entry'ler (6703)

bugün

yemegim vardı. kahvem vardı. sigaram vardı. ağrım yoktu. benim için yeterli;)

hint fakirinden afrika fakirine gectim arkadaslar. ihih.
yarına allah kerim. günü kurtardım mı yeter;)

soğumak

yani senin de bana cok meraklı olmadıgını, gorev icabı takıldıgını biliyorum tabi.
oyle olmasa zaten yalandan istiyor gibi yapmazdın. aksiyon alırdın.
ben kendi tarafımı anlatıcam:

seni ilk gordugumde cok yakısıklı, cok beyfendi bir adam oldugunu dusundum. ve bilgili oldugunu. konulara cok hakim oldugunu. ustune hem eglenceli hem efendi oldugunu.
senin yakınında olmak cok guvende hissettiriyordu ve cok konforlu. birinin usudugunu gorup ceketini vermesi gibi detaylar cok kıymetli bence.
sonra zaman gecmeye basladı. ben beklemeye, sen gelmemeye basladın. yıllarca bekledikten sonra icimdeki heves söndü.
birkac yıl sonra da iyice paracı bir dille benle irtibat kurmaya kalktın. iyice sogudum.

boyle benim tarafımda olaylar.

sankritçe

valla bilemiyorum.
evrenin gizli bir dili var kesinlikle.
iki uc aydır işssizim. ruyamda balık yedigimi, entrecote yedigimi, kebap yedigimi filan goruyorum her gün. allah allah o kadar da ac degilim ama diye dusunuyorum.
bu sabah uyandıktan sonra biraz sekerleme yaptım. rüyamda cok yakısıklı bir adamla atesli bir sevisme gordum ilk defa iki uc ay sonra. abazan da degilimdir. ihih.
gel de sankritceye inanma;)

bir kadına söylenebilecek en güzel şey

-sana dair en sevdigim şey tuttugunu koparman. senin bu dunyada isteyip de basaramayacagın şey yok.

tatlış sevgilim bir zamanlar hayrandı bana!)

bir erkekten duyulan en iyi iltifat

-tanısıtıgım hicbir kadın senin tırnağın olamaz-simdilik-...

;)))

aşıktı da bi zamanlar bana.

doğu batı sentezi

ben amin maaloof gibi, herman hess gibi, henry james, halil cibran gibi cok kulturlu yazarları seviyorum en cok.
bence dogu batı savası ve dusmanlıgını politakacılara bırakalım.
biz daha iyisini yapabiriz;
sentezle scooty;)

sadece 1 meyve seçme hakkı olsa seçilecek meyve

askım da degisebilir, gerceklerim de;:)
su an icin 'kendini karpuz sanan kavun'
varolussal sıkıntıları var.
cözicez inşallah;)
hristiyan mahallesinde tespih satmaya calısıyor.
sonra musluman mahallesinde salyangoz satmaya calısıyor.
sonra da gelip bana bunca karpuz varken neden ben dşye soruyor şapşik;)
senden bi tane daha bulamam olm ben.
numuneliksin.
deli;)

hata yapmak

bir iki ay evveldi.
pembe tencere almak icin tutturdum. ve magazadaki gorevlililer almamam icin butun zorlukları cıkardılar. inat ettim. bi saat suren munakasa sonunda aldım tencereleri.
bi an iyi bi fikir gibi gelmişti.
ama sonra cesitli acılardan olayı dusununce ve anlayınca iyi bir fikir olmadını anladım.
uzgunum. rica ediyorum konuyu acıp acıp uzatmayalım daha fazla. dogru zamanda konu kapatmak da buyukluktur.
bi hafta sonra gidip beyaz tencere seti aldım zaten. onlarla cok iyiyiz;)

temas bağımlılığı

no! no!! no!!!

sevmiyorum temas eden insanları. biraz mesafe.

ha tabi eşime temas bagımlısıyım. onu ayrı tutuyorum.

2026 öğrenci affı

canım cigerim bı kız arkadasım doktorasını almıs bugun. cok sevindim. bana da ilham oldu.
gaza geldim. cok cabuk gaza gelirim zaten, heycanlı bi insanım.

belki af cıkarsa ben de bi şeyler yaparım bu sene;)

sözlükçülerin parfümleri

son bir haftadır dior-addicted kullanıyorum.
cok karakterli bi koku. seven cok sever. sevmeyen nefret eder.
zevk meselesi;)

bir kadından duyulacak en güzel söz

evet, kundaktan basladık, son bes seneye geldik sonunda;)

-aysun: biraz tombiksin son donemde. ama icinde o kadar narin ve zarif bir kadın var ki..

eskisi kadar bakımlı olmadıgımdan sikayet ettigimde:
-betül: bana hala cok bakımlı ve ozenli geliyorsun. ne zaman bulussak hafif makyajın var, ojen, ozenli kıyafetlerin, aksesuarların. kendinden daha fazla ne bekliyorsun ki? illa agır makyaj ve fön gerekmiyor bakımlı olmak icin.

yine betül:
-bizim senle kafamız değişik calısıyor. onlar gibi degiliz. arkadasım oldugun icin mutluyum.

yolluk

aslında gurur kırıcı, onur kırıcı, kalp kırıcı bi olay da idare ediyoruz.
hayatımız idare ederek geciyor zaten:(
bir tane bira yetmedi bana, sen yola ikinciyi sar..
sen hwr gun ona bira servisi yapsan, 365.gun yollugun geldigi gunden konusur.

evli erkeklerin kadınlara daha çekici gelmesi

illa her seyi anlatıracaksınız.
cunku acayip septik beyinlerimiz var.
beni guvensizliklerinizle cok yoruyorsunuz.

bana cekici gelmiyor.
ben evli oldugunu duyunca hep mesafeliyimdir.
sınırımı aşmam.

yapmamak

yapmıcam. ne munasebet.

bende guilty pleasure yok. allah boyle yaratmıs. gururla sevgilimin elini tutmak varken ne baskasının elini tutucam?

iltifat mı hakaret mi belli olmayan kelimeler

-ı admire u who always wants to go on an adventure even thpugh u dont know how to get a ride;)

triangle of sadness

ben boyle filmleri onemsiyorum.
yatlı katlı konaklı holdingli filmleri de cok severim, yalan yok.
ama triangle of sadness gibi filmlerden az var. o yuzden cok kıymetli.

bir ucak kazası sonucu ıssız adaya duserler. ve orada tum title lar sıfırlanır.
mesela onca patronun arasında tatlı temizlikci kadın ates yakmayı bilen tek insandır;)

ayrıcalık

tabi ki her insanı özel hissettirir.
ama bana kimse göstermez. o yuzden bilmiyorum. pek deneyimlemedim. guzel bi şeydir heralde;)

bana tersten ayrıcalık uygulanıyor. her seyin en zor ve en ugrastırıcı versiyonunu reva goruyorlar hep sagolsunlar;)

asalet vs masumluk

evet cok alakasız iki versus gibi duran.
anlatacagım:

mesela bir kadın dusun. gorgulu. bilgili. asil. iyi egitimler almıs. dunyayı gezmis. görmüş gecirmis. deneyimli.

baska bir kadın dusun. koylu kadını. cok masum. cok saf. cok iyi. dunyanın cahili. oyle dogal ve icten. oyle tatlı sevimli.

diyecegim hepimizin kendi artıları, guzellikleri var.
kendinizi sevin. kendinize saygı duyun. her kimseniz.

mrs harris goes to paris

bu filmi bana dunyada en kıymet verdigim admlardan biri tavsiye etti.
ve ben izleyince ona küstüm.
cünkü prenses olarak paris e gitmek varken hizmetci olarak gpturmek agır geliyor.
halbuki filmin cok tatlı bir mesajı var.
bir ingiliz hizmetcinin, bayan harris in para biriktirip kendine paris e gidip dior dan bir balo elbisesi alması.
hayalini gerceklestirmesi.
ve bunu yaparken etrafa iyilik, guzellik ve umut sacması, dunya tatlısı olması.

cici annemin dedigi gibi:
-hayallerine hep inan. cunku sen onlara inanmazsan kim inanacak? ;)
© copyright 2005 - 2026