ikili.. tıpkı havada şuursuzca salınan poşet ve so was red yazısı gibi.. arif ile hakan gibi.. bira ile sigara gibi. anne ile baba gibi. yaşamak ve ölmek gibi.
tarifsizdir aslında thomas newman ın bu muhteşem eseri. daha iyisi kesinlikle yapılamazdı. any other name ile beraber muhteşem ikili.. tıpkı havada şuursuzca salınan poşet ve so was red yazısı gibi.. arif ile hakan gibi.. bira ile sigara gibi. anne ile baba gibi. yaşamak ve ölmek gibi.
bu hayatta arkada bisey birakma isteginin sonucu. ayrica bana han duvarlarini hatirlatir fena halde.
(bkz: shawshank redemption)
aynı bunalımı yaşayan iki yaşlı adamın, kendi hayatları hakkındaki seçimlerini özetle anlatır bu cümle.
(bkz: so was red)
(bkz: so was red)
yaşlı brooks'un dışardaki hayata uyum sağlayamaması sonucu yaşamına son verdiği sahnede yazılan küçük bir not. (bkz: so was red)
--spoiler--
dışarda herşeyin ne kadar hızlı olduğunu anlatmam mümkün değil millet. küçükken bir otomobil görmüştüm ama onlar artık her yerdeler. dünya gerçekten çok aceleyle hareket ediyor. şartlı tahliye memurları beni bu eve soktu bi de markette iş verdiler. zor bi iş değil ama çoğu zaman ellerim acıyor. mağaza müdürünün benden hoşlandığını sanmıyorum. işten sonra bazen parka gidip kuşlara yem veriyorum belki jack gelip beni bulabilir diye düşünüyorum ama gelmiyor. nerde olursa olsun umarım iyidir ve yeni arkadaşlar ediniyordur. geceleri uyumakta güçlük çekiyorum sanki düşüyormuşum gibi kötü rüyalar görüyorum korkuyla uyanıyorum bazen nerde olduğumu hatırlamam bi süre alıyor. belkide bir silah alıp birini vurmalıyım o zaman beni eve gönderebilirler, müdürü vurabilirlerim bir tür kazanç olur. sanırım bu saçmalıklar için biraz fazla yaşlıyım burayı sevmiyorum sürekli korkmaktan yoruldum. kalmamaya karar verdim. sanırım benim gibi yaşlı bir hırsız için çok üzülmezler.
not: heywood'a gırtlağına bıçak dayadığım için üzgün olduğumu söyle. hiç gücüm kalmadı
brooks
--spoiler--
--spoiler--
dışarda herşeyin ne kadar hızlı olduğunu anlatmam mümkün değil millet. küçükken bir otomobil görmüştüm ama onlar artık her yerdeler. dünya gerçekten çok aceleyle hareket ediyor. şartlı tahliye memurları beni bu eve soktu bi de markette iş verdiler. zor bi iş değil ama çoğu zaman ellerim acıyor. mağaza müdürünün benden hoşlandığını sanmıyorum. işten sonra bazen parka gidip kuşlara yem veriyorum belki jack gelip beni bulabilir diye düşünüyorum ama gelmiyor. nerde olursa olsun umarım iyidir ve yeni arkadaşlar ediniyordur. geceleri uyumakta güçlük çekiyorum sanki düşüyormuşum gibi kötü rüyalar görüyorum korkuyla uyanıyorum bazen nerde olduğumu hatırlamam bi süre alıyor. belkide bir silah alıp birini vurmalıyım o zaman beni eve gönderebilirler, müdürü vurabilirlerim bir tür kazanç olur. sanırım bu saçmalıklar için biraz fazla yaşlıyım burayı sevmiyorum sürekli korkmaktan yoruldum. kalmamaya karar verdim. sanırım benim gibi yaşlı bir hırsız için çok üzülmezler.
not: heywood'a gırtlağına bıçak dayadığım için üzgün olduğumu söyle. hiç gücüm kalmadı
brooks
--spoiler--
the shawsank redemption filminin en duygusal sahnesi.
http://scrapetv.com/News/...ption-brooks-was-here.jpg
http://scrapetv.com/News/...ption-brooks-was-here.jpg
the shawshank redemption, brooks karakterinin intihar ederken kendini ipte sallandırdığı duvara iliştirdiği nottur.
intihar notları hep bir buruk ve acıdır ama bu son derece delice birşey.
2008 yılında intihar eden bir türk avukat kadın vardı, onun intihar notunu duyduğumda da aynı şekilde kanım donmuştu:
(bkz: yavaş yavaş delirdim kimse fark etmedi)
intihar notları hep bir buruk ve acıdır ama bu son derece delice birşey.
2008 yılında intihar eden bir türk avukat kadın vardı, onun intihar notunu duyduğumda da aynı şekilde kanım donmuştu:
(bkz: yavaş yavaş delirdim kimse fark etmedi)
(bkz: the shawshank redemption)
nedense orada ki was bana hep hüzün vermiştir.
brooks was here...
müthiş bir isyandır aslında bu, sistemin geldiği noktayı eleştiren, senelerini cezaevinde geçirmiş bir insanın iç dünyasını bilmeden onu topluma kazandırdığını sanan ahmaklara inen bir tokattır...
ama,
bir de "so was red" vardır...
brooks ile aynı kaderi paylaşan, ama sisteme olan isyanını sisteme direnerek gerçekleştiren red abimizin imzası...
bence so was red, brooks was here'dan daha anlamlıdır.
hayat boyu so was red olmamız gerek, brooks was here değil...
müthiş bir isyandır aslında bu, sistemin geldiği noktayı eleştiren, senelerini cezaevinde geçirmiş bir insanın iç dünyasını bilmeden onu topluma kazandırdığını sanan ahmaklara inen bir tokattır...
ama,
bir de "so was red" vardır...
brooks ile aynı kaderi paylaşan, ama sisteme olan isyanını sisteme direnerek gerçekleştiren red abimizin imzası...
bence so was red, brooks was here'dan daha anlamlıdır.
hayat boyu so was red olmamız gerek, brooks was here değil...
hatırlandığında iç burkan bi replik.
--spoiler--
bazen işten sonra, parka gidip kuşları besliyorum. ve jake'in birden çıkıp bana 'merhaba' diyeceğini düşünmeye başlıyorum. fakat bu hiç olmuyor. umarım, her neredeyse, iyidir ve yeni arkadaşları vardır.
--spoiler--
https://www.youtube.com/watch?v=4BKHALHvoXU
bazen işten sonra, parka gidip kuşları besliyorum. ve jake'in birden çıkıp bana 'merhaba' diyeceğini düşünmeye başlıyorum. fakat bu hiç olmuyor. umarım, her neredeyse, iyidir ve yeni arkadaşları vardır.
--spoiler--
https://www.youtube.com/watch?v=4BKHALHvoXU
olmak ya da olmamak meselesidir. ben giderim adım kalır dostlar beni hatırlasın demektir. milyarlarca yıllık döngüde milyar milyar kilometrekarelerce yüzölçümüne sahip kainata ulan ben de yaşadım be demektir.
son was red diyesi gelir insanın.
ne duygusal bir filmdi.
şavşank ridempşın.
saygılar sunuyorum azizim...
ne duygusal bir filmdi.
şavşank ridempşın.
saygılar sunuyorum azizim...
iç burkan detaydır.
(bkz: bwh).
Müziği de muazzamdır, spotify’de ve youtube’da mevcut.
hey gidi koca brooks heeeyy dedirtmiştir. lan şeker yapma şunu aklımıza düşürüp böğrümüzü delme..
brooks orada hak ettiği saygıyı görürken bizim burada satı dayı abdurrahman çavuş tarafından "satı gel buraya bunak" diye çağrılıp tokatlanıyor..
brooks orada hak ettiği saygıyı görürken bizim burada satı dayı abdurrahman çavuş tarafından "satı gel buraya bunak" diye çağrılıp tokatlanıyor..
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar