/636
şeyh gâlib'den :

"ey güzeller güzeli, yüzün mehtaba misâl,
her gören âşık olur, her bakan pervane hâl."
(bkz: #47130986)

sizin gibi vücudu sağlam olup ruhu bir o kadar da çürük insanlar için öyledir.
Belli özelliklerin yoksa yaşayamadığın güzel duygu. Ötesi yok.
nasibin en çetrefillisidir.

https://music.youtube.com...g&si=jRqfnXdBeifRapPD
Cennet azığı...

Üç şey seçtiler cennetten çıkarmak için:
Bir: Kelimeler.
iki: Aşk.
Üç: Annelik duygusu.
Kelimeleri Adem yanına aldı, annelik duygusunu taşımak Havva'ya kaldı.
Ama aşk çok ağırdı.
ikisinin de aşkı tek başına taşıması mümkün olmayınca, ikisinin zembili de aşkı bir başına kaldıramayınca, bölüştüler yükü.
Yarısını Adem sırtlandı, aşkın yarısı Havva'ya kaldı.

nazan Bekiroğlu
Aşk insanı güzelleştirir güçlendirir.

Zamanım geldi galiba yine yeniden.
bana en dogru versiyonu -aşıklar acısından- yogun hayranlık gibi gelen...
elif safak kitabı.

dinlemeyi bilene suskunlugun da dili vardır:

---spoiler---
Bundan uzun zaman önceydi. Bir roman düştü gönlüme. Aşk Şeriatı. Yazmaya cesaret edemedim. Dilim lal oldu, kalemimin ucu kör. Kırk fırın ekmek yemeye yolladım kendimi. Dünyayı dolaştım. insanlar tanıdım, hikâyeler topladım. Üzerinden çok bahar geçti. Fırınlarda ekmek kalmadı; ben hâlâ ham, hâlâ aşkta bir çocuk gibi toy...

"Hamuş" derdi Mevlâna kendine. Yani Suskun. Düşündün mü hiç, bir şairin, hem de nâmı dünyayı sarmış bir şairin, yani işi gücü, varlığı, kimliği ve hatta soluduğu hava bile kelimelerden müteşekkil olan ve elli binden fazla muhteşem dizeye imza atmış bir insanın, nasıl olup da kendine SUSKUN adını verdiğini?...

Kâinatın da tıpkı bizimki gibi nazenin bir kalbi ve düzenli bir kalp atışı var. Seneler var ki nereye gidersem gideyim o sesi dinledim. Her bir insanı Yaradan'ın emaneti saklı bir cevher addedip, anlattıklarına kulak verdim. Dinlemeyi sevdim. Cümleleri, kelimeleri ve harfleri... Oysa bana bu kitabı yazdıran şey som sessizlik oldu.

Mesnevi'yi şerh edenlerin çoğu bu ölümsüz eserin "b" harfiyle başladığına dikkat çeker. ilk kelimesi "Bişnev!"dir. Yani "Dinle!" Tesadüf mü dersin ismi "Suskun" olan bir şairin en kıymetli yapıtına "Dinle!" diye başlaması. Sahi, sessizlik dinlenebilir mi?

Bu romanda her bölüm aynı sessiz harfle başlar. "Neden?" diye sorma, ne olur. Cevabını sen bul. Ve kendine sakla.

Çünkü öyle hakikatler var ki bu yollarda, anlatırken bile sır kalmalı.

A. Z. Zahara Amsterdam, 2007

elif safak-ask

----spoiler----
günümüzde belli tip ve özelliklere sahip olamayanların yaşayamadığı, olanların yaşadığı, aslında herkesin yaşaması gerekirken ne yazık ki kısıtlanan güzel duygu.
aşk meşk olaylarında 2 yolunuz olan:
-ya kalp kırarsınız
-ya kalbiniz kırılır.
Sonsuz arzulama...
demet akalın'ın 2011 yazını kasıp kavuran şarkısı.

aşk her şeyi geride bırakır
en sevdiğim yanı hep önüne baktırır

düşünmeden geçmişi sildirir
bir bakmışsın ki iki yüzük seçtirir
düşünmeden yeniyi sevdirir
bir bakmışsın ki gelinlik giydirir

mutlu olan herkes el kaldırsın
kutla kutla kutla kutla
çekemeyen aramızdan ayrılsın
hızla hızla hızla hızla
Fromm' un nefis bir tanımı var, şöyle der:

"Aşk doğal bir şey değildir. Aksine disiplin, konsantrasyon, sabır, inanç ve narsisizmin üstesinden gelmeyi gerektirir. Bir his değil, bir uygulamadır."

modern dünyanın iş birliğine dair yarattığı tahribat ile sarıldığımız tekilliği bir kenara itip karşımızdakinin duygularına, istek ve ihtiyaçlarına zaman zaman kendimizinkileri göz ardı ederek yanıt verebilmek; beklentilerimizi gerçekçi bir seviyeye getirmek adına nevrozlarımızla savaşmak ve en nihayetinde alma-verme dengesinin sağlandığı bir ilişkide var olabilmek.. oldukça zorlu bir uygulamadır.
aşkın bir tanımı icin begendigin bedenlere hayalini kurdugun ruhları monte ediyorsun diyorlar.
ben bu tanımla hemfikir degilim.
hatta aşk bunun tam tersi bence.
bir adam veya kadın var mesela, vuruluyorsun, kafanda ona dair bilmedigin seyleri hayaline gore tamamlıyorsun.
sonra hayatına giriyor. kendi degisik tarafları, garip garip huyları, mukemmel tarafları, zaafları vs ile kafanda canlandırdıgından bambaska biri cıkıyor. ama sen ısrarla bu yeni tanıstıgın adama ya da kadına hayranlık duyuyor, onunla cehennemi bile kimseyle cennete degismiyorsun.
aşk bence sevebilecegin insana dair butun checklistleri taruman eden bir sey.
sadece o ve o oldugu icin.. buyuk hayranlıkla..
cok basic bir tanımı var.

-insanın baskalarıyla sevisme sansı olmasına ragmen hep ısrarla onunla sevismeyi secmesine aşk deniyordu.
orhan pamuk
(bkz: mauro icardi)
sevgi kelimesinin eş değil yakın anlamlısı.
ne güzel şeysin sen.
başımı döndüren.

günümüzde artık anlamını yitirdi. herkes başka şeylerin arayışında.
"Başkalarının aşklarıyla başlıyor hayatımız
Ve devam ediyor başkalarının hınçlarıyla"
( ismet özel - bir yusuf masalı )
aşık olunan kadından tam 3525 kilometre uzakta, hasretinden yutkunurken boğazının düğümlenmesiymiş. ya.. ergenliğimde anneme ben aşık olmam derken, oğlum karşına öyle bir kadın çıkar ki neye uğradığını şaşırırsın demişti. bu kadar güçlü bir duygu olduğunu bilmiyordum. insan kimyasıyla bu kadar oynadığını bilmiyordum. bir kadının teninin kokusunu özleyebileceğimi bilmiyordum. bunu da yaşamış olduk.
"Hayatımın en mutlu aniymis bilmiyordum" masumiyet müzesi kitabındaki ilk cümle gibi , hissedilen bir an dir.
görsel
edebiyatçıların para kazanmak için hayal ettiği bir boşluk, üstelik boşluktaki kara delikten daha karanlık.

inanmayın, sevmeye çalışın.
Benim sağlayamayacağım duygusal bir bağlam gerektiriyor. Fakirim diye sanırım.
Bakın arkadaşlar bu yazacağım şeyleri evet hayata tamamen rasyonel bakmasıyla tanınan “phileo sophia “olarak yazacağım

Arkadaşlar aşk denilen bir duygu var ten uyumunu, kafa uyumunu dibine kadar hissettiğiniz öpmeye koklamaya doyamadığınız yanından ayrıldığınız saniye özlemeye başladığınız çok değişik bir duygu, his bu. Dünyayı çekilir kılan nadir şeylerden birisi bence bu hissi yaşadığınız kadınla sevişmek öpmek dokunmak hatta ellerini tutmak bile çok başka bir hissiyat.

Ama olmayınca bazı şeyler olmuyor işte.
ben hayatta bir kere aşık olunurculardan değilim.
her aşk kendine has bence.
ama bugün itibariyle ne hissettirdiğini anlatabilirim.
sanki biz kundaktan beri berabermisiz gibi bı hissiyat. öyle tanıdık.. öyle benden..
iletişimin yağ gibi akması. öyle doğal. öyle aynı frekanstan.
birbirine acayip bir manevi güç vermek. mutlandirmak.
biraz heyecan. biraz huzur. salıncağı başkası kapacak korkusuyla hep başında beklemek biraz. ama biraz da özgürlük. kişisel alanlara saygı.
iç huzuru. tek eşlilik. sadakat. bunların doğal ve kolay bir şekilde yerini alması hayatta.
hayatımda tanidugim bana en benzeyen adam olması.
muhabbetin hiç bitmemesi.
dokunduğunda içinin titremesi.
güvenmek. inanmak. görmek. gorulmek. anlamak. anlaşılmak. çok aşk. çok sevgi.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar
© copyright 2005 - 2026