bugün
- 5 eylül 2026 köprülerin özelleştirilmesi13
- hukukçu arkadaşlara sorular5
- sözlük yazarlarına hayvan muamelesi yapmak10
- sapığın serbest bırakılması3
- morkstar9
- berhan şimşek'in kadına şiddet görüntüsü6
- 5 eylül 2026 fenerbahçe beşiktaş maçı14
- hayvan sevgisi3
- çocuklara verilen farklı isimler10
- ali koç'un asker arkadaşı3
- sözlükteki kardeşlik ortamı6
- hayvanlarla muhabbet etmek8
- çelik tencere3
- sözlüğü çamaşır suyu ile temizlemek2
- emekli polisin ceza yazan polisi vurması6
- 4 eylül 2026 başakşehir galatasaray maçı31
- kedi kavgası arasında kalmak4
- kendine bir not bırak4
- paris saint germain6
- ağzıyla içemeyen insan3
- tai lung50
- delileri sevmeli miyiz3
- berhan şimşek2
- lamba2
- bakırköy de otelde çıkan yangın4
- en son ne aldınız2
- gocu39
- nilüfer2
- gününüz nasıl geçiyor2
- tebliğciler4
- sözlükte en az sevdiğiniz yazar16
- masklavinin akepeyi hiç eleştirmemesi28
- başakşehir'in galatasaray'a hep yatması14
- 2026 2027 sezonu süper lig şampiyonluk yarışı2
- en fazla cinsel suçun işlendiği ülkeler18
- zorunlu eğitim11
- claudian clouds15
- herkes eski nikini yazsın bitsin bu eziyet11
- gece gelen makarna yeme isteği10
- türk kızları keko erkek mi seviyor12
- sarapci koala55
- enayimiknatisii21
- öğretmenlerin 3 aylık tatillerinin bitmesi7
- büyü yapan sözlük yazarları10
- kombin atıp erkek düşüren kız yazar7
- sözlüğe kombin atan erkeğin asıl amacı12
- arkadaşlar neden böylesiniz8
- masklavi ile yeni parti mitingine gitmek38
- cinlerin insanlarla ilişkiye girmesi9
- gabriel sara3
Yönetmenliğini Frank Darabont'ın yaptığı; Tim Robbins, Morgan Freeman, Bob Gunton'in oynadığı ve Shawshank hapishanesinde geçen olayları anlatan sinema tarihinin en iyi filmlerinden biri olarak kabul edilen 1994 yapımı film.
Her izlediğimde bana özgür olmamım harikalığını gösteren ama hapis hayatı gibi yaşadığımı hatırlayıp sonra kendime küfür ettiğim filmlerden.
kaç kere izlediğimi saymadığım film, bir aralar replikleri ezberlemiştim, filmi kendi kendime tekrar oynuyordum, filmde en çok sevdiğim yerler şöyledir;
1- filmin sonunda buluşma sahnesi (tim robbins yatla uğraşırken aniden morgan freeman gelir ya hah işte orası)
2- kızkardeşlerin liderinin hapishaneden zoraki ayrılığı sırasında ' yemeğini kamışla yemek zorund kaldı' lafını içeren söz öbeği
3- hapishane müdürünün kasadaki ayakkabıları görünce şok olması.
1- filmin sonunda buluşma sahnesi (tim robbins yatla uğraşırken aniden morgan freeman gelir ya hah işte orası)
2- kızkardeşlerin liderinin hapishaneden zoraki ayrılığı sırasında ' yemeğini kamışla yemek zorund kaldı' lafını içeren söz öbeği
3- hapishane müdürünün kasadaki ayakkabıları görünce şok olması.
hayatımda izlediğim en iyi 5 filmden biri.ama hayat dışındaki listeyi derseniz oraya giremez.
imdb top 250 listesinde 2. sirada olan film
(bkz: brooks was here)
filmin muzikleri için :
(bkz: thomas newman)
(bkz: thomas newman)
amacına ulaşmak isteyen bir insanın, kısıtlı imkanlarla bile olsa, yılmadan, usanmadan ne kadar da azimle yol alabileceğini gösteren,
gerçekten de bir başyapıt olan,
oyuncuların belki de en iyi performanslarını sergiledikleri şaheser.
gerçekten de bir başyapıt olan,
oyuncuların belki de en iyi performanslarını sergiledikleri şaheser.
başrollerini tim robbins ve morgan freeman'ın paylaştığı yanılmıyorsam 4 oscarlı film..."umut her şeydir" düşüncesinin verilmeye çalışıldığı hapishane filmi.."bir film kaç kez seyredilebilir?" konusunda sizi rahatlıkla rekora koşturabilir...(ben henüz 10 dayım)
dünya klasikleri arasına girmis 10 degil 10.000 kere seyredilesi efsane film.
şiddet ve cinselliğin birleştiği bir konuya sahip olduğu için izleyicinin dikkatinin dağılmadığı, atmosferin son frame 'e kadar korunduğu film.. sonu güzel bağlanmış. izlenmeden ölünmemesi gereken filmlerden.
edit : neden son sahne değil de son frame yazmışım, şimdi çözemediğim entry 'dir aynı zamanda.
edit : neden son sahne değil de son frame yazmışım, şimdi çözemediğim entry 'dir aynı zamanda.
hayatım boyunca bir daha benzerini izleyebileceğimi zannetmediğim, yaşam felsefeme yön verebilecek kadar beni etkileyen, bir ara kendimi mr dufresne * ile özdeşleştirmeme sebep olmuş, tek kelimeyle mükemmel film.
ülkemizde ve dünyada ne yazık ki forrest gumpla aynı dönemde vizyona girmesinden dolayı gişe hasılatı olarak beklenilen seviyeye ulaşamamıştır. forrest gump'ı kötülemek istemesem de shawshank redemption'la karşılaştırıldığında (en azından benim açımdan) sönük kaldığını söylemeliyim.
--spoiler--
filmin sonundaki kavuşma sahnesinde gözleriniz dolar, ağlamak istersiniz.
--spoiler--
ülkemizde ve dünyada ne yazık ki forrest gumpla aynı dönemde vizyona girmesinden dolayı gişe hasılatı olarak beklenilen seviyeye ulaşamamıştır. forrest gump'ı kötülemek istemesem de shawshank redemption'la karşılaştırıldığında (en azından benim açımdan) sönük kaldığını söylemeliyim.
--spoiler--
filmin sonundaki kavuşma sahnesinde gözleriniz dolar, ağlamak istersiniz.
--spoiler--
Frank Darabont'un yönetmenliğini yaptığı, senaryosu Frank Darabont ile Stephen King'e ait olan, başrollerde Tim Robbins ile Morgan Freeman'ın harikalar yarattığı, 1994 ABD yapımı dram türü süper film.
Film; genç ve başarılı bir bankacı olan Andy Dufresne'in (Tim Robbins) karısını öldürmek suçundan iki kez ömür boyu hapse mahkum edilerek Shawshank hapishanesine gönderilmesini ve burada siyahi arkadaşı Red'in (Morgan Freeman) yardımlarıyla kısa sürede hapishaneyi sıra dışı bir yer haline getirmesini ve hapishane müdürüyle ilişkilerini konu alır.
Filmin bir diğer özelliği de 1995 yılındaki ödüllerin çoğunu anlaşılmaz şekilde Forrest Gump adlı filme kaptırmış olmasıdır.
Film; genç ve başarılı bir bankacı olan Andy Dufresne'in (Tim Robbins) karısını öldürmek suçundan iki kez ömür boyu hapse mahkum edilerek Shawshank hapishanesine gönderilmesini ve burada siyahi arkadaşı Red'in (Morgan Freeman) yardımlarıyla kısa sürede hapishaneyi sıra dışı bir yer haline getirmesini ve hapishane müdürüyle ilişkilerini konu alır.
Filmin bir diğer özelliği de 1995 yılındaki ödüllerin çoğunu anlaşılmaz şekilde Forrest Gump adlı filme kaptırmış olmasıdır.
"...unutma red umut iyi bir şeydir, belki de en iyi şeydir. iyi bir şey de asla ölmez..."
afişindeki yagmur altında ellerini iki yana açmış haldeki resim aslında filmin kısa özetidir.özgürlüğün tadını cıkarmaktır yagmur altında dilediğince ıslanmak.ya da özgürlük aşkıdır dışkılar içinde 500 metre sürünmek.izlenmesi tekrar tekrar izlenmesi gereken filmdir.bana göre tek eksik satranç takımı için o kadar çabaladıktan sonra morgan freeman'la tim robbins'in satranç oynamasını görmemektir.
nefes alan her insanın özgürlüğün farkına varmasını sağlamak için izlemesi gereken bir filmdir esaretin bedeli. yaşamın içinde unuttuğumuz, farkında olamadığımız küçük şeylerin; hayata dair ve insani olan şeylerin farkına varmamızı sağlar bu film. ve etrafınız duvarlarla çevrili olsa da, zifiri karanlık olsa da heryanımız bizi ayakta tutabilecek tek şey umuttur. her ne kadar nietsche " ümit kötü bir hastalıktır çünkü işkenceyi uzatır" demiş olsa da ümidi olmayan bir insanın nefes almasının bir manası yoktur.
an itibariyle tv 8 de ekranda olan, sinemada doruk noktası, bir başyapıt.
(bkz: tekrar tekrar izlenebilecek filmler)
(bkz: tekrar tekrar izlenebilecek filmler)
dünyanın gelmiş geçmiş en iyi on filminden biri olarak kabul edilen filmdir aynı zamanda.
andy dufrsne' nin hapisanenin dışına çıktıktan sonra, sağnak yağış altındaki çamur deryasında kollarını havaya kaldırarak haykırdığı sahnenin yürek parçaldığı film.
özgürlüğün kutsal olduğunu, kimsenin başkasının özgürlüğü üzerine oyun oynayamayacağını anlatan 2 filmden biri. diğeri amistad' dır.
özgürlüğün kutsal olduğunu, kimsenin başkasının özgürlüğü üzerine oyun oynayamayacağını anlatan 2 filmden biri. diğeri amistad' dır.
kesinlikle dublajsız izlenmesi gereken frank darabont filmi.
izlediğim yaklaşık bin küsür filmden en beğendiğim ve şu an imdb top 250 listesinde "god father" dan sonra 2. sırada bulunan, herkesin kesinlikle izlemesi gereken, mükemmel bir hapishane filmidir. (tv de izlemenizi tavsiye ederim zira seslendirmeler çok güzel)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar