bugün
- chp'nin hali ne olacak30
- insan olmaya çeyrek kala5
- kayyum kemal8
- gocu36
- her evde en az iki araba olması3
- favori manifest kızınız4
- 9 haziran 2026 kk'nın ayaklanma çağrısı ithamı7
- kuzen evliliği6
- tai lung11
- ay pardon diyen erkek3
- diamond bosphoruss denen yazar22
- sedat pekmez24
- doğu görevinde kürtlerin türklere yaptığı mobbing6
- zall buraya bak aslanım7
- dilek imamoğlu ndan müdahaleye tepki2
- sözlükte erkekleri taciz eden kızlar tam liste7
- yaz geldi askılı giyen hatunlar çoğaldı5
- özgür özel'in yargı mensuplarına çete demesi2
- dirilse konserine gidilecek sanatçı4
- kürtçülük yapan komünist5
- evleneceğiniz yazarı neye göre seçersiniz15
- latte içen erkeğin vurdurduğu gerçeği5
- kemal kılıçdaroğlu20
- maç izlemenin çok saçma olması5
- sözlükte erkekleri istemiyoruz24
- hem ahmet kayacı hem atatürkçü olmak22
- swinger3
- kalın bacaklı kadın çekiciliği4
- yagmurcu7
- çaylak edildim diye ağlayan troll8
- başarılı sigara bırakma teknikleri4
- yazarların on üzerinden komiklikleri46
- şimdiye çekilmiş en iyi dini film3
- tarihte kürşad diye birinin hiç yaşamaması10
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle65
- 9 haziran 2026 kılıçdaroğlu'nun ihraç açıklaması2
- cesur olmak3
- çaylak ettiğiniz yazarın göz yaşlarıyla eğlenmek7
- düşük göz kapaklı gözler4
- ankara nın en berbat semti2
- arkadaşla buluşmak2
- insan olmaya ceyrek kala5
- günün şiiri8
- taze kekik4
- sizi ciddiye alamam vs herhangi bir yazar2
- en sevdiğiniz müzik türü2
- sessiz insanların çok gözlem yapması5
- salata tarifleri2
- aziz yıldırım'ın fetö ile mücadelesi7
- abdullah öcalan'ın kürt kadınlarına hakaret etmesi5
hayat bazen bir anlık karşılaşmalarla değişir. benim hikayem de tam olarak böyle başladı. şu an 20 yaşındayım ama anlatacağım olaylar lise yıllarıma, beni bambaşka biri yapan o döneme ait.
sınıfta yeni bir okula naklim çıktı. küçük bir ilçede yaşadığım için, buradaki herkes birbirini tanıyordu. benim içinse her şey yeniydi. okula alışmaya çalışırken muhammed adında biriyle arkadaş oldum. hâlâ da dostluğumuz devam eder. o zamanlar muhammed'le her teneffüs bahçeye çıkar, goygoy yapar, milletle dalga geçerdik. tipik lise muhabbetleri işte…
bir gün, tam da böyle bir teneffüste, gözüm bir kıza takıldı. 1.60 boylarında, sarışın… o zamanlar farkında değildim ama inanılmaz güzel bir kızdı. yanında sevgilisi vardı ve her gördüğümde içimde anlamlandıramadığım bir his oluşuyordu. kıskançlık mı, sinir mi bilmiyorum ama ona karşı bir şeyler hissediyordum. her teneffüs onu gördükçe kendimi onu eleştirirken buluyordum: "bu nasıl bir kız ya?" ama asıl anlamadığım şey, neden sürekli ona dikkat ettiğimdi.
ben d şubesindeydim, o ise a şubesinde. aramızda herhangi bir etkileşim bile yoktu. ama hayat, bazen hiç beklemediğin sürprizler yapar.
o sıralar hayatımda büyük bir değişim yaşıyordum. 9. sınıfa kadar asosyal, gözlüklü, yazılımla ilgilenen bir tiptim. bir kere hoşlandığım biri olmuştu ama hüsranla sonuçlanmıştı. 10. sınıfın ikinci dönemine girerken spora başladım ve özgüvenim inanılmaz derecede arttı. artık her ortama daha rahat girip çıkabiliyordum. ve tam da bu dönemde sınıflar değişti.
ben artık a şubesindeydim.
o günü hiç unutmuyorum. cuma günü sonuçlar açıklandı ve sınıfa adım attım. keşke o kapıdan hiç girmeseydim diyorum bazen, çünkü içeriye adım attığım an hayatım değişti.
sınıfta tanıştığım ilk insanlardan biri ela oldu. ama bu tanışma, sıradan bir merhaba ile başlamadı. aksine, inanılmaz bir zıtlaşmayla, tartışmalarla… sürekli atışıyorduk. birbirimize su fırlatıyor, şakalar yapıyor, resmen okulun altını üstüne getiriyorduk. öyle ki, bir keresinde onun çantasını klozete bile sokmuştum! o da bana karşı boş durmuyordu, her fırsatta uğraşıyordu.
ama farkında olmadan bir oyunun içindeydik. bir gün yine tartışırken ona pat diye "sen benden hoşlanıyorsun!" dedim. o da hemen karşılık verdi: "ne hoşlanacağım senden! asıl sen benden hoşlanıyorsun!"
bu defa bunun kavgasını etmeye başladık. ama içten içe ikimiz de bir şeylerin değiştiğini hissediyorduk.
günler geçti, biz hâlâ birbirimizle uğraşıyorduk ama bu uğraşlar artık farklı bir anlam taşıyordu. sonra bir gün okulda deneme sınavı yapıldı. ela, sonuçlarından dolayı üzülmüş, sınıfta ağlıyordu. onu o halde görünce içim burkuldu. onca kavga, şaka, atışma… bunların hiçbiri önemli değildi o an.
herkesin önünde yanına gittim. bluzumun ucunu elime getirip gözyaşlarını sildim. "sen aptal bir kız değilsin, düzelteceksin. bu dünyanın sonu değil." dedim.
ela'nın arkadaşlarının o an aralarında fısıldaşarak beni övdüklerini fark ettim. o bakışları hissettim. ama en önemlisi, ela’nın gözlerindeki ifadeydi. o anı düşündüğümde hâlâ kalbim hızlanır.
birkaç gün sonra, okul bir sinema gezisi düzenledi. film avatar 2 idi.
geziden bir gün önce, ela beklenmedik bir teklifte bulundu:
"gel, bizimkilerle takıl. anlaşırsınız zaten, beraber vakit geçiririz."
bu sözleri duyduğumda içimde bir şeylerin kıpırdadığını hissettim. artık ela'ya gerçekten farklı bir gözle bakıyordum. eskiden sadece inatlaşmalar vardı, ama şimdi her an onunla olmayı istiyordum.
gezi günü sabah uyandım, okula gittik ve servislere bindik. ama moralim bozuldu, çünkü ben ikinci servisteydim, ela ise birincideydi. yol boyunca aklım ondaydı. avm’ye vardığımızda önce arkadaşlarımla yemek yedim, çünkü onlara söz vermiştim. ama sabırsızlanıyordum, hemen ela’nın yanına geçtim.
sohbet ettik, güldük, şakalaştık derken sinema salonuna girdik. yanına oturdum. ışıklar kapandı, loş ışıklar açıldı. içimde bir cesaret yükseldi. kalbim deli gibi atıyordu.
ela'ya döndüm, gözlerinin içine baktım ve hiç düşünmeden söyledim:
"ben senden hoşlanıyorum. benimle çıkar mısın?"
elini tuttum.
ela bir an şaşırdı. beklemiyordu. sonra tuttuğum elini diğer eliyle kapattı, bana baktı ve hafifçe gülümsedi:
"süründürsem mi, yoksa hemen kabul mü etsem?"
güldü… ve kabul etti.
o an, herşeye değerdi gerçekten herşeyime değerdi
(aşırı yazarlık bir tecrübem yok geçen olayların tamamı birebir bana şahsıma aittir noktalama işaretleri anlam bozuklukları var bazı yerlerde onların kusuruna bakmayın chatgpt ile düzeltebildim burda 4 yıllık bir hikaye yatıyor etkileşim alırsa düzenleyip düzenletyip eklerim çünkü hayatımı alt üst eden hikayeyi birilerine anlatmak içimi dökmek istiyorum artık dipnot=hikayede geçen isimler değiştirilmiştir gerçek bir karşılığı yoktur)
sınıfta yeni bir okula naklim çıktı. küçük bir ilçede yaşadığım için, buradaki herkes birbirini tanıyordu. benim içinse her şey yeniydi. okula alışmaya çalışırken muhammed adında biriyle arkadaş oldum. hâlâ da dostluğumuz devam eder. o zamanlar muhammed'le her teneffüs bahçeye çıkar, goygoy yapar, milletle dalga geçerdik. tipik lise muhabbetleri işte…
bir gün, tam da böyle bir teneffüste, gözüm bir kıza takıldı. 1.60 boylarında, sarışın… o zamanlar farkında değildim ama inanılmaz güzel bir kızdı. yanında sevgilisi vardı ve her gördüğümde içimde anlamlandıramadığım bir his oluşuyordu. kıskançlık mı, sinir mi bilmiyorum ama ona karşı bir şeyler hissediyordum. her teneffüs onu gördükçe kendimi onu eleştirirken buluyordum: "bu nasıl bir kız ya?" ama asıl anlamadığım şey, neden sürekli ona dikkat ettiğimdi.
ben d şubesindeydim, o ise a şubesinde. aramızda herhangi bir etkileşim bile yoktu. ama hayat, bazen hiç beklemediğin sürprizler yapar.
o sıralar hayatımda büyük bir değişim yaşıyordum. 9. sınıfa kadar asosyal, gözlüklü, yazılımla ilgilenen bir tiptim. bir kere hoşlandığım biri olmuştu ama hüsranla sonuçlanmıştı. 10. sınıfın ikinci dönemine girerken spora başladım ve özgüvenim inanılmaz derecede arttı. artık her ortama daha rahat girip çıkabiliyordum. ve tam da bu dönemde sınıflar değişti.
ben artık a şubesindeydim.
o günü hiç unutmuyorum. cuma günü sonuçlar açıklandı ve sınıfa adım attım. keşke o kapıdan hiç girmeseydim diyorum bazen, çünkü içeriye adım attığım an hayatım değişti.
sınıfta tanıştığım ilk insanlardan biri ela oldu. ama bu tanışma, sıradan bir merhaba ile başlamadı. aksine, inanılmaz bir zıtlaşmayla, tartışmalarla… sürekli atışıyorduk. birbirimize su fırlatıyor, şakalar yapıyor, resmen okulun altını üstüne getiriyorduk. öyle ki, bir keresinde onun çantasını klozete bile sokmuştum! o da bana karşı boş durmuyordu, her fırsatta uğraşıyordu.
ama farkında olmadan bir oyunun içindeydik. bir gün yine tartışırken ona pat diye "sen benden hoşlanıyorsun!" dedim. o da hemen karşılık verdi: "ne hoşlanacağım senden! asıl sen benden hoşlanıyorsun!"
bu defa bunun kavgasını etmeye başladık. ama içten içe ikimiz de bir şeylerin değiştiğini hissediyorduk.
günler geçti, biz hâlâ birbirimizle uğraşıyorduk ama bu uğraşlar artık farklı bir anlam taşıyordu. sonra bir gün okulda deneme sınavı yapıldı. ela, sonuçlarından dolayı üzülmüş, sınıfta ağlıyordu. onu o halde görünce içim burkuldu. onca kavga, şaka, atışma… bunların hiçbiri önemli değildi o an.
herkesin önünde yanına gittim. bluzumun ucunu elime getirip gözyaşlarını sildim. "sen aptal bir kız değilsin, düzelteceksin. bu dünyanın sonu değil." dedim.
ela'nın arkadaşlarının o an aralarında fısıldaşarak beni övdüklerini fark ettim. o bakışları hissettim. ama en önemlisi, ela’nın gözlerindeki ifadeydi. o anı düşündüğümde hâlâ kalbim hızlanır.
birkaç gün sonra, okul bir sinema gezisi düzenledi. film avatar 2 idi.
geziden bir gün önce, ela beklenmedik bir teklifte bulundu:
"gel, bizimkilerle takıl. anlaşırsınız zaten, beraber vakit geçiririz."
bu sözleri duyduğumda içimde bir şeylerin kıpırdadığını hissettim. artık ela'ya gerçekten farklı bir gözle bakıyordum. eskiden sadece inatlaşmalar vardı, ama şimdi her an onunla olmayı istiyordum.
gezi günü sabah uyandım, okula gittik ve servislere bindik. ama moralim bozuldu, çünkü ben ikinci servisteydim, ela ise birincideydi. yol boyunca aklım ondaydı. avm’ye vardığımızda önce arkadaşlarımla yemek yedim, çünkü onlara söz vermiştim. ama sabırsızlanıyordum, hemen ela’nın yanına geçtim.
sohbet ettik, güldük, şakalaştık derken sinema salonuna girdik. yanına oturdum. ışıklar kapandı, loş ışıklar açıldı. içimde bir cesaret yükseldi. kalbim deli gibi atıyordu.
ela'ya döndüm, gözlerinin içine baktım ve hiç düşünmeden söyledim:
"ben senden hoşlanıyorum. benimle çıkar mısın?"
elini tuttum.
ela bir an şaşırdı. beklemiyordu. sonra tuttuğum elini diğer eliyle kapattı, bana baktı ve hafifçe gülümsedi:
"süründürsem mi, yoksa hemen kabul mü etsem?"
güldü… ve kabul etti.
o an, herşeye değerdi gerçekten herşeyime değerdi
(aşırı yazarlık bir tecrübem yok geçen olayların tamamı birebir bana şahsıma aittir noktalama işaretleri anlam bozuklukları var bazı yerlerde onların kusuruna bakmayın chatgpt ile düzeltebildim burda 4 yıllık bir hikaye yatıyor etkileşim alırsa düzenleyip düzenletyip eklerim çünkü hayatımı alt üst eden hikayeyi birilerine anlatmak içimi dökmek istiyorum artık dipnot=hikayede geçen isimler değiştirilmiştir gerçek bir karşılığı yoktur)
Gündemdeki Haberler
güncel Önemli Başlıklar
