bugün
- sözlük kızı ile kavga etmek11
- 18 ağustos 2026 fenerbahçe lyon maçı6
- altındaki 45 tl zararımı kim ödeyecek sorunsalı8
- iş yerinde dikkat edilmesi gereken tipler4
- hoşlanılan kızla soğuk hava deposunda buluşmak5
- arabada sigara içilir mi6
- eline krem süren erkek6
- atatürk ün gençliğe hitabesi3
- hiçbir servet zamanı satın alamaz17
- yapay zekadan akıl almak6
- esrar içip müzik eşliğinde sevişmek10
- günaydın şarkısı3
- yani kısaca deriz ki5
- dindar nesil5
- ciddi ilişki yaşayamamak5
- kas yapayım derken göz çıkarmak3
- aç karnına kahve içmek4
- renault 96
- toprağı bol olsun4
- çarşaf peçe türbanın hıristiyan kıyafeti olması5
- ne kardeşi lan kaç yaşındasın sen2
- sebahattin şirin16
- pop dinleyen erkek2
- yatırım fonu2
- çerçeve yasa23
- cin4
- 73 yıllık sigara3
- g o k u6
- puro içen kıro2
- suhoy su 352
- irak başbakanı zeydi den silah yasası talimatı2
- o senden daha çok korkuyor2
- whatsapp ta profil fotoğrafı koymayan insan2
- uzmanı olunmayan konuda susmamak2
- flört uygulamalarında eşleşme algoritması2
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle15
- zorunlu eğitim12
- ortanca çocuk günü2
- evleneceğiniz yazarı neye göre seçersiniz6
- beşer esad kardeşi ve kuzeninin ölüm cezası4
- havanın bir milyon derece olması3
- balık etli kızların zayıflardan daha çekici olması3
- imam malik2
- 6 aylık ev kiralamak2
- anderson talisca4
- apo piçtir piç kalacak12
- reenkarnasyon gerçek olsaydı intihar oranları2
- çalışmak özgürlük müdür5
- pınar altuğ'un prime döneminin bitmesi2
- 1 milyon dolar ama sözlükte nude'un dolaşacak7
dirilişinde uzun uzun bahsetmiş tolstoy emmim, onun açtığı yolda, gösterdiği fikri hedefe durmadan bir izah getirme çabası içine gireceğime ant içtim, imdi yerine getiriyorum; rahat uyu tolstoy.
evvela günün hukuk düzenine eleştirel bi bakış açısı getirmekle işe koyulalım; yalnız bu hak, hukuk, adalet meselesinin, genel itibariyle canlı olana has olduğunu, salt insan olan içün olmadığını bilmekliğin (bkz: hayvan hakları) gerekleriyle donanmış zihnimle düşünüyorum ve şu noktaya varıyorum: beni yargılayan, suçlu ilan eden düzen, hangi merci, üst hukuk sistemiyle yargılanıp suçu ifşa edilebilir? edilemezdir; öyleyse mevcut hukuk anlayışını, hukukun üstünlüğü safsatasını elimin tersiyle şööyle bi güzel iterek anacım, diyorum ki bu ne idüğü belirsiz, adalet mefhumunun sistemin hangi deliğine kaçmışlığını merak eden ben, ne yargıya saygı gösterme zorunluluğunda bırakabilirim bünyemi, ne de kanaatlerinde sağlıklı olduğu fikrine varabilirim. bu sisteme riayet eden, hoşlaşan, nemalananın dimdirek karşısındayım; amma velakin çarkın büyüklüğü ve sağlamlığı anca karşı durmaklığıma fırsat vermekte, naçiz varlığımın elinden başkaca bişey gelmemekte; e başka nedek anacım?
toplumun değer yargılarının katılığının, yanlışlığının, gencecik bi hanım kızımızın heba olan hayatına müsebbipliğini ifşa eden; onu yargılayan sistemin, hukuk anlayışının ne denli izandan yoksun, saçma, kabul edilemez mekanizmasından dem vuran tolstoy, dirilişinde dane dane izahına gitmiştir bu meselenin. laboratuar ortamında benden anca kan şekeri, belki kemiklerindeki kalsiyum oranıyla üstün gelebilecek iki üç herifin, insanoğlunun en mühim varlığı, tüm mühimmiyatların esbab-ı mucibesi hayatının gidişatına, gidemiyaşatına(ne kelime osurdum mına koim) karar merci olabilmesi ne korkunç, hastalıklı bi ahvaldir. elbet suça, suçluya destek çıktığım fikri anlaşılmamalı bu diskurdan, amma velakin suça kanalize öznelerin, suçun kendi özneleri açısından, suçun, suça maruz kalana karşı şiddetinden, tarafların psikolojik durum ve hareketlerinden zerrece haberdar olmamaklıkları başlıca bir eleştiri konusu olabilir. kaldı ki bu raddeye gelmezden evvel, benim dahlim dışındaki, hiçbir hak ve imtiyazımın bulunmadığı, oluşum aşamasında benim zerrece habarım, müdahalemin olmadığı, ve de böyle bi oluşumun karşısında veyahut yanında olmaklığımın hesaba katılmadığı sistem hangi hak ve cüretle beni, hayatımı idare yoluna gidebilir.
kısa ve öz: sistemin meşruluğunu geçtik diyelim, ortalama bir yurtsever vatandaşla godaman bi amcamın eşit yargılanmadığı ve cezalara çarptırılmadığı düzen; hem de hıyar görünümlü, ayna kafalı ihtiyarlarca bu işin gerçekleşiyo olması size de yanlış gelmiyo mu acep?
evvela günün hukuk düzenine eleştirel bi bakış açısı getirmekle işe koyulalım; yalnız bu hak, hukuk, adalet meselesinin, genel itibariyle canlı olana has olduğunu, salt insan olan içün olmadığını bilmekliğin (bkz: hayvan hakları) gerekleriyle donanmış zihnimle düşünüyorum ve şu noktaya varıyorum: beni yargılayan, suçlu ilan eden düzen, hangi merci, üst hukuk sistemiyle yargılanıp suçu ifşa edilebilir? edilemezdir; öyleyse mevcut hukuk anlayışını, hukukun üstünlüğü safsatasını elimin tersiyle şööyle bi güzel iterek anacım, diyorum ki bu ne idüğü belirsiz, adalet mefhumunun sistemin hangi deliğine kaçmışlığını merak eden ben, ne yargıya saygı gösterme zorunluluğunda bırakabilirim bünyemi, ne de kanaatlerinde sağlıklı olduğu fikrine varabilirim. bu sisteme riayet eden, hoşlaşan, nemalananın dimdirek karşısındayım; amma velakin çarkın büyüklüğü ve sağlamlığı anca karşı durmaklığıma fırsat vermekte, naçiz varlığımın elinden başkaca bişey gelmemekte; e başka nedek anacım?
toplumun değer yargılarının katılığının, yanlışlığının, gencecik bi hanım kızımızın heba olan hayatına müsebbipliğini ifşa eden; onu yargılayan sistemin, hukuk anlayışının ne denli izandan yoksun, saçma, kabul edilemez mekanizmasından dem vuran tolstoy, dirilişinde dane dane izahına gitmiştir bu meselenin. laboratuar ortamında benden anca kan şekeri, belki kemiklerindeki kalsiyum oranıyla üstün gelebilecek iki üç herifin, insanoğlunun en mühim varlığı, tüm mühimmiyatların esbab-ı mucibesi hayatının gidişatına, gidemiyaşatına(ne kelime osurdum mına koim) karar merci olabilmesi ne korkunç, hastalıklı bi ahvaldir. elbet suça, suçluya destek çıktığım fikri anlaşılmamalı bu diskurdan, amma velakin suça kanalize öznelerin, suçun kendi özneleri açısından, suçun, suça maruz kalana karşı şiddetinden, tarafların psikolojik durum ve hareketlerinden zerrece haberdar olmamaklıkları başlıca bir eleştiri konusu olabilir. kaldı ki bu raddeye gelmezden evvel, benim dahlim dışındaki, hiçbir hak ve imtiyazımın bulunmadığı, oluşum aşamasında benim zerrece habarım, müdahalemin olmadığı, ve de böyle bi oluşumun karşısında veyahut yanında olmaklığımın hesaba katılmadığı sistem hangi hak ve cüretle beni, hayatımı idare yoluna gidebilir.
kısa ve öz: sistemin meşruluğunu geçtik diyelim, ortalama bir yurtsever vatandaşla godaman bi amcamın eşit yargılanmadığı ve cezalara çarptırılmadığı düzen; hem de hıyar görünümlü, ayna kafalı ihtiyarlarca bu işin gerçekleşiyo olması size de yanlış gelmiyo mu acep?
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar