bugün
- vajinanın iç sıcaklığı6
- silikon memenin patlaması9
- ne dedin ne dedin sen4
- kasiyerin nakit mi kredi kartı mı diye sorması5
- çok makyaj yapan kız vs doğal kız10
- dolar 50 tl de olsa oyum ak parti ye44
- gocu16
- sözlük kapanırsa yazarlar ne yapacak3
- sözlüğün götü en güzel yazarı7
- vişneçürüğü tanga giyen sözlük erkeği10
- iyi dostlar biriktirdim6
- audi a3 sedan3
- silikon meme gerçeğinin yerini tutar mı sorunsalı14
- pandela5
- kürt fıkraları6
- s'i l v'e r m'i s t15
- sözlük erkeklerinin kaşar olduğu gerçeği9
- lahmacun vs hamburger4
- gözünü am bürümek5
- evlenilecek erkek bulmanın gittikçe zorlaşması2
- nervio23
- ferhat gündoğdu'nun gözaltına alınması42
- sözlüğün kalitesinin bu aralar biraz düzelmesi8
- arkadaşlar sizce bu çanta nasıl8
- ırakın bir bölümünün türkiyeye katılması6
- otobüs2
- sözlük kızı için kavga eden 2 kaslı sözlük erkeği3
- 90 larda ayak fetişi diye bişe yoktu5
- fiziği güzel sözlük kızları48
- lahburger4
- salat namaz değildir6
- gammazlamaktan bir hal olmak2
- judas'ı dayak yerken görseniz ne yaparsınız10
- yazarların akşama dair planları9
- recep tayyip erdoğan27
- caz dinleyen erkek9
- arkadaşlar ben yine kilo aldım ya6
- hayat7
- andropoz amca6
- waffle3
- ipkisçiğim2
- 2 milyar lira eft yapmak2
- ali kırca nerede3
- judas'ın mezarına toprak atar mısınız5
- türkiyede 30 yıl sonra aynı kalacak şey4
- fatma betül sayan kaya59
- van gogh kulağını neden kesti5
- judas'ın kulakları5
- izmir2
- trabzonspor4
jim carry nin başrolde oynadığı güzel bir komedi filmi.
"evet adamim" anlamina gelen ingilizce cümle.
--spoiler--
bana kalırsa bu film kült filmlerden biri. 1990'lı yıllarda okuduğum tüm kitaplar bana hayır demeyi becerebilmeyi öğütlemişti. motto şuydu "koyun olma, hayır de". 1990'lı yıllarda hayır demeye o kadar şartlanmışım ki bu filmi seyrettikten sonra geçmişte eğer "evet" desem bana faydası dokunacak şeylere bile "hayır" demiş olduğumu fark ettim. ayrıca, bu filmi izlemeden önce daha dik kafalıydım ve asiydim. insanların tavsiyelerini daha az dikkate alırdım. düpe düz çok bilmiştim. örneğin, diyelim ki bir indirim zamanı bir dükkana girdim ve oradaki görevli bana "sevgili virginia şu anda şu ürünümüz indirimde. almayı düşünmez misiniz?" dese, dükkana o ürünü değilde başka bir ürünü alma niyetiyle girdiğim için üzerinde düşünmeye gerek bile duymadan "hayır" cevabını yapıştırırdım. hatta görevli bana zorla mal satmaya çalışıyor diye ona ters ters bakardım büyük ihtimalle. uyuzun tekiydim. artık, daha çok evet diyorum. en azından yapılan teklifleri önce bir düşünüp işime gelmezse hayır diyorum. bu filmi izlemeden önce "evet" kelimesini daha çok eziklik, boyun eğme gibi kavramlarla özdeşleştiriyordum. ama izledikten sonra "evet" kelimesini daha pozitif, özgür ve çılgınca kavramlarla özdeşleştirmeye başladım. oysa eskiden hayır dediğimde daha özgürdüm. çünkü, beni yönlendirmeye çalışan insanlara isyankar bir tutum sergilemiş oluyordum hayır diyerek. çok yanılmışım..
kısacası, bu filmi izledikten sonra bana yapılan teklif ve önerileri daha olumlu görmeye başladım. insanların beni mantık çerçevesinde manipule etmesine artık çok daha fazla izin veriyorum. örneğin, geçenlerde bir dükkandan bir şemsiye almaya karar verdim. iki şemsiye var. biri mor, biri lacivert. ben tabi hemen mor olana atladım. fakat tezgahtar hanım bence laciverti alın dedi. eski virginia olsa içimden "sanane be, ben mor renk istiyorum" der ve umursamazdım. yani onun teklifine "hayır" derdim. ama bunun yerine neden böyle diyorsunuz diye sordum. o da bana "mor olanın sapı çok uyduruk, öteki daha sağlam dedi." gerçekten de haklıydı. ben de mor şemsiyeyi bırakıp lacivert olanını satın aldım.
artık indirimdeki ürünler konusunda bana satıcılar bir teklifte bulunduğunda da hemen reddetmiyorum. acaba bu ürün gelecek yaz ya da kış işime yarar mı diye kendime sorup ona göre davranıyorum. hatta, artık eskisinden çok daha fazla indirimli dönemlerde alışveriş yapıyorum. çünkü, hayır demem sezon döneminde bir kaç kez pişmanlık yaşamama sebep oldu.
bana kalırsa kadın-erkek ilişkilerinde de aynı prensibi benimsemeliyiz. hemen kestirip atmamalıyız. aksi takdirde gelecekte ciddi pişmanlıklar yaşayabiliriz. nasıl yazın gelecek kış için çizme alıyorsak ilişkilerde de geleceği düşünerek hareket etmeliyiz. hatta ilişkilerde daha çok geleceği düşünmeliyiz. çünkü, ilişkilerin sebep olduğu pişmanlıklar daha ağır oluyor. bazen bir hanım ya da bir adam bize ilgi gösterince bizi manipule ediyor bizi ilişkiye zorluyor, ya da bu hanım ya da adam çok ciddi düşünüyor diye tırsabiliyoruz. ama bence sakin olmalıyız ve tıpkı indirimdeki ürünleri alırken nasıl geleceği düşünüyorsak bu konuda da geleceği düşünmeliyiz. oturup ciddi ciddi geleceği gözümüzde canlandırmalıyız. ancak ve ancak karşımızdakiyle iyi bir gelecek kuramayacağımıza karar verirsek hayır demeliyiz. çünkü eğer bugün bir teklifi kabul etmezsek, gelecekte seçim özgürlüğümüzü kaybedebiliriz. yani bugün faydalandığımız hayır deme özgürlüğü, bizi çok mutsuz ve pişman birine dönüştürebilir (true story). evet deseydim, çok mutlu olabilirdim dememek için bence mutlaka bu filmi izleyin, izlettirin .
--spoiler--
bana kalırsa bu film kült filmlerden biri. 1990'lı yıllarda okuduğum tüm kitaplar bana hayır demeyi becerebilmeyi öğütlemişti. motto şuydu "koyun olma, hayır de". 1990'lı yıllarda hayır demeye o kadar şartlanmışım ki bu filmi seyrettikten sonra geçmişte eğer "evet" desem bana faydası dokunacak şeylere bile "hayır" demiş olduğumu fark ettim. ayrıca, bu filmi izlemeden önce daha dik kafalıydım ve asiydim. insanların tavsiyelerini daha az dikkate alırdım. düpe düz çok bilmiştim. örneğin, diyelim ki bir indirim zamanı bir dükkana girdim ve oradaki görevli bana "sevgili virginia şu anda şu ürünümüz indirimde. almayı düşünmez misiniz?" dese, dükkana o ürünü değilde başka bir ürünü alma niyetiyle girdiğim için üzerinde düşünmeye gerek bile duymadan "hayır" cevabını yapıştırırdım. hatta görevli bana zorla mal satmaya çalışıyor diye ona ters ters bakardım büyük ihtimalle. uyuzun tekiydim. artık, daha çok evet diyorum. en azından yapılan teklifleri önce bir düşünüp işime gelmezse hayır diyorum. bu filmi izlemeden önce "evet" kelimesini daha çok eziklik, boyun eğme gibi kavramlarla özdeşleştiriyordum. ama izledikten sonra "evet" kelimesini daha pozitif, özgür ve çılgınca kavramlarla özdeşleştirmeye başladım. oysa eskiden hayır dediğimde daha özgürdüm. çünkü, beni yönlendirmeye çalışan insanlara isyankar bir tutum sergilemiş oluyordum hayır diyerek. çok yanılmışım..
kısacası, bu filmi izledikten sonra bana yapılan teklif ve önerileri daha olumlu görmeye başladım. insanların beni mantık çerçevesinde manipule etmesine artık çok daha fazla izin veriyorum. örneğin, geçenlerde bir dükkandan bir şemsiye almaya karar verdim. iki şemsiye var. biri mor, biri lacivert. ben tabi hemen mor olana atladım. fakat tezgahtar hanım bence laciverti alın dedi. eski virginia olsa içimden "sanane be, ben mor renk istiyorum" der ve umursamazdım. yani onun teklifine "hayır" derdim. ama bunun yerine neden böyle diyorsunuz diye sordum. o da bana "mor olanın sapı çok uyduruk, öteki daha sağlam dedi." gerçekten de haklıydı. ben de mor şemsiyeyi bırakıp lacivert olanını satın aldım.
artık indirimdeki ürünler konusunda bana satıcılar bir teklifte bulunduğunda da hemen reddetmiyorum. acaba bu ürün gelecek yaz ya da kış işime yarar mı diye kendime sorup ona göre davranıyorum. hatta, artık eskisinden çok daha fazla indirimli dönemlerde alışveriş yapıyorum. çünkü, hayır demem sezon döneminde bir kaç kez pişmanlık yaşamama sebep oldu.
bana kalırsa kadın-erkek ilişkilerinde de aynı prensibi benimsemeliyiz. hemen kestirip atmamalıyız. aksi takdirde gelecekte ciddi pişmanlıklar yaşayabiliriz. nasıl yazın gelecek kış için çizme alıyorsak ilişkilerde de geleceği düşünerek hareket etmeliyiz. hatta ilişkilerde daha çok geleceği düşünmeliyiz. çünkü, ilişkilerin sebep olduğu pişmanlıklar daha ağır oluyor. bazen bir hanım ya da bir adam bize ilgi gösterince bizi manipule ediyor bizi ilişkiye zorluyor, ya da bu hanım ya da adam çok ciddi düşünüyor diye tırsabiliyoruz. ama bence sakin olmalıyız ve tıpkı indirimdeki ürünleri alırken nasıl geleceği düşünüyorsak bu konuda da geleceği düşünmeliyiz. oturup ciddi ciddi geleceği gözümüzde canlandırmalıyız. ancak ve ancak karşımızdakiyle iyi bir gelecek kuramayacağımıza karar verirsek hayır demeliyiz. çünkü eğer bugün bir teklifi kabul etmezsek, gelecekte seçim özgürlüğümüzü kaybedebiliriz. yani bugün faydalandığımız hayır deme özgürlüğü, bizi çok mutsuz ve pişman birine dönüştürebilir (true story). evet deseydim, çok mutlu olabilirdim dememek için bence mutlaka bu filmi izleyin, izlettirin .
--spoiler--
güzel film, jim carrey'in performansı yine çok iyi.
her şeye evet diyen adamın içine düştüğü garip durumları anlatan güzel bir film.
her şeye hayır diyenlerin hayatını sorgulatan film.
imdb'ye bakarak film seçenlerin kaçırdıgı filmdir.
bakış açınızı değiştirebilecek kalitede filmlerdendir ve oyunculuk, müzikler hepsi üst düzeydedir.
jim carrey'in
eternal sunshine of the spotless mind
the truman show
efsanelerinde sonra gelen en iyi filmidir.
bakış açınızı değiştirebilecek kalitede filmlerdendir ve oyunculuk, müzikler hepsi üst düzeydedir.
jim carrey'in
eternal sunshine of the spotless mind
the truman show
efsanelerinde sonra gelen en iyi filmidir.
(bkz: bay evet)
benim gibi zor beğenen birine bile kendini tavsiye ettirebilen, muhteşem bir senaryoya sahip film.
imdb'de haksızlık edilmiş eğlenceli film.
her şeye evet diyen adamdır. evet.
sadece komik ve eğlenceli değil, ders verici de bir filmdir.
Jim carrey 'nin süper oyunculuğu ve harika mimikleriyle oynadığı film.
depresyona girmiş, artık hayatı monotonlaşmış insanlara ders vermek üzere yapılmış bir film. eğlenceli ve bir o kadarda düşündürücü bir filmdir.
(bkz: oytunkaran)dır.
gayet eğlenceli bir jim carrey filmidir. önceki filmlerinden aşina olduğumuz üzere jim carreye özgü hareketler tabiki eksik kalmamış. takıldığım bir nokta ise aşırı kötü dublajı. yekta kopan tabiki yardırmış ancak diğer karakterlerin dublajı bir felaket.
(bkz: bay evet)
bu aralar yine eski angee gibi her şeye, herkese hayır demeye başladım. default mode'um "hayır" yani. napıyım ki şartlar böyle..ama bir yandan da aklıma sen geldikçe vicdan azabı duymuyor değilim yes man *
Mükemmel ötesi bir jim Carrey filmi.
filmdeki mesajı alırsanız hayatınız değişebilir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar