bugün
- fatma betül sayan kaya23
- bir vatandaşını bile kurtaramayan büyük türkiye3
- bir zirve yapsak kim kimin yanında oturur23
- dört ayda yüzde yirmi bin kazanmak2
- dişler neden çürümeyecek şekilde yaratılmadı3
- yarın cennete gidiyorum2
- türkiyede askerlikte değişmesi gerekenler3
- pazar sabahı erkek kalkmak3
- asansörde kapı kapatma tuşuna basmak2
- çalıyor ama çalışmıyor3
- başka ülkelre vatandşlk başvrsu yapn milltvekilri2
- baldız hanımdan güzel çıkınca yaşanan pişmanlık3
- command and conquer generals3
- dünya52
- koklayarak öpmek17
- zengin akpli kızların çok daha güzel olması17
- cesur olmak4
- sözlükteki anlık online sayısı4
- yiyişmeye gidilen sinemada filmin sarması12
- platon un mağara alegorisi6
- erzurumda sokak hayvanı beslemenin yasaklanması5
- sabahları sevilen şeyler5
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı12
- akp kazandı11
- kemal sunal'ın en başarısız filmleri10
- sarılmak istediğiniz sözlük yazarları19
- sigara içelim mi7
- bir şey söyle8
- 25 eylül 2026 türkiye fransa maçı36
- gocu29
- morkstar yazdı bunu12
- anın görüntüsü28
- tiktok3
- sözlüğün en güzel kadını25
- yalnız erkek sayısının patlaması9
- ermeni rum soykırımını inkar etmek14
- arkadaşlar çok acil bakar mısınız8
- sözlüğün en iyi kalpli yazarı10
- öpmek istediğiniz sözlük yazarları8
- amerika birleşik devletleri28
- koklayarak insan tanımak7
- çocuğuyla birlikte dans eden vajinası belli anne4
- siyahi peygamber olmaması8
- sözlüğü sonsuza kadar terk ediyorum8
- çalıyor ama çalışıyor5
- güzel miyim diyen kıza götünü açan erkek3
- uyuyamama nedeni5
- ecevit denince akla gelen şeyler29
- özlemek4
- meleğim diye hitap eden kova burcu erkeği13
dirilişinde uzun uzun bahsetmiş tolstoy emmim, onun açtığı yolda, gösterdiği fikri hedefe durmadan bir izah getirme çabası içine gireceğime ant içtim, imdi yerine getiriyorum; rahat uyu tolstoy.
evvela günün hukuk düzenine eleştirel bi bakış açısı getirmekle işe koyulalım; yalnız bu hak, hukuk, adalet meselesinin, genel itibariyle canlı olana has olduğunu, salt insan olan içün olmadığını bilmekliğin (bkz: hayvan hakları) gerekleriyle donanmış zihnimle düşünüyorum ve şu noktaya varıyorum: beni yargılayan, suçlu ilan eden düzen, hangi merci, üst hukuk sistemiyle yargılanıp suçu ifşa edilebilir? edilemezdir; öyleyse mevcut hukuk anlayışını, hukukun üstünlüğü safsatasını elimin tersiyle şööyle bi güzel iterek anacım, diyorum ki bu ne idüğü belirsiz, adalet mefhumunun sistemin hangi deliğine kaçmışlığını merak eden ben, ne yargıya saygı gösterme zorunluluğunda bırakabilirim bünyemi, ne de kanaatlerinde sağlıklı olduğu fikrine varabilirim. bu sisteme riayet eden, hoşlaşan, nemalananın dimdirek karşısındayım; amma velakin çarkın büyüklüğü ve sağlamlığı anca karşı durmaklığıma fırsat vermekte, naçiz varlığımın elinden başkaca bişey gelmemekte; e başka nedek anacım?
toplumun değer yargılarının katılığının, yanlışlığının, gencecik bi hanım kızımızın heba olan hayatına müsebbipliğini ifşa eden; onu yargılayan sistemin, hukuk anlayışının ne denli izandan yoksun, saçma, kabul edilemez mekanizmasından dem vuran tolstoy, dirilişinde dane dane izahına gitmiştir bu meselenin. laboratuar ortamında benden anca kan şekeri, belki kemiklerindeki kalsiyum oranıyla üstün gelebilecek iki üç herifin, insanoğlunun en mühim varlığı, tüm mühimmiyatların esbab-ı mucibesi hayatının gidişatına, gidemiyaşatına(ne kelime osurdum mına koim) karar merci olabilmesi ne korkunç, hastalıklı bi ahvaldir. elbet suça, suçluya destek çıktığım fikri anlaşılmamalı bu diskurdan, amma velakin suça kanalize öznelerin, suçun kendi özneleri açısından, suçun, suça maruz kalana karşı şiddetinden, tarafların psikolojik durum ve hareketlerinden zerrece haberdar olmamaklıkları başlıca bir eleştiri konusu olabilir. kaldı ki bu raddeye gelmezden evvel, benim dahlim dışındaki, hiçbir hak ve imtiyazımın bulunmadığı, oluşum aşamasında benim zerrece habarım, müdahalemin olmadığı, ve de böyle bi oluşumun karşısında veyahut yanında olmaklığımın hesaba katılmadığı sistem hangi hak ve cüretle beni, hayatımı idare yoluna gidebilir.
kısa ve öz: sistemin meşruluğunu geçtik diyelim, ortalama bir yurtsever vatandaşla godaman bi amcamın eşit yargılanmadığı ve cezalara çarptırılmadığı düzen; hem de hıyar görünümlü, ayna kafalı ihtiyarlarca bu işin gerçekleşiyo olması size de yanlış gelmiyo mu acep?
evvela günün hukuk düzenine eleştirel bi bakış açısı getirmekle işe koyulalım; yalnız bu hak, hukuk, adalet meselesinin, genel itibariyle canlı olana has olduğunu, salt insan olan içün olmadığını bilmekliğin (bkz: hayvan hakları) gerekleriyle donanmış zihnimle düşünüyorum ve şu noktaya varıyorum: beni yargılayan, suçlu ilan eden düzen, hangi merci, üst hukuk sistemiyle yargılanıp suçu ifşa edilebilir? edilemezdir; öyleyse mevcut hukuk anlayışını, hukukun üstünlüğü safsatasını elimin tersiyle şööyle bi güzel iterek anacım, diyorum ki bu ne idüğü belirsiz, adalet mefhumunun sistemin hangi deliğine kaçmışlığını merak eden ben, ne yargıya saygı gösterme zorunluluğunda bırakabilirim bünyemi, ne de kanaatlerinde sağlıklı olduğu fikrine varabilirim. bu sisteme riayet eden, hoşlaşan, nemalananın dimdirek karşısındayım; amma velakin çarkın büyüklüğü ve sağlamlığı anca karşı durmaklığıma fırsat vermekte, naçiz varlığımın elinden başkaca bişey gelmemekte; e başka nedek anacım?
toplumun değer yargılarının katılığının, yanlışlığının, gencecik bi hanım kızımızın heba olan hayatına müsebbipliğini ifşa eden; onu yargılayan sistemin, hukuk anlayışının ne denli izandan yoksun, saçma, kabul edilemez mekanizmasından dem vuran tolstoy, dirilişinde dane dane izahına gitmiştir bu meselenin. laboratuar ortamında benden anca kan şekeri, belki kemiklerindeki kalsiyum oranıyla üstün gelebilecek iki üç herifin, insanoğlunun en mühim varlığı, tüm mühimmiyatların esbab-ı mucibesi hayatının gidişatına, gidemiyaşatına(ne kelime osurdum mına koim) karar merci olabilmesi ne korkunç, hastalıklı bi ahvaldir. elbet suça, suçluya destek çıktığım fikri anlaşılmamalı bu diskurdan, amma velakin suça kanalize öznelerin, suçun kendi özneleri açısından, suçun, suça maruz kalana karşı şiddetinden, tarafların psikolojik durum ve hareketlerinden zerrece haberdar olmamaklıkları başlıca bir eleştiri konusu olabilir. kaldı ki bu raddeye gelmezden evvel, benim dahlim dışındaki, hiçbir hak ve imtiyazımın bulunmadığı, oluşum aşamasında benim zerrece habarım, müdahalemin olmadığı, ve de böyle bi oluşumun karşısında veyahut yanında olmaklığımın hesaba katılmadığı sistem hangi hak ve cüretle beni, hayatımı idare yoluna gidebilir.
kısa ve öz: sistemin meşruluğunu geçtik diyelim, ortalama bir yurtsever vatandaşla godaman bi amcamın eşit yargılanmadığı ve cezalara çarptırılmadığı düzen; hem de hıyar görünümlü, ayna kafalı ihtiyarlarca bu işin gerçekleşiyo olması size de yanlış gelmiyo mu acep?
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar