bugün

entry'ler (6690)

evli erkeklerin kadınlara daha çekici gelmesi

illa her seyi anlatıracaksınız.
cunku acayip septik beyinlerimiz var.
beni guvensizliklerinizle cok yoruyorsunuz.

bana cekici gelmiyor.
ben evli oldugunu duyunca hep mesafeliyimdir.
sınırımı aşmam.

yapmamak

yapmıcam. ne munasebet.

bende guilty pleasure yok. allah boyle yaratmıs. gururla sevgilimin elini tutmak varken ne baskasının elini tutucam?

iltifat mı hakaret mi belli olmayan kelimeler

-ı admire u who always wants to go on an adventure even thpugh u dont know how to get a ride;)

triangle of sadness

ben boyle filmleri onemsiyorum.
yatlı katlı konaklı holdingli filmleri de cok severim, yalan yok.
ama triangle of sadness gibi filmlerden az var. o yuzden cok kıymetli.

bir ucak kazası sonucu ıssız adaya duserler. ve orada tum title lar sıfırlanır.
mesela onca patronun arasında tatlı temizlikci kadın ates yakmayı bilen tek insandır;)

ayrıcalık

tabi ki her insanı özel hissettirir.
ama bana kimse göstermez. o yuzden bilmiyorum. pek deneyimlemedim. guzel bi şeydir heralde;)

bana tersten ayrıcalık uygulanıyor. her seyin en zor ve en ugrastırıcı versiyonunu reva goruyorlar hep sagolsunlar;)

asalet vs masumluk

evet cok alakasız iki versus gibi duran.
anlatacagım:

mesela bir kadın dusun. gorgulu. bilgili. asil. iyi egitimler almıs. dunyayı gezmis. görmüş gecirmis. deneyimli.

baska bir kadın dusun. koylu kadını. cok masum. cok saf. cok iyi. dunyanın cahili. oyle dogal ve icten. oyle tatlı sevimli.

diyecegim hepimizin kendi artıları, guzellikleri var.
kendinizi sevin. kendinize saygı duyun. her kimseniz.

mrs harris goes to paris

bu filmi bana dunyada en kıymet verdigim admlardan biri tavsiye etti.
ve ben izleyince ona küstüm.
cünkü prenses olarak paris e gitmek varken hizmetci olarak gpturmek agır geliyor.
halbuki filmin cok tatlı bir mesajı var.
bir ingiliz hizmetcinin, bayan harris in para biriktirip kendine paris e gidip dior dan bir balo elbisesi alması.
hayalini gerceklestirmesi.
ve bunu yaparken etrafa iyilik, guzellik ve umut sacması, dunya tatlısı olması.

cici annemin dedigi gibi:
-hayallerine hep inan. cunku sen onlara inanmazsan kim inanacak? ;)

melodram

-belki bir gün son şansın yanından yürüyüp gitti. ve sen onu fark etmedin..

ne bilim ya arada boyumdan buyuk dertler edinip hobi olarak bunalıma giriyorum;) ben kış uykusundayken de hepiniz partiliyorusunuz, di mi? adiler! serefsizler!! ihih.

kendini üç kelime ile tanımla

sadık, iyi kalpli, neşeli

eskiden olsa:

idealist, zeki, güzel.

meral akşener

birkac sene onceydi. ben de son seneler hep birbirine karısıyor.
karısık durumlar vardı.
soyle bir acıklama yaptı:
-halk devlete guvenecek. halktan devlete guvenini alma.

hay agzınla bin yasa, alnından öpicem demiştim.

catlasak da patlasak da polisimize, askerimize, doktorumuza, hakimimize, savcımıza, ogretmenimize, millet vekilimize, devlet buyuklerimize sıgınıcaz dönüp dolasıp.

açlık

ben turistik gezi gibi dusunuyorum.
simdi hint fakiri oldum mesela;)
21.yuzyılda istanbul un ortasında açlıktan ölürsem cok degişik bir rekor kırdı diye guiness rekorlar kitabına alırlar bence beni.
giderayak unlu olurum. ihih.

yaran diyaloglar

saatimin pili bitmişti. saatciye gittim. pilini degiştirdiler:

-cici kadın: bi sene garantisi var
-ben: bes sene garanti yapamaz mısınız? anlamıyorsunuz. benim için cok onemli.
-cici kadın: cok isterdim ama benim yetkim dahilinde degil.

komik degil. tamam. hayat da komik bi şey degil zaten.

cesur

bir turevini eksisozlukte ilk nickim olarak almıstım zamanında.
o zamanlar 20 yasındaydım. hem ezilenlerin haklarını, hem kadın haklarını onemsiyordum.
arkadas dedi ki kullanmıyorsun bu nicki. bana ver. kullanmadan verdim.
bana dedi ki soyle fransızca ingilizce bir nick olsaydı daha iyi degil miydi?
25 sene sonra, anlıyor musun neden "cesur"?

en güzel sevişme

aslında ikiniz de profesyonel sevişiciyken -evet, profesyonel sevişici- heyecandan elinin ayagına dolastıgı, kalplerin cıkacak gibi attıgı, cok coskulu, cok masum ve cok amatör sevisme olabilir bence;)

akşam bize gelsene film falan izleriz

red flag.
kendi filmini cekmek istiyor;)
kacın cabuk.

bir kadından duyulacak en güzel söz

bende fil hafızası var. unutmuyor. 30 seneki olayları bile unutmuyor.
kız kıza kolay kolay iltifat etmez. o yuzden bu iltifatları samimi buluyorum:

1-ilkokul. yasemin. su an bankacı. bi gun dedi ki nasıl her sınavdan yıldızlı bes almayı basarıyorsun?
2-ortaokul. nilay. psikiyatr simdi. dedi ki senin kadar arkadas canlısını gormedim, bes dakikada arkadas ediniyorsun. 25 yasındayken de hayatımda tanıdıgım en zeki kızlardan birisin dedi.
3-lise son. amerika. monica. italyan. kendisi kimya muhendisi simdi. dedi ki senden eglence kadar bilginin de onemini ogrendim. maria. şilili. dedi ki bu kadar heycanlı bir insan olmanı seviyorum, her ne kadar tezcanlılıgın bizi maceradan maceraya surukleyip tatlı belalar olsa da.
4-universite. paris yılları. tugce. cok saglam bir ozguvenin var dedi. amy, amerikalı, nasıl hep bu kadar guzel kokuyorsun dedi. nina, kanadalı, nasıl hep boyle bakımlısın dedi. lorenne. fransız. cok guzel ve cok akıllısın dedi.
5-universite yılları. turkiye. ezgi. hep süslüsün sen dedi. kendisi avukat. ozge, universitede hoca, senden zekisi var mı dedi. gizem. ogretmen. hayatımda tanıdıgım en cesur kızsın dedi.
6-30 yas. lale. doktor. hem kitaplardan hem duygulardan ve hayattan en cok senle konusabiliyorum, sendencok sey ogreniyorum dedi.
7-30 yas. irem. kafanı seviyorum, kafan kafama benziyor dedi.
8-35 yas. burcu. mimar. hayatımda tanıdıgım en iyimser kadınsın dedi.
9-lise. duygu. cok guvenilirsin.
10-aycan. lise universite ve sonrası. neşesini en sevdigim kadınsın.
11-40 yas. burcu. avukat. hayatımda tanıdıgım en güclü kadınsın.

ilk aklıma bunlar geldi;)

net

100 netle asil, 91-93-95 netle yedek olursun;)
91 netle asil, 80 netle yedek;
80 netle asil, 70 netle yedek oldugun yerler de vardır.

her sey bir kaydırmaya bakar.

kendin hakkında bir entry bırak

bana dair insanların en cok topa tutmayı sevdigi şey neşem.
bir insan hep boyle mutlu olamaz, ne kadar yapmacık bir insan diyen var.
beni kandıramazsın, gözlerinin ardındaki huznu goruyorum diyen var.
bas tiyatrocusun diyen.
evde tek basına kalınca aglayan palyacosun diyenler var.

sanatsal yorumlarınız icin tesekkurler.
very poetic;)

ama hakkımdaki son yıllardaki ben hakkında en dogru yorumu bir iş arkadasım yaptı ki kalp kendisine;) :

-hep neselisin. hep mutlusun. mutlulugu kendine kalkan yapmısın. kimsenin dunyanı bozmasına izin vermiyorsun. sosyalsin ama mesafeyi korutuyorsun. hicbirimizi takmıyorsun bi yandan, bi yandan hepimizi seviyorsun. bence sistemini harika oturtmusun. cok sevdim.

hayat felsefesi yapılabilecek en güzel söz

'ak akı aklar. '

gereksiz iyi olmak

toleranslı bir insan olmak ve farkındalık aslında.
kusursuz dost arayan dostsuz kalır.
birbirimizi idare edicez.
biraz yuceltiyoruz, biraz yerin dibine sokuyoruz genelde. -ben hep yuceltiyorum ama ben istiasnayım-

erkek meselesinden limoni oldugum bi kız arkadasım vardı.
bi gun beni bakırkoy de marks and sepencer a goturdu. tezgahtar cocuk bana yavsadı. neyse sorun yok. ama sonra gittigim cafeye geldi cocuk ve 200 kg kız arkadasıyla oturdu.

ben hic takmadım olayı.

sonra bu kız arkadasımla o buzlar eridi.
bi gun atakoy starbucks a goturdu beni.
barista bizim yazlıktan bi cocugun ikizi. ve o cocuk hayatımdaki en abartı cıkma teklifini aldıgım cocuk:
-cok guzelsin. cok akıllısın. cok tatlısın. cok agırbaslısın. bu bir cıkma teklifi degil. sen hepimizden ustunsun. sadece seni seviyorum, bunu bil.

yani insanlar iliskileri biraz idare bence.
hicbirinize kotuluk yapmakla ugrasamam sahsen;)
© copyright 2005 - 2026