bugün
- hiçbir servet zamanı satın alamaz13
- evleneceğiniz yazarı neye göre seçersiniz5
- zorunlu eğitim11
- balık etli kızların zayıflardan daha çekici olması2
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle15
- sonbahar2
- velvet5
- sebahattin şirin14
- cin2
- çalışmak özgürlük müdür5
- çerçeve yasa22
- ey insan4
- 1 milyon dolar ama sözlükte nude'un dolaşacak7
- cıvık çift5
- bir erkeği yakışıklı gösteren 3 şey6
- sözlükte kadın yazar olması5
- sözlüğün en tipsiz kız yazarı8
- blackberry6
- esrar içip müzik eşliğinde sevişmek8
- apo piçtir piç kalacak12
- sözlük yakışıklıların fotoğrafları9
- kalp krizi8
- bu saatte yemek yemek4
- canınız sıkılınca ne yapıyorsunuz4
- sözlük prenseslerinin fotoğrafları4
- kumburgaz plajına gidecek olan gence tavsiyeler8
- arkadaşlar ben şişman miyim4
- milliyetçi faşistlerin pkk biter korkusu12
- ırkınızı seçme şansınız olsaydı7
- ekşi sözlük referans18
- anın görüntüsü15
- hepinizin agzina biber surcem7
- profilini gizli tutma nedeni9
- tenis oynayan erkek4
- romelu lukaku7
- su tabancasından su içen çocuk4
- sözlüğün kapanması4
- beşer esad kardeşi ve kuzeninin ölüm cezası3
- malum takımın azalarak bitecek olması6
- mony tontana3
- türk milletine kurulan pusu7
- eski türkiye5
- poğaca ile kahvaltı yapmak8
- mel melin palavra sıkması7
- ismet'in domuz çukulatası getirmesi7
- estetik ameliyat olan kişiyi ziyaret etmek3
- true'nun sözlüğe küsmesi6
- vize dolandırıcılarına 6 ilde operasyon2
- burçlara inanmak3
- yeni partinin çerçeve yasa kararı14
Kavrama, karşılaştırma, değerlendirme vb. yollara başvurularak kişi,durum veya nesnelerin eleştirici bir biçimde değerlendirilmesi,hüküm.
Yasalara göre mahkemece bir olay veya olgunun doğuşuna etken olan sebeplerin de göz önünde bulundurularak değerlendirilmesi sonucu verilen karar,kaza.
Yasalara göre mahkemece bir olay veya olgunun doğuşuna etken olan sebeplerin de göz önünde bulundurularak değerlendirilmesi sonucu verilen karar,kaza.
zafer diperin inanılmaz bir performans sergilediği tek kişilik tiyatro oyunu.. Oyunun konusu şöyle: ikinci Dünya Savaşı’nda Alman askerleri tarafınca, bir hücreye yiyeceksiz - susuz ve çırılçıplak bir biçimde bırakılan - tutsak yedi Sovyet askerinin yaşam savaşımı.. Birbirlerini yiyor bu askerler ve tek canlı ve aklı yerinde şahit olarak kalan vukhov karakterinin ağzından yaşananları dinliyor-izliyorsunuz..
yasama ve yürütme arasında primus inter pares' tir.
bülent ecevit'in şiiridir;
öldürenle katiliz çalanla hırsız
tümümüz sanığız tümümüz savcı
tümümüz suçlu tümümüz yargıç
kimi aklar kimi suçlarız
kimi bağışlar kimi asarız
kendimizi başkasında
hergün bıçak saplı
birinin arkasında
vurulan da biziz vuran da
öldürenle katiliz çalanla hırsız
tümümüz sanığız tümümüz savcı
tümümüz suçlu tümümüz yargıç
kimi aklar kimi suçlarız
kimi bağışlar kimi asarız
kendimizi başkasında
hergün bıçak saplı
birinin arkasında
vurulan da biziz vuran da
Hukuksal uyuşmazlıkları ve hukuka aykıırlık iddiaları çözen devlet işlevi. Yargı modern siyasal yaşamda devletin üç temel erkinden biridir.
dirilişinde uzun uzun bahsetmiş tolstoy emmim, onun açtığı yolda, gösterdiği fikri hedefe durmadan bir izah getirme çabası içine gireceğime ant içtim, imdi yerine getiriyorum; rahat uyu tolstoy.
evvela günün hukuk düzenine eleştirel bi bakış açısı getirmekle işe koyulalım; yalnız bu hak, hukuk, adalet meselesinin, genel itibariyle canlı olana has olduğunu, salt insan olan içün olmadığını bilmekliğin (bkz: hayvan hakları) gerekleriyle donanmış zihnimle düşünüyorum ve şu noktaya varıyorum: beni yargılayan, suçlu ilan eden düzen, hangi merci, üst hukuk sistemiyle yargılanıp suçu ifşa edilebilir? edilemezdir; öyleyse mevcut hukuk anlayışını, hukukun üstünlüğü safsatasını elimin tersiyle şööyle bi güzel iterek anacım, diyorum ki bu ne idüğü belirsiz, adalet mefhumunun sistemin hangi deliğine kaçmışlığını merak eden ben, ne yargıya saygı gösterme zorunluluğunda bırakabilirim bünyemi, ne de kanaatlerinde sağlıklı olduğu fikrine varabilirim. bu sisteme riayet eden, hoşlaşan, nemalananın dimdirek karşısındayım; amma velakin çarkın büyüklüğü ve sağlamlığı anca karşı durmaklığıma fırsat vermekte, naçiz varlığımın elinden başkaca bişey gelmemekte; e başka nedek anacım?
toplumun değer yargılarının katılığının, yanlışlığının, gencecik bi hanım kızımızın heba olan hayatına müsebbipliğini ifşa eden; onu yargılayan sistemin, hukuk anlayışının ne denli izandan yoksun, saçma, kabul edilemez mekanizmasından dem vuran tolstoy, dirilişinde dane dane izahına gitmiştir bu meselenin. laboratuar ortamında benden anca kan şekeri, belki kemiklerindeki kalsiyum oranıyla üstün gelebilecek iki üç herifin, insanoğlunun en mühim varlığı, tüm mühimmiyatların esbab-ı mucibesi hayatının gidişatına, gidemiyaşatına(ne kelime osurdum mına koim) karar merci olabilmesi ne korkunç, hastalıklı bi ahvaldir. elbet suça, suçluya destek çıktığım fikri anlaşılmamalı bu diskurdan, amma velakin suça kanalize öznelerin, suçun kendi özneleri açısından, suçun, suça maruz kalana karşı şiddetinden, tarafların psikolojik durum ve hareketlerinden zerrece haberdar olmamaklıkları başlıca bir eleştiri konusu olabilir. kaldı ki bu raddeye gelmezden evvel, benim dahlim dışındaki, hiçbir hak ve imtiyazımın bulunmadığı, oluşum aşamasında benim zerrece habarım, müdahalemin olmadığı, ve de böyle bi oluşumun karşısında veyahut yanında olmaklığımın hesaba katılmadığı sistem hangi hak ve cüretle beni, hayatımı idare yoluna gidebilir.
kısa ve öz: sistemin meşruluğunu geçtik diyelim, ortalama bir yurtsever vatandaşla godaman bi amcamın eşit yargılanmadığı ve cezalara çarptırılmadığı düzen; hem de hıyar görünümlü, ayna kafalı ihtiyarlarca bu işin gerçekleşiyo olması size de yanlış gelmiyo mu acep?
evvela günün hukuk düzenine eleştirel bi bakış açısı getirmekle işe koyulalım; yalnız bu hak, hukuk, adalet meselesinin, genel itibariyle canlı olana has olduğunu, salt insan olan içün olmadığını bilmekliğin (bkz: hayvan hakları) gerekleriyle donanmış zihnimle düşünüyorum ve şu noktaya varıyorum: beni yargılayan, suçlu ilan eden düzen, hangi merci, üst hukuk sistemiyle yargılanıp suçu ifşa edilebilir? edilemezdir; öyleyse mevcut hukuk anlayışını, hukukun üstünlüğü safsatasını elimin tersiyle şööyle bi güzel iterek anacım, diyorum ki bu ne idüğü belirsiz, adalet mefhumunun sistemin hangi deliğine kaçmışlığını merak eden ben, ne yargıya saygı gösterme zorunluluğunda bırakabilirim bünyemi, ne de kanaatlerinde sağlıklı olduğu fikrine varabilirim. bu sisteme riayet eden, hoşlaşan, nemalananın dimdirek karşısındayım; amma velakin çarkın büyüklüğü ve sağlamlığı anca karşı durmaklığıma fırsat vermekte, naçiz varlığımın elinden başkaca bişey gelmemekte; e başka nedek anacım?
toplumun değer yargılarının katılığının, yanlışlığının, gencecik bi hanım kızımızın heba olan hayatına müsebbipliğini ifşa eden; onu yargılayan sistemin, hukuk anlayışının ne denli izandan yoksun, saçma, kabul edilemez mekanizmasından dem vuran tolstoy, dirilişinde dane dane izahına gitmiştir bu meselenin. laboratuar ortamında benden anca kan şekeri, belki kemiklerindeki kalsiyum oranıyla üstün gelebilecek iki üç herifin, insanoğlunun en mühim varlığı, tüm mühimmiyatların esbab-ı mucibesi hayatının gidişatına, gidemiyaşatına(ne kelime osurdum mına koim) karar merci olabilmesi ne korkunç, hastalıklı bi ahvaldir. elbet suça, suçluya destek çıktığım fikri anlaşılmamalı bu diskurdan, amma velakin suça kanalize öznelerin, suçun kendi özneleri açısından, suçun, suça maruz kalana karşı şiddetinden, tarafların psikolojik durum ve hareketlerinden zerrece haberdar olmamaklıkları başlıca bir eleştiri konusu olabilir. kaldı ki bu raddeye gelmezden evvel, benim dahlim dışındaki, hiçbir hak ve imtiyazımın bulunmadığı, oluşum aşamasında benim zerrece habarım, müdahalemin olmadığı, ve de böyle bi oluşumun karşısında veyahut yanında olmaklığımın hesaba katılmadığı sistem hangi hak ve cüretle beni, hayatımı idare yoluna gidebilir.
kısa ve öz: sistemin meşruluğunu geçtik diyelim, ortalama bir yurtsever vatandaşla godaman bi amcamın eşit yargılanmadığı ve cezalara çarptırılmadığı düzen; hem de hıyar görünümlü, ayna kafalı ihtiyarlarca bu işin gerçekleşiyo olması size de yanlış gelmiyo mu acep?
yargı- mahkemeler (bkz: Judikative)
aşçı bahçıvanı bahçıvan şoförü şoför uşağı sonra hepsi uşağı mantığı ile boyuna birbirlerini dinleten hakim ve savcıların mensubu olduğu oluşum. biri ergenekon soruşturmasını yürüten savcıları dinletir, ergenkonu soruşturmasını yürütenler kendisini dinletme emri veren hakimleri dinletir.
öykünün başına "f. için" notunu düşmüş; franz kafka'nın en etkileyici öyküsü. çok farklı bir his oluşur insanda. boşlukta çaresiz kalmış birisi gibisindir sanki. elden gelen hiçbir şey yoktur.
--spoiler--
giderek güçsüzleşen elleri bir türlü korkuluğu koyvermiyordu; parmaklıklar arasından bakıp, düşerken çıkaracağı sesi kolayca bastıracak bir otobüsün gelmesini gözledi; sonra usulcacık "Sevgili anneciğim sevgili babacığım! doğrusu her vakit sevdim sizi" sözleriyle kendini aşağı bıraktı. o anda köprü üzerinde adeta sonsuz bir trafik vardı.
--spoiler--
--spoiler--
giderek güçsüzleşen elleri bir türlü korkuluğu koyvermiyordu; parmaklıklar arasından bakıp, düşerken çıkaracağı sesi kolayca bastıracak bir otobüsün gelmesini gözledi; sonra usulcacık "Sevgili anneciğim sevgili babacığım! doğrusu her vakit sevdim sizi" sözleriyle kendini aşağı bıraktı. o anda köprü üzerinde adeta sonsuz bir trafik vardı.
--spoiler--
büyük türk düşünürü şemsettin'den duyduğum kadarıyla danıştayın dayadığı, sayıştayın saydığı bir ortamda otomatikman 18000 inçlik yarma kuvvetine sahip olan iş makinası...
kpss ile ilgili kaliteli yayınları olan bir yayınevi.
siyasallaşıp siyasallaşmadığı üzerine çemkirmeler düzülen hede hödö.
sürekli birilerinin eline geçiyor efendim, durduramıyoruz.
iktidarın eline geçmiştir. bazı insanlar ölene kadar iktidarda olacaklarını sanıyorlar. bu millet 2 torba kömüre oyunu sana verirken yarın 3 torba verene oyunu atar. ne olduğunu anlayamaz baştakiler. sonra bir bakmışın yeni gelen iktidarın ele geçirdiği mahkemede götünden kan alınıyor. her ülke hakettiği biçimde yönetilir ama keşke biz bunu haketmeseydik.
ey kılıçdaroğu, sen de bu yemeğin içinde kayısı yok, biber yok, o yüzden hayır diyeceğim diye kampanya yapacağına, bu yemeğin içinde bok var o yüzden yiyemem deseydin, yeni anayasanın nasıl tüm yetkileri kayıtsız şartsız iktidarın eline vereceğini anlatsaydın. belki o zaman daha fazla şansımız olurdu hayır için.
artık götümüzü açtık tayyibe doğru döndürdük. sikip sikmemek onun vicdanına kalmış.
ey kılıçdaroğu, sen de bu yemeğin içinde kayısı yok, biber yok, o yüzden hayır diyeceğim diye kampanya yapacağına, bu yemeğin içinde bok var o yüzden yiyemem deseydin, yeni anayasanın nasıl tüm yetkileri kayıtsız şartsız iktidarın eline vereceğini anlatsaydın. belki o zaman daha fazla şansımız olurdu hayır için.
artık götümüzü açtık tayyibe doğru döndürdük. sikip sikmemek onun vicdanına kalmış.
türkiyede ümmetçi zihniyetle özelleştirilmiş ve akp tek eline alınmıştır. artık adalet mülkün temeli yerini adalet mümkün değildire bırakacaktır.
Yargı, Kafka nın 1912 yılında yazdığı hikâyesidir. Bu hikâyede betimlemeye çalıştığı kişi kendisidir. Hikâyedeki genç ve başarılı tüccar bir türlü babası tarafından fark edilememiştir.
güvenilmezlik abidesi olarak gözümüzün önünde duruyor. orada duruyor. başımıza bir iş geldiğinde artık ona güvenemeyeceğimizi, tarafsız olmayacağını biliyoruz.
zaman içerisinde herkes adaletini kendi dağıtmaya başlarsa şaşmayın.
ve o yine orada duracak.
zaman içerisinde herkes adaletini kendi dağıtmaya başlarsa şaşmayın.
ve o yine orada duracak.
kuvvetler ayrılığının üçüncü koludur. beraberinde yasama ve yürütme vardır fakat parlamenter sistemde yargı, bunlardan bağımsız yer alır.
15 yıldır akp nin elinde olan oyunçak.
Yasama ve yürütmenin teminatıdır.
göz kırpmadan sadakatsiz izleyen biri olarak diyebilirim ki kanal d'nin en güçlü dizisi artık yargı'dır. hikayesi ve oyunculuklar harika. uzun soluklu olmasını dilerim ama bu cinayet işi çözümlenince iş nereye gidecek merak etmiyor değilim.
ilk 2 bölüm hikayesi ve gizemi şimdilik iyi giden dizi. Savcı, avukat kız kardeş, kızın annesi ablası hariç herkes cinayet şüphelisi. babası da dahil.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar