bugün
- erkeklerin giderek feminenleşmesi9
- eşeği alıp kafa iznine çıkmak8
- gocusuz sözlük5
- magnum dondurmasının eskiden daha pahalı olması8
- arkadaşlar beni gammazlayın6
- 1 saatte 10 bira içmek19
- tembel ve çalışmayan insan16
- kadınlar nasıl erkeklerden hoşlanırlar6
- benzini dolarla mı alıyoruz diyen tip5
- the merich7
- sözlük kızlarının burunları3
- şeytan6
- age of empire 23
- ömer hayyam3
- bira cips6
- binlerce dansöz var3
- cin çarpma hikayeleri2
- arkadaşlar nasılsınız2
- sözlük kızlarının kombinleri20
- sözlük kızlarının göbek delikleri2
- 19 temmuz 2026 ispanya arjantin maçı61
- kalpte velvele yaratan güzel yazar4
- atatürk e din düşmanı diyenler6
- kafanızdaki ses4
- yazarların çocukken en sevdiği çizgi film4
- sudekiray7
- velvet vs nervio19
- laptop5
- nick vermeden bir yazara ağır hakaret etmek13
- zam2
- kaçak elektrik kullann bölgelern elektriğin kesmek4
- aga be şarkılar5
- maden suyu4
- uzaylı görünce söylenecek ilk şey10
- sözlükte yazışılan kızın true çıkması14
- bir yazarın cinsiyetini öğrenme yolları5
- israil'in gazze'ye saldırısında 7 filistinli öldü2
- ismet'in çok hızlı entry girmesi3
- tarot bakabilen sözlük yazarları3
- oytun erbaş3
- uludağ sözlük yazarlar yüzünden bitti6
- ispanya20
- friedrich hegel la bi cay icek2
- sony playstation 52
- mezarlıkları sevmek5
- kasiyer kızdan hoşlanmak17
- 2026 dünya kupası25
- folk horror2
- ona bir şey söyle8
- manyak olmaya karar verdim9
ali taran ve selma hanım ile yapılan röportajı okuyunca tüylerim diken diken oldu. neden derseniz işte şu cümlelerden ve o başkaları için söylenen terk etme olayının gerçek olmasından.
A.T: Onkoloğumuz Selma'ya, 'Siz en güzel iki hastamdan birisiniz, ama öbür güzel olan hastamın kocası, kanser oldu diye terk etti,' dedi.
- S.T: Böyle şeyler çok yaşanıyormuş. ilk gördüğümde Ali'ye çok âşıktım. Şimdi daha çok âşığım. Benimle kanserin her aşamasını yaşadı. Hastanede, karşımdaki yatakta uyudu, dikişlerime kendi elleriyle pansuman yaptı. Birlikte kuşları besledik pencereden...
http://www.samanyoluhaber.com/h_340992_.html
edit: sabah sabah tüm enerjim gitti. Allah bildiği gibi yapsın ne denir ki..
A.T: Onkoloğumuz Selma'ya, 'Siz en güzel iki hastamdan birisiniz, ama öbür güzel olan hastamın kocası, kanser oldu diye terk etti,' dedi.
- S.T: Böyle şeyler çok yaşanıyormuş. ilk gördüğümde Ali'ye çok âşıktım. Şimdi daha çok âşığım. Benimle kanserin her aşamasını yaşadı. Hastanede, karşımdaki yatakta uyudu, dikişlerime kendi elleriyle pansuman yaptı. Birlikte kuşları besledik pencereden...
http://www.samanyoluhaber.com/h_340992_.html
edit: sabah sabah tüm enerjim gitti. Allah bildiği gibi yapsın ne denir ki..
aynı zamanda acunun arkadaşı olan tip.
(bkz: bana arkadaşını söyle sana kim olduğunu söyleyeyim)
(bkz: bana arkadaşını söyle sana kim olduğunu söyleyeyim)
Ayşe özyılmazel ile evleneceği söz edilen kişi.
kızından 5 yaş küçük bir bayanla evlenen kartaloz. ağzının dadını biliyor.
http://www.ntvmsnbc.com/id/25227973/
http://www.ntvmsnbc.com/id/25227973/
59 yaşındaymış. oha.
Kanser tedavisi gören karısını boşayıp, 1 hafta sonra ayşe özyılmazel'le evlenme kararı alan 'Ali Taran' ; gerçek yetenek senmişsinde haberimiz yokmuş.
"erkekler zengin olunca, önce arabasını sonra karısını değiştir" cümlesini onaylayan davranışta bulunmuştur.
örnekleri çoktur. saygılar.
(bkz: selma taran)
örnekleri çoktur. saygılar.
(bkz: selma taran)
kanser tedavisi gören eşinden ayrılıp bir hafta sonra ayşe özyılmazel ile evlilik hazırlığında olduğunu öğrendim.. buna ne dedir ya.. bu adam insanlıktan çıkmış..
necoya nasıl ifade edileceği merak konusu.
evlenirken hastalıkta, sağlıkta diye söz verirler sanırım ali taran hastalıkta cümlesini duyunca hayır diyorum cevabını vermiş!
gerdek gecesi pompanın dibine vuracak damat adayıdır . kalp ilacı falan alsa yanına bari .
ayıpların efendisi.
edit: gerçi benim entrym daha ayıp. işin aslını astarını bilmeden, adama olumsuz eleştri yaptım. tıpkı sizin yaptığınz gibi. kendimden utandım...
edit: gerçi benim entrym daha ayıp. işin aslını astarını bilmeden, adama olumsuz eleştri yaptım. tıpkı sizin yaptığınz gibi. kendimden utandım...
kanser hastası eşinden ayrılarak yeniden dünya evine girerken tepkiler alacak olan abimiz.
yurdum insanından bir yorum:
Ali Bey "Vefa" yı sadece bir semt ismi olarak öğrenmiş ne yapsın...
yurdum insanından bir yorum:
Ali Bey "Vefa" yı sadece bir semt ismi olarak öğrenmiş ne yapsın...
her işimiz, sorunumuz bitti de, kendisini gündem haline getirdik ya, ben daha bir şey demiyorum.
yok kendinden kaç yaş küçükmüş de, eski karısı kansermiş de, bilmemneymiş de...
bana ne, sana ne, bize ne?
yok kendinden kaç yaş küçükmüş de, eski karısı kansermiş de, bilmemneymiş de...
bana ne, sana ne, bize ne?
zerre kadar vicdana sahip olmayan sübyancı.
(bkz: hayat boş eğlen coş) havasında bulunan, bu sözün simge isimlerinden kanımca.
(bkz: gerenk yok)
kart zampara.
nasıl bir reklamcı olduğunu, ne kadar dahiyane ve yaratıcı fikirleri var bilmem hiç ama; bildiğim bir şey var, o da şu: karakteri italik olan adam.
kanser hastası olan eşinden boşandıktan sonra, 2 hafta içinde magazinel bir evlilikle insanın en büyük zaafının ne olduğunu bir kez daha düşündürtmüştür cümle aleme.
tabii özel hayat bize ne elbette ama, vicdan kavramının bir insan için ne derece bir anlamı olduğunu bir kez daha görmüş olduk böylece.
yaratandan her şeyin hayırlısını istemek gerekiyor: insanlığın, erdemin, kadının, paranın vs.
kanser hastası olan eşinden boşandıktan sonra, 2 hafta içinde magazinel bir evlilikle insanın en büyük zaafının ne olduğunu bir kez daha düşündürtmüştür cümle aleme.
tabii özel hayat bize ne elbette ama, vicdan kavramının bir insan için ne derece bir anlamı olduğunu bir kez daha görmüş olduk böylece.
yaratandan her şeyin hayırlısını istemek gerekiyor: insanlığın, erdemin, kadının, paranın vs.
zart kampara. suratının yüzde 93.2si sakaldır.
önümüzdeki 3-4 yıl boyunca am stoğu yapmış kişi.
başkasının mutsuzluğu üzerinden mutlu olmak
yeni dünya düzeninden toplum olarak bizlerde payımızı almış durumdayız.
nedir bunlar?
-birilerinin evliliği sallanıyorsa başka yerde diğerleri bundan mutlu olabiliyor.
o kadar uzun boylu gitmeye de gerek yok; erkek arkadaşıyla arası bozuk olan bir kız, çoğu zaman sevindirmemek için bunu en yakın sandığı arkadaşlarına bile anlatamıyor.
-işindeki büyümeyi, kazancı çoğu insan en yakınındakilerle paylaşamıyor.
-birinin düşüşü diğerinin yükselişi olacaksa, diğeri o düşen birine asla üzülmüyor.
-daha da komiği arkadaşı kilo alsa için için seviniyor, verse üzülüyor.
benim yükselişim sadece senin düşüşünle gerçekleşir mantığı insanları üretmekten, artı değer katmaktan, verimden alıkoyuyor.
bu öyle bir alıkoyma ki, karşısındaki düşmekte gecikirse, nasıl düşürsem diye düşünmeye başlıyor.
böyle bir düzende başarı gelse bile mutlu olabilmemiz söz konusu olabilir mi?
paylaşamadıktan sonra, birlikte bazı şeylerin keyfini çıkaramadıktan sonra...
ancak nedense bir tek ben, ne olursa olsun sadece ben, hatta hep ben diye düşünen zihniyet, mahkum olduğu yalnızlığın ve hiçbir şeyden zevk alamama durumunun tarifini yapamadığı gibi nedeninini de bilemeden yaşar.
tabi ona yaşamak denirse...
üstelik o noktaya gelebilmek için o kadar çok insanı ezmiş ve bundan dolayı kalbi o kadar çok katılaşmıştır ki, yumuşaması artık neredeyse imkansızdır.
son günlerde yaşanan tüm komplolar, biribirini dinleme yarışları, açık yakalandığında atılan sevinç çığlıkları bu zihniyetin ürünüdür.
daha da acısı toplumun geldiği noktadır.
herkes kendi payına düşeni bir an önce sorgulamalıdır diye düşünüyorum.
daha fazla bozulmayı hiçbirimizin kaldırabileceğine inanmıyorum...
kaynak : http://www.internethaber....k--9857y.htm#ixzz1qsfhkxt
yeni dünya düzeninden toplum olarak bizlerde payımızı almış durumdayız.
nedir bunlar?
-birilerinin evliliği sallanıyorsa başka yerde diğerleri bundan mutlu olabiliyor.
o kadar uzun boylu gitmeye de gerek yok; erkek arkadaşıyla arası bozuk olan bir kız, çoğu zaman sevindirmemek için bunu en yakın sandığı arkadaşlarına bile anlatamıyor.
-işindeki büyümeyi, kazancı çoğu insan en yakınındakilerle paylaşamıyor.
-birinin düşüşü diğerinin yükselişi olacaksa, diğeri o düşen birine asla üzülmüyor.
-daha da komiği arkadaşı kilo alsa için için seviniyor, verse üzülüyor.
benim yükselişim sadece senin düşüşünle gerçekleşir mantığı insanları üretmekten, artı değer katmaktan, verimden alıkoyuyor.
bu öyle bir alıkoyma ki, karşısındaki düşmekte gecikirse, nasıl düşürsem diye düşünmeye başlıyor.
böyle bir düzende başarı gelse bile mutlu olabilmemiz söz konusu olabilir mi?
paylaşamadıktan sonra, birlikte bazı şeylerin keyfini çıkaramadıktan sonra...
ancak nedense bir tek ben, ne olursa olsun sadece ben, hatta hep ben diye düşünen zihniyet, mahkum olduğu yalnızlığın ve hiçbir şeyden zevk alamama durumunun tarifini yapamadığı gibi nedeninini de bilemeden yaşar.
tabi ona yaşamak denirse...
üstelik o noktaya gelebilmek için o kadar çok insanı ezmiş ve bundan dolayı kalbi o kadar çok katılaşmıştır ki, yumuşaması artık neredeyse imkansızdır.
son günlerde yaşanan tüm komplolar, biribirini dinleme yarışları, açık yakalandığında atılan sevinç çığlıkları bu zihniyetin ürünüdür.
daha da acısı toplumun geldiği noktadır.
herkes kendi payına düşeni bir an önce sorgulamalıdır diye düşünüyorum.
daha fazla bozulmayı hiçbirimizin kaldırabileceğine inanmıyorum...
kaynak : http://www.internethaber....k--9857y.htm#ixzz1qsfhkxt
acun ılıcalı'nın izinden giden büyük insan.
iyi bir reklamcı olduğunu ayşe özyılmazel ile yaptığı çalışmayla bir kez daha kanıtlamıştır.
http://twitter.com/#!/ilanarat
http://twitter.com/#!/ilanarat
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar