bugün
- babam hiç dövmezdi insanı11
- gocu'nun kendini alen delon sanması8
- akrabalarımı yükseltmek inancım gereğidir17
- domuz gibi olan yazarlar3
- sözlük yaşlıların fotoğrafları4
- deniz göktaş'ın dinle dalga geçmesi13
- ösym'nin yks de soru iptal etmesi2
- spor yapmayan erkek9
- fake kadın hesabı açıp abaza dayı yolmak2
- olası israil türkiye savaşı4
- şırnak üniversitesi rektörü abdürrahim alkış5
- evlen baskısı2
- türklerin soykırımdaki ustalığı19
- azgın bir boğa gibi çiftleşmek istiyorum2
- kolu alçılı kezonun kçını yıkar mısın4
- gerizekalı yazarlar zirvesi13
- fakirler neden isyan edip silahlanmıyor4
- zaman baba4
- bugün ingiltere kongo maçı saat 19 da trt 1 de2
- true neden sevilmiyor5
- true namussuzdur5
- atatürk düşmanlarını kim yetiştirdi2
- sizi enflasyona ezdirmedik2
- şeriatçıların ateist apo yu sevmesi2
- ağzı kokan emekli2
- pandela25
- yengeç burcu erkekleri ölsün kampanyası14
- evagreenin sürekli haklı olması2
- 2026 yks de soru iptali2
- mel mel bakan gibson gocu sari renkli seker4
- queen feristah6
- 2026 dünya kupası37
- sözlükte başın belaya girmesi3
- laf sokarken imla hatası yapmak6
- tanga giyen erkek6
- türklerin iq ortalaması4
- true online olunca olunca gelen mutluluk hissi3
- sözlük yazarlarının kombinleri13
- erdoğanın eski gücünü kaybetmesi6
- true'nun yine online olması5
- habersiz gelen misafir3
- meksika9
- yazarlara gelen son mesaj8
- fransa milli futbol takımı2
- semicenk4
- eski sevgilinin kabotaj bayramını kutlamak8
- filistin in ermeni soykırımını tanıması39
- yavudilerde torpil2
- zor erkeği oynamak4
- iyi futbol oynar mısınız9
--spoiler--
bana kalırsa bu film kült filmlerden biri. 1990'lı yıllarda okuduğum tüm kitaplar bana hayır demeyi becerebilmeyi öğütlemişti. motto şuydu "koyun olma, hayır de". 1990'lı yıllarda hayır demeye o kadar şartlanmışım ki bu filmi seyrettikten sonra geçmişte eğer "evet" desem bana faydası dokunacak şeylere bile "hayır" demiş olduğumu fark ettim. ayrıca, bu filmi izlemeden önce daha dik kafalıydım ve asiydim. insanların tavsiyelerini daha az dikkate alırdım. düpe düz çok bilmiştim. örneğin, diyelim ki bir indirim zamanı bir dükkana girdim ve oradaki görevli bana "sevgili virginia şu anda şu ürünümüz indirimde. almayı düşünmez misiniz?" dese, dükkana o ürünü değilde başka bir ürünü alma niyetiyle girdiğim için üzerinde düşünmeye gerek bile duymadan "hayır" cevabını yapıştırırdım. hatta görevli bana zorla mal satmaya çalışıyor diye ona ters ters bakardım büyük ihtimalle. uyuzun tekiydim. artık, daha çok evet diyorum. en azından yapılan teklifleri önce bir düşünüp işime gelmezse hayır diyorum. bu filmi izlemeden önce "evet" kelimesini daha çok eziklik, boyun eğme gibi kavramlarla özdeşleştiriyordum. ama izledikten sonra "evet" kelimesini daha pozitif, özgür ve çılgınca kavramlarla özdeşleştirmeye başladım. oysa eskiden hayır dediğimde daha özgürdüm. çünkü, beni yönlendirmeye çalışan insanlara isyankar bir tutum sergilemiş oluyordum hayır diyerek. çok yanılmışım..
kısacası, bu filmi izledikten sonra bana yapılan teklif ve önerileri daha olumlu görmeye başladım. insanların beni mantık çerçevesinde manipule etmesine artık çok daha fazla izin veriyorum. örneğin, geçenlerde bir dükkandan bir şemsiye almaya karar verdim. iki şemsiye var. biri mor, biri lacivert. ben tabi hemen mor olana atladım. fakat tezgahtar hanım bence laciverti alın dedi. eski virginia olsa içimden "sanane be, ben mor renk istiyorum" der ve umursamazdım. yani onun teklifine "hayır" derdim. ama bunun yerine neden böyle diyorsunuz diye sordum. o da bana "mor olanın sapı çok uyduruk, öteki daha sağlam dedi." gerçekten de haklıydı. ben de mor şemsiyeyi bırakıp lacivert olanını satın aldım.
artık indirimdeki ürünler konusunda bana satıcılar bir teklifte bulunduğunda da hemen reddetmiyorum. acaba bu ürün gelecek yaz ya da kış işime yarar mı diye kendime sorup ona göre davranıyorum. hatta, artık eskisinden çok daha fazla indirimli dönemlerde alışveriş yapıyorum. çünkü, hayır demem sezon döneminde bir kaç kez pişmanlık yaşamama sebep oldu.
bana kalırsa kadın-erkek ilişkilerinde de aynı prensibi benimsemeliyiz. hemen kestirip atmamalıyız. aksi takdirde gelecekte ciddi pişmanlıklar yaşayabiliriz. nasıl yazın gelecek kış için çizme alıyorsak ilişkilerde de geleceği düşünerek hareket etmeliyiz. hatta ilişkilerde daha çok geleceği düşünmeliyiz. çünkü, ilişkilerin sebep olduğu pişmanlıklar daha ağır oluyor. bazen bir hanım ya da bir adam bize ilgi gösterince bizi manipule ediyor bizi ilişkiye zorluyor, ya da bu hanım ya da adam çok ciddi düşünüyor diye tırsabiliyoruz. ama bence sakin olmalıyız ve tıpkı indirimdeki ürünleri alırken nasıl geleceği düşünüyorsak bu konuda da geleceği düşünmeliyiz. oturup ciddi ciddi geleceği gözümüzde canlandırmalıyız. ancak ve ancak karşımızdakiyle iyi bir gelecek kuramayacağımıza karar verirsek hayır demeliyiz. çünkü eğer bugün bir teklifi kabul etmezsek, gelecekte seçim özgürlüğümüzü kaybedebiliriz. yani bugün faydalandığımız hayır deme özgürlüğü, bizi çok mutsuz ve pişman birine dönüştürebilir (true story). evet deseydim, çok mutlu olabilirdim dememek için bence mutlaka bu filmi izleyin, izlettirin .
--spoiler--
bana kalırsa bu film kült filmlerden biri. 1990'lı yıllarda okuduğum tüm kitaplar bana hayır demeyi becerebilmeyi öğütlemişti. motto şuydu "koyun olma, hayır de". 1990'lı yıllarda hayır demeye o kadar şartlanmışım ki bu filmi seyrettikten sonra geçmişte eğer "evet" desem bana faydası dokunacak şeylere bile "hayır" demiş olduğumu fark ettim. ayrıca, bu filmi izlemeden önce daha dik kafalıydım ve asiydim. insanların tavsiyelerini daha az dikkate alırdım. düpe düz çok bilmiştim. örneğin, diyelim ki bir indirim zamanı bir dükkana girdim ve oradaki görevli bana "sevgili virginia şu anda şu ürünümüz indirimde. almayı düşünmez misiniz?" dese, dükkana o ürünü değilde başka bir ürünü alma niyetiyle girdiğim için üzerinde düşünmeye gerek bile duymadan "hayır" cevabını yapıştırırdım. hatta görevli bana zorla mal satmaya çalışıyor diye ona ters ters bakardım büyük ihtimalle. uyuzun tekiydim. artık, daha çok evet diyorum. en azından yapılan teklifleri önce bir düşünüp işime gelmezse hayır diyorum. bu filmi izlemeden önce "evet" kelimesini daha çok eziklik, boyun eğme gibi kavramlarla özdeşleştiriyordum. ama izledikten sonra "evet" kelimesini daha pozitif, özgür ve çılgınca kavramlarla özdeşleştirmeye başladım. oysa eskiden hayır dediğimde daha özgürdüm. çünkü, beni yönlendirmeye çalışan insanlara isyankar bir tutum sergilemiş oluyordum hayır diyerek. çok yanılmışım..
kısacası, bu filmi izledikten sonra bana yapılan teklif ve önerileri daha olumlu görmeye başladım. insanların beni mantık çerçevesinde manipule etmesine artık çok daha fazla izin veriyorum. örneğin, geçenlerde bir dükkandan bir şemsiye almaya karar verdim. iki şemsiye var. biri mor, biri lacivert. ben tabi hemen mor olana atladım. fakat tezgahtar hanım bence laciverti alın dedi. eski virginia olsa içimden "sanane be, ben mor renk istiyorum" der ve umursamazdım. yani onun teklifine "hayır" derdim. ama bunun yerine neden böyle diyorsunuz diye sordum. o da bana "mor olanın sapı çok uyduruk, öteki daha sağlam dedi." gerçekten de haklıydı. ben de mor şemsiyeyi bırakıp lacivert olanını satın aldım.
artık indirimdeki ürünler konusunda bana satıcılar bir teklifte bulunduğunda da hemen reddetmiyorum. acaba bu ürün gelecek yaz ya da kış işime yarar mı diye kendime sorup ona göre davranıyorum. hatta, artık eskisinden çok daha fazla indirimli dönemlerde alışveriş yapıyorum. çünkü, hayır demem sezon döneminde bir kaç kez pişmanlık yaşamama sebep oldu.
bana kalırsa kadın-erkek ilişkilerinde de aynı prensibi benimsemeliyiz. hemen kestirip atmamalıyız. aksi takdirde gelecekte ciddi pişmanlıklar yaşayabiliriz. nasıl yazın gelecek kış için çizme alıyorsak ilişkilerde de geleceği düşünerek hareket etmeliyiz. hatta ilişkilerde daha çok geleceği düşünmeliyiz. çünkü, ilişkilerin sebep olduğu pişmanlıklar daha ağır oluyor. bazen bir hanım ya da bir adam bize ilgi gösterince bizi manipule ediyor bizi ilişkiye zorluyor, ya da bu hanım ya da adam çok ciddi düşünüyor diye tırsabiliyoruz. ama bence sakin olmalıyız ve tıpkı indirimdeki ürünleri alırken nasıl geleceği düşünüyorsak bu konuda da geleceği düşünmeliyiz. oturup ciddi ciddi geleceği gözümüzde canlandırmalıyız. ancak ve ancak karşımızdakiyle iyi bir gelecek kuramayacağımıza karar verirsek hayır demeliyiz. çünkü eğer bugün bir teklifi kabul etmezsek, gelecekte seçim özgürlüğümüzü kaybedebiliriz. yani bugün faydalandığımız hayır deme özgürlüğü, bizi çok mutsuz ve pişman birine dönüştürebilir (true story). evet deseydim, çok mutlu olabilirdim dememek için bence mutlaka bu filmi izleyin, izlettirin .
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar