bugün
- 14 ekim 2026 halk tv polis baskını18
- 13 ekim 2026 galatasaray barcelona maçı79
- diktatör erdoğan4
- arkadaşlar size bi soru sorucam44
- sözlükteki galatasaraylılar12
- victor osimhen12
- dem terör partisi11
- şahsım dahil kimse eleştirilemez değildir4
- beyoğlu5
- gece nöbetten çıkınca eve gidip uyumak4
- s'i l v'e r m'i s t17
- göbeklitepeyi uzaylıların yaptığı gerçeği5
- halk tv'ye tmsf kayyımı ve 11 gözaltı2
- kedi öldürmek suçsa sinek öldürmek de suçtur4
- işteyken sohbet için yanına yanlayan eleman2
- erkeği karizmatik gösteren şeyler18
- herkes istediği yazarı yazsın19
- sözlükteki sivassporlu yazarlar2
- türk askeri yemen e gitsin kampanyası43
- yüksek enflasyon17
- silvermist10
- sözlükte ciddi kitap okuyan yok28
- simko332
- almanya da taciz iddiasıyla robota el konulması2
- çok azdım porno izliyorum4
- trump'ın erdoğan'dan yemen için asker istemesi5
- cadılar bayramında ne olacaksınız16
- 24 yaşına kadar hiç kız arkadaşı olmamış insan15
- ilham aliyev28
- arkadaşlar ben nişanlanıyorum12
- aston villanın fener'e döşeyeceği boru3
- çok film izleyen insandan zarar gelmez29
- ofsaytımsı vol 220
- evladım şu tc'yi girsene3
- yavuz sultan selim16
- keşke benim olsa denilen yazarlar9
- bekar erkeklerin en büyük neşesi8
- beni neden sevmediniz8
- herkesin tavsiye verdiği insan5
- ne kadar paranız var8
- kendin hakkında bir gerçek bırak6
- kısa boylu olmak6
- sözlük kızlarının kombinleri43
- sözlükteki ilişki skandalı39
- 2027 de neler olsun8
- kendini sevmek5
- seks neden ayıptır2
- çorba8
- galatasaray9
- sözlüğün en yakışıklı erkek yazarı43
Jim carrey in izlenmeye değer sayili filmlerinden biridir.
bir insanın hayatının çalınmasını en iyi anlatan filmdir.filmde bundan kurtulmak isteyen fiji'ye gitmeye çalışan truman burbank anlatılmaktadır.
(bkz: biri bizi gözetliyor)
(bkz: biri bizi gözetliyor)
jim carey kadar andrew niccolunde ayakta alkışlanası filmdir.
çok güzeldir unutulmazlardandır
çok güzeldir unutulmazlardandır
hikayesinin çok güzel olduğu ve insanın içindeki fikirlerin içinde bulunduğu, kendini dünyada oılduğu zannettigi mekanı anlatan film...
gerçekten jim carrey nin ne kadar büyük bir oyuncu olduğunu gösteren bir film...bıkmadan usanmadan her yerde şartlar ne olursa olsun izlenilebilir...dersanede bile...jim carrey nin kaçma girişimleri güldürdüğü kadar bir o kadar da duygulandırır...
ulan zaten küçükken aydede bizi islerdi hep filmden sonra acaba oldum bir an. sonra ulan benim hayatım nedir ki dedim. sonra da film olur icabında diyerekten gene işkillendim. bu ne kameramı? haa kulaammış...
zaman zaman her insan kendini o filmdeki jim carrey gibi hisseder..yaw ulen herkes rol yapıyor herhalde..demez miyiz hiç ?
jim carrey'nin şirin suratı ve köpek yavrusu gibi gözlerine doyma fırsatı bulabileceğiniz, sisteme sağlam eleştiri getirebilmiş nadir hollywood yapımlarından biri.bir diğeri için (bkz: chicago)
komedi filmi diye oturduğum,izlerken daraldığım kalkarken iyi bir küfür ettiğim *jim carrey draması
sinema tarihindeki en yaratıcı film. böyle farklı bir senaryo görülmemiştir ayakta alkışlıyorum denecek türde bir film..
(bkz: big brother)
yönetmenin, Truman'ın "sen kimsin?" sorusuna verdiği "yaratıcı!" yanıtı tanrıya gönderme yapmaktadır.Bizi izleyen,bizi kurgulayan bizimle oynayan bir yaratıcı karşısındaki insanoğlu'nun zavallılığını anlatır.
yönetmenin, Truman'ın "sen kimsin?" sorusuna verdiği "yaratıcı!" yanıtı tanrıya gönderme yapmaktadır.Bizi izleyen,bizi kurgulayan bizimle oynayan bir yaratıcı karşısındaki insanoğlu'nun zavallılığını anlatır.
öyle bi film ki insanı ya banada yapılıyorsa diye şüphe içine düşürüp,filmin sonunda bu filmide benim için yapmış olmasınlar diye düşündürüyor.
1984 ün izlerinin görüldüğü insanın içindeki röntgencilik iştahını, televizyon bağımlılını , kısıtlanmış davranışları ve bilinçleri çok güzel bir şekilde sunan filmdir.
senaryonun, oyunculukların ve görüntülerin güzelliğiyle gerçekten insanın hem fikir ve duygu dünyasına hem de görsel zevkine hitap etmeyi başarmış bir filmdir. sinema tarihinde unutlmayacak güzellikte birçok sahne de barındırmaktadır. hem bu kadar felsefi yaklaşımları barındırması hem de sürükleyiciliğinden ödün vermemesi takdir edilesidir. her hollywood filminde olduğu gibi romantik bir aşk öyküsüyle de soslanmıştır ancak bu senaryonun akışına güzel monte edilmiştir, klişeleşmemiştir. sonun -yine- mutlu olduğuysa bence tartışmaya açıktır. truman dışarıdan, o farkında olmadan, manipüle edilen dünyasında, yönetmenin finalde dediği gibi, zorluklardan ve kötülüklerden uzak yaşatılmıştır. kapıyı açıp gerçek dünyaya karıştığında "özgür" olacaktır, aşkına kavuşacaktır ama aynı zamanda çok travmatik bir süreçten geçeceği kesindir.
George Orwell'in 1984 romanınındaki 'Büyük Biraderin Gözü Sende' cümlesini akıllara getirten film, hayatımızda karşılaştığımız gerçeklerden şüphe etmemize neden olur.Tıpkı filmdeki gibi, içinde yaşadığımız gerçek hergün farklı şekillerde yeniden üretilmekte ve kurgulanmış gerçeklik olarak bize sunulmaktadır, 21. yüzyılın imajlar dünyasında.Hepimiz farkında olmadan ya da bilerek birer Truman'ı oynuyoruz yalanla gerçek arasında...
Jim carrey'in oynadigi bir film ayni zamanda yönetmenligini peter weir yapmistir...
ve sanirim filmin sonunda her izleyenin kafasinda bir soru isareti birakmistir... (acaba diye bir soru isareti)
ve sanirim filmin sonunda her izleyenin kafasinda bir soru isareti birakmistir... (acaba diye bir soru isareti)
etrafınızda dolaşan kamera sayısını düşündüğünüzde hemen hemen benzerini yaşadığımız film.
belki bir kez daha izlesem fikrim değişebilir ama sinema da bu filmi izlerken inanlımaz sıkıldığımı ve izlediğim en saçma filmlerden biri olduğuna karar verdiğimi hatırlıyorum..
edit: değişti bile..e okuldan kaçmanın prison break olduğu orta okul velet yıllarıymış tabi..
edit: değişti bile..e okuldan kaçmanın prison break olduğu orta okul velet yıllarıymış tabi..
yelkeninin burnu arzının duvarını deldiğinde, açılan kapıdan çıkıp çıkmamak noktasında; bize, yaşamımızda sadece bir ya da iki kez seçim hakkı sunabilecek bir açmazda karar vermenin dayanılmaz ağırlığını düşündürten; böyle durumlarda, inanamıyorum, ne kelek kararlar vermiştim ben! dedirtebilen; insana, acaba benim yelkenim, arzımın (arzumun diye de okunabilir) duvarını kaç kez delebildi? diye sordurtan film.
an itibariyle bir kez daha izlemeye nail oldugum ve tekrar hayran kaldığım eser.senaristi biraz araştırınca şöyle bilgiler çıkar karşımıza: the truman show, gattaca, s1m0ne. kah senarist kah yönetmendir bu filmlerde.senarist kişi için (bkz: andrew niccol)
bütün filmler arasında en iyi senaryo odulunu almıs film.
ayrıca Jim Carrey altın kürede en iyi erkek oyuncu ödülünü aldıktan sonra filmin yönetmeni Peter Weir icin "benim komik bir yüzden daha fazlası olduğumu gösterme fırsatını bana verdiği için teşekkür ederim" demistir. hakikaten de bu filmde Jim Carrey'nin sadece bir komedi oyuncusu olmadıgı ortaya cıkıyor.
ayrıca Jim Carrey altın kürede en iyi erkek oyuncu ödülünü aldıktan sonra filmin yönetmeni Peter Weir icin "benim komik bir yüzden daha fazlası olduğumu gösterme fırsatını bana verdiği için teşekkür ederim" demistir. hakikaten de bu filmde Jim Carrey'nin sadece bir komedi oyuncusu olmadıgı ortaya cıkıyor.
gelmiş geçmiş en iyi senaryo ödülüne sahip film.
bugün yarışma adı altında kendi hayatını gözler önünde yaşayan insancıkların izlemesi gereken muhteşem film!
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar