bugün
- sözlük yazarlarının kudurtan kombinleri13
- usame bin ladin ve onun islamcı ütopyası6
- ben bu çocukla ilgili evlencem ya9
- türk töresinde zina edenin parçalara ayrılması6
- mesajlara sürekli geç cevap veren erkek10
- takibe anında takip5
- friedrich hegel la bi cay icek15
- zina ne fuhuş ne sorunsalı3
- kiraz cicegi kolonyasi39
- 11 eylül 2026 beşiktaş erzurumspor maçı4
- kendine yalan söyleme eğilimi9
- mesih gelseydi5
- mal mıyım sorunsalı6
- küt saçlı hatun8
- ilk buluşmada esnaf lokantasına gitmek14
- istanbul trafiği3
- yapay zeka sözlük moderatörü3
- rahmi koç'un balığın kalanından çorba yapması10
- mutsuzken çirkin olmak8
- seninle esnaf lokantasına bile gelirim diyen kadın9
- bu gün sözlük ne tatlı lan12
- iskender10
- pazardan bir kilo muz alan erkek2
- güzel bir kazın yalnız olmasının nedenleri11
- kızılcık şerbeti dizisi3
- insan iyiyi kötüyü bilme iradesine aden de kavuştu7
- güne bir şiir dizesi bırak5
- yeralti edebiyatcisi11
- aydınlanmak3
- esnaf lokantasında çorba içerken hayatı sorgulamak10
- sözlükteki israil sempatizyanları4
- arkadaşlar çabuk buraya bakın5
- seninle salam ekmek bile yerim diyen kız6
- türk erkeğinde olması gereken meziyetler13
- seni severken valizini hazır tutan kadın10
- frankyfourfingers3
- etli biber dolması yapan erkek9
- esnaf lokantasında hepiniz topsunuz diye bağırmak2
- ona bir şey söyle7
- 10 eylül 2026 fenerbahçe roma maçı51
- sovyetlerin çöküşü usame ve nükleer bavullar2
- yeğen2
- platon un mağara alegorisi15
- ismail kartal31
- true silik olsun10
- erkekler tuvaletinde gizli kamera bulunması5
- allah savaşa davet etmez vaatlerinden vazgeçmez3
- arkadaşlar ya3
- özgürlük nedir sorunsalı7
- ice latte ısmarlanacak sözlük yazarları6
Jim carrey in izlenmeye değer sayili filmlerinden biridir.
bir insanın hayatının çalınmasını en iyi anlatan filmdir.filmde bundan kurtulmak isteyen fiji'ye gitmeye çalışan truman burbank anlatılmaktadır.
(bkz: biri bizi gözetliyor)
(bkz: biri bizi gözetliyor)
jim carey kadar andrew niccolunde ayakta alkışlanası filmdir.
çok güzeldir unutulmazlardandır
çok güzeldir unutulmazlardandır
hikayesinin çok güzel olduğu ve insanın içindeki fikirlerin içinde bulunduğu, kendini dünyada oılduğu zannettigi mekanı anlatan film...
gerçekten jim carrey nin ne kadar büyük bir oyuncu olduğunu gösteren bir film...bıkmadan usanmadan her yerde şartlar ne olursa olsun izlenilebilir...dersanede bile...jim carrey nin kaçma girişimleri güldürdüğü kadar bir o kadar da duygulandırır...
ulan zaten küçükken aydede bizi islerdi hep filmden sonra acaba oldum bir an. sonra ulan benim hayatım nedir ki dedim. sonra da film olur icabında diyerekten gene işkillendim. bu ne kameramı? haa kulaammış...
zaman zaman her insan kendini o filmdeki jim carrey gibi hisseder..yaw ulen herkes rol yapıyor herhalde..demez miyiz hiç ?
jim carrey'nin şirin suratı ve köpek yavrusu gibi gözlerine doyma fırsatı bulabileceğiniz, sisteme sağlam eleştiri getirebilmiş nadir hollywood yapımlarından biri.bir diğeri için (bkz: chicago)
komedi filmi diye oturduğum,izlerken daraldığım kalkarken iyi bir küfür ettiğim *jim carrey draması
sinema tarihindeki en yaratıcı film. böyle farklı bir senaryo görülmemiştir ayakta alkışlıyorum denecek türde bir film..
(bkz: big brother)
yönetmenin, Truman'ın "sen kimsin?" sorusuna verdiği "yaratıcı!" yanıtı tanrıya gönderme yapmaktadır.Bizi izleyen,bizi kurgulayan bizimle oynayan bir yaratıcı karşısındaki insanoğlu'nun zavallılığını anlatır.
yönetmenin, Truman'ın "sen kimsin?" sorusuna verdiği "yaratıcı!" yanıtı tanrıya gönderme yapmaktadır.Bizi izleyen,bizi kurgulayan bizimle oynayan bir yaratıcı karşısındaki insanoğlu'nun zavallılığını anlatır.
öyle bi film ki insanı ya banada yapılıyorsa diye şüphe içine düşürüp,filmin sonunda bu filmide benim için yapmış olmasınlar diye düşündürüyor.
insanı paranoyak yapabilecek ve jim carrey e haksızlık etmememiz gerektiğini bize anlatan film...
1984 ün izlerinin görüldüğü insanın içindeki röntgencilik iştahını, televizyon bağımlılını , kısıtlanmış davranışları ve bilinçleri çok güzel bir şekilde sunan filmdir.
senaryonun, oyunculukların ve görüntülerin güzelliğiyle gerçekten insanın hem fikir ve duygu dünyasına hem de görsel zevkine hitap etmeyi başarmış bir filmdir. sinema tarihinde unutlmayacak güzellikte birçok sahne de barındırmaktadır. hem bu kadar felsefi yaklaşımları barındırması hem de sürükleyiciliğinden ödün vermemesi takdir edilesidir. her hollywood filminde olduğu gibi romantik bir aşk öyküsüyle de soslanmıştır ancak bu senaryonun akışına güzel monte edilmiştir, klişeleşmemiştir. sonun -yine- mutlu olduğuysa bence tartışmaya açıktır. truman dışarıdan, o farkında olmadan, manipüle edilen dünyasında, yönetmenin finalde dediği gibi, zorluklardan ve kötülüklerden uzak yaşatılmıştır. kapıyı açıp gerçek dünyaya karıştığında "özgür" olacaktır, aşkına kavuşacaktır ama aynı zamanda çok travmatik bir süreçten geçeceği kesindir.
George Orwell'in 1984 romanınındaki 'Büyük Biraderin Gözü Sende' cümlesini akıllara getirten film, hayatımızda karşılaştığımız gerçeklerden şüphe etmemize neden olur.Tıpkı filmdeki gibi, içinde yaşadığımız gerçek hergün farklı şekillerde yeniden üretilmekte ve kurgulanmış gerçeklik olarak bize sunulmaktadır, 21. yüzyılın imajlar dünyasında.Hepimiz farkında olmadan ya da bilerek birer Truman'ı oynuyoruz yalanla gerçek arasında...
Jim carrey'in oynadigi bir film ayni zamanda yönetmenligini peter weir yapmistir...
ve sanirim filmin sonunda her izleyenin kafasinda bir soru isareti birakmistir... (acaba diye bir soru isareti)
ve sanirim filmin sonunda her izleyenin kafasinda bir soru isareti birakmistir... (acaba diye bir soru isareti)
etrafınızda dolaşan kamera sayısını düşündüğünüzde hemen hemen benzerini yaşadığımız film.
belki bir kez daha izlesem fikrim değişebilir ama sinema da bu filmi izlerken inanlımaz sıkıldığımı ve izlediğim en saçma filmlerden biri olduğuna karar verdiğimi hatırlıyorum..
edit: değişti bile..e okuldan kaçmanın prison break olduğu orta okul velet yıllarıymış tabi..
edit: değişti bile..e okuldan kaçmanın prison break olduğu orta okul velet yıllarıymış tabi..
yelkeninin burnu arzının duvarını deldiğinde, açılan kapıdan çıkıp çıkmamak noktasında; bize, yaşamımızda sadece bir ya da iki kez seçim hakkı sunabilecek bir açmazda karar vermenin dayanılmaz ağırlığını düşündürten; böyle durumlarda, inanamıyorum, ne kelek kararlar vermiştim ben! dedirtebilen; insana, acaba benim yelkenim, arzımın (arzumun diye de okunabilir) duvarını kaç kez delebildi? diye sordurtan film.
an itibariyle bir kez daha izlemeye nail oldugum ve tekrar hayran kaldığım eser.senaristi biraz araştırınca şöyle bilgiler çıkar karşımıza: the truman show, gattaca, s1m0ne. kah senarist kah yönetmendir bu filmlerde.senarist kişi için (bkz: andrew niccol)
bütün filmler arasında en iyi senaryo odulunu almıs film.
ayrıca Jim Carrey altın kürede en iyi erkek oyuncu ödülünü aldıktan sonra filmin yönetmeni Peter Weir icin "benim komik bir yüzden daha fazlası olduğumu gösterme fırsatını bana verdiği için teşekkür ederim" demistir. hakikaten de bu filmde Jim Carrey'nin sadece bir komedi oyuncusu olmadıgı ortaya cıkıyor.
ayrıca Jim Carrey altın kürede en iyi erkek oyuncu ödülünü aldıktan sonra filmin yönetmeni Peter Weir icin "benim komik bir yüzden daha fazlası olduğumu gösterme fırsatını bana verdiği için teşekkür ederim" demistir. hakikaten de bu filmde Jim Carrey'nin sadece bir komedi oyuncusu olmadıgı ortaya cıkıyor.
gelmiş geçmiş en iyi senaryo ödülüne sahip film.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar