bugün

/636
bir nevi bedensel engeldir. ömrün boyunca izini taşırsın.
insanların çok abarttığı mevzu.
Duyguların geçici kalkışma halidir.
Birine karşı içinizde garip bir his olur ya adını koyamazsınız , ne sevgi denir o hisse ne hoşlantı daha öte bir şey gibi. Ama tek bildiğiniz şey vardır o yanınızda olunca mutlusunuz işte aşk budur adını koyamadığınız o gereksiz mutluluk, rahatlama hissi.
görsel
Sev dedim de sevmedi
Bana boyun eğmedi
Ölüyorum dedim de
Bir öpücük vermedi
Sararmışım solmuşum
Ben güzele vurulmuşum
Kuş dili bilmezken
Şimdi bülbül olmuşum
Her daim hayal ederim
Belki bi gün sevgilin olurum
Aşkımda inat ederim
istemesem de senin olurum
Böyle teessüf ederim.
uzun zamandır hissetmediğim bi duyguydu, insanın içindeki heyecan ve kıpırdanma güzel bir şey.
beraber aynı dili konuşabildiğin bir insan olunca üremeden başka şeylerde yapabiliyorsun, sana sürekli üremek siteyenler denk geldiyse senin adına üzgünüm.
Yaşam ve ölüm arasındaki ince çizgidir.
Hastalıktır. Aman yarabbim uzak olsundur.
kavuşamayanların içinde dinmeyecek sevgi türü.*
Bugüne kadar başıma iki kez gelmiş dünyanın en güzel duygusu.

Bir daha geleceğini sanmıyorum.
Yaşam ve ölüm arasındaki ince çizgi. Ya mutlu olup yaşıyorsun yada ego altında kalıp ölüyorsun.
aşk mı o beni öldürür usta.
Yaşam ile ölüm arasındaki ince çizgi olan bir duygudur. Hayranlık ile karıştırılmaması gerekir, bir insana karşı hayranlık beslersen bu daha kolaydır ancak aşk dediğin zaman ya yaşar ya ölürsün.
çok genç bi kızken bir kaç kez aşık olmuşumdur. Gerçi ondan da pek emin değilim. Belki aşk değildi. Ama ölmeden önce, şöyle sırılsıklam aşık olmak istiyorum.
3 bilemedin 4 kere olmuşumdur onlarda da böyle oldum bittim geberdim hiç olmadı sorun çıktığında hep kendimi seçtim.

Galiba bu hayatta en çok kendimi seviyorum.
ben ne oldugunu bilmiyorum. gercekten. sadece devre dısı olan mantıgımı biliyorum.
o kadar sacmalamısımdır ki ask icin hayatımda.

intihar denemem de oldu.
akıl hastanesine de kapatıldım.
yemeden icmeden de aylarca kesildim.
birkac yıl depresyona girip sadece uyudum da.
hala ne oldugunu cozemedim.

hemfikir oldugum tek olay su:
bir sözuyle bahtiyar
bir sozuyle ihtiyar oluyorsun.

bunu anlayabildim simdilik.
ve tanrı şöyle buyurdu;

aşkı başlatan arzu, muhafaza eden sempatidir. dost olamadığın insanla, gönül bağın da olmaz.
Herkes elindeki aşkı başkasının cebinde kaybediyor ama kimse kendinde bırakılanı görmüyor.
aşk, ışıktır...
aşk, vermek, karşılıksız vermek, karşılığında kendini kaybetmek ve bu kaybetmekte tarifsiz olan benini bulmaktır...
aşkı bilmek lazım; bilmek başka, bildiğini sandığını bilmek başka!...

salih mirzabeyoğlu - tilki günlüğü 2 sf:32
Emek verilmesi gereken bir duygu ama herkes onu böyle görmüyor.
Artık söylemiyorlar çünkü artık tweetler yüksek yerlerden belirleniyor.
aşkla kale kapısı yıkılırmış, inandım.
Kale kapısı!..
gel de, kale kapısı üzerine konmuş sinek faaliyetleriyle, Fatih’in torunları olduklarını söyleyenlerin durumunu seyret.

salih mirzabeyoğlu - yaşamayı deneme
mükemmel bi şey. fırsatı olan aşık olsun

Gözlerim doluyor Aşkının şiddetinden Ağlamak istiyorum
Yıldızlar tutuşurken, Gecelerin şehvetinden Kendimden taşıyorum..
© copyright 2005 - 2026