bugün
- yağmur yağdıktan sonra oluşan koku6
- mehdi saçmalığı ile kandırılan milyonlar13
- bir bela geliyor8
- uludağ sözlük hacc organizasyonu6
- damarsız tüysüz manisa yaprağı26
- neredesiniz kızlar4
- avrupa yakası cem2
- ishal olmak2
- umreye gidene ve gelene ne denir6
- velvet15
- oburluktan ve pornodan uzak durmak3
- çakal2
- 14 ağustos 2026 galatasaray çorumspor maçı7
- yakışıklı seri katil3
- sözlükte iki gündür dönen erkek memesi muhabbeti8
- kumburgaz plajına gidecek olan gence tavsiyeler23
- mehdi nereye inecek sorunsalı10
- kıyamet2
- chplilerin camileri ahıra çevirmesi19
- victor osimhen11
- 14 ağustos 2026 galatasaray çorum fk maçı5
- tütün kolonyası2
- mansur yavaş'ın iyi parti'ye geçmesi12
- distopik film önerisi3
- itü kktc3
- adana5
- sözlükte marka olmak11
- sebahattin şirin20
- pkklılara idam gelsin3
- kedi tekmelemek11
- recep tayyip erdoğan'ın kazanmasının asıl nedeni16
- sözlükte elit zevkleri olan insan olmaması34
- faiz yer misiniz ya da yiyor musunuz6
- iremga32
- trt'nin artık tarafsızlığı da umursamaması3
- uludağ sözlük evreni7
- alevi kızların alev alev yanması7
- diamond bosphorus kardeşimin yakışıklı olması6
- yastığa sarılarak uyuyan erkek6
- daha 17 dizisi aras vs teoman7
- fenerbahçe4
- memesinin altına mendil koyan sözlük erkeği7
- anın görüntüsü31
- tiktokta göğüslerini sergileyen sarışın kız5
- cehennem4
- sözlük yazarlarının manzaraları7
- sözlük erkeklerinin sütyen bedenleri8
- bana onu sormayin6
- demokrasi ahiret diline uygun değildir4
- çaycı hüseyin3
Kavrama, karşılaştırma, değerlendirme vb. yollara başvurularak kişi,durum veya nesnelerin eleştirici bir biçimde değerlendirilmesi,hüküm.
Yasalara göre mahkemece bir olay veya olgunun doğuşuna etken olan sebeplerin de göz önünde bulundurularak değerlendirilmesi sonucu verilen karar,kaza.
Yasalara göre mahkemece bir olay veya olgunun doğuşuna etken olan sebeplerin de göz önünde bulundurularak değerlendirilmesi sonucu verilen karar,kaza.
zafer diperin inanılmaz bir performans sergilediği tek kişilik tiyatro oyunu.. Oyunun konusu şöyle: ikinci Dünya Savaşı’nda Alman askerleri tarafınca, bir hücreye yiyeceksiz - susuz ve çırılçıplak bir biçimde bırakılan - tutsak yedi Sovyet askerinin yaşam savaşımı.. Birbirlerini yiyor bu askerler ve tek canlı ve aklı yerinde şahit olarak kalan vukhov karakterinin ağzından yaşananları dinliyor-izliyorsunuz..
yasama ve yürütme arasında primus inter pares' tir.
bülent ecevit'in şiiridir;
öldürenle katiliz çalanla hırsız
tümümüz sanığız tümümüz savcı
tümümüz suçlu tümümüz yargıç
kimi aklar kimi suçlarız
kimi bağışlar kimi asarız
kendimizi başkasında
hergün bıçak saplı
birinin arkasında
vurulan da biziz vuran da
öldürenle katiliz çalanla hırsız
tümümüz sanığız tümümüz savcı
tümümüz suçlu tümümüz yargıç
kimi aklar kimi suçlarız
kimi bağışlar kimi asarız
kendimizi başkasında
hergün bıçak saplı
birinin arkasında
vurulan da biziz vuran da
Hukuksal uyuşmazlıkları ve hukuka aykıırlık iddiaları çözen devlet işlevi. Yargı modern siyasal yaşamda devletin üç temel erkinden biridir.
dirilişinde uzun uzun bahsetmiş tolstoy emmim, onun açtığı yolda, gösterdiği fikri hedefe durmadan bir izah getirme çabası içine gireceğime ant içtim, imdi yerine getiriyorum; rahat uyu tolstoy.
evvela günün hukuk düzenine eleştirel bi bakış açısı getirmekle işe koyulalım; yalnız bu hak, hukuk, adalet meselesinin, genel itibariyle canlı olana has olduğunu, salt insan olan içün olmadığını bilmekliğin (bkz: hayvan hakları) gerekleriyle donanmış zihnimle düşünüyorum ve şu noktaya varıyorum: beni yargılayan, suçlu ilan eden düzen, hangi merci, üst hukuk sistemiyle yargılanıp suçu ifşa edilebilir? edilemezdir; öyleyse mevcut hukuk anlayışını, hukukun üstünlüğü safsatasını elimin tersiyle şööyle bi güzel iterek anacım, diyorum ki bu ne idüğü belirsiz, adalet mefhumunun sistemin hangi deliğine kaçmışlığını merak eden ben, ne yargıya saygı gösterme zorunluluğunda bırakabilirim bünyemi, ne de kanaatlerinde sağlıklı olduğu fikrine varabilirim. bu sisteme riayet eden, hoşlaşan, nemalananın dimdirek karşısındayım; amma velakin çarkın büyüklüğü ve sağlamlığı anca karşı durmaklığıma fırsat vermekte, naçiz varlığımın elinden başkaca bişey gelmemekte; e başka nedek anacım?
toplumun değer yargılarının katılığının, yanlışlığının, gencecik bi hanım kızımızın heba olan hayatına müsebbipliğini ifşa eden; onu yargılayan sistemin, hukuk anlayışının ne denli izandan yoksun, saçma, kabul edilemez mekanizmasından dem vuran tolstoy, dirilişinde dane dane izahına gitmiştir bu meselenin. laboratuar ortamında benden anca kan şekeri, belki kemiklerindeki kalsiyum oranıyla üstün gelebilecek iki üç herifin, insanoğlunun en mühim varlığı, tüm mühimmiyatların esbab-ı mucibesi hayatının gidişatına, gidemiyaşatına(ne kelime osurdum mına koim) karar merci olabilmesi ne korkunç, hastalıklı bi ahvaldir. elbet suça, suçluya destek çıktığım fikri anlaşılmamalı bu diskurdan, amma velakin suça kanalize öznelerin, suçun kendi özneleri açısından, suçun, suça maruz kalana karşı şiddetinden, tarafların psikolojik durum ve hareketlerinden zerrece haberdar olmamaklıkları başlıca bir eleştiri konusu olabilir. kaldı ki bu raddeye gelmezden evvel, benim dahlim dışındaki, hiçbir hak ve imtiyazımın bulunmadığı, oluşum aşamasında benim zerrece habarım, müdahalemin olmadığı, ve de böyle bi oluşumun karşısında veyahut yanında olmaklığımın hesaba katılmadığı sistem hangi hak ve cüretle beni, hayatımı idare yoluna gidebilir.
kısa ve öz: sistemin meşruluğunu geçtik diyelim, ortalama bir yurtsever vatandaşla godaman bi amcamın eşit yargılanmadığı ve cezalara çarptırılmadığı düzen; hem de hıyar görünümlü, ayna kafalı ihtiyarlarca bu işin gerçekleşiyo olması size de yanlış gelmiyo mu acep?
evvela günün hukuk düzenine eleştirel bi bakış açısı getirmekle işe koyulalım; yalnız bu hak, hukuk, adalet meselesinin, genel itibariyle canlı olana has olduğunu, salt insan olan içün olmadığını bilmekliğin (bkz: hayvan hakları) gerekleriyle donanmış zihnimle düşünüyorum ve şu noktaya varıyorum: beni yargılayan, suçlu ilan eden düzen, hangi merci, üst hukuk sistemiyle yargılanıp suçu ifşa edilebilir? edilemezdir; öyleyse mevcut hukuk anlayışını, hukukun üstünlüğü safsatasını elimin tersiyle şööyle bi güzel iterek anacım, diyorum ki bu ne idüğü belirsiz, adalet mefhumunun sistemin hangi deliğine kaçmışlığını merak eden ben, ne yargıya saygı gösterme zorunluluğunda bırakabilirim bünyemi, ne de kanaatlerinde sağlıklı olduğu fikrine varabilirim. bu sisteme riayet eden, hoşlaşan, nemalananın dimdirek karşısındayım; amma velakin çarkın büyüklüğü ve sağlamlığı anca karşı durmaklığıma fırsat vermekte, naçiz varlığımın elinden başkaca bişey gelmemekte; e başka nedek anacım?
toplumun değer yargılarının katılığının, yanlışlığının, gencecik bi hanım kızımızın heba olan hayatına müsebbipliğini ifşa eden; onu yargılayan sistemin, hukuk anlayışının ne denli izandan yoksun, saçma, kabul edilemez mekanizmasından dem vuran tolstoy, dirilişinde dane dane izahına gitmiştir bu meselenin. laboratuar ortamında benden anca kan şekeri, belki kemiklerindeki kalsiyum oranıyla üstün gelebilecek iki üç herifin, insanoğlunun en mühim varlığı, tüm mühimmiyatların esbab-ı mucibesi hayatının gidişatına, gidemiyaşatına(ne kelime osurdum mına koim) karar merci olabilmesi ne korkunç, hastalıklı bi ahvaldir. elbet suça, suçluya destek çıktığım fikri anlaşılmamalı bu diskurdan, amma velakin suça kanalize öznelerin, suçun kendi özneleri açısından, suçun, suça maruz kalana karşı şiddetinden, tarafların psikolojik durum ve hareketlerinden zerrece haberdar olmamaklıkları başlıca bir eleştiri konusu olabilir. kaldı ki bu raddeye gelmezden evvel, benim dahlim dışındaki, hiçbir hak ve imtiyazımın bulunmadığı, oluşum aşamasında benim zerrece habarım, müdahalemin olmadığı, ve de böyle bi oluşumun karşısında veyahut yanında olmaklığımın hesaba katılmadığı sistem hangi hak ve cüretle beni, hayatımı idare yoluna gidebilir.
kısa ve öz: sistemin meşruluğunu geçtik diyelim, ortalama bir yurtsever vatandaşla godaman bi amcamın eşit yargılanmadığı ve cezalara çarptırılmadığı düzen; hem de hıyar görünümlü, ayna kafalı ihtiyarlarca bu işin gerçekleşiyo olması size de yanlış gelmiyo mu acep?
yargı- mahkemeler (bkz: Judikative)
aşçı bahçıvanı bahçıvan şoförü şoför uşağı sonra hepsi uşağı mantığı ile boyuna birbirlerini dinleten hakim ve savcıların mensubu olduğu oluşum. biri ergenekon soruşturmasını yürüten savcıları dinletir, ergenkonu soruşturmasını yürütenler kendisini dinletme emri veren hakimleri dinletir.
öykünün başına "f. için" notunu düşmüş; franz kafka'nın en etkileyici öyküsü. çok farklı bir his oluşur insanda. boşlukta çaresiz kalmış birisi gibisindir sanki. elden gelen hiçbir şey yoktur.
--spoiler--
giderek güçsüzleşen elleri bir türlü korkuluğu koyvermiyordu; parmaklıklar arasından bakıp, düşerken çıkaracağı sesi kolayca bastıracak bir otobüsün gelmesini gözledi; sonra usulcacık "Sevgili anneciğim sevgili babacığım! doğrusu her vakit sevdim sizi" sözleriyle kendini aşağı bıraktı. o anda köprü üzerinde adeta sonsuz bir trafik vardı.
--spoiler--
--spoiler--
giderek güçsüzleşen elleri bir türlü korkuluğu koyvermiyordu; parmaklıklar arasından bakıp, düşerken çıkaracağı sesi kolayca bastıracak bir otobüsün gelmesini gözledi; sonra usulcacık "Sevgili anneciğim sevgili babacığım! doğrusu her vakit sevdim sizi" sözleriyle kendini aşağı bıraktı. o anda köprü üzerinde adeta sonsuz bir trafik vardı.
--spoiler--
büyük türk düşünürü şemsettin'den duyduğum kadarıyla danıştayın dayadığı, sayıştayın saydığı bir ortamda otomatikman 18000 inçlik yarma kuvvetine sahip olan iş makinası...
kpss ile ilgili kaliteli yayınları olan bir yayınevi.
siyasallaşıp siyasallaşmadığı üzerine çemkirmeler düzülen hede hödö.
sürekli birilerinin eline geçiyor efendim, durduramıyoruz.
iktidarın eline geçmiştir. bazı insanlar ölene kadar iktidarda olacaklarını sanıyorlar. bu millet 2 torba kömüre oyunu sana verirken yarın 3 torba verene oyunu atar. ne olduğunu anlayamaz baştakiler. sonra bir bakmışın yeni gelen iktidarın ele geçirdiği mahkemede götünden kan alınıyor. her ülke hakettiği biçimde yönetilir ama keşke biz bunu haketmeseydik.
ey kılıçdaroğu, sen de bu yemeğin içinde kayısı yok, biber yok, o yüzden hayır diyeceğim diye kampanya yapacağına, bu yemeğin içinde bok var o yüzden yiyemem deseydin, yeni anayasanın nasıl tüm yetkileri kayıtsız şartsız iktidarın eline vereceğini anlatsaydın. belki o zaman daha fazla şansımız olurdu hayır için.
artık götümüzü açtık tayyibe doğru döndürdük. sikip sikmemek onun vicdanına kalmış.
ey kılıçdaroğu, sen de bu yemeğin içinde kayısı yok, biber yok, o yüzden hayır diyeceğim diye kampanya yapacağına, bu yemeğin içinde bok var o yüzden yiyemem deseydin, yeni anayasanın nasıl tüm yetkileri kayıtsız şartsız iktidarın eline vereceğini anlatsaydın. belki o zaman daha fazla şansımız olurdu hayır için.
artık götümüzü açtık tayyibe doğru döndürdük. sikip sikmemek onun vicdanına kalmış.
türkiyede ümmetçi zihniyetle özelleştirilmiş ve akp tek eline alınmıştır. artık adalet mülkün temeli yerini adalet mümkün değildire bırakacaktır.
Yargı, Kafka nın 1912 yılında yazdığı hikâyesidir. Bu hikâyede betimlemeye çalıştığı kişi kendisidir. Hikâyedeki genç ve başarılı tüccar bir türlü babası tarafından fark edilememiştir.
güvenilmezlik abidesi olarak gözümüzün önünde duruyor. orada duruyor. başımıza bir iş geldiğinde artık ona güvenemeyeceğimizi, tarafsız olmayacağını biliyoruz.
zaman içerisinde herkes adaletini kendi dağıtmaya başlarsa şaşmayın.
ve o yine orada duracak.
zaman içerisinde herkes adaletini kendi dağıtmaya başlarsa şaşmayın.
ve o yine orada duracak.
kuvvetler ayrılığının üçüncü koludur. beraberinde yasama ve yürütme vardır fakat parlamenter sistemde yargı, bunlardan bağımsız yer alır.
15 yıldır akp nin elinde olan oyunçak.
Yasama ve yürütmenin teminatıdır.
göz kırpmadan sadakatsiz izleyen biri olarak diyebilirim ki kanal d'nin en güçlü dizisi artık yargı'dır. hikayesi ve oyunculuklar harika. uzun soluklu olmasını dilerim ama bu cinayet işi çözümlenince iş nereye gidecek merak etmiyor değilim.
ilk 2 bölüm hikayesi ve gizemi şimdilik iyi giden dizi. Savcı, avukat kız kardeş, kızın annesi ablası hariç herkes cinayet şüphelisi. babası da dahil.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar