bugün

/400
Yağıyor yağmakta olan.
(bkz: ankaragüçlü benekli Ayhan)
Aşırı mülteci barındıran şehirdir. Kardesim bu insanların işi ne bu ülkede diye kimse sormuyor da. Ne katkısi var bu kişilerin ne yapıyorlar neden buradalar hayret ediyorum. Ankarada ne işi var bu insanların. Akp gidince mamaları da kesilecek siktirip gidecekler.
ekonomik büyüklüğe 87 milyar dolar olan şehir.
dünya sıralamasında 87. sıradadır.

hamburg, Münih, amsterdam'ı sollamıştır.
Ömrümün en güzel yıllarını alıp götüren şehirdir. Bir gençlik ulusta, Kurtuluş parkinda, gazi mahallesi, bahcelievler sabancı yurdu önünde heba olmuştur. Ama hiç pişman değilim bunları yaşamaktan. Keske yine o güzel günlere geri donebilsem...
1 yıl yaşadığım, giderken kimilerinin of çok sıkıcı şehre gidiyorsun sözlerine inat sevdiğim şehir. Kendi ritmi var bu şehrin. Ne izmir kadar rahat ne istanbul kadar akıcı ve ürkütücü. Kışı kış gibi yazı yaz gibi güzel. Baharı es geçmeyen şehir. Behzat ç. dizisinin sevmemde etkisi çok.
Sabah simit kokusu, metroda ucuz parfüm kokusu, bakanlıklar mesai sonu korna sesleri. Bunları hatırlamak hoşuma gidiyor. Dikimevi metrosu çıkışı falan ara ara oralar gelir aklıma hüzünlenirim.
Yaşanmaması gereken şehir çok yoruyor.
Ne sıcağı sıcak, ne soğuğu soğuk. Ortası yok. Mart Nisan ayı bir nebze güzel oluyor.
En anlamadigim şey ankara övuculugudur. Pembe hayallerde yasiyorsunuz ama bu şehirde oyle yerler var ki insanlarina sabredemezsiniz zaten multecileri de doldurdular. Her turlu sey var bu sehirde. En basit iste bile calişsaniz aptal anadolu comarlari hayatinizi zehir eder. He her yer cankaya gibi zaten.
iç Anadolunun evlerden ırak dünyaya bakış açısının şehirli köylü demeden herkese sirayet ettiği;
Ankara, Çorum, Yozgat, Kırıkkale, Kırşehir insanının harmanlanıp ortak acaip bir kültür oluşturduğu Türkiyenin bana en uzak insanlarının ve kafalarının yaşadığı şehir.

Düşene ilk tekmeyi vuracaklar cenneti.
Messi lakabı.
Hep özlenen, en çok özlenen, hep özlenecek olan.
Ankara adı her geçtiğinde “Kalbim kül oldu eski bir kütüphane yangınında.” diyesim geliyor.
ilkbahar ve sonbahar hariç yaşanması gereksiz yer.
https://www.youtube.com/watch?v=SQL6dsiID0U
Ankara güzel memleket, yalnız ankarada yaşanmaz.
Şu sıralar öğlen saatlerinde sıcaklık dayanılmaz hale gelebiliyor. Eskiden bu kadar sıcak olmazdı.
Ankara bizim ama harbi çekilmez.
Genelde griliği hakkında edebiyat yapılmasına rağmen, her kavuşmamızda beni bütün renkleriyle selamlamıştır şehirim ankara.
Gece soğuk, gündüz ise sıcak bir seyri var bu aralar. insan sevmiyor canımın içi.
1 haftalığına şereflendirdiğim şehir. Yalnız niye daha önce söylemediniz çok eğlenceliymiş bu şehir he.
"ankara" dendiğinde bazıları hep denizinin olmamasını gündeme getririrler, bundan bir eksiklikmiş gibi söz ederler. ankara’ yı hep denizi olan şehirlerle kıyaslarlar.

bana göre, ankara’ da illa ki bir denizin olması gerekmiyor; ya da ankara’ da bir deniz olmamasını illa ki bir eksiklik olarak görmek gerekmiyor.

bir şehirde bir denizin olmamasını ben ankara’ ya çok yakıştırmışımdır.

deniz tuhaf şeydir, zaten. yüzünüzü denize verdiğinizde arkanızı dönersiniz,
insanlara. bu yüzden, ancak deniz şehirlerinde yalnız kalabilir insan,
denize kalır, kendine kalır...

ankara mı? bakacak tek şey insan yüzleridir. bu yüzden insanlar kırıp dökmeye cesaret edemez birbirini kolay kolay.

murathan mungan bir keresinde bunun için "ankara'da oturma odası ahlakı vardır" demişti, "oysa istanbul'da bıçaklar ortadadır." doğrudur; hem de nasıl ortadadır... denizin şımartması belki de, herkes bıçaklarıyla birbirinin peşindedir. dürüstlük mü bu? yoksa insanlarin birbirine bakması için denizden daha "enteresan" olması gerektiği için mi?
bozkır.
Ankara’da kışla etrafını ateşe vermeye çalışan adamı nie serbest bıraktınız? Kimden talimat geldi’de serbest bırakıldı? Bu iş kötü kokuyor kötü şehridir..
yillar sonra tekrar gidecegim kent. sadece bir gunlugune. ufak bir is icin. gezecegim ama elbette. orada anilarim var. biraz onlari anmak isterim.
© copyright 2005 - 2026